WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/457 Esas
KARAR NO :2024/289

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/10/2016
KARAR TARİHİ:30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 13/04/2015 tarihinde davacıya e-posta ile gönderdiği '' ... Sistemine Entegrasyonu İşi '' için teklif talep ettiğini, müvekkili tarafından 22/04/2015 tarihinde KDV hariç 9.600,00 USD tutarında teklif verildiğini, bu teklifin davalı tarafından kabul edilerek imzalanıp 22/07/2015 tarihinde davacıya e-posta ile gönderildiğini, müvekkilinin yapılacak işe ilişkin projeyi hazırladıktan sonra imalata başlayabilmek için 04/08/2015 tarihinde davalıdan 3.840,00 USD avans ödemesi talep ettiğini, bu avansın 06/10/2015 tarihinde müvekkiline ödendiğini ancak daha sonra davalıdan kaynaklı sebeplerle yerin müvekkiline geç teslim edildiğini, buna rağmen işin süresinde bitirilerek davalıya teslim edildiğini, yapılan iş karşılığı müvekkili tarafından 01/04/2016 tarihli 11.328,00 USD bedelli fatura düzenlenerek gönderildiğini, faturanın davalı çalışanına teslim edildiğini, davalının talebi üzerine 2016 Nisan dönemine ait BA/BS form mutabakatı yapıldığını ve tarafların KDV hariç 27.168,00 TL tutarındaki faturada mutabık kaldıklarını, buna rağmen borç bakiyesi 7.485,00 USD ' nin müvekkiline ödenmediğini, bu sebeple.... İcra Müdürlüğü' nün ... Es. Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının borca ve ferilerine haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takiben devamına ve davalı aleyhine % 20' den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı taraf davaya cevap vermemiş, davalı vekili 22/12/2017 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığından hukuki ve maddi gerçeğe uygun olmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, vekaletnameyi yeni sundukları dikkate alınarak ticari defterlerini hazır etmeleri için taraflarına son kez ve kesin olmak üzere süre verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
MAHKEMEMİZDEN VERİLEN İLK KARAR:
Mahkememizin 27/02/2028 tarihli ... sayılı ilamı ile; "İddia, savunma, toplanan deliller, takip dosyası kapsamı ve bilirkişi raporu kapsamı mahkememizce değerlendirilmiş, mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davacı tarafın incelenen ticari defter ve kayıtlarının TTK hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdikleri yönünden geerekli onaya sahip olduğu, davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmadığı, defter ibrazından kaçındığı, davacının davalı tarafa yaptığı dava konusu işe karşılık düzenlediği faturanın taraflar arasında mevcudiyet yönünden yazılı olarak teyit edildiği, tarafların düzenlediği BA ve BS formlarının karşılıklı antant kalınarak teyit edildiği, dolayısıyla sunulan belgeler yönünden davalının davacı tarafından düzenlenen faturayı kayıtlarına aldığı kanaatine varıldığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalıdan 01/04/2016 tarihi itibariyle aynı tarihli 11.328,00 USD olan faturadan kaynaklı kaydi 7.485,00 USD alacağının göründüğü saptanmış olmakla ve alacağın likit itirazın haksız oluşu karşısında icra inkar tazminatı tayinini de kapsar şekilde davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki gibi karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. "gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldı.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ'NİN KALDIRMA İLAMI:
Mahkememizden verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi' nin 07/06/2023 tarihli 2020/705 Esas ve 2023/697 Karar sayılı ilamı ile;
"Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında 22/07/2015 tarihinde davalı tarafından metro hattına ilişkin verilen teklifin davacı tarafından imzalanması ve davalıya e-posta yoluyla gönderilmesi neticesinde eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Davacı tarafça, sözleşmeye göre işi tamamladığını, toplam fatura bedeli 11.328 USD olup, buna ilişkin 01/04/2016 tarih ... no'lu faturayı davalıya gönderdiğini, 05/04/2016 tarihinde faturanın davalı çalışanına tebliğ edildiğini, ayrıca davalının talebi üzerine 2016 yılı nisan dönemine ait BA-BS form mutabakatı yapıldığını, karşılıklı olarak imzalanan BA-BS formlarına göre KDV hariç 27.168,00 TL alacaklı olduklarını, toplam fatura bedelinden avans olarak ödenen 3840,00 USD'nin mahsup edildiğini, ancak bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini beyan ederek icra takibine itirazın iptalini talep etmiş; davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde iddiaları kabul etmemiş, istinaf dilekçesinde de faturanın tebliğ edilmiş olmasının fatura içeriği işin yapıldığını kanıtlamadığını, işin yapılmadığını, bu nedenle borçlu olmadıklarını savunmuş; mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 06/12/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre, işin bedelinin 9.600 USD olduğu, 3.840 USD avans ödemesi yapıldığı, davacının davalıdan 7.485 USD alacaklı olduğu belirtilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında 22/04/2015 tarihli teklif formunun onaylanması suretiyle eser sözleşmesi kurulmuş; davacı tarafından 01/04/2016 tarihli 11.328 USD bedelli fatura ve ayrıca Nisan 2016 dönemine ait BA-BS formları düzenlenmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir ( bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17/02/2022 tarih, 2018/3698 Esas, 2018/3394 Karar sayılı kararı).
Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir.
Somut olayda, davacı yan, sözleşme konusu işin yapılıp teslim edildiğini ileri sürdüğünden, bu hususu ispat külfeti davacı taraftadır.
Davacı tarafından fatura düzenlenmiş olması işin yapılıp teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Bu durumda mahallinde işin yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
Şu halde, dosya kapsamındaki iddia ve talepler doğrultusunda mahkemece mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak, taraflar arasındaki teklifte belirtilen işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa yapılan işin miktarı ve bedeli belirlenip, avans ödemesi ve varsa başkaca ödemeler düşülerek, davacının bir alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmaksızın, yalnızca davacı defterlerinin incelenmesi suretiyle alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir."gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, .... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile "01/04/2016 Tarihli, ... Numaralı ve 11.328,00 USD Bedelli Fatura "alacağın dayanağı gösterilerek 7.485,00 USD alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 20/09/2016 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 23/09/2016 tarihinde yasal süre içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durduğu, davalı itirazının davacı yana tebliğ edilmeksizin 10/10/2016 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava ve takip konusu alacağın temelinin, davacı tarafından hazırlanan 22/04/2015 tarihli ... Kurum Arşivine ait verilerin ... Sistemine Entagrasyonu için hazırlanan KDV hariç 9600,00 USD bedelli tekliften kaynaklandığı, işin tamamlandığına ilişkin davacı ile dava dışı iş sahibi arasında imzalanan10/01/2016 tarihli tutanağın düzenlendiği, davacı ile davalı arasında dava konusu faturanın tarafların BA/BS formlarına bildirilmesine ilişkin mutabakat formunun imzalandığı, mahkememiz tarafından yapılan keşif neticesinde bilirkişi tarafından düzenlenen 01/03/2024 tarihli rapor ile teklif konusu işin yapıldığı ve çalışır durumda olduğu rapor edilmiş, alınan bilirkişi raporu ile davalının sözleşme konusu eseri tam ve çalışır vaziyette davalı yana teslim ettiğine ilişkin üzerine düşen ispat yükünü yerine getirdiği, davalının bakiye fatura bedelini ödediğine dair delil ibraz etmediği ve tüm bu nedenlerle davacının davalıdan 7.485,00 USD alacaklı olduğu anlaşılmış, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 esas ve 2019/7699 karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacı alacağının faturaya dayalı olduğu ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından.... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin asıl alacağa 3095 sayılı Kanun' un 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile devamına,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 4.414,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 1.507,67 TL karar ve ilam harcının peşin olarak ödenen 376,92 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.130,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ödenen 376,92 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 29,20 TL başvuru harcı ile 4.503,25 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti, 3.150,00 TL keşif araç ücreti ile 3.030,30 TL keşif harcı olmak üzere toplam 10.712,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına
8-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır