WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/535 Esas
KARAR NO :2024/164

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/08/2022
KARAR TARİHİ:07/03/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya satışı yapılan ürünlere yönelik müvekkilinin davalıdan olan fatura alacağının ödenmediğini, taraflar arasında yapılmış 13/12/2017 tarihli Borç Yapılandırma Sözleşmesi gereği, yapılan bir kısım ödemenin dışında bakiye 660.874,06 TL'nin ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafça haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresi geçtikten sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücüsü süre itirazında bulunduklarnıı, müvekkili şirketin adresi itibariyle yetkili mahkemelerin ...Mahkemeleri olduğunu; taraflar arasındaki ilişki kapsamında cari hesap doğrultusunda mal karşılığı ödemelerin yapıldığını, gerektiğinde iade faturalarının da kesildiğini, işletilen faiz oranlarına itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuş; davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu hakkında faturalara yönelik alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın hükümden düşülmesine yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Davalı yetki ilk itirazını yasal 2 haftalık cevap verme süresi içerisinde yapmadığından, HMK'nın 19/2.maddesi gereğince bu konudaki itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine, alacağın muacceliyet tarihine, takipteki borca itiraz tarihinden sonra davanın açıldığı tarihe göre, davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından, davalının bu konudaki itirazları da yerine görülmemiştir.
Dava; faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.md gereğince iptali istemine ilişkindir.
Fatura, emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (213 sayılı VUK 229. md.). Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Fatura düzenleyen tacirin TTK'nın 21/2. maddede belirtilen karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdî ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. Bu nedenle faturanın TTK'nın 21. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunludur. Sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş ve iş, mal veya hizmet bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.
Somut olayda uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden,davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere.... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, bu yönden aldırılan 30/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüş; bu kez davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş; bu yönden bilirkişi Malimüşavir ...'dan alınan 04/01/2024 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Talimatla alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafça 2017 yılı yasal defterler ibraz edilmediğinden takibe dayanak 13 adet faturanın muhasebe kayıtlarında yer alıp almadığı hususunda tespit yapılmadığı, davacının faturalara istinaden davalıdan 608.994,11 TL asıl alacağının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda özetle; usulüne uygun tutulan davacı taraf ticari defter ve kayıtlara göre, BA ve BS bildirimleri dikkate alınarak davacının davalıdan 608.966,36 TL asıl alacak, 284.641,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 893.608,08 TL alacaklı olduğu yönüne görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görülmüş, rapora yönelik itirazlar yerinde görülmemiş, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; mahkememizce alınan bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere, usulüne uygun tutulan davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satılıp teslim edildiği anlaşılan faturalandırılmış ürünlerden kaynaklı olarak davacının davalıdan 608.966,36 TL asıl alacak ve borç yapılandırma sözleşmesindeki vadelere göre 284.641,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 893.608,08 TL alacaklı olduğu, borç yapılandırıldıktan sonra davalı tarafça ödemenin yapıldığının usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı anlaşıldığından mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen toplam 893.608,08 TL alacak miktarına yönelik davalının vaki itirazının İİK'nun 67.maddesi gereğince iptaline; belirlenen-tespit edilen alacak miktarını aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından reddine; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen miktar üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalı borçlunun ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasında alacaklı tarafça talep edilen 608.966,36 TL asıl alacak ve 284.641,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 893.608,08 TL'ye yönelik itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren (yıllık %15,75 oranını geçmemek kaydıyla) avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2-İtirazın iptaline karar verilen toplam 893.608,08 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 178.721,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine,
4-Reddedilen miktar yönünden koşulları gerçekleşmediğinden davalı tarafın tazminat isteminin reddine,
5-Alınması gerekli 61.042,37-TL karar ve ilam harcından 19.743,37-TL peşin ve icraya yatan harcın mahsubu ile 41.299,00-TL'nin davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin 1.205,80 TL'sinin davalıdan, 354,20 TL'sinin davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,
7-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan peşin ve icraya yatan harç miktarı 19.743,37 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 128.296,89 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 41.374,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 301 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 11.393,20 TL'nin kabul ve ret oranına göre 8.806,35 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
11-Davalı tarafça yapılan 11,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 2,60 TL'sinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
12-Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024

Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı