T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/141 Esas
KARAR NO :2024/47
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/02/2023
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/02/2023
KARAR TARİHİ:25/01/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılmış 19/05/2022 tarihli sözleşme gereği, davalı şirketten satın alınan malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili tarafından banka havalesi ile yapılan toplam 1.414.602 TL ödemenin de iade edilmediği ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 1.414.602 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davadaki taraflar arasında yapılmış sözleşme gereği, asıl davada davalı şirketten satın alınan ancak teslim edilmeyen mallara ilişkin yapılan ödemenin tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporunda birleşen davalının, asıl davanın davalısı ile bağlantısı olduğunun tespit edildiğini, iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle mahkememiz dosyası ile birleştirilmesini ve asıl davadaki talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığnıdan davanın usulden reddi gerektiğini; müvekkili şirketin asıl davada davalı şirket ile herhangi bir bağının bulunmadığını, şirket yetkilileri arasında herhangi bir kan veya kayın hısımlığı da olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Asıl dava yönünden yapılan inceleme sonrasında;
Asıl dava; taraflar arasında yapılmış sözleşme gereği davacı tarafça satın alınan malların teslim edilmediği iddiasıyla mallar için davacı tarafça yapılan ödemenin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, 19/05/2022 tarihli Satış Sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; 6102 sayılı TTK'nın 23/1.maddesinin yollamasıyla olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 207.vd.maddeleri gereğince satıcının borçları, satılanın mülkiyet ve zilyetliğini alıcıya geçirmek; alıcının borçları ise, kararlaştırılan bedeli ödemektir.
Birleştirme kararı öncesi asıl dava yönünden; iddianın ileri sürülüş biçimine göre, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, asıl davada davacı tarafça ileri sürülen nedenlerle dayalı olarak davacının talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, taraf ticari defter ve kayıtları ile getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya konusunda uzman bilirkişi SMMM ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 27/10/2023 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının ticari defter ibrazından kaçındığı, ödeme dekontu ile davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.414.602 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Asıl davada yönünden alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafın iddiası, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasında yapılmış19/05/2022 tarihli salış sözleşme gereğince, benimsenen bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalıdan satın alınan mallara ilişkin davacı tarafça davalıya 1.414.602 TL ödeme yapıldığı, buna karşılık satım konusu malın teslim borcu kendisinde olan davalı tarafça malların teslim edildiğinin iddia ve ispatlanamadığı, bu durumda teslim borcunu yerine getirmeyen davalı borçlunun temerrüdü nedeniyle TBK'nın 125/son maddesi gereğince davalıya yapılan 1.414.602 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davacıya iadesinin gerektiği anlaşıldığından asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan inceleme sonrasında;
Birleşen dava; asıl davada davalı şirket ile birleşen davada davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu iddiasıyla, asıl davadaki talebinin kabulü istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesinde, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü içermektedir.
Yukarıda anılan kanuni düzenlemeler gereği eldeki dava, alacak istemine ilişkin olup, davanın mutlak ticari davalardan olduğu, bu nedenle dava açılmadan önce arabuluculuk yolunun tüketilip dava dilekçesinin ekine arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylı örneğinin eklenmesi zorunlu dava şartıdır.
Bu bilgiler ışığında somut olayda; davacı tarafça arabulucuya başvurmadan eldeki davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulmuş olmasının dahi sonucu değiştirmeyeceği anlaşıldığından arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir (... BAM 22. Hukuk Dairesi'nin 2022/... E.-K. sayılı kararı ile İzmir BAM 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/... Esas-2022/... Karar sayılı kararı).
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın Kabulü ile;
a-1.414.602,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
b-Alınması gerekli 96.631,46-TL karar ve ilam harcından 24.157,87-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 72.473,59-TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
c-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
d-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 185.168,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
e-Davacı tarafça yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 24.157,87 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 6.000 TL bilirkişi ücreti ve 569 TL tebligat giderlerinin toplamı 30.932,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-a-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının, Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle Usulden Reddine,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, asıl ve birleşen davadaki davacı ile birleşen davadaki davalı vekilinin yüzünde, asıl davadaki davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!