T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/3 Esas
KARAR NO :2024/71
DAVA:Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/12/2022
KARAR TARİHİ:06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın ticari vekillik sözleşmesi ve ticari ünvan ve marka kullanım anlaşması gereği "... Cad. No:l3/A ..." adresinde 2009 yılından ... ticari vekil olarak 2018 yılı Haziran ayına kadar davalı şirket ... ... A.Ş. 'de ticari vekil olarak hizmet verdiğini, müvekkilli ve davalı arasında ticari vekillik sözleşmesi gereği ücret ödemeleri hakkediş şeklinde yapılmakta olduğu, hak edişlerinin 90 gün içeride tutularak ödenmek suretiyle, kesilen faturaları düşülerek hesaplama yapıldığının, müvekkiline davalı yan tarafından her hafta kısmi hak ediş ödemesi yapılmak suretiyle ücret ( hak ediş) ödendiği, müvekkilinin ödemeleri sırasıyla... ... Şubesi, ... ... Şubesi ve ... ... Şubesi' nden aldığı, müvekkilinin, davalı işverenlikten alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla 2018 senesinde olduğu gibi iş yerini davalı yana devrettiği, kendisinin de ... Kargo Şube Müdürü olarak davalı şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiği, müvekkiline hak ettiği ve ödenmesi gereken son üç aylık hak edişinin ödenmediği, tek taraflı mahsup işlemi uygulandığını, müvekkilinin işyerini devrettiğinde davalı şirketin müvekkiline sözde çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatlarına mahsuben 79.486,20 TL (06.06.2018 tarihli) fatura ettiğini, haksız yere fatura edilen meblağın hakedişinden kesinti yapıldığını, müvekkilinin ödenmeyen hakediş alacakları bulunduğunu, işçilerin davalı işyeri bünyesinde çalışmaya devam etmesine rağmen kıdem tazminatı ödemesi şeklinde müvekkiline fatura edilmesinin hukuka ve sözleşmelere aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davalıyla görüşmeleri ve karşılıklı mutabakata varmaları akabinde ticari vekillik sistemiyle işlettiği işyerini imza altına alınan devir sözleşmesiyle devrettiğini, bu devir sırasında sözde işçilerin kıdem tazminatlarına mahsuben 79.486,20 TL (06.06.2018 tarihli) fatura ettiği, fatura edilen meblağın hakedişinden kesinti yapıldığını, yapılan mahsup işlemini kabul etmemekle beraber, anılan 7 işçi , işyeri devrinden sonra davalı işverenlikte çalışmaya devam ettiğini, 2022 yılında işverenlik tarafından işten çıkarıldığı, müvekkilinden haksız yere mahsup edilen kıdem tazminatı ödemelerinin yapılmadığı, müvekkilinin taraflar arasında akdedilen sözleşmeler gereğince ödenmesi gereken ancak ödenmeyen hak edişlerin hesaplanarak arabulucuğa başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerinin, müvekkilinin ticari vekillik sözleşmesiyle işletmiş olduğu işyerini, davalının talimatı ile işyerinde iç teçhizatını, elektrik teçhizatını, işyeri içerisinde bölmeleri ve mutfağın yapım masraflarını yaptırdığını, işyerinde yapılan bakım ve onarım işlerine ilişkin harcamalardan bazıları davalıya fatura edildiğini, davalı tarafından itiraz edilmediğini, iade faturası düzenlenmediği, ancak buna rağmen davalı tarafından bu faturalara ilişkin ödemenin ya hiç yapılmadığını ya da kısmi yapıldığını, müvekkilinin çalışanların el terminallerini dahi kendisinin satın aldığını, satın aldığı beş adet el terminallerinin davalı şirkete fatura ettiğini, ödeme alamadığını, aradaki farkın hesaplanarak alacak talep ettiklerini, bahsi geçen işyerinin yapılan bakım ve onarımın mahkemece uygun görülmesi halinde tespitini talep etiklerini, sözleşmesi gereği sözleşmeye aykırılık nedeniyle talepleri saklı kalmak kaydıyla 2018 senesinde, iş yeri için yaptığı masraflar için ödeme almadan olduğu gibi iş yerini davalı yana devrettiği, kendisinin de ... Kargo Şube Müdürü olarak çalışmaya davalı şirket bünyesinde devam ettiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin alacaklarının tahsili yönünden işbu davanın belirsiz alacak (fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla) şimdilik, davalı işverenden tazmin edilmek üzere taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince ödenmesi gereken ancak ödenmeyen hak edişlere mahsuben şimdilik 100,00 TL, müvekkilinin işletmesiyle ilgili yaptığı tüm harcamalara mahsuben şimdilik 100,00 TL alacak kalemlerinin hesaplanarak arabulucuğa başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari vekillik sözleşmesinden kaynaklı davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesinin mümkün olmadığını, tacir olan davacı uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilecek konumda olup davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının taleplerine karşı zaman aşımı definde bulunduklarını, davacının tüm talepleri zamanaşımına uğramış olduğundan reddi gerektiğini, davacı çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatlarının hakedişinden kesilerek son üç aylık hakedişinin ödenmediğini iddia etmişse de taraflar arasındaki cari hesap ekstresine göre müvekkil şirketin davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, davacı acente müvekkilinin kendisine haksız kesintilere dayalı fatura düzenlediğini ve hakedişten mahsup edildiğini iddia etmiş olsa da yapılan tüm kesintiler geçerli olup hukuki meşruiyetini taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi ile cari hesap sözleşmesinden almakta olduğunu, davacı ticari vekillik süresince müvekkil şirket tarafından ödenmesi gereken bakım ve onarıma ilişkin harcamaları kendi cebinden karşıladığını iddia etmiş ise de bu hususta herhangi bir belge sunulamamış olup sözleşmeye aykırı soyut taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında davacıya gönderilen hiçbir ekstreye zamanında itiraz edilmemiş olması, taraflar arasında cari hesap dönemleri sonunda hesap mutabakatı sağlanması davacının talep hakkının düşmesine neden olduğunu, taraflarına yöneltilen benzer davalarda taraflar arasındaki sözleşmelere istinaden yapılan kesintilerin muteber olduğuna hükmedildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından davacı hak edişinden yapıldığı iddia edilen kesintilerin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında davacının ... şubesi ticari vekili olduğuna dair tarihsiz " TİCARİ VEKİLLİK SÖZLEŞMESİ" ile davacının, davalının ... acentesi olduğuna ilişkin 01/06/2012 tarihli "ACENTELİK SÖZLEŞMESİ" imzalandığı, taraflarca "... 01.10.2009 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren Acentelik sözleşmesinin, her iki tarafın onay ve mutabakatı ile feshine karar verilmiş olup, sözleşme 31/05/2018 tarihi itibariyle fesih olunmuştur. ... acentesinin hiç bir hak ve alacağı kalmamış olup, ... Kargo Aş'ni gayri kabil rücu olarak ibra eder..." açıklamalı aralarındaki acentelik sözleşmesinin tasfiyesine ilişkin " FESİH VE İBRANAME " başlıklı belgenin imzalandığı, yine taraflarca 27.11.2018 tarihi itibariyle cari hesabın 0 TL borç/alacak verdiğine ilişkin "TEDARİKÇİ MUTABAKAT MEKTUBU" imzalandığı, davalı tarafından davacı yana 06/06/2018 tarihli "personel kıdem tazminatı" açıklamalı 79.486,20 TL bedelli fatura düzenlendiği, davacı tarafından son 3 aylık hak edişinden bu faturanın mahsup edildiği ve davalıdan hak ediş alacağı bulunduğu iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; davacının taraflar arasında imzalanan ticari vekillik ve acentelik sözleşmeleri ile davalının ... şubesini işlettiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 31/05/2018 tarihinde feshedildiği, taraflar arasında tarihsiz olarak imzalanan "fesih ve ibraname" başlıklı belge ile cari hebasın 27/11/2018 tarihi itibarile borç ve alacak bakiyesi vermediğine ilişkin "tedarikçi mutabakat mektubu" dikkate alındığında davacının davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı anlaşılmış davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin olarak ödenen 80,70 TL ' den düşümü ile eksik kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!