WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/521 Esas
KARAR NO :2024/438

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:29/09/2017
KARAR TARİHİ:11/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş ortaklığı ve davalı yan arasında mal alım-satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğunu, taraflar arasındaki 31.03.2017 tarihli sözleşme kapsamında 6500 m2 Dış Cephe Kaplaması alımına karar verildiğini, daha sonra ürün miktarının 5155 m2’ye sözleşme bedelinin ise 1.150.000,00 TL’ye düşürüldüğünü, sözleşme uyarınca davalı yana 1.150.000.00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı yanın sözleşme gereğince son mal teslim günü olan 15.09.2015 tarihinde eksik kalan 420 m2 ürünün teslimini gerçekleştirmediğini, davalı yan ile yapılan görüşmelerde en geç Kasım (2016) sonunda ya da Aralık (2016) başında ürünlerin teslim edileceğinin belirtildiğini, ancak bahse konu ürünlerin müvekkili ortaklığa teslim edilmediğini, bunun üzerine davalı yana ihtarname keşide edilerek 93.731,00 TL tutarın 3 gün erişinde ödenmesinin talep edildiğini, ancak söz konusu tutarın yine ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıdan alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğünün... Es. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, 09/07/2017 tarihinde tebliğ olan ödeme emrine davalı taraf 16/06/2017 tarihinde itiraz ettiğini, davalının itirazlarının mesnetsiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli itirazlarının iptaline, davalının kötü niyetli itirazından dolayı %20 ' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
MAHKEMEMİZDEN VERİLEN İLK KARAR:
Mahkememizin 17/11/2020 tarihli ... sayılı ilamı; "Dava .... İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK ' nun 67 maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyası ile 06.01.2016 vade tarihli .... Noterliğinin ... yevmiye nolu 03.01.2017 tarihli yazısına istinaden açıklaması ile 93.731,00 TL asıl alacak ve 12.763,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.494,47 TL için ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 ödeme emrinin 09.06.2017 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 16.06.2017 tarihinde sunulan dilekçe ile süresinde içerisinde borcun tamamına, faize ve faiz oranına itiraz edildiği, davacı vekili tarafından 29.09.2017 tarihinde süresi içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 31.03.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında 6500 m2 dış cephe kaplaması alınmasına karar verildiğini daha sonra varılan mutabakat gereği ürün miktarının 5.155m2 'ye sözleşme bedelinin ise 1.150.000 TL'ye düşürülmesine karar verildiğini, davalı yana 1.150.000 TL ödeme yapıldığını ancak teslim gününde davalının eksik kalan 420 m2 ürünün tesliminin sağlanmadığını iddia etmiştir.
4721 sayılı TMK'nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı, dava dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye delil olarak dayanmış ancak sözleşmeyi dosyaya ibraz etmemiştir.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından davacı taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor sunulmuşsa da, davacı defterleri tek başına alacağın varlığını ve taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde bir akdi ilişki olduğunu ispat için yeterli değildir. Defter ibraz tarihinde değişikliğe uğramamış 6100 sayılı HMK'nun 222. Maddesi gereği davalının defterlerini ibraz etmemiş olması davacı lehine hüküm doğurmayacaktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, davacı davalı ile arasında iddia ettiği şekilde mal alımına ilişkin akdi ilişki olduğunu ispat edememiş, ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2021 tarihli 2021/479 Esas ve 2021/878 Karar sayılı ilamı ile davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'nin BOZMA İLAMI :
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi' nin 09/02/2023 tarihli 2021/6197 Esas ve 2023/732 Karar sayılı ilamı;
"...1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava, ticari alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra talebine itirazın iptali davasıdır. İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ki, davacı vekili dava dilekçesiyle birlikte delillerini ibraz etmemiş ise de, dava dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmeye açıkça dayanmıştır. İlk Derece Mahkemesince, 19.09.2018 tarihli ön inceleme duruşma aşamasında yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un mülga 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki "Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir." hükmüne uygun şekilde ihtarat içeren kesin süre verilmemiştir. Bu durumda, davacı tarafın delillerinin ibrazını sağlamaya yönelik sonuçlarını da ihtar eden kesin süre verilmeksizin tüm deliller birlikte değerlendirilmeden mevcut delil durumuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmış, mahkememizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK ' nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası ile "06/01/2016 vade tarihli .... NOTERLİĞİNİN ... YEVMİYE NOLU 03/01/2017 TARİHLİ YAZISINA İSTİNADEN" borcun sebebi olarak gösterilerek 93.731,00 TL asıl alacak ve 12.763,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.494,47 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz ile takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacı, davalı ile 6500 m2 dış cephe kaplaması alımı konusunda anlaşıldığını, daha sonra varılan mutabakat ile ürün miktarının 5.155 m2'ye sözleşme bedelinin ise 1.150.000,00 TL'ye düşürüldüğünü, sözleşme bedelinin ödenmesine rağmen davalı tarafından 420 m2 ürünün teslim edilmediğini iddia etmiştir.
Mahkememizce uyulan bozma ilamından sonra davacı vekili tarafından sunulan 31/03/2015 tarihli "ÜRÜN SATIŞ SÖZLEŞMESİ" ile tarafların 1.450.000,00 TL bedel karşılığında 6500m2 dış cephe malzemesi alımı konusunda anlaşmaya vardığı, sözleşmenin " TOPLAM TUTAR VE ÖDEMELER " başlıklı 6. Maddesinde;
"Sözleşme konusu ürünlere ilişkin KDV dahil toplam tutar 1.450.000.TL'dir. Ödeme planı aşağıda yer almaktadır.
Ödeme Planı
Tarih Tutar

Nakit 100.000-TL
1-30.05.2015 vadeli çek 150.000 -TL
2-30.06.2015 vadeli çek 150.000.-TL
3-30.07.2015 vadeli çek 150.000.-TL
4-30.08.2015 vadeli çek 150.000-TL
5-30.09.2015 vadeli çek 150.000.-TL
6-30.10.2015 vadeli çek 150.000.-TL
7-30.11.2015 vadeli çek 150.000-TL
8-30.12.2015 vadeli çek 150.000.-TL
9-30.01.2016 vadeli çek 150.000.-TL

Toplam 1.450.000.-TL
Satıcıya; Nakit tutar ve 1-6 sıra nolar arasındaki vadeli çekler (toplamı: 900.000.-TL) sözleşmenin imzalanmasından sonra, 7, 8 ve 9 sıra numaralı vadeli çeklerse (Toplamı:450.000.-TL) 2.sevkiyat olmadan önce, yani 10.7.2015 tarihinde verilecektir.
Satıcı, Alıcıya 15.07.2015 vadeli 450.000.-TL tutarında, 15.08.2015 vadeli 500.000.-TL tutarında ve 30.9.2015 vadeli 500.000.-TL olmak üzere 3 adet teminat senedi verecektir. 3.teminat senedi 7, 8 ve 9 sıra numaralı vadeli çeklerin teslimiyle verilecektir. 1.teminat senedi, 15.6.2015 sevkiyatından sonra satıcıya iade edilecektir. 2.teminat senedi, 15.7.2015 sevkiyatından sonra ve 3.teminat senedi 15.9.2015 sevkiyatından sonra satıcıya iade edilecektir. Söz konusu teminat senetleri hiçbir şekilde devir, ciro ve hukuki Işleme konu edilmeyecek, bu protokolün teminatı ve ayrılmaz eki olarak Teminat Senetleri niteliğinde kalacaktır." olarak kararlaştırıldığı, davacı vekili tarafından 01/04/2024 tarihli dilekçe ile, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ... Bankası'na ait 150.000'şer TL bedelli 30/11/2015, 30/10/2015, 30/09/2015, 30/08/2015, 30/08/2015, 30/06/2015 ve 30/07/2015 keşide tarihli çek suretlerinin sunulduğu, ... Bankası AŞ'den gelen 25/04/2024 tarihli müzekkere cevabında çek bedellerinin ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasında dış cephe kaplaması alımı konusunda sözleşme yapıldığı, davacı tarafından bu sözleşmenin için 100.000 TL nakit ve 1.050.000,00 TL çek ile olmak üzere toplam 1.150.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından düzenlenen irsaliyeli faturalardan davalının davacıya toplam 4.735 m2 ürün teslim ettiğinin anlaşıldığı, teslim edilen ürün bedelinin 1.056.304,56 TL olduğu, bilirkişi Hilmi Yaman Bilgin tarafından düzenlenen 12/01/2019 tarihli rapor ile davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre cari hesapta davalıdan 93.731,00 TL alacaklı olduğu ve bu alacağa takip tarihine kadar 2.673,90 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği tespit edilmiş, sözleşme, yapılan ödemeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının davalıdan 93.731,00 TL asıl alacak ve 2.673,90 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması , borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur (Y.3HD'nin 09/10/2019tarih 2019/4054E-2019/7659K sayılı ilamı). Davacının talep ettiği alacağın likit olduğu anlaşılmakla, icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 93.731,00 TL asıl alacak ve 2.673,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.404,90 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 19.280,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 6.585,42 TL karar ve ilam harcının 1.286,19 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.299,23 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ödenen 1.286,19 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 31,40 TL başvuru harcı ile 1.188,30 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.219,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.104,14 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde YARGITAY temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır