T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/358 Esas
KARAR NO:2024/284
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/05/2023
KARAR TARİHİ:30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket adına, ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla, davalı şirket aleyhine, 11.04.2023 tarihinde, müvekkilin davalıya sattığı ve teslim ettiği ürünlere ilişkin ve takip dosyasına sunulan fatura alacağından kaynaklanan borç nedeniyle genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalıya gönderilen ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı yan yetkiye, borca ve tüm ferilere itiraz ettiğini ve itiraz üzerine ... İcra Müdürlüğü’nce takibin durdurulduğunu, yetki itirazı taraflarınca kabul edilmiş ve dosya yetkili icra müdürlüğü olarak ... İcra Müdürlüğü tarafından, .... İcra Müdürlüğü’ne gönderildiğini, .... İcra Müdürlüğü’nce, yetkisizlikle gelen dosyaya ... esas numarası verildiğini, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş, davalı, borca ve tüm ferilere itiraz ettiğini ve itiraz üzerine .... İcra Müdürlüğü’nce takibin durdurulduğunu, davalının itirazı yerinde olmayıp reddi gerektiğini, bunun üzerine dava şartı arabuluculuk görüşmesi, ...Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/... Büro No, 2023/... Arabuluculuk No'lu dosya kapsamında gerçekleştirilmiş olup, 06.05.2023 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan tüm bu nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüne, davalı şirketin İstanbul İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden devamına, icra takibine haksız olarak itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücreti ve dava vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu dava hukuki mesnetten yoksun ve haksız mahiyette olup mahkemece reddinin gerektiğini, öncelikli olarak, davacı tarafından tanzim edilen dava konusu satış faturası usule ve hukuka uygun bir şekilde tanzim edilmemiş olup tamamen haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, bununla birlikte söz konusu fatura iddia edildiği şekilde 06.12.2022 tarihinde müvekkil şirkete gönderilmediğini, davacının sunduğu delillerde mail görüntüsünü sunduğu görülmekte olup söz konusu görüntüden mail içeriğinin hangi dosya olduğu, ekinin ne olduğu, iddia edildiği şekilde dava konusu satış faturası olup olmadığı hususları hiçbir şekilde ispatlanamamakta olduğunu, hal böyle iken, işbu huzurdaki davanın münferiden bu sebepten reddi gerekeceği hususu aşikar olduğunu, bu hususta müvekkil şirketin ticari defterlerinin de incelenmesi neticesinde bu hususun ispatlanacağını, nitekim müvekkil şirket söz konusu faturanın düzenlendiğinden haberdar olunduğu tarih itibariyle ivedilikle iade faturası ve ihtarname düzenlenmek suretiyle noter kanalıyla davacıya tebliğ edildiğini, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete satış faturası konusu mallar hiçbir surette teslim edilmediğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı tarafından .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile "06/12/2022 tarihli, ... numaralı fatura alacağı 169.560,00 TL" borcun sebebi gösterilerek 169.560,00 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı yana 02/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından sunulan 05/05/2023 tarihli dilekçe ile takibe süresi içerisinde itiraz edildiği, takibin durduğu, itirazın davacı yana tebliğ edilmediği, davacı vekili tarafından 29/05/2023 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dava konusu 06/12/2022 tarihli 169.560,00 TL bedelli faturadan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı, davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altındadır. Zira davalı fatura konusu malların teslim edilmediğini savunmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Uyuşmazlığın faturadan kaynaklanması nedeni ile taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış, bilirkişi Habip Kullukcu tarafından düzenlenen 04/01/2024 tarihli rapor ile; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usule uygun tutulup, lehlerine delil niteliği taşıdığı, davacının incelenen defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 169.560,00 TL alacaklı olduğu, davalının incelenen defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, taraflar arasındaki hesap bakiyesi farklılığının dava konusu faturanın davalı tarafından kayıtlarına alınıp, davacı yana düzenlenen 29.12.2022 tarihli aynı bedelli iade faturasının davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığının tespit edildiği; davalı yanın itirazı üzerine aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli ek raporda özetle dava konusu faturanın davalının 2022 yılı defterlerine 06/12/2022 tarihinde 1366 yevmiye numarası ile kaydedildiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ... numaralı veresiye ilaç senedinde davacı tarafından, davalı adına ...'e 25/03/2022 tarihinde KDV dahil 138.240,00 TL bedelle 25 kg 64 adet safa göz taşı,1 kg KDV dahil 6.480,00 TL bedelle 10 adet ... ve KDV dahil 24.840,00 TL bedelle 20 litre 10 adet knocdown ürün teslimi yapıldığı ve ... SGK'dan gelen müzekkere cevabından ...'in davalı yan çalışanı olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1445 Esas 2018/1438 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere; "...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..."
Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan açıklamalar, bilirkişi kök ve ek raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafından faturaya dayalı alacağın tahsili için davalı aleyhine takip yapıldığı, davalının fatura konusu ürünlerin kendisine teslim edilmediğini ve dava konusu faturaya karşı süresi içerisinde iade faturası düzenlediğini savunduğu, davacının davalı yan çalışanı ...'e toplam 169.560,00 TL bedelli bir kısım ürünü teslim ettiğine dair imzalı veresiye senedini sunduğu, dava ve takip konusu faturanında bu senette yazılı ürünler için 06/12/2022 tarihli olarak düzenlendiği, bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere ilgili faturanın aynı tarihte davalı defterine işlendiği, davalı tarafından faturanın tebliğ edilmediği ve fatura düzenleme tarihinin defterlerine 06/12/2022 tarihi olarak işlendiği savunmasının faturanın defterlerine işlenmiş olması ve dosya içerisinde yer alan yevmiye defter kayıtlarında kayıt tarihinin 06/12/2022 olarak yazılı olması nedeni ile dinlenemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen 29/12/2022 tarihli iade faturasının 8 günlük itiraz süresinden sonra düzenlendiği, bu hali ile davalının defterlerini kaydettiği fatura için süresinden sonra 29/12/2022 tarihinde iade faturası düzenlemesinin lehine sonuç doğurmayacağı, davacı yanın, davalının dava konusu faturayı alarak ticari defterlerine işlemesi ve süresi içerisinde faturaya itiraz etmemesi nedeni ile alacak iddiasını ispatladığı anlaşılmış ve davalı tarafından yapılan itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Davacının talebinin fatura nedeni ile alacak istemine ilişkin olup likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Bknz. Yargıtay 3.HD'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 E. - 2019/7699 K. sayılı ilamı)
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalı tarafından .... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20 ' si oranında hesaplanan 33.912,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Alınması gereken 11.582,64 TL karar ve ilam harcının peşin olarak ödenen 2.047,87 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.534,77 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından ödenen 2.047,87 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 179,90 TL başvuru harcı ile 2.892,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.071,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 27.129,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!