T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/84 Esas
KARAR NO :2024/288
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/10/2016
KARAR TARİHİ:30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25/08/2013 tarihinde davacı ...' nin eşi, ... ' ün babası ... 'ın yolcu konumunda bulunduğu ve sürücülüğünü ... ' in yaptığı plakasız, tescilsiz ... Marka motosikletin şerih tecavüzü yaparak karşıdan gelmekte olan ... plakalı otomobille çarpışması neticesinde motosiklet sürücüsü ile ... 'ın hayatını kaybettiğini, kazaya ilişkin ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Nolu dosyasının mevcut olduğunu, kazaya karışan motosikletin tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle ödenmesi gereken tazminatın muhattabının davalı olduğunu, bu amaçla davalıya yapılan müracaat sonucunda davacılara ön ödeme yapıldığını fakat yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olup mağduriyetinin giderilmediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkili için şimdilik 100,00 TL ' er toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin giderinin davalıya müracaat tarihine müteakip 15 iş günü bitimi tarihinden itibaren veya en geç ön ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yargılama konusu talep için KTK 111/2 maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkili kurum tarafından davacılara müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları sebebiyle 79.973,00 TL tutarındaki destekten yoksun kalma tazminatının 17/12/2013 tarihinde ödenmesi neticesinde müvekkili kurumun ibra edildiğini, bu nedenle davacıların KTK 111.maddesi uyarınca iki yıllık süre dolduktan sonra 09/12/2016 tarihinde ikame ettikleri davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya karışan tescilsiz araç sürücüsü ... ' in vefat etmesi nedeniyle mirasçılarına davanın ihbarına, müvekkili kurumun davacı tarafa ödemede bulunarak üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ve davacının tüm zararının karşılandığını, davacı tarafa ödenen tazminatın ibraname karşılığında ödenmiş olup, müvekkili kurumun başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren tescilsiz araç nedeniyle ... Hesabı' na husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya karışan aracın cinsinin tespiti gerektiğini, kusur oranlarının ATK vasıtasıyla tespitinin yapılmasını, davaya konu destekten yoksun kalma tazminatının uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya yada rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ MAHKEMEMİZDEN VERİLEN KARAR:
Mahkememizin 06/06/2018 tarihli ... sayılı kararı ile davanın;
"İddia, savunma, toplanan ve sunulan tüm deliller birlikte değerlendirilmiştir.
Dava, davacıların desteğinin trafik kazasında vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafça kendisi adına dava tarihinden önce davalı kuruma yapılan müracaat üzerine 17/12/2013 tarihinde toplam 79.973,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı ve yapılan ödeme nedeniyle davacı tarafından hiçbir şerh konulmadan '' Makbuz ve İbraname '' başlıklı belgenin imzalandığı, 2918 sayılı yasanın 111/2.maddesi '' ...tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir... '' şeklinde olup, anılan süre hak düşürücü süre niteliğindedir.
Yerleşik Yargıtay İçtihatları ve 2918 sayılı yasanın 111/2.maddesindeki açık düzenleme dikkate alındığında, davacı tarafın davalı taraftan dava konusu sebebiyle dava öncesinde 17/12/2013 tarihinde 79.973,00 TL ödeme almış olması ve bu ödemeyle ilgili davacı tarafça imzalanan '' Makbuz ve İbraname '' başlıklı belge dikkate alınarak ve dava tarihi olan 27/10/2016 tarihi dikkate alınarak davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesi ile hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40.HUKUK DAİRESİ'NİN KALDIRMA İLAMI:
Mahkememizden verilen ilk kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 18/01/2022 tarih 2019/2321 Esas 2022/50 Karar sayılı ilamı ile;
"Davaya konu trafik kazası davacıların desteği ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir.
İstinafa konu uyuşmazlık tarafların, dava öncesinde KTK 111. maddesi anlamında ödenecek tazminat konusunda bir anlaşmaya varıp varmadıkları giderek davanın hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı sigorta şirketi tarafından ibraz edilen 02/12/2013 tarihli ibranamede, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması nedeniyle, tarafların ödenecek tazminat miktarı konusunda bir anlaşmaya varmış olduklarından bahsedilmez. Dolayısıyla somut olay bakımından sözü geçen yasa hükmünde öngörülen hak düşürücü sürenin uygulama yeri bulunmamaktadır.
Bu durumda, davanın esasına girilmesine engel nitelikte başkaca bir dava şartı bulunmaması halinde desteklik ilişkisi, davacılardan başka pay ayrılması gereken (desteğin) anne babası gibi dava dışı başka kişiler bulunup bulunmadığı, kusur, (alkol) müterafik kusur ve gelir yönünden araştırma yapılarak ve özellikle sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yaptırılıp, ödeme nedeniyle davalı ... Hesabının sorumluluğunu yerine getirip getirmediği giderek borçtan kurtulup kurtulmadığına bakıldıktan sonra eksik ödeme yaptığının anlaşılması durumunda rapor tarihindeki verilere göre hesaplama yaptırılıp sonucuna göre davacının talepleri hakkında değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının mahkemesin gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma tazminatı 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun "Ölüm" başlıklı 53. Maddesinde düzenlenmiş ve; “Ölüm halinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2.Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." denilmiştir.
Somut olayda; 25/08/2013 günü davacıların eş/babaları ...'ın, yolcu olduğu müteveffa ...'in sevk ve idaresinde bulunan tescilsiz ve plakasız motosiklet ile dava dışı sürücünün sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile vefat ettiği, taraflar arasında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 02/12/2013 tarihli MAKBUZ VE İBRANAME başlıklı belgenin imzalandığı, davalı tarafından ... hesabına " ... HS. ... NOLU DOSYA ... İÇİN TEMİNAT ÖDEMESİ" açıklaması ile 17/12/2013 tarihinde 79.973,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacıların eş/babaları olan ...'ın dava konusu kaza nedeni ile vefat etmemiş olsaydı davacı eş ve oğluna destek olacağı acıktır.
Davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi için kazaya karışan tarafların kusur oranlarının belirlenmesi gerekmektedir. Zira 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri gereği davalının sorumluluğu kazaya karışan tescilsiz ve plakasız motosiklet sürücüsü ...'in kusuru oranındadır.
Oluşan kazada kusur oranlarının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmış, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 11/08/2022 tarihli rapor ile sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda gerekçesi yazılı kaldırma ilamı gereği öncelikle davalı tarafından davacılara ibraname karşılığı yapılan ödemelerin ibraname tarihi itibariyle veriler dikkate alındığında davacıların zararını karşılayıp karşılamadığının tespiti için bilirkişi ...'tan alınan 07/02/2024 tarihli ek rapor ile; davacı eşin talep edebileceği tazminat miktarının 99.514,61 TL olduğu ve yapılan 68.416,00 TL ödeme ile davacı zararının %69'luk kısmının karşılandığı, müteveffanın sürücü ...'in alkollü olduğunu bilerek ve koruyucu ekipman takmayarak motosiklete binmesi nedeni ile %25 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği indirim neticesinde davacı zararının 74.635,96 TL olduğu, %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde davacı zararının 59.708,77 TL olacağı ve yapılan ödeme ile davacı zararının karşılandığı, davacı ... ... yönünden değerlendirildiğinde ödeme tarihi itibariyle zararının 8.222,15 TL olduğu yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun davacıların ödeme tarihi itibariyle talep edebilecekleri( indirimsiz) tazminatı belirleyen bölümü hüküm kurmaya elverişli ve dosya kapsamına uygun olmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (Bknz.Yargıtay 4.HD'nin 21.06.2023 tarihli 2022/1434E. - 2023/8272K. sayılı ilamı).
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) “genel hükümlerin uygulanması” başlıklı 87. maddesinin 1. fıkrasında; “ Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. (Bknz.Yargıtay 4.HD'nin 11.03.2022 tarihli 2021/21216E. - 2022/4607K. sayılı ilamı).
Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan açıklamalar, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ile yukarıda gerekçesi yazılı kaldırma ilamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı eş ...'ın ödeme tarihi itibariyle talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 99.514,61 TL olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay uygulaması gereği davacılar desteğinin koruyucu ekipman takmaksızın motosiklette yolculuk yapması nedeni ile tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, yapılan indirim neticesinde davacı zararının 79.611,68 TL olacağı, kaza sırasında davacılar desteği ve sürücü ...'in alkollü oldukları ve kazanın akşam 21:15 civarında meydana geldiği gözetildiğinde desteğin hatır için taşındığı, davacılar vekilinin aksine savunmasının olayın oluşu ile hayatın olağan akışı ile uyuşmadığı, davalının cevap dilekçesi ile hatır taşıması savunmasında bulunduğu dikkate alındığında tazminattan yerleşmiş Yargıtay uygulaması gereği %20 oranında da hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiği netice olarak davacı eşin zararının 63.689,25 TL olduğu ve davalı tarafından yapılan 68.416,00 TL ödeme ile zararının karşılandığı, mahkememizce hükme esas alınan 07/02/2024 tarihli rapor ile tespit edildiği üzere davacı ... ...'ın ödeme tarihi itibariyle talep edebileceği tazminatın 8.222,15 TL olduğu davalı tarafından yapılan 11.558,00 TL ödemenin davacı zararını karşıladığı, bu hali ile davalının davacılara yaptığı ödeme neticesinde davacıların zararlarının karşılandığı ve davalının ödeme neticesinde borçtan kurtulduğu anlaşılmış davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin olarak ödenen 29,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 398,40 TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!