WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/349 Esas
KARAR NO :2024/295

DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:21/05/2021
KARAR TARİHİ:07/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı arasında kargo sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme unsurları gereği taşıyıcının taşıma taahhüdünde bulunduğunu, gönderenin ise taşıma ücretini vermeyi borçlanması olduğunu, bu sözleşme içerisinde mesafelere ulaştırma saatleri, davalı ve müvekkil şirketin yükümlülükleri, ücret tarifesi ve ödeme şekli, uyuşmazlık durumunda yetkili mahkemeleri hususları belirtildiğini, müvekkil şirket, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirmiş olup yapılan taşıma işlemleri neticesinde faturalar kesildiğini, buna karşılık davalı, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini, bu fatura değerlerinin toplamı 10.387,01 TL olduğunu, müvekkil şirket taraflar arasında imzalanan kargo sözleşmesi gereğince ifa yükümlülüğünde olduğu kendisine verilen kargoları tam ve özenle taşıma olan tüm edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı taraf tek yükümlülüğü olan para verme edimini gereği gibi ifa etmediğini, bunun üzerine icra takibine geçildiğini, davalı yan .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri 10.387,01 TL tutarındaki icra takibi nedeniyle düzenlenen alacağa itiraz ettiğini, borcun itirazı haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 2021/... Arabuluculuk Numaralı dosya ile 18.03.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında gerekli muvafakat sağlanamaması sebebiyle takibe konu olan alacağın tahsili amacıyla işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davacı yan her ne kadar dava dilekçesinde kargo taşımacılığı sözleşmesi gereğince müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirmediğinden bahsetse bile asıl davacı taraf, taşıma sözleşmesi gereğince sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacı şirkete bağlı ... kargo ... Şube Müdürlüğü'nce yapılan taşıma sırasında birçok ürün hasar görmüş ve çalınmış olduğunu, bu sebeple yine davacı yanın da dayanmış olduğu kargo sözleşmesi gereğince tazmin bedellerinin taraflarına ödenmesinin gerektiğini, nitekim müvekkili firmaya ait ürünler davacı tarafından alındıığını ve teslim edilemediğini, müvekkilinin burada zarar görmüş ve maddi kayıp yaşadığını, nitekim davacı tarafa konu ile ilgili olarak 31.09. 2019 tarihli ... Yev. No'lu ihtarı gönderdiğini, davacı yan tarafından ihtara karşılık hiçbir ödeme yapılmadığını, ancak ... Kargo ... Şubesinin temsilcisi tarafından ilgili tazmin bedellerinin kendisinden tahsil edildiği ve tarafflarına ödeneceği söylenmiş ancak bugüne kadar ödeme yapılmadığı gibi işbu dava taraflarına ikame olduğunu, dosya üzerinden yapılacak inceleme ile de görüleceği üzere müvekkili lehine olan alacak karşı tarafın talep ettiği miktardan fazla olduğunu, bu nedenle karşılıklı olan alacak borç ilişkisinin fazla olan miktar oranında takas ve mahsup edilerek takibin iptaline karar verilmesi istemlerinin hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkili firmanın alacağının davacı taraftan çok olması nedeniyle dava bedeli kadarının takasına karar verilmesine, takas talepleri kabul edilmeyecek ise davacı tarafın ödememiş olduğu tazmin bedellerinin taraflarına ödenmesine karar verilmesini, açılan haksız davanın reddine, davacı tarafa %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK 'nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile 10.387,01 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı yana 29/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından 04/02/2021 tarihinde yasal 7 günlük süre içerisinde yapılan itiraz ile takibin durduğu, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, alacaklı tarafından 21/05/2021 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağın taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının cevap dilekçesi ile taşınan ürünlerin hasarlandığını ve çalındığını savunarak takas def'i ileri sürdüğü anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeni ile mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/05/2022 tarihli rapor ile ; davacı yana taşınması için teslim edildiği iddia edilen ürünlere ilişkin taşıma irsaliyesi, irsaliyeli fatura gibi belgeler sunulmadığından davacı yana teslim edilen ürünlerin içeriğinin tespit edilemediği, davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 10.420,77 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından taşınan kargolara ait belgeler davacı yandan istenerek dosya içerisine alınmış ve yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/01/2024 tarihli rapor ile; davalı tarafından davacı yana taşıması için verile 4 ayrı sevkiyattan ... nolu kargonun teslim edilmediği ve kayıp arama başlatıldığı, ... nolu kargonun "FİRMA KAŞESİ" notu ile teslim edildiği, ... nolu kargonun "... A.Ş" notu ile teslim edildiği, ... nolu kargonun "...'A TESLİM" notu ile İADE teslim edildi olarak görüldüğü ancak, dijital sistem kayıtlarının ekran görüntüsünde teslim görülen kargoların ıslak imzalı teslim bilgilerinin dosya kapsamında tespit edilemediği, davacının ilgili kargoları teslim ettiğini ispat edemediği, davacının sınırlı sorumluluk gereği 863,62 TL zarardan sorumlu olduğu, mahkememizce dijital ekran görüntülerinin teslim için yeterli kabul edilmesi halinde davacının sorumlu olduğu tutarın 196,77 TL olduğu rapor edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından veya hasarından doğan zararlardan sorumludur. Somut olayda, davacının taşınması için kendisine teslim edilen kargoları alıcılarına teslim ettiğini, imzalı teslim belgeleri ile ispat edemediğinden Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi gereğince davalının zararından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886). Davacı tarafça teslim alındığı sabit bulunan eşyaların alıcısına teslim edilmemesinin makul kabul edilmesinde olanak bulunmaması, dolayısıyla TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davalının uğradığı zararın davacının pervazsızca davranışından kaynaklanması nedeniyle (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) davacı şirketin TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davacının davalının gerçek zararı ile sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır.
Davalının ise gerçek zararını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafından kargo bilgilerine dair sunulan belgelerde irsaliye numaralarına düşülen notların, davalı tarafından alıcılara kesilen fatura irsaliye numaraları ile uyumlu olduğu, davalı tarafından düzenlenen fatura içeriklerinin farklı marka ve modelde cep telefonu olduğu, davacı yana da bu cep telefonlarının taşınması için teslim edildiği, davacı vekili tarafından sunulan kargo bilgilerini ilişkin evraklarda da ... numaralı faturada ürün içerik bilgisinin telefon olarak yazılı olduğu, sunulan faturalara göre ürün bedelleri toplamının 21.868,12 TL olduğu, davalının kaybedildiğini iddia ettiği ürün bedelinin 15.047,78 TL olduğu, davalının takas def'i dikkate alındığında , bilirkişi raporu ile 10.420,77 TL olarak tespit edilen alacak kaleminden bakiye kalmadığı anlaşılmış ve davalının takas defi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı yanın reddine karar verilen alacak istemi yönünden kötü niyetli olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu sebeple davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin olarak ödenen 169,46 TL harçtan mahsubu ile bakiye 258,14 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 10.387,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, miktar itibarıyla kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.07/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır