WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/357 Esas
KARAR NO :2024/225

DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/03/2022
KARAR TARİHİ:28/03/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında yapılmış protokol gereği, müvekkili tarafından davalı şirkete 926.818,00 TL cari hesap borcunun teminatı olarak 1.570.000 TL bedelli bononun verildiğini, senetteki vade kısmının boş olduğunu; davalı tarafça söz konusu bononun .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından takibe konulduğunu, müvekkili tarafından cari hesap borcuna karşılık ödemeler yapıldığını ancak, ödemelerin takip dosyasına bildirilmediğini, davalı tarafça mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkili aleyhine başlatılan takipten dolayı şimdilik 555.340,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalının tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın takipten sonra yapmış olduğu ödemelerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, protokol gereği alınan takibe dayanak bononun borca ilişkin olduğunu, davacı taraf iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş; davacının tazminata mahkumiyetini talep etmiştir.
Mahkememizden verilen 08/12/2022 tarih ve ...sayılı kararla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
İstanbul BAM 14.Hukuk Dairesi'nin 27/04/2023 tarih ve ... sayılı kararıyla; "Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından davalı şirket hakkında, davalı tarafında kabulünde olduğu üzere alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 07.03.2021 tarihinde toplam 1.597.711,49 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı şirket tarafından itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davalı şirketin davacının borcuna karşılık olarak vermiş olduğu davacı şirketin ... Bankası ... şubesindeki çek hesabından davalı şirket adına keşide ettiği 28.02.2021 tarihli 180.000,00 TL bedelli çekin bankaya ibrazı ve 05.03.2021 tarihinde karşılıksız işlemi yapılarak bankanın ödemekle yükümlü olduğu 2.670,00 TL ödendiği, davalı alacaklı şirket tarafından bakiye 177.330,00 TL çek bedeli ile ferileri toplamı olan 198.998,00 TL alacağın tahsili amacıyla davacı şirket hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 05.03.2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlattığı, icra takip dosyasında 3. kişi Jandarma Genel Komutanlığı tarafından dosya borcu olarak 12.04.2021 tarihinde 180.000,00 TL'nin ödendiği, taraflar arasında 05.03.2021 tarihinde protokol düzenlendiği, söz konusu protokolde 05.03.2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 926.818,00 TL çek ve kalanı cari hesap olmak üzere toplam 1.570.720,00 TL borcu olduğu hususunda anlaştıkları, iş bu borca istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete 05.03.2021 düzenleme tarihli 1.570.000.00 TL bedelli senedi teslim ettiği, senedin davalı şirkete ödenmesi durumunda davacının davalıya vermiş olduğu tüm çeklerin davacıya iade edileceği, senet ödenene kadar karşılıksız çıkan hiçbir çeke icra takibi yapılmayacağı hususunun belirtildiği, davalı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı şirket adına 05.03.2021 düzenleme, 15.03.2021 ödeme tarihli 1.570.720,00 TL bono ve ferilerinin toplamı olan 1.581,553,33 TL alacağın tahsili amacıyla 23.03.2021 tarihinde tahsilde tekerrür olmamak ifadesine yer verilerek kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, taraf şirketler arasında 26.03.2021 tarihinde protokol düzenlendiği, protokolde alacaklı ve borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarının tasfiyesi hakkında kaleme alındığının belirtildiği, protokolde belirtilen icra dosya numaralarına istinaden alacaklı ve borçlunun asıl alacak 1.550.000,00 TL vekalet ücreti 75.000,00 TL olarak tahsil harçları hariç olmak üzere toplamda 1.625.000,00 TL olarak anlaştıkları, alacaklı taraf vekilinin faiz dosya ferilerinde indirim yapmayı kabul taahhüt ettiğinin belirtildiği, borçlu tarafından 05.04.2021 tarihinde 75.000,00 TL, 29.04.2021 tarihinde 500.000,00 TL, 29.05.2021 tarihinde 500.000,00 TL, 29.06.2021 tarihinde 500.000,00 TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin belirtildiği, borçlunun belirtilen tarihlerde ödeme yapamadığı takdirde dosyadan yapılmış tüm indirimleri alacaklı tarafa ödeyeceğini taahhüt ve ibra ettiği, ayrıca Onur İşgüven'in yetkilisi olduğu borçlu şirketin tüm borcuna mal varlığı ile kefil ve sorumlu olduğunu kabul beyan ve taahhüt ettiği, alacaklı ve borçlunun ödemelerin yapılması durumunda icra dosyalarına istinaden birbirlerine geri dönemeyeceği şekilde ibra edildiğinin belirtildiği, alacaklı vekili tarafından el yazılı kısımda belirtilen tarihlerde ödeme yapılması durumunda hiçbir icra ve haciz işlemi yapılmayacağı, ayrıca .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada tahsil harçlarının borçluya ait olduğu koşulu ile tüm banka hacizlerinin fek edeceğini taahhüt ettiğine yer verildiği, davacı şirket tarafından protokoller sonrasında davalı şirketin son olarak başlatmış olduğu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya borcuna karşılık 21.04.2021 tarihinde 320.00,00 TL 13.08.2021 tarihinde 50.000,00 TL davalı alacaklı vekilinin hesabına ödendiğini, ancak ödemelerin icra dosyasına bildirilmediğini yine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davacı şirketin iş yapmış olduğu ve alacağının bulunduğu, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından icra dosyasına ödenen 180.000,00 TL nin .... İcra Müdürlüğündeki dosya borcundan düşülmesi gerektiğini iddia ederek ödemiş olduğu toplam 555.340,00 TL tutar yönünden borçlu olmadığının tespitine dair iş bu davayı açmış olduğu, 28.03.2022 tarihli menfi tespit davasından önce davalı şirket tarafından davacı şirket ve dava dışı Efe Selim Keresteci hakkında .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 17.02.2022 tarihinde tasarrufun iptali davasını açmış olduğu, davalı şirket vekili tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ibraz edilen 25.05.2021 tarihli dilekçeyle, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibe girilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından 180.000,00 TL'nin yatırıldığının belirtilerek 10 adet taşınmaz haczinin borca yeter miktarda haciz olduğu taşkın haciz olmaması için 2 adet araç için haczin kaldırılmasını talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından, .... İcra Müdürlüğüne hitaben yazılan 13.04.2022 tarihli dilekçe ile davacı tarafça icra takip dosyasına ödenen bedeller açıkça belirtilmiştir. Dilekçede, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 12.04.2021 tarihli tahsilat makbuzuyla 180.000,00 TL'nin tahsil edildiği, ayrıca dosyaya ilişkin tahsil harcı hariç ve borçluya ait olmak üzere 13.08.2021 tarihinde 50.000,00 TL 21.04.2021 tarihinde 320.000,00 TL'nin haricen tahsil edildiğinin belirtildiği, söz konusu dilekçenin iş bu dava açıldıktan yaklaşık iki hafta sonra ibraz edildiği ,dilekçenin ibraz edilmiş olduğunun davacı tarafçada kabul edildiği, davacı vekili tarafından beyan dilekçesinde ,davalı şirket tarafından tahsil edilen miktarların icra dosyasına bildirilmesi ve ödemeler düşüldükten sonra takibe devam edilmesi gerekirken dava açıldıktan sonra ve şirket zarara uğratıldıktan sonra davalı tarafın bildirim yapmak zorunda kaldığı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/5091 Esas,2021/2868 Karar ve 24.03.2021 tarihli kararında belirtildiği üzere, davanın muhtelif takip dosyalarındaki alacağa mahsuben yapılan ödemelerden dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, kural olarak ihtilaf konusu olmayan borcun ödenmiş olması nedeniyle menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamakta ise de davalı alacaklı tarafından haricen tahsil edilen miktarın ilgili takip dosyalarına bildirilmemesi nedeniyle icra muamelelerinin aynı tutar üzerinden devamı halinde borçlunun dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun belirtildiğini, davalı tarafın hiç tahsilat yapılmamış gibi icra takibinİ devam ettirdiğini, haciz yaptığını belirterek icra dosyasında borçlu olmadığının tespitini ve mükerrer ödeme halinde tahsili ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, 22.09.2022 tarihinde ön inceleme duruşması gerçekleştirilmiştir. 08.12.2022 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından zapta geçen beyanında, takip başlatıldıktan sonra karşı tarafa yapılan ödemeler düşülmeden takibe devam edildiğini, ödeme yapılan miktarlar göz önüne alınarak borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, davalı tarafın dava açıldıktan sonra icra dosyasına haricen yapılan ödemeleri bildirdiğini, yapılan ve icra dosyasına bildirilmeyen bir ödeme kalmadığını, sadece çeke dayanan banka sorumluluk bedelinin bildirilmediğini belirtmiştir. Mahkemece aynı celsede herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve dava bedeli üzerinden davacı yararına 79.087,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, ayrıca davalı tarafın davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan mevzuat uyarınca menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığından, davalı vekilinin bu yöne dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olup davacı, dava dilekçesinde derdest icra takip dosyasında haricen ödenen bedellerin bildirilmediğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Yapılan inceleme ve araştırmada ve davalı vekilinin istinaf dilekçesine eklemiş olduğu .... İcra Müdürlüğüne hitaben yazılan 25.05.2021 tarihli yazıdan davalı alacaklı vekili tarafından dava dilekçesinde iddia edilen 180.000,00 TL bedelin borçlu tarafından yatırılmış olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır. Diğer tarafta, taraflar arasında birden fazla protokol düzenlendiği, protokol kapsamında davacı borçlu şirket tarafından davalı alacaklı şirket adına bono düzenlenerek çek keşide edildiği, davalı tarafın başlatmış olduğu takiplerin taraflar arasındaki borcun tahsiline ilişkin bulunduğu dikkate alınarak, davacı şirketin davalı tarafa haricen ödemiş olduğu bir kısım ödemelerinin dava tarihinden önce icra dosyasına bilgi verilmeyen tahsilatlarla ilgili inceleme ve araştırma yapılarak tarafların dava tarihi itibariyle haklılık durumlarının tespiti ile HMK'nın 331/1 maddesi gereğince yargılama giderlerinin takdiri gerekirken eksik inceleme sonucunda yargılama giderlerinin tamamından davalı tarafın sorumlu olduğu şeklinde kabul ile hüküm tesisi dosya kapsamına uygun düşmemiştir. HMK'nın 331.maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerinin nasıl hüküm altına alınacağı düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir. Mahkemenin bu yöne ilişkin bir değerlendirme yapmadığı anlaşılmaktadır.
Kabule göre ise hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 6. maddesinde, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlığı altında, anlaşmazlığın davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi halinde bu tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmesi halinde ise tamamına hükmolunacağı belirtilmiştir. Somut olayda, davalı vekili tarafından haricen tahsilat bildirimine ilişkin dilekçenin icra müdürlüğüne 13.04.2022 tarihinde ibraz edildiği, mahkemece ön inceleme duruşmasının 22.09.2022 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu dikkate alınmaksızın davacı yararına dava değeri üzerinden nispi tarife ile belirlenen vekalet ücretinin tümüne karar verilmiş olması da isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava tarihi itibariyle HMK'nın 331. maddesi kapsamında davanın açıldığı an itibariyle tarafların haklılık durumlarının tespiti ile uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde verilen karar isabetli olmamış," neden ve gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
BAM kararı gereklerinin yerine getirilmesi ve dava açılmadan önce alacaklı tarafça haricen tahsil edilip de, dava tarihi itibariyle, dava tarihi ile ön inceleme duruşmasından önce ve sonrası icra dosyasına bildirilen ve bildirilmeyen tahsilatların ve alacak-borç miktarlarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş; bu yönden dosya bilirkişi İcra İflas Hukukunda nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Sezai Yancar'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişiden alınan 15/01/2024 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; tahsilatta tekerrür olmamak üzere yapılan en son takip dosyası olan .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında dava tarihinden önce - 25/05/2021 tarihinde - 180.000 TL tahsilat yapıldığı, bu miktar yönünden menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı; davalı / alacaklı tarafça davacı / borçlu şirket aleyhine tahsilatta tekerrür olmamak üzere 3 takip yapıldığı, bunlardan sadece .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasından yapılan takipte davacı şirketin keşidecisi olduğu 180.000 TL bedelli çekin takibe konu edildiği, bu çek nedeniyle bankanın sorumluluğu tahtında 05/03/2021 tarihinde tahsil edilen 2.670 TL'nin mahsubu sonrası 177.330 TL asıl alacak üzerinden takibe geçildiğinin görüldüğü, takibe konu edilmiş başkaca çek bulunmadığından 5.340 TL yönünden menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı; davalı tarafın 21/04/2021 tarihinde haricen tahsli ettiği 320.000 TL ve 13/08/2021 tarihinde haricen tahsil ettiği 50.000 TL tahsilatı ise .... İcra Müdürlüğünün 2021/9160 E sayılı dosyasına eldeki dava tarihinden sonra 13/04/2022 tarihinde bildirildiği, dava tarihi itibariyle menfi tespit davasına konu edilebilecek miktarın 370.000 TL olduğu, tüm tahsilatların ön inceleme duruşmasından önce beyan edildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, BAM kararı gereklerini yerine getirecek yeterlilikte, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, rapora itirazlar yerinde görülmemiş, bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, takip dosyaları, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu ile toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre;
Benimsenen bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından dava tarihinden önce 180.000 TL tahsilat yapıldığı, bu nedenle bu miktar yönünden açılan takipte hukuki yararın bulunmadığı, yine .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe konu bir adet çek dışında banka sorumluluk bedelinin mahsubu sonrasında bu çek dışında takibe konu edilmiş başka çek bulunmadığından, diğer iki çek bedelinin sorumluluk bedeli olan 5.340 TL'nin de talep edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı anlaşıldığından toplam 185.340 TL yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
21/04/2021 tarihli 320.000 TL ve 13/08/2021 tarihli 50.000 TL olmak üzere toplam 370.000 TL tutarındaki ödemelerin, eldeki dava açıldıktan sonra - 13/04/2022 tarihinde - alacaklı tarafça .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına bildirildiği ve bu nedenle bu miktar yönünden menfi tespit davasının konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu miktar yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş; davalı tarafın kötüniyetli olarak takip başlattığı kanıtlanamadığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davacı tarafın tazminat isteminin reddine, takip durdurulmadığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Karar duruşmasında duruşmaya son verildiğinin bildirilerek oy birliğiyle karar verildiği ve verilen kararın açıkça okunup usulen anlatıldığı, celse tarihinin devamına "Açık yargılama-ön öncelemeye başlanıldı. ... kesin süre verilmesine," şeklinde sehven yazıldığı anlaşıldığından, işbu kısım kısa karardan çıkartılmış, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davaya konu edilen 555.340,00 TL tutarındaki ödemelere ilişkin;
1-185.340,00 TL yönünden davanın usulden reddine,
2-370.000,00 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Koşulları oluşmadığında tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 28.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatan 9.735,30 TL'den mahsubu ile kalan 9.307,70 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 427,60 TL karar ve ilam harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 4.000 TL bilirkişi ücreti, 240,50 TL tebligat giderlerinin toplamı 4.760,3‬0 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 3.171,59 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça yatırılan 11,50 TL vekalet harcı ve yapılan 91 TL tebligat gideri toplamı 102,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 34,20 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 28/03/2024

Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı