WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/805 Esas
KARAR NO :2024/404

DAVA:Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/12/2022
KARAR TARİHİ:04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil kuruluş ile davalı şirket arasında 01.01.2018 tarihinde yürürlük kazanan Münferit Nakliye Sözleşmesi imzalanmış olup sözleşme örneği ilişikte sunulduğunu, davalı şirket ile müvekkil kuruluş arasında akdedilen sözleşme kapsamında, davalının gönderilerinin kabulü, taşınması ve teslimi müvekkil ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket sözleşme gereği üzerine düşen kargonun taşınması ve teslimi işini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirket bu hizmetin karşılığı olan borcunu ödemediğini, bu sözleşme kapsamında davalının kargo/kurye ücretlerinden toplam 119.917,52-TL borcu bulunmakta olduğunu, ilgili sözleşmenin 7.maddesinde müvekkil şirkete yüklenen bir borç olan "Fiyat Listesinde belirlenen tüm fiyatlar, Türk Lirası olarak faturalanır." maddesine uygun olarak e-faturalar kesilmiş ve karşı tarafa elektronik sistem üzerinden tebliğ edildiğini ancak davalı şirket herhangi bir ödeme yapmadığını, buna ilişkin davalı tarafa e-fatura şeklinde kesilerek elektronik sistemden tebliğ edilen ancak davalı tarafça tebliğ alınmasına ve süresinde itiraz edilmemesine rağmen ödenmeyen fatura örnekleri dilekçe ekinde sunulduğunu, taraflar arasında doğan borçların ödeme zamanı mezkür sözleşmenin "Ödeme Koşulları" başlıklı 7. maddesinde "ödeme vadesi ilgili faturanın Bosch tarafından tebliğ alınmasından itibaren 60 gündür" şeklinde belirlendiğini, dava açılmadan önce davalı ile ... Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru dosya numaralı, ... dosya numaralı arabuluculuk dosyası kapsamında dava şartı arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirilmiş olup anlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 119.917,52-TL borcun ve borca ilişkin her bir faturanın davalı firmaya tebliğ edilmesinden itibaren 60 gün sonra işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı firmaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir borç bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, HMK m.119 e-f bentleri hilafına dava açılmış olan davacının talepleri net olmadığından davacıya taleplerinin açıklattırılmasının gerektiğini, arabuculuk tutanağı da talebi aydınlatır nitelikte olmadığını, Türk Ticaret Kanunu 855. Maddesine göre alacak zamanaşımına uğradığını, zira 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, yine iddia edilen alacağın kaynağı faturalar 2018 tarihli olduğu dikkate alındığında sadece TTK değil diğer meri mevzuat çerçevesinde de alacak zamanaşımına uğradığını, işbu sebeple davanın reddinin gerektiğini, davacı taraf gerçeğe aykırı ve ispata muhtaç alacak kalemlerini talep etmekte olduğunu, müvekkilinin davacı taraftan aldığı tüm kargo ve nakliye hizmetlerine ilişkin hizmet süresi içinde ödemeyi taahhüt ettiği tüm borçlarını eksiksiz ödemiş olup sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı taraf ise, müvekkili ile hizmet ilişkisi bittiği tarih sonrasında talep ettiği alacaklara ilişkin hizmet sağladığını dahi ispatlamaksızın bir kısım fatura keşide etmiş ve alacak iddiasında bulunduğunu, nitekim müvekkili şirket cari hesap tablosuna bakıldığında cari hesapta bir ödenmesi gereken bir bakiye bulunmadığı açık olduğunu, davacının alacak taleplerine dayanak sunmuş olduğu 11 adet faturaya bakıldığında 3 adet faturanın halihazırda ödenmiş olduğu ve müvekkil şirketin bunlara istinaden herhangi bir ödeme borcu bulunmadığı ispatlanmakta olduğunu, kalan 8 adet fatura için ise esasen faturalara karşılık davacının sunmuş olduğu hizmeti açıklamamasından kaynaklanan farklı sebeplerle müvekkil şirket tarafından faturaların iade edildiğini, müvekkili şirketin davacıya cari hesaptan kaynaklı borcunun bulunmadığını, taraflar arasında cari hesaba ilişkin 2020 yılında '' 0 Bakiye '' bulunduğuna dair mutabık kalınmasına rağmen huzurdaki davada kötü niyetli olarak alacak kalemleri talep edildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haksız alacak davasının usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında imzalanan Münferit Nakliye Sözleşmesi uyarınca alacak istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan sözleşme uyarınca kargoların taşınma ve teslim işlerinin tarafınca yerine getirildiği halde davalının sözleşmede kararlaştırılan bedelleri ödemediğini iddia etmiş, davalı ise sözleşmeyi kabul etmekle birlikte davacının alacak bakiyesi bulunmadığını, davacı yana verdiği hizmet karşılığında gereken ödemelerin yapıldığını savunmuştur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İddia ve savunma ile ispata ilişkin yukarıda yazılı kanuni düzenlemeler dikkate alındığında, davacı davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altındadır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, Muhasebe ve Finans alanında uzman Doç. Dr. ... ve Lojistik ve Taşıma Uzmanı Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 16/08/2023 tarihli rapor ile; defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresi içerisinde yapıldığı, davalının incelenen defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalı yana borçlu olmadığı, davacının defterlerinde ise alacak kayıtları müşteri bazlı değil toplu yapıldığı için ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığı, davacının alacak tutarını oluşturan her faturayı, taşıma işine ilişkin teslim tesellüm belgeleri ile taşıma işini tesvik eden tüm belgeleri sunması gerektiği rapor edilmiş, davalı yanın itirazı üzerine aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/03/2024 tarihli rapor ile; davacı tarafından istenen davacı defter ve kayıtlarının sunulmadığı, ...'nün 20/02/2024 tarihli yazısıyla "...birimlerinin istenen evrakları iletmemeleri" ve " ilgili merkezden talep edilmesine rağmen muavin defter kayıtları uluşmadığı" gerekçeleriyle istenen bilgi ve belgelerin incelemeye sunulamadığı hususunun bildirildiği; Aynı yazıda "davalı iade faturalarının, davacı tarafa geldiği, muavin defter kayıtlarına yansımadığı; ancak sistemdi reddedilmeyip kabul edildiği" belirtilerek davacı aleyhine olan davalı iade faturalarının usulüne uygun olarak iade veya iptal işlemi yapılmadığı hususunun kabul edildiği; davacının iddia ettiği alacağını ispata elverişli defter ve kayıtlarını sunmadığı rapor edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispat yükü altında olduğu, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yana borcunun bulunmadığı, davacının incelenen kayıtlara göre davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği, alacağının varlığını ispata yarar başkaca delil de sunmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 2.047,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.620,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 19.186,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır