WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/818 Esas
KARAR NO :2024/199

DAVA:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/12/2021
KARAR TARİHİ:19/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı üç adet kalıp yapımı konusunda anlaştıklarını, ürünler müvekkili tarafından bir gecikme olmaksızın imal edilmiş ve bunlardan iki adeti yine bir gecikme olmaksızın teslim edildiğini, üçüncü makinenin imal edildiği ve teslim edileceği sırada ise taraflarına .... Noterliği'nin 22.03.2021 tarih ... yevmiye no'lu ihtarnamesi 24.03.2021 tarihinde taraflarına ulaştığını, bu ihtarnameye ....Noterliği'nin 29.03.2021 tarih ... yevmiye no'lu cevabi ihtarname gönderildiğini, davalı ihtarname ile kendilerinin iki adet kalıp siparişi verdiğini ve bunların bir adetinin siparişleriyle alakalı olmayan bir makine olduğunu, 90.000,00 TL ödeme yapıldığını, bir adet kalıpta kusur olduğunu ifade ettiklerini, anılan sebeplerle sözleşmeyi feshettiklerini ve 90.000,00 TL'nin iadesini talep ettiklerini belirttiklerini, cevabi ihtarnamede ise toplamda üç adet kalıp sipariş verildiği ve bunların teklifteki kalıplardan daha üst nitelikte olduğu tarafların bunlar için herhangi bir fiyat belirlemesi yapmadığı, ürünlerin imalatı sırasında iki tarafın anlaşarak uzlaşacağı bir rakamın, satış rakamı olacaklarını kabul ettikleri belirtiltiklerini, bunun yanında ayrıca gecikme iddialarına karşılık , davalı firmanın kalıpların teslimine yakın bu kalıpları çalıştıracak makineleri henüz tedarik edemediklerini ifade etmeleri üzerine teslim gerçekleşmediği, kendi kusuru ile gecikmeye sebep olan tarafın bu durumdan lehe sonuç elde etmesi hukuk düzeninin koruduğu bir husus olamayacağı , dolayısıyla gecikme konusundaki iddiaların yersiz ve kötüniyetli olduğu ifade edildiğini, yine makinelerden bir adetinin kusurlu olduğu iddialarına karşılık da bu kusurun kullanım sonucu ortaya çıkan bir ayıp dahi olsa bu kadar uzun zaman herhangi bir bildirim yapılmaması TTK23'e aykırı olduğuna ve dolayısıyla sözleşmenin keyfi nedenlerle fesheldiğine değinilmiş ve bu sebeple kalan bakiye ödeme ile zararların tazmini talepli dava açılacağı ifade edildiğini, müvekkilinin bir eser meydana getirip onu teslim etmekle, karşı taraf ise bu makinelerin bedelini ödemekle mükellef olduğunu, toplam üç adet makine üretimi yapılmış olup, bunlardan ilk makine 20-25 10.2020'nin sonunda, ikincisi ise 25.02.2021 tarihinde teslim edildiğini, ürün niteliklere uygun üretilmiş ve taraflarına yüklenebilecek herhangi bir kusur ya da sorumluluk olmaksızın zamanında teslim edildiğini, ürünün geç teslim edildiği iddiası da iyiniyetten yoksun olduğunu, dolayısıyla ürünlerin ayıplı olmadığını bu hususa ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalıya gönderilen üç adet faturaya da sekiz gün içerisinde geçerli mahiyette herhangi bir itiraz yapılmadığını, müvekkiline 3 makine siparişi verilmiş ve müvekili bu siparişler doğrultusunda herhangi bir gecikme olmaksızın ayıpsız ürünler imal etmiş ve ancak sonrasında sözde gerekçelerle sözleşmeden dönülmek istendiğini, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğuna ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle imal edilen 3 adet makinenin piyasa değerinin ve dolayısıyla ödenmeyen toplam bakiyenin hesaplanıp tespit edilmesini ve tahsilini, bunun yanında ayrıca sözleşmenin haksız yere feshedildiğinin tespiti ile müvekkilinin bu anlamda uğramış olduğu zararın hesaplanmasını şimdilik ve sonrasında artırılmak üzere şimdilik ve sonradan artırılmak üzere bakiye kalan 28.000,00 TL' lik bedelin alacaklının temerrüde düştüğü günün tespit edilmesi ile o günden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesini, müvekkilinin kalan bakiye ödemeyi alamaması sebebiyle uğramış olduğu diğer zararlar dolayısıyla şimdilik ve sonradan artırılmak üzere 2.000,00 TL 'nin alacaklının temerrüde düştüğü günün tespit edilmesi ile o günden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama harç ve giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
ISLAH DİLEKÇESİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 17/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinin tetkikinde, bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah taleplerinin dikkate alınarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutulmak suretiyle 63.400,00 TL ve 2.000,00 TL ' lik bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve gerçeği yansıtmamakta olup reddedilmesinin gerektiğini, taraflarca yapılan anlaşma gereğince sipariş formunda açıkça görüleceği üzere "Teslim tarihi 120 iş günü olup, sipariş öncesi 1 adet istenilen kalıp önden teslim edilecektir" denildiğini, buna rağmen davacı firma taahhüdünü yerine getirmemiş, sipariş öncesi 1 adet teslim edeceğini taahhüt ettiği kalıp için ödeme talebinde bulunarak sözleşmeye aykırı davranmış, aralarındaki güven ilişkisini zedelendiğini, müvekkil 16.06.2020 tarihinde ilk kalıbın teslimi için sözleşmeye aykırı bir talep olmasına rağmen işin görülmesi için ön ödeme olarak 15.000,00-TL göndermiş ancak davacı firma yine de ilk kalıbı göndermeyerek sözleşmeye aykırı kötü niyetli davranışını sürdürdüğünü, davacı ilk kalıbı teslim etmeden sürekli olarak ek ödemeler talep etmesi neticesinde müvekkil tarafından son olarak 07.12.2020 tarihinde 15.000,00-TL olmak üzere toplamda 90.000,00- TL göndermiş ve bundan sonra ilk kalıp kendisine teslim edilmediği sürece başka ödeme yapılmayacağı davacıya bildirmiş ancak buna rağmen davacı işi yapıp müvekkile teslim etmediğini, davacının taahhüdünü yerine getirmemesi aralarındaki sözleşmeye aykırı kötü niyetli davranışları üzerine yaptığı ödemelerin iadesini talep edeceğini bildirdikten sonra 13.03.2021 tarihinde davacı müvekkilin iş yerine bir adet ve siparişlerinde bulunmayan ebat ve vasıfta kalıp getirip bırakmış ve sistem üzerinden iki adet kalıp teslim etmiş gibi fatura düzenleyerek müvekkile gönderdiğini, faturada yazdığı üzere 2 değil, 1 adet kalıp teslim edilmesi ve teslim edilmiş kalıbın kusurlu olmasından ötürü davacıya .... Noterliği aracılığıyla 22.03.2021 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarname ile sipariş ettikleri kalıbın vasıf ve ebat olarak alakası olmayan, teknik olarak da kusurlu olan kalıbın iade alınmasını, faturaların kabul edilmediğini, taahhüdünü yerine getirmeyip kötü niyetli davranışlar sergilediği için sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ve o zamana kadar ödemiş olduğumuz paraların iadesi talep edildiğini, davacı tebliğ aldığı bu ihtarnameye rağmen teslim edilmeyen bir mala ilişkin 05.04.2021 tarih ve ... numaralı bir fatura düzenleyerek müvekkile gönderdiğini, bu faturanın kabul edilmediğine ilişkin davacıya .... Noterliği 12.04.2021 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile bildirildiğini, davacının gönderilen ihtarnamelere rağmen müvekkilin o zamana kadar ki yapmış olduğu ödemeleri iade etmemesi üzerine taraflarınca .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatılmış olup, işbu icra dosyasına davacı tarafından itiraz edilmemesi üzerine dosyanın kesinleştiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle sözleşmeye aykırılık nedeniyle dava ve tazminat hakları saklı tutarak davacının davasının esastan reddini, yargılama harç ve giderleri, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesi nedeni ile bakiye iş bedeli ile sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zararların tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini 6098 sayılı TBK'nun 470. maddesinde " Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." olarak tanımlanan ve taraflar arasında kalıp yapımını konusunda anlaşılan eser sözleşmesi oluşturmaktadır. Dosya kapsamına yansıyan belge ve beyanlardan anlaşılacağı üzere davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir.
Taraflar arasında 01/02/2020 tarihli teklif formuna istinaden 120 iş günü içerisinde teslim edilmek üzere kalıp yapımını konu alan KDV dahil 366.980,00 TL bedelli eser sözleşmesinin kurulduğu, teklif formundan sipariş öncesi 1 adet istenilen kalıbın önden teslim edileceğinin, kalan kalıplar için %60 nakit ön ödeme alınacağı, kalan bakiye teslim alındıktan sonra ürünlerin teslim edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, davalının teklif formunda belirtilen kalıplardan üst nitelikte 3 adet kalıp siparişi verildiğini, taraflar arasında bedel kararlaştırılmadığını, kalıpların süresinde imal edilip 2 tanesinin davalı yana teslim edildiğini, davalının teslim edilen kalıpları siparişte belirtilen nitelikte olmadığını belirterek sözleşmeyi feshettiğini iddia etmiş, davalı ise taraflar arasında teklif formunda belirtilen şekilde kalıp üretimi için sözleşme kurulduğunu, davacı yana 90 bin TL ödeme yapılmasına rağmen sipariş öncesi teslim etmesi gereken kalıbı teslim edilmediğini, 13/03/2021 tarihinde sipariş ile ilgisi olmayan kalıbı bıraktığını, 1 kalıp teslim edilmesine rağmen 2 kalıp teslim edilmiş gibi fatura kesildiğini bu nedenle .... Noterliğinden gönderilen ihtarname ile sözleşmenin feshedilerek yapılan ödemelerin iadesinin talep edildiğini savunmuştur.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 28/10/2022 tarihli rapor ile; davacı tarafından davalı yana 13.03.2021 tarihli 2 gözlü iç köşe kompozit kalıbı açıklamalı, 35.400,00 TL miktarlı, 13.03.2021 tarihli 3 gözlü hidrolik kompozit kalıbı açıklamalı,70.800,00 TL miktarlı ve 05.04.2021 tarihli 3 Nolu iki gözlü pnömatik destekli kompozit kalıbı açıklamalı 47.200,00 TL miktarlı toplam 3 fatura düzenlendiği, faturaların e-arşiv fatura olduğu, davalının e-arşiv fatura mükellefi olduğu, faturaların davalının e posta adresinde mevcut olmadığı, davalı tarafından .... Noterliğinden gönderilen 22/03/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği ve ihtarname de tam olarak belirtilmemekle birlikte davacı tarafından düzenlenen 13/03/2021 tarihli faturalara itiraz edildiği, davacı tarafından gönderilen .... Noterliği'nin 29.03.2021 tarihli ihtarnamesi ile davacı tarafından faturalara dair itirazının kabul edilmediği ve davacının sözleşmenin feshi nedeni ile yasal haklarını saklı tuttuğu, davalı tarafından gönderilen .... Noterliği'nin 12/04/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedilmesine rağmen davacının teslim etmediği ürüne istinaden düzenlediği 05/04/2021 tarihli faturaya itiraz edildiği, davalı tarafından davacı yana 90.000 TL ödeme yapıldığı, tarafların usulünce tutulan defterlerine göre davacının davalıdan 63.400,00 TL alacaklı olduğu, davalının ise davacıdan 90.000 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, aradaki farklılığın davacı tarafından düzenlenen toplam 153.400 TL bedelli faturalardan kaynaklandığı, davalının 13/03/2021 tarihli faturalara süresi içerisinde itiraz etmediği, 05.04.2021 tarihli faturaya ise süresi içerisinde itiraz edildiği, dosya içerisinde kalıpların teslim edildiğine ilişkin teslim tutanağı ya da sevk irsaliyesi bulunmadığı, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığının rapor edildiği, 05/09/2023 tarihli ek rapor ile de aynı yönde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi de “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmünü içermektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının, davalı ile teklif formunda belirtilen nitelikteki ürünlerden farklı nitelikte kalıp üretimi konusunda anlaşmaya varıldığını ve anlaşma konusu ürünleri davalı yana teslim edildiğini ispat yükü altında olduğu, tarafların kabulünde olan 01/02/2020 tarihli teklif formunda kalıpların 120 iş günü içerisinde teslim edileceğinin yazılı olduğu, ancak davalının ilk gönderimi 13/03/2021 tarihinde yapıp bu tarihte 2 adet fatura düzenlediği, davacının 2 ürün için fatura düzenlemesine rağmen, ürünlerin teslim edildiğine dair başkaca bir delilin sunulmadığı, davalının kararlaştırılandan farklı 1 kalıbın teslim edildiğini savunduğu, üretilen kalıpların teklif formundan farklı nitelikte olduğunun davacının da kabulünde olduğu, davacının iddia ettiği üzere aralarında teklif formunda belirtilenden farklı nitelikte kalıp üretimi konusunda anlaşma bulunduğunu ispat edemediği, davalının kabulünde olması nedeni ile davalıya gönderildiği anlaşılan 1 kalıp yönünden tarafların kabulünden farklı olarak, ayıplı teslim değil, sözleşmeye konu bulunan maldan başka bir mal teslim edilmesi sebebiyle sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi (aliud teslim) olduğu, bu durumda sözleşmenin hiç ifa edilmemiş gibi kabul edilmesi gerektiği ve davacının ifa borcunu yerine getirdiğini ispat edemediği, davacının yerine getirmediği sözleşme nedeni ile talepte bulunamayacağı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Bknz. Yargıtay Kapatılan 19. HD'nin 2017/3797E.-2019/1557 K. İstanbul BAM 13.HD'nin 2019/659E.-2021/124K. sayılı ilamları)
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 512,33 TL harçtan ve ıslah harcı olarak yatırılan 604,55 TL ' den mahsubu ile bakiye 689,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karış davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır