WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/761 Esas
KARAR NO :2024/144

DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/12/2015
KARAR TARİHİ:29/02/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin eski ortakları tarafından şirket müdürü olarak görevlendirilen davalının, şirket hisselerinin devir işleminden sonra yeni hissedarlar tarafından görevine devam etmesi yönünde karar alındığını ancak, davalının yasa dışı işlemlerde bulunduğunun fark edilmesi üzerine şirket müdürlüğünden azledildiğini, davalının kendi yararına menfaat sağladığını ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalının usulsüz işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafça müvekkili şirkete ait araçların bilgi dışında satılması nedeniyle bedellerinin iadesinin gerektiği, davalının, müvekkili şirketin vergi kayıtlarında, ... nezdinde, şirket hesaplarında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle uğranılan zararın tazmini gerektiği, ayrıca davalının şirket müdürlüğü görevini yürüttüğü dönemde aynı iş kolunda faaliyet gösteren başka firmada da müdürlük yaptığının tespit edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle araç satış bedelleri nedeni ile şimdilik 5.000 TL, vergi cezaları nedeni ile ödenen şimdilik 3.000 TL, ...'ya ödenen 4.000 TL, banka hesaplarından yapılan para çekme ve davalının şahsi borçlarının ödenmesinden kaynaklı şimdilik 5.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı şirketin kurucularından olduğunu, müvekkilinin aylık net maaşının 5.500 TL olduğunu ve şirket ortağı olarak kendisine ait ... plakalı aracın teminat olarak verildiğini, yine taraflar protokol ile borçlarını tasfiye ettiklerini, davacıların banka hesaplarına, araba satışlarına vs hususlara dayanarak alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, şirketin tüm ödemelerinin müvekkilinin şahsi kredi kartıyla yapıldığını, vergi cezalarının kesildiği dönemde şimdiki davacı şirket ortaklarının, şirket ortağı olmadıklarını, protokol gereği kesilen cezalardan herkesin hissesi kadar sorumlu olduğunu, davacının bilgisi dahilinde gayri resmi olarak tutulan hesaplardan ileri sürülen şahsi harcamaların yapıldığını, şahsi olarak yapıldığı ileri sürülen harcamaların içerisinde müvekkilinin maaş ödemesinin, şirket ödemelerinin kullanıldığı kredi kart ödemelerinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonrasında 24/10/2019 tarih ve ... sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir.
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 05/10/2023 tarih ve ... sayılı kararıyla; "Limited şirket müdürlerinin sorumluluğu 6102 sayılı TTK’nda anonim şirket sorumluluk hükümlerine atıf yapılarak düzenlenmiştir. Gerçektende, TTK m. 644 fıkra 1 bent a hükmü açıkça, anonim şirketlere ilişkin sorumluluk hükümlerinin limited şirketlere de uygulanacağını, hüküm altına almıştır.
Atıf yapılan anonim şirketlere ilişkin hukuki sorumluluk hükümleri, TTK’nın ikinci kitabının dördüncü kısmının sonunda, onbirinci bölümde m. 549 ilâ 561 arasında toplu olarak düzenlenmiş ve m. 549-555 de sorumluluk halleri altı başlık altında toplanmış bulunmaktadır. Sorumluluk hallerinin özel olarak sayıldığı başlıklarda, sorumluluğun konusu, sorumlular ve sorumluluk şartları ile sorumluluğun hukuki sonucu gösterilmiştir. Böylece, TTK m. 555 ilâ 561'de düzenlenen ve ortak hüküm niteliği taşıyan, şirketin zararına, müteselsil sorumluluğa, ibraya, zamanaşımına ve yetkili mahkemeye ilişkin hükümlerin de limited şirkette uygulanmasına imkan verilmiştir.
Müdürlerin hukuki sorumluluğu esas itibariyle TTK’nun 553'üncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde organa özgü sorumluluğu, müdürlerin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının sorumluluğu yanında, kurucuların sorumluluğunu da içerecek şekilde hüküm altına almıştır.
Bilindiği gibi; Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi genel kurulun bu yönde bir karar alması koşuluna bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında ; davacı limited şirketin 2004 yılında sağlık sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğu, davalının şirketin kuruluşunda müdür olarak atandığı, müdürlük görevinden 27/12/2013 tarihinde azledildiği, bilahare şirket aracını satıp parasını hesaplara aktarmadığı, vergi cezası uygulanmasına neden olduğu, ...'dan cezai şart uygulanmasına neden olduğu, şirketin banka hesabından şahsi ödemelerini yaptığı gerekçeleri ile yöneticinin sorumluluğuna dayanılarak eldeki tazminat davası açılmıştır.
Eldeki uyuşmazlık limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Yargıtay yerleşik uygulamalarında Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi uygulanacağı, bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerektiği, bu hususun dava şartı olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uygulaması da aynı yönde ( m. 618/son ) olduğu vurgulanmaktadır. Bir kısım akademik görüş 6102 sayılı TTK döneminde genel kurul kararı gerekmediği yönünde görüş ileri sürmüş ise de yerleşik uygulama ortaklar kurulu kararının gerektiği yönündedir. (emsal Yargıtay 11. HD. 2019/5335 E. 2020/3250 K, ve Yargıtay 11.HD. 2016/14101 e. 2018/7479 K. Sayılı ilamları) Eldeki davada sorumluluk davası açılması için alınmış bir ortaklar kurulu kararı dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.Bu hususta genel kurul kararı alınmış olması sorumluluk davası yönünde özel dava şartı olup mahkemece resen araştırılması gereklidir. Bu durumda mahkemece öncelikle genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde bir karar alınıp alınmadığı araştırılıp varsa anılan kararın ibrazi için, alınmış bir karar bulunmaması halinde ise eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca uygun süre verilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden işin esasına girilerek karar verilmesi doğru bulunmamıştır." neden ve gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
BAM kararı gereğince, davacı tarafça 15/01/2024 tarihli dilekçe ile Ortaklar Kurulu Kararının sunulduğu ve karara göre, davalı hakkında müdürlük görevinde bulunduğu sürede yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle sorumluluk davası açılmasına, açılan davalara muvafakat edilmesine karar verildiği görülmüş; eksiklik bu şekilde giderilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporları ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre;
BAM kararı öncesinde mahkememizce verilen gerekçeli kararda ve benimsenen bilirkişi kurulu raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı şirket kuruluşunda davalının şirket müdürü olarak atandığı, şirket tüm ortaklarının hisselerini dava dışı davacı şirket ortakları Mükerrem Yazıcı ile İsmet Kasım Yazıcı'ya devrederek ortaklıktan ayrıldığı, hisse devri sonrası anılan ortaklar tarafından davalının şirket müdürlüğünün devamına karar verildiği ve davalının müdürlük görevinden 27/12/2013 tarihinde azledildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzere; davalının şirket müdürü olduğu dönemdeki işlemleri nedeniyle davacı şirkete vergi ziyaı cezası tahakkuk ettirildiği ve tedavi görmeyen hastalara ilişkin düzenlenen faturalar nedeniyle ... tarafından ceza-i şart uygulandığı, ayrıca davalı tarafça şirket adına kayıtlı aracın satışına yönelik bedelin şirkete ödenmediği, yine davalı tarafça şirket banka kayıtlarından kendisi adına ödemelerin yapıldığı; bu haliyle davalı yönetici tarafından yapılan işlemler yasaya aykırı olduğu gibi yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiği, sözkonusu eylemlerle davacı şirketin zarara uğratıldığı ve bu nedenle TTK'nun 553.maddesi gereğince davalı şirket müdürünün sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından benimsenen bilirkişi kurulu raporlarıyla tespit edilen, araç satış bedeline ilişkin taleple bağlı kalınarak 5.000 TL, vergi cezaları nedeniyle 2.517,15 TL, ... cezaları nedeni ile 2.000,00 TL ve kişisel harcamalar nedeni ile 204,00 TL olmak üzere toplam 9.721,15 TL tazminatın davalıdan tahsilinin gerektiği; belirlenen-tespit edilen alacak miktarını aşan davacı taraf isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın Kısmen Kabulü ile,
1-Araç satış bedelleri nedeni ile (talep ile bağlı kalınarak) 5.000,00TL,
Vergi cezaları nedeni ile 2.517,15 TL,
... cezaları nedeni ile 2.000,00 TL ve kişisel harcamalar nedeni ile 204,00 TL olmak üzere toplam 9.721,15 TL'nin dava tarihi olan 23/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davacı tarafın fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
3-Alınması gerekli 664,05-TL karar ve ilam harcından 290,32-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 373,73-TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına (Mahkememizin 06/01/2020 tarih ve 2020/6 numaralı harç tahsil müzekkeresi ile davalıdan tahsili istenen 870,95 TL tahsil edilmiş ise, karar kesinleştiğinde ve talep halinde 497,22‬ TL'nin davalıya iadesine, tahsil edilmemiş ise ilgili harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesi ile 373,73 TL'nin davalıdan tahsilinin istenilmesine),
4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin harç 290,32 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 9.721,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 7.278,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 4,10 TL vekalet harcı, 1.400 TL bilirkişi ücreti ve 346,30 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.778,1‬0 TL'nin kabul ve red oranına göre 1.016,78 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, miktar itibarı ile kesin olarak oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 29/02/2024

Başkan ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Üye ...
¸e-imzalı
Katip ...
¸e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.