T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/445 Esas
KARAR NO:2023/811
DAVA:İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/06/2022
KARAR TARİHİ:01/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı - karşı davalı vekili; davalının müvekkili şirketin Türkiye çapında acentelik sözleşmesi yaptığı 700'ü aşkın acentesinden biri olduğunu, taraflar arasında düzenlenen acentelik ve vekalet sözleşmelerine dayanarak acente olarak faaliyeti sürdürdüğünü, 15/05/2019 tarihinde ise müvekkili şirketin keşide etmiş olduğu fesih ihtarnamesi gereği acenteliğinin feshedildiğini, davalının söz konusu ticari faaliyeti neticesinde müvekkili şirkete 200.266,30-TL tutarında cari hesaptan kaynaklanan ticari nitelikli borcu bulunduğunu, cari hesaba dayalı alacağının tahsili amacıyla müvekkili tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep talep etmiş, karşı davanın ise; taraflar arasında sulh protokolünün bulunması nedeniyle 21/09/2023 tarihine kadar duruşmanın ertelenmesini, aksi kanaat halinde karşı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretin karşı davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili ise; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, takibin durmasından itibaren 1 yıl içinde açılması gerekirken süresinde açılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin acentelik sözleşmesi olmadığını, vekalet sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin 2009 yılına kadar davacı firmanın sigortalısı olarak şube yönettiğini, bu tarihten itibaren davacı firmanın ağırlıklı olarak şube müdürleri ile imzaladığı sözleşmeler ile kendilerini vergi yükümlüsü kılması ve kendi sorumluluğunu azaltmak amacıyla şube müdürlerini ağır sorumluluk altına sokmak için adeta kanuna karşı hile yöntemine başvurması sonucu bu duruma düşürüldüğünü, müvekkilinin çalıştığı şube ile ilişkisinin 15/05/2022 günü kesildiğini, ancak ısrarla talep etmesine rağmen kendisine kesilecek fatura tutarları davacı firma tarafından bu faturalar kesilmediği için davacı tarafından müvekkiline hak edişleri ödenmediğini, ödeme yapılmadığı için çalışanların maaş ve ödemeleri de yapılmadığını, davacı tarafın kendisi tarafından yaratılan bu kaotik durumu fırsat olarak gördüğünü ve 15/05/2019 tarihinde müvekkilinin çalıştırmakta olduğu işyerine henüz kendisine herhangi bir yasal bildirim yapılmadığını adeta metezori bir biçimde el koymuş, kendisini uzaklaştırdığını, dilekçede ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle davacının haksız feshi ile müvekkilinin işyerine el koyması, çalışanlarının kıdem tazminatına mahsuben kıdem tazminatı fono adı altında kaynaktan yaptığı kesintiler ve faizlerinden, fesih öncesi döneme ilişkin 2 aylık fatura hesaplarını bildirmemesi nedeniyle kesilemeyen fatura dönemi alacakları, teslim edilmeyen demirbaş bedelleri ve iş alacaklarında kaynaklı doğmuş ödenmeyen alacaklar nedeniyle karşı dava ikame etmek zorunluğu doğduğunu, bu doğrultuda asıl davanın reddini, karşı davalarının kabulünü, hakediş bedeli olarak 25.000,00-TL'nin, kıdem tazminatı fonu olarak kesilen bedellerin ve nemaları için 15.000,00-TL'nin teslim olunmayan demirbaş bedeli olarak 5.000,00-TL'nin, sözleşme ekinde karşı tarafa teslim edilen 02/12/2009 tanzim tarihli bononun müvekkiline iade edilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Asıl dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava; acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Davalı - karşı davacı vekilinin 30/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen borç ilişkisinden doğan ödeme protokolü başlıklı 19/09/2022 tarihli protokol gereği taraflarından tüm ödemelerin yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, tarafların yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı - karşı davalı vekilinin 27/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; borç ödeme protokolü kapsamında davalı tarafından ödemelerin yapıldığını, davanın konusuz kaldığını, davalı taraftan herhangi bir yargılama gideri vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, protokolde geçen anlaşma maddeleri uyarınca aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin beyanları çerçevesinde asıl ve karşı davanın konusunun kalmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
Asıl Davada;
1-Konusu kalmayan dava hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-İcra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekil 269,85-TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 2.418,72-TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 2.148,87-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 660-TL'sinin davacı - karşı davalıdan, kalan 660-TL'sinin davalı - karşı davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
5-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karşı Davada;
1-Konusu kalmayan dava hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2Alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcının davalı - karşı davalıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabulucu ücretinin 780-TL'sinin davalı - karşı davacıdan, kalan 780-TL'nin ise davacı - karşı davalıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
4-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!