WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/863 Esas
KARAR NO :2024/380

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/12/2022
KARAR TARİHİ:28/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı yan arasında ticari ilişki bulunmakta olduğunu, müvekkil ile davalı yan arasındaki cari hesap bakımından tarafların açılmış olan icra takibi tarihi itibari ile birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları bulunmamakta olduğunu, davalı yanca müvekkil aleyhine ....İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı icra dosyası ile takip başlatılmış, muhasebe kısmında yaşanan iletişimsizlik sebebi ile süresi içerisinde itiraz edilemediğini, dosya alacağı işbu dava tarihi itibari ile dosyaya yatırılmış ancak alacaklıya ödenmesinin durdurulması hususunda davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davalı yan kötü niyet ile takibi iktisap ettirmiş olup yapılacak inceleme ile somut olarak ortaya konulacağı üzere müvekkilden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, ileride telafisi mümkün olmayan zararların doğmasını engellemek amacıyla ihtiyati tedbir talepleri ile müvekkilnin borçlu olmadığının tespiti ile takibin taleplerine konu hususlar bakımından iptalini talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili aleyhine açılmış olan ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine ilişkin borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin bu kısımlar yönünden müvekkili bakımından iptaline, menfi tespit taleplerine konu icra dosyası bakımından teminatsız veya İİK madde 72/3 maddesi gereğince mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar icra veznesindeki tutarın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, kötü niyetli takip nedeniyle müvekkilin ticari itibarına onarılmaz zararlar veren davalının dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, her ne kadar davacı tarafça iş bu davanın menfi tespit davası olarak açılmış ise de, dava dilekçesinde davacının açıkça belirttiği üzere dava konusu alacak ödenmiş olup bu surette iş bu davanın menfi tespit davası değil belli bir alacağın ödenmesi talebini içerir istirdat davası olduğunun açık olduğunu, açılan davanın istirdat davası olduğu açıkça ortada olmasına rağmen tespit davası olduğu kabul edilse dahi, tespit davalarının da dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava şartı olan arabulucuya başvurulmamış olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği ve tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacaklarının bulunmadığı iddiası delillerin toplanması neticesinde görüleceği üzere tamamen asılsız ve doğru olmayan bir iddiadan ibaret olduğunu, müvekkil tarafından, davacı şirkete vermiş olduğu hizmet ve kiralama faaliyetleri sonucunda takibe konu alacak miktarının ödenmemesi nedeniyle .... İcra Dairesi Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine konu alacak davacı tarafça ödenmemiş olup dosya kapsamında yapılacak inceleme ve değerlendirmeler sonucunda da müvekkilin takibe konu miktar kadar davacıdan alacaklı olduğu açıkça görüleceğini, müvekkil tarafından davacı firmaya kesilen tüm faturalar davacı firma tarafından kendi kayıtlarına işlenmiş ancak bedellerinin ödenmediğini, bu husus banka kayıtları ile de sabit olduğunu, davalı müvekkile yöneltilen hukuki dayanaktan ve gerçeklikten yoksun huzurdaki davanın reddini talep etme gerekliliği hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle, müvekkili aleyhine doğabilecek herhangi bir zarar sonucu açacağımız her türlü dava ve tazminat hakları saklı tutarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın tüm talepler yönünden reddine, haksız ve kötüniyetli olarak açılan iş bu dava nedeniyle davacının %20 'den aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Davalı tarafından davacı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası ile " 29/11/2021 Tarihli, ... Numaralı Fatura alacağı 4.000,00 TL" borcun sebebi gösterilerek 4.000,00 TL asıl alacak ve 691,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.691,62 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, davacı tarafından itiraz edilmemesi nedeni ile takibin kesinleştiği, dava açılırken takip bedelinin davacı tarafından icra veznesine yatırıldığı anlaşılmıştır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıda olup, eldeki davada davalı takip konusu yapılan 4.000,00 TL miktarlı fatura nedeni ile davacıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altındadır.
Dava konusu alacağın faturadan kaynaklanması nedeni ile taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı yan yapılan ihtarlı tebligata rağmen inceleme günü olan 12/05/2023 günü ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı vekili 06/07/2023 günü sunduğu dilekçe ile geçirdiği rahatsızlık nedeni ile defterleri ibraz edemediklerini beyan etmiş ve 04/05/2023 tarihli epikriz raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Davalı yanın ticari defter ve kayıtları incelenerek bilirkişi Haşim Ayartürk tarafından düzenlenen 09/02/2024 tarihli rapor ile; davalının düzenlediği 4.000,00 TL bedelli dava konusu faturayı 30.11.2021 tarihinde defterlerine işlediği, icra mahkemesi veznesine yatırıldığı, muhtelif bankalar hesabına kaydedilerek kapatıldığı, davalının bakiye alacağı bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen tank bedeli faturasının davalı kayıtlarında bulunmadığı rapor edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. Maddesinin 3. fıkrasında " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, tüm dosya kapsamı ile bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının takip konusu fatura nedeni ile davacıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğu, davalı yanın takip konusu yaptığı faturayı defterlerine işlediği ve davacı tarafından icra veznesine yapılan ödeme ile alacak bakiyesini kapattığı; davacının yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, usulüne uygun olarak eski hale getirme talebinde de bulunmadığı, bu nedenlerle mahkememizce davacının HMK'nun 222/3 maddesi gereği defterlerini ibrazdan kaçındığının kabul edildiği; davalı defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, davalının dava konusu faturayı defterlerine işleyip, davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme ile bakiyesini kapattığı, davalının davacıdan takip konusu fatura nedeni ile takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu anlaşılmış, davanın reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın 72/4. maddesi hükmü ile menfi tespit davası reddedildiği takdirde, şayet takip tedbir kararı verilerek durdurulmuş ise davalı alacaklının alacağına geç kavuşması sebebiyle alacaklı lehine tazminata hükmedileceği düzenlenmiştir. Mahkememizce, verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmadığı bu hali ile davalı yararına tazminata hükmedilmesi için gereken şartların oluşmadığı anlaşıldığından tazminat isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin REDDİNE
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 2.500,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 4.691,62 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda miktar itibarıyla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır