WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/528 Esas
KARAR NO :2024/178

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/08/2023
KARAR TARİHİ:12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket davalıya mal satmış, bu satışları faturalandırmış, karşı tarafa ulaştırmış fakat davalı taraf borcunu ödemediğini, müvekkilinin davalı firmaya bir takım malzeme sattığını, bu satış neticesinde müvekkilin alacakları doğmuş ancak, davalı müvekkilin faturaya konu alacaklarını ödemediğini, bunun üzerine müvekkil taraf davalıdan olan alacağının tahsili zımnında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı haksız ve kötü niyetli olarak takibin 3.070,36 Euro miktarına itirazda bulunduğunu, davalının itirazları soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabulucuya müracaat edildiğini, dosyasıyla arabuluculuk faaliyeti yapıldığını ancak davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkil alacağı fatura, ticari defter ve her türlü delille sabit olduğunu, bu sebeple itirazın iptali, takibin devamı ile tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi için iş bu huzurdaki davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davalarının kabulü ile itirazın iptaline, 3.070,36 Euro asıl alacak üzerinden takibin ticari avans faiziyle birlikte devamına, haksız ve kötü niyetli davalının alacağın %20’den az olmayacak şekilde icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından; davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile "20.01.2023 Tarihli 3.070,36 Euro Cari Hesap-Fatura Alacağı 3.070,36 EUR" borcun sebebi olarak gösterilerek 3.070,36 Euro asıl alacak, 70,66 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.141,02 Euro alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 20/06/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 23/06/2023 tarihinde sunulan dilekçe ile takibe 7 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiği, takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davacı vekili tarafından hak düşürücü süre içerisinde 17/08/2023 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağın, cari hesap-fatura alacağından kaynaklanması nedeni ile mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi SMMM ... tarafından sunulan 11.01.2024 tarihli rapor ile ; davacı tarafın defter ve kayıtlarının usule uygun olarak tasdik edildiği, kendi defterlerinde yer alan 3 adet fatura kayıtlara göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 62.623,96 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarını inceleme için ibraz etmediği rapor edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesinin 3. fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı tacir olarak defter tutmakla yükümlü olmasına rağmen ticari defter ve kayıtlarını mahkememize ibraz etmemiş yukarıda anılı düzenleme gereği, davacı ticari defter ve kayıtları lehine delil olarak kabul edilmiştir.
Her ne kadar 11.01.2024 tarihli bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 62.623,96 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacı tarafından davalı yana düzenlenen 3 adet satış faturası olup, bu faturalar 2.220,76 Euro bedelli 19.01.2023 tarihli fatura, 424,80 Euro bedelli 19.01.2023 tarihli fatura ve 424,80 Euro bedelli 20.01.2023 tarihli fatura olup, faturalar toplamı 3.070,37 Euro'dur, bu faturalar fatura tarihindeki kur karşılığı ile davacı defterlerinde kayıtlıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, tüm dosya kapsamı ile bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kendi ticari defter ve kayıtlarında 3 adet toplam 62.623.96 TL bedelli satış faturasının yer aldığı, bu faturalara dair davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin kayıt bulunmadığı, davalının tacir olarak defter tutmakla yükümlü olmasına rağmen defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçındığı bu hali ile HMK'nun 222/3 maddesi gereği davacı defter ve kayıtlarının lehine delil niteliğinde olduğu, davacı defterlerine kayıtlı 3 adet faturanın yabancı para birimi üzerinden düzenlendiği ve faturalar toplamının 3.070,37 Euro olduğu ve bu faturaların fatura tarihindeki kur karşılının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 3.070,37 Euro alacaklı olduğu anlaşılmış, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/... esas ve 2019/... karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının talebinin teslim edilmeyen ürünlerin bedeline ilişkin olup likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 3.070,36 Euro asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun' un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile devamına,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 15.545,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 5.309,60 TL karar ve ilam harcının 963,86 TL peşin harç ve 194,62 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 4.151,12 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ödenen 963,86 TL peşin harcın ve 194,62 TL tamamlama harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 269,85 TL başvuru harcı ile 3.597,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.867,35 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır