T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/711 Esas
KARAR NO :2024/460
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:06/11/2023
KARAR TARİHİ:26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin şekle bağlı olarak düzenlenmesi gereken bir sözleşme olduğunu ancak taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlendiğini, söz konusu sözleşmenin geçersiz olduğunu, buna bağlı kambiyo senedinde yer alan alacağın da bedelsiz hale geldiğini, şekle aykırılığın yanı sıra söz konusu sözleşmenin düzenlenmesi sırasında müvekkilinin aldatıldığını, davalının kötüniyetli olarak müvekkiline bir bono imza ettirdiğini, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, işbu takipten dolayı esasında borcu olmamasına rağmen söz konusu borç sebebi ile müvekkilinin tüm mal varlığına haciz konulduğunu beyanla menfi tespit taleplerinin kabulü ile müvekkilinin .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ve takibe dayanak bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, takip dosyasında alacaklı tarafından tahsil edilen alacağın istirdadına, takibin tüm sonuçları ile birlikte iptaline ve %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça müvekkiline olan borçtan dolayı kambiyo senedi düzenlendiğini, davacı tarafın borçlu olduğunun sabit olduğunu, kambiyo senedinin şekil şartlarının geçerli olduğunu ve herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava; Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında verildiği iddia edilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılmış menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasında adi yazılı olarak Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ile noter huzurunda Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi imzalandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Çözümlenmesi gereken hususlar; sözleşmenin şekle aykırı olup olmadığı, bononun teminat bonosu olup olmadığı, hile ve gabin koşullarının oluşup oluşmadığı ve bononun bedelsiz kalıp kalmadığıdır.
Her ne kadar sözleşmenin şekle aykırı olarak düzenlendiği iddia edilmiş ise de; .... Noterliği'nin 28/06/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile şekle uygun olarak da sözleşme yapıldığından bu iddiaya değer verilmemiştir.
Yine her ne kadar noter huzurunda imzalanan sözleşmede teminat koşulunun yer almadığı, teminat koşulunun adi yazılı sözleşmede kararlaştırıldığı, harici sözleşmenin de şekle aykırı olması nedeniyle bononun sonuç doğurmayacağı iddia edilmiş ise de; adi yazılı sözleşmenin içeriğinden tarafların hisse devrini değil ve fakat hisse devrinden sonraki sürece ilişkin anlaşma yaptıklarının anlaşıldığı, sözleşmenin başlığının "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" olmasının da durumu değiştirmeyeceği, kaldı ki amaçlanan sözleşmenin daha sonra noter huzurunda da imzalandığı, bu nedenle şekle aykırılığın ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde şekle aykırılık iddiası yerinde görülmemiştir.
Sözleşmenin hile ve aşırı yararlanma nedeniyle geçersiz olduğu iddiası yönünden; davacının davalıya karşı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasını 21/11/2019 tarihinde açtığı, bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü sürenin en geç bu tarihte işlemeye başlayacağının kabulünün gerektiği göz önüne alınarak hile ve gabin koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Bedelsizlik iddiası yönünden; takibe konu bononun davalı elinde sözleşmenin teminatı olarak bulunduğu uyuşmazlık dışıdır. Ne var ki bononun bedelsiz kalabilmesi için harici olarak düzenlenen sözleşmenin 4. maddesindeki borçların davacı tarafından ödenmiş olması gerekir. Davacı tarafından böyle bir iddiada bulunulmadığı gibi bazı cevabi yazılarda ödemelerin davalı tarafından yapıldığı belirtildiğinden davacının bu iddiası da kabul görmemiştir. Bununla beraber sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davacıya 31/12/2017 tarihine dek süre tanındığı, ancak icra takibinin 07/11/2016 tarihinde başlatıldığı dikkate alındığında (dava tarihi itibarıyla muacceliyet koşulunun sağlandığı gözetilerek) davacının işlemiş faizden sorumlu olmayacağı anlaşılmış ve TTK'nın 725/d maddesi uyarınca davacının komisyon bedelinden de sorumlu olması nedeniyle fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Son olarak; icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığına dair delil bulunmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Davacının .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 552,33 TL tutarındaki işlemiş faizden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 5.464,80 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 5.311,95 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-427,60 TL karar harcının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabulucu ücretinin 5,52 TL'sinin davalıdan, 3,194,48 TL'sinin ise davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 552,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 438,75 TL (269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı ve 130,50 TL posta masrafı) yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 0,75 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 49.917,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştikten sonra davacı tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!