T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/487 Esas
KARAR NO :2024/174
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:27/07/2023
KARAR TARİHİ:11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye çapında güvenlik sektöründe yasalara uygun şekilde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, elektronik güvenlik sistemlerinin kurulması ve Alarm Haber Alma Merkezi aracılığıyla bu sistemlerin izlenmesi alanında hizmet veren Ülkemizin en büyük ve kurumsal şirketlerinde birisi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 28.03.2016 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davalının müvekkili şirkette araçlı portföy yöneticisi olarak çalışmış olduğunu, davalının iş akdinin 08.02.2021 tarihinde sona erdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında 28.03.2016 tarihinde “Rekabet Yasağı Sözleşmesi” akdedilmiş olup davalının ilgili sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, bunun üzerine taraflarınca .... Noterliği 18261 yevmiye numaralı 29.12.2021 tarihli ihtarname keşide edilmiş olup davalının cevap vermediğini, davalı hakkında işbu davanın açılması gerektiğini, dava konusunun davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonraki rekabet yasağına ilişkin olarak düzenlenmiş olan Rekabet Yasağı Sözleşmesine aykırı davranması nedeni ile davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili ile ilgili olduğunu, davalının Rekabet Yasağı Sözleşmesi'ne aykırı davranması sebebiyle işbu sözleşmenin 5.maddesinde de belirtildiği üzere davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücretin toplamından fazlaya ilişkin haklarımız. saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 1.000,00-TL tutarındaki cezai şart tutanağının dava tarihinden itibaren ek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunmuş ve davanın usulden reddi ile görevsizlik kararı verilmesini talep etmiş, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı herhangi bir davranışı olmadığını ve rekabet yasağı koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin ... şirketindeki işi ve görevi davacı şirketteki görevinden tamamen ayrı konuda ve ayrı kulvarda ve ayrı faaliyet alanında olduğu için rekabet yasağına aykırı bir durum söz konusu olmadığını, müvekkilinin davacı işyerindeki çalışması sırasında davacı şirkete ait çok gizli müşteri bilgileri edinmesi, bu bilgilerin diğer çalıştığı iş yerinde kullanılması gibi durumlar söz konusu olmadığını, müvekkilinin ... Şirketinde 1 ay dahi çalışmamış olup deneme süresi içerisinde işten ayrılması nedeniyle de müvekkilinin rekabet yasağına aykırı bir faaliyetinin olmadığını göstermekte olduğunu, belirsiz süreli iş sözleşmesinin içerisine gizlenmiş olan rekabet yasağına ve cezai şarta ilişkin hükümler Borçlar Kanununda düzenlenen genel işlem koşullarına aykırı olup geçersiz olduğunu, rekabet yasağına ilişkin hükümler konu (işin türü) açısından sınırlandırılmadığından geçersiz olduğunu, davacının herhangi bir zararı olmadığı gibi müvekkilinin davacı şirkette elde ettiği bilgi ve tecrübeleri yeni işverene pazarlayarak rekabet yasağına aykırı davrandığına dair hiçbir delil olmadığını, iş bu sözleşmesindeki rekabet yasağına ilişkin hükümler müvekkilinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, rekabet yasağı için belirlenen 2 yıllık süre müvekkilinin çalıştığı süre ile kıyaslandığında fahiş olduğunu, cezai şart miktarının da çok fahiş olduğunu, rekabet yasağındaki yer bakımından getirilen sınırlama işçinin ekonomik geleceği bakımından ağır sonuçlar içermekte olup, görev itirazlarının kabulü ve görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu düşünüldüğünde buna ilişkin dava şartı olan işçi-işveren arabuluculuk kapsamında bir başvuru olmadığından usulden reddini, görev itirazlarının reddi halinde davaya ilişkin yetki itirazımızın kabulüyle mahkemenin yetkili izmir ya da karşıyaka mahkemelerine gönderilmesini, davanın esasına ilişkin açıklamalarımız da dikkate alınarak davanın esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; süresiz iş sözleşmesi ve SGK kayıtları, rekabet yasağı sözleşmesi, arabuluculuk tutanağı, dava dışı ... şirketine ait ticaret odası şirket tescil kaydı ve T.Ticaret Sicil Gazetesi ilanı, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyası, tanık, sigorta dökümü, bilirkişi incelemesi ve sair delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; davalıya ait davacı ve kale firmasındaki işyeri dosyası, davalının Kale firmasında herhangi bir şekilde satış yapmadığını gösterir kayıtlar, SGK kayıtları,banka kayıtları,bilirkişi incelemesi, tanık, yemin, her türlü yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; İş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağının ihlal edildiği iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 444. Maddesine göre fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
TBK'nın 447. Maddesine göre rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.
İş sözleşmesine bağlı olarak çalışan işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra sonraki dönem için rekabet etmeme yasağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde yer alan 444 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuki uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Rekabet etmeme borcunun işçinin öteki borçları gibi her iş sözleşmesi için söz konusu olan borçlardan olmadığı, iş sözleşmesinin devamı süresince işçinin işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülük olduğu buna karşılık, tarafların iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılmasını kararlaştırabileceği, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin işverenle rekabet etmeme borcunun ancak böyle bir yükümlülük sözleşmesi ile kararlaştırıldığı takdirde sözkonusu olduğu, iş sözleşmesinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olduğu ancak iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde, bu tür davaların ticaret mahkemesinde incelenip karara bağlanması gerektiği yönünde farklı yüksek yargı kararları mevcuttur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı davalının rekabet yasağını ihlal ettiği iddiası ile cezai şart ödemesi talebinde bulunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önceki kararlarında işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki dönem bakımından rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şart ve tazminat davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de konunun aynı dairece yeniden değerlendirilmesi sonucunda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden önceki karardan dönülmüştür (Ör;Yargıtay 9. HD. 01.06.2021 tarih, 2021/... esas, 2021/... karar sayılı bozma ilamı). (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi 2023/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararı) Öte yandan davalı taraf iş akdini haklı nedenle feshettiğini bu nedenle TBK'nın 447/2 maddesi uyarınca rekabet yasağının sona erdiğini savunmuştur. Bu halde iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği hususunun da tartışılması gerekmektedir. Yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca bu hususta görevli mahkeme de iş mahkemesidir. Aksi kabulde iş sözleşmesinin feshedildiği hallerde işçi-işveren alacaklarına ilişkin diğer davalarda da iş mahkemesinin görevli olmadığına dair izahı mümkün olmayan sonuç ortaya çıkacaktır. Mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekmektedir.
İddianın ve savunmanın ileri sürülüş biçimi ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, davalının iş akdini haklı nedenle feshedip feshetmediği buna bağlı olarak rekabet yasağının sona erip ermediği, rekabet yasağı nedeniyle cezai şarta ilişkin alacağın doğup doğmadığı hususlarını değerlendirmekle görevli mahkeme iş mahkemesi olduğundan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hazır bulunan taraflara ihtarına (ihtar edildi)
4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 11/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!