WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/368 Esas
KARAR NO :2023/803

DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:01/06/2023
KARAR TARİHİ:31/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından, .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosya borçlusu ... ... Ltd. Şirketi ve bu şirketin yetkilisi ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, ilgili icra dosyasında 3. Şahıs konumundaki müvekkil ... ...'e ait ... isimli işyerinde 05/10/2021 tarihinde haciz yapıldığını, haczedilen mallar yediemin olarak ...'e teslim edilmiş, süresi içinde istihkak iddiasında bulunmalarına rağmen İcra Müdürlüğü tarafından dosya İİK 96-97 maddeleri uyarınca karar verilmek üzere İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi tarafından... sayılı ilamı ile takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı yönündeki karar üzerine, davalı tarafından tekrar 27/10/2021 tarihinde müvekkilin işyeri adresine hacze gelindiğini, haciz tehdidi altında olan müvekkil bu kez, mallarının haciz ve muhafazasını engelleyebilmek için davalıya haciz sırasında ihtirazi kayıtla 25.850,00 USD ödeme yapmak zorunda kaldığını, dava dışı borçlu ile hiçbir organik bağı bulunmayan müvekkil, davalı tarafa haciz tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla ödediği 25.850,00 USD üzerindeki istihkak iddiası üzerinden .... İcra Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı istihkak davasını ikame ettiğini, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde istihkak iddialarının kabulü ile ihtirazi kayıtla ödenen 25.850,00 USD' nin müvekkile iadesine karar verildiğini, davalı tarafından ilk derece mahkemesi kararı istinaf edilmiş ve davalının istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 22. HD 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı İlamı ile "davacı davasında haklı olmakla birlikte mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından ve dava konusuz kaldığından haczedilen mallara yönelik istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı -3.kişiye ödenen paraya ilişkin olarak davacının genel mahkemelerde dava açmasında muhtariyetine" denilmek suretiyle "istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiğini, İstanbul BAM 22. HD 2022/... Esas 2023/... Karar sayılı ilamı uyarınca müvekkil tarafından davalıya ödenmiş olan 25.850,00 USD' nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesine ilişkin işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkil ile dava dışı borçlu arasında herhangi bir organik bağ olmadığı ilişikte ibraz edilen deliller ile sabit olduğunu, kaldı ki, .... İcra Hukuk Mahkemesi ve İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan yargılama sonrasında da bu husus açıkça kabul edilmiş ve müvekkilin dava dışı borçlu ile hiçbir ilişkisi ve bağının olmadığının açıklığa kavuştuğunu, emsal yargı kararları uyarınca da davalının işbu tutarı haksız şekilde tahsil ederek zenginleştiği ve işbu dava kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkile iade etmesi gerektiğinin açık olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, sebepsiz zenginleşme iddialarının yasal ve somut belgelerle ispatlandığı göz önünde bulundurularak davalarının kabulüne,25.850,00 USD'lik tutarın sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek Kamu Bankalarınca Uygulanan En Yüksek USD Mevduat faiziyle müvekkile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, öncelikle huzurdaki davanın husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddinin gerektiğini, huzurdaki dava sebepsiz zenginleşme davası olup kural olarak bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında bir illiyet bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken haklı bir sebebe dayanmasının gerektiğini, her en kadar işbu dava davacı tarafça ... ... tarafından yöneltilmiş olsa da hukuken işbu davayı açamayacağını, zira pasifinde azalma meydana gelen tarafça işbu davanın yöneltilmesinin gerektiğini, ayrıca huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan da usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, esasa ilişkin itirazlarının da bulunduğunu, istinaf incelemesi neticesinde de tespit edildiği üzere davacı tarafın ödenen para üzerinde istihkak iddiası bulunmamakla birlikte, dosyaya ihtirazı kayıtla yatırılan paranın iade talebi bulunmadığından, alacaklıya ödenen paranın davacıya iadesine karar verilmesi yönündeki ilk derece mahkemesinin kararının kaldırıldığını, ayrıca sebepsiz zenginleşme davasının şartlarının da oluşmadığını, mahkeme tarafından haciz esnasında davacı tarafından sunulan vergi levhasının mahale ile bir alakasının olmadığını ve haci tutanağındaki adresin davalı borçlu şirketin adresi olduğu resmi evrak niteliğinde olan haciz tutanağıyla da kanıtlanmış olmasına rağmen bu hususlar dikkate alınmadığını, haciz mahalinde bulunan menkullerin İİK md. 97/A madesi uyarınca taşınır malların mülkiyetini ispatlayamamış ve sunulan faturalarda farklı bir adresteki menkullere ilişkin olduğu, sırf bu hüküm gereğince bile istihkak iddiasının reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle işbu davada; davacı ... ... tarafından yatırılan bir para söz konusu olmadığından aktif husumeti bulunmayan davacının davasının usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca şartları taşınmayan işbu davada davacının taleplerinin esastan reddine , yargılama ve vekalet ücretinin davacı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; haciz baskısı altında ödenen 25.850,00 USD nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
Eldeki davada uyuşmazlığın temelini alacaklısının dosyamız davalısı ... Anonim Şirketi, borçlusunun dava dışı ...Limited Şirketi ile ...'un olduğu .... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına, iş yerinde yapılan haciz nedeni ile ödenen bedelin davacı yana iadesi gerekip gerekmediği oluşturmaktadır.
.... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasında alacaklı ... Aş'nin alacağını tahsil için borçlu ...Limited Şirketi'ne ait olduğu iddia edilen ... isimli iş yerinde 27/10/2021 tarihinde haciz yapıldığı, dava dışı ...'ün istihkak iddiası ile 25.850,00 USD ödeme yaptığı, davacının istihkak iddiasının .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı ilamı kabul edildiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2023 tarihli 2022/... esas ve 2023/... karar sayılı ilamı ile "...İcra dosyasının incelenmesinde; Borçlu ... ... Dış Tic. Ltd. Şirketi aleyhine 28/07/2021 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, ödeme emrinin 03/08/2021 tarihinde borçlu şirkete ... Mah. .... adresinde tebliğ edildiği, 05/10/2021 tarihinde de Kocatepe Mah...Sok. No:..Bayrampaşa adresinde 3.şahıs ... huzuruyla haciz yapıldığı, birtakım mahcuzların haczedildiği, ancak değerlerinin tespit edilmediği, ... tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu ve borçlunun önceki kiracı olduğu yönünde beyanda bulunduğu, davacı ...'in de daha sonra 07/10/2021 tarihinde icra dosyasına başvurarak istihkak iddiasını yinelediği, müdürlükçe dosyanın mahkemeye gönderildiği, mahkemece İİK 97/a maddesi kapsamında takibin devamına karar verdiği, davacınında 05/10/2021 tarihli mahcuzlara ilişkin olarak dava açtığı anlaşılmaktadır.
Takibin devamına karar verilmesinden sonra 27/10/2021 tarihinde aynı mahalle gidilmiş, 3.şahıs tarafından ihtirazı kayıtla alacaklıya verilmemek üzere toplam 25.850 USD ödenmiştir. Davacı taraf ödemenin teminat olarak yatırıldığını iddia etmiş ancak mahkemeninde gerekçeli kararında tespit ettiği üzere açıkça bu miktar yönünden istihkak iddiasında bulunmamıştır. Mahkeme bu miktarın ihtirazlı kayıtla ödendiğini belirterek bu bedel üzerinden davaya devam etmiştir. Öncelikle çözülmesi gereken husus ihtirazı kayıtla yapılan ödemenin davayı konusuz bırakıp bırakmayacağı hususudur. Dava dilekçesinde, davacının bu paraya yönelik bir istihkak iddiası yoktur. Mahkeme her ne kadar tensiple paranın ödenmemesi yönünde ara karar oluşturmuş ise de, aynı ara kararından 05/11/2021 tarihli ara kararıyla; Davacı yanın dava dilekçesinde bu yönde bir talebinin bulunmadığı, huzurdaki davanın 05/10/2021 tarihli mallara ilişkin olduğu tespitini yapıp ara karardan döndüğü, söz konusu paranında 08/11/2021 tarihinde alacaklıya ödendiği ve dosya infaz edildiği açıktır. Bu tarih davadan sonradır. Netice itibarıyla hüküm tarihinde istihkak davasının ön koşulu olan haciz bulunmamaktadır. Her ne kadar İİK 97.maddenin 10.fıkrasında mahcuz malın paraya çevrilmesi halinde davaya para üzerinden devam edileceği düzenlenmiş ise de, somut olayda bu maddenin uygulama alanı yoktur. Dava konusuz kalmıştır. Hal böyle olunca, dava dilekçesinde davacının dosyaya ihtirazı kayıtla ödenen para yönünden iade talebi bulunmamakla, davacı tarafından depo edilen ve alacaklıya ödenen paranın davacıya iadesine karar verilmesi hatalıdır. Bu yöndeki davalı-alacaklı istinafları yerindedir.
Ancak; Dava tarihinde hacizler mevcut olmakla, yargılama giderlerinin akıbetleri yönünden HMK 331. madde gereğince inceleme esastan yapılacaktır. Bu bağlamda alacaklının esasa ilişkin istinaf talepleri incelenmiştir. Ödeme emri haciz adresinde tebliğ edilmediği gibi haciz sırasında borçlu da hazır değildir. Bu iki olgu karşısında İİK 97.madde de ifadesini bulan mülkiyet karinesi davacı 3.şahıs yararına olup ispat yükü istinaf edendedir. İstinaf eden haciz mahallinin borçlunun eski şube adresi olduğunu, İTO kayıtlarına göre bu adresten haciz tarihi olan 05/10/2021 tarihinden sonra 03/11/2021 tarihinde taşındığını, tarafların birlikte faaliyette bulunduklarını, faaliyet konularının aynı olduğunu, sunulan vergi kaydı ve kira sözleşmesindeki adreslerinde farklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemektedir. Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, haciz adresinin borçlunun eski şube adresi olduğu yönünde bir tereddüt yoktur. Borçlu bu adresten 08/02/2021 tarihinde taşınma kararı almış ancak terkin bildirimi 03/11/2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanmıştır. Haciz sırasında sunulan kira sözleşmesi ve vergi kaydında adresin farklı olduğu görülmektedir. Yargılama sırasında mahkeme bu yönde zabıta araştırması yapmış, 03/03/2021 tarihli karakol tutanağı dosyaya ibraz edilmiştir. Dava dilekçesinde davacı taraf açıkça haciz mahallinin dosya borçlusunun eski şubesinin ticaret sicildeki adresi olduğunu kabul etmiştir. Ayrıca gene 05/10/2021 tarihli haciz tutanağında da istihkak iddia eden borçlunun eski kiracı olduğunu yönünde beyanda bulunmuştur. Bu beyanlar ve kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde haciz mahallinin borçlunun eski ticaret sicil adresi olduğu kabul edilmiştir. Gene esnaf ve sanatkarlar sicil müdürlüğünden gelen yazı da davacı ...'in 06/03/2020 tarihinde başka bir adreste esnaf olarak işe başladığı bildirilmektedir. Bu adresten haciz adresine 25/04/2022 tarihinde taşınmıştır. Öte yandan gene İstanbul Vergi dairesi başkanlığının yoklama fişi incelendiğinde 31/12/2021 tarihi itibarıyla iş yerinin terk edilmiş olduğunun tespit edildiği, bu yönde fotoğraflar çekildiği görülmektedir. Dayanak faturalardaki tarihler haciz tarihinden önce olup, adreste haciz adresi değil davacının ilk esnaflık yaptığı adrestir. Bütün bu deliller her iki taraf arasında muvazza olduğu iddiasını kesin olarak ispatlamaya yeterli görülmemiştir. Her iki taraf arasında organik bir bağ olduğu iddiasının kabulü için daha fazlasına ihtiyaç vardır. Hal böyle olunca mahkemenin 3.kişinin istihkak iddiasının yerinde olduğu yönündeki hukuki tanı ve gerekçesi yerindedir. Öyleyse yargılama giderlerinden HMK 331.madde gereği davalı-alacaklı sorumludur.
Tüm bu nedenlerle, istinaf kısmen kabul edilmeli, karar tümden ortadan kaldırılmalı, davacı davasında haklı makla birlikte mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından ve dava konusuz kaldığından haczedilen mallara yönelik istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı-3.kişiye ödenen paraya ilişkin olarak davacının genel mahkemelerde dava açmasında muhtariyetine, İİK md.97/15 'de aranan yasal şartlar oluşmadığından davalı/alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....1-Davalı-alacaklının istinaf talebinin HMK 353/1/b/3 maddesi gereğince kısmen kabulü ile .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-Davacı davasında haklı olmakla birlikte mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından ve dava konusuz kaldığından haczedilen mallara yönelik istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-Davacı-3.kişiye ödenen paraya ilişkin olarak davacının genel mahkemelerde dava açmasında muhtariyetine, " gerekçesi belirtilerek kaldırıldığı ve davacının istihkak iddiası içerik itibariyle kabul edilerek, ödeme nedeni ile istihkak konusu mallar üzerindeki hacizlerin kalktığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve ödenen bedel yönünden davacının genel mahkemede dava açmakta muhtariyetine karar verildiği ve kararın 05/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İcra mahkemesinden verilen istihkak kararları maddi anlamda kesin hüküm niteliğindedir. Denetiminden geçerek kesinleşen istihkak davasında yargılama sırasında yapılan tespitler ile takip borçlularına ait olmayan, davacıya ait ... isimli iş yerinde yapılan haciz nedeni ile haciz baskısı ile borçlu olunmayan bir paranın ödendiği açıktır.
Benzer uyuşmazlık hakkında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarih ve 2022/3-80 E, 2022/107 K sayılı emsal ilamında ;"... İstirdat davası, esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen bir paranın geri verilmesi istenir. Yalnız, davanın şartı icra hukukuna dayanmaktadır: Borçlunun, borcu bulunmadığı bir parayı icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/ Hanağası, Emel: İcra İflas Hukuku, Ankara 2018, 4. Baskı, s. 228)...Davacının icra dosyasına haciz tehdidi altında yatırmış olduğu parayla kim menfaat temin ediyorsa onun sebepsiz zenginleşme davasının muhatabı olacağı hususunda kuşku bulunmamaktadır. İİK’nın 12. maddesine göre icra dairesi takip edilen para alacağına mahsuben üçüncü şahıs tarafından ödenen paraları kabule mecburdur. Bununla borçlu bu miktar kadar borcundan kurtulur. Somut olayda da, yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir.", olarak belirtildiği üzere, davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak ödediği paranın iadesini talep edebilir ve sebepsiz zenginleşme davasının davalısı, mal varlığı zenginleşen asıl icra dosyası alacaklısıdır.
Bu noktadan itibaren tespit edilmesi gereken husus ödemenin dava dışı ... tarafından yapılmış olması nedeni ile davacının ödenen bedelin iadesini isteyip isteyemeyeceğidir. Haczin davacıya ait ... isimli iş yerinde yapıldığı ve yine ... tarafından davacıya ait mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunulduğu, istihkak davası aşamasında davacının istihkak iddiasını yineleyip davacı olduğu, davacı vekilinin dava dışı ...'ün davacının sigortalı çalışanı olduğu ve davacı adına hareket ettiği onun mal varlığından ödeme yaptığını savunduğu, davacı vekilinin iddiası ile dava dışı ...'ün davacı iş yerinde davacıya ait mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunduğu dikkate alındığında, yapılan ödemenin davacı adına yapıldığı ve davacının eldeki davayı açmakta aktif dava ehliyeti olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ile tam dosya kapsamı dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 25.850,00 USD nin 01/06/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun' un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 36.607,96 TL karar ve ilam harcının 9.152,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 27.455,96 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından ödenen 9.152,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 179,90 TL başvuru harcı ile 50,00 TL posta ve tebligat gideri toplamı 229,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 81.027,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır