T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/194 Esas
KARAR NO :2024/344
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/03/2023
KARAR TARİHİ:16/05/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan, mal alım satımlarına dayalı düzenlenen faturalardan doğan 1.260.003,89 TL cari hesap alacağının bulunduğunu, davalı tarafça borcun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı müvekkili şirket ticari kayıtlarına göre davacının alacağı bulunmadığını, pandemi öncesi ve sonrasında özellikle 01/01/2023-31/12/2022 döneminde müvekkili şirket tarafından davacı şirketten mal alımı yapılmadığını, davacının alacağının bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının tazminata mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu hakkında fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emirinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın hükümden düşülmesine yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki birleşen davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.md gereğince iptali istemine ilişkindir.
Fatura, emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (213 sayılı VUK 229. md.). Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Fatura düzenleyen tacirin TTK'nın 21/2. maddede belirtilen karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdî ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. Bu nedenle faturanın TTK'nın 21. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu mal teslimi veya yapılan işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu malın alıcıya teslimi veya işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin satıcı ve yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunludur. Sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş ve iş, mal veya hizmet bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.
Faturada yazılan malların teslim edildiğini ispat yükü, satıcı olan davacıdadır. Faturaya konu mal bedelinden alıcıyı sorumlu tutmak için, faturaların tebliği ve malların tesliminin kanıtlanması gerekir.
Somut olayda alınan 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; usulüne uygun tutulan davalı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 311.138,06 TL alacaklı olduğu, davacı tarafça ticari defter ve kayıtların incelemeye sunulmadığı; takibe dayanak ticari e-faturaya yönelik yasal süresi içinde itirazın bulunmadığından davalı aleyhine borç doğurduğu; bu durumda takibe dayanak fatura bedellerinden davalı taraf alacağının mahsubu sonrasında davacının davalıdan 1.260.003,89 TL asıl alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de;
Yukarıda yapılan genel açıklamalarda da vurgulandığı üzere davacının, alacak talebinde dayanak yaptığı ve karşı tarafa sattığı malların alıcıya teslim edildiği yönündeki iddiasını, HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddesi gereğince kanıtlanması gerekli olup; davacı tarafça dosyaya sunulan delillerle mal teslimi olgusu kanıtlanamamıştır. Bu durumda bilirkişinin, alacağın bulunduğu yönündeki değerlendirmelerine itibar edilmemiştir.
Davacı tarafa, satım konusu malların karşı tarafa teslimine ilişkin iddiasının ispatı bakımından karşı tarafa yemin yöneltip yöneltmeyeceği sorulmuş; davacı tarafın yemin deliline dayanacağını belirtmesi üzerine HMK'nın 233. maddesi gereğince 18/04/2024 tarihli duruşmada davalı taraf şirket yetkilisine (getirtilen sicil kayıtlarına göre, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye) yemin yaptırılmış ve alınan beyanında; takibe dayanak 2 adet fatura içeriğindeki malları yetkilisi olduğu davalı şirketin teslim almadığını, bu mallarla ilgili davacı tarafa herhangi bir borç bulunmadığını bildirmiş; davalı şirket yetkilisinin bu şekilde yeminli beyanının alındığı görülmüştür.
Tüm bu açıklamalara göre; davacı tarafın, davaya konu talebine dayanak yaptığı ve karşı tarafın kabulünde olmayan faturalar konusu malların teslim edildiği yönündeki iddiasını yasal kanıtlarla kanıtlayamadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş; alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötüniyet tazminatı isteminin de reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine,
2-Koşulları gerçekleşmediğinden davalı tarafın tazminat isteminin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 15.217,70 TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 14.790,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 168.600,43 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 25,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!