WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/659 Esas
KARAR NO :2024/402

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:02/12/2020
KARAR TARİHİ:03/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirket ile 27/10/2011-10/04/2019 tarihleri arasında sermaye ortaklığı yapmış olduğunu, davalı yana, 10/04/2019 tarihinde payına düşen sermaye ödenmiş ve aynı gün Ticaret Sicil Gazetesi’ne ilan verilerek ortaklığına son verilmiş, müvekkili şirkette 10/04/2019 tarihinden sonra iki ortağı bulunmakta olduğunu, bu kişilerin davalı yanın kayınpederi ... ve müteveffa ... olduğunu davalı yanın, kayınpederi de bir süre sonra ortaklıktan çıkarılmış, müvekkili şirketin bugün itibariyle yetkili müdürünün müteveffa ...’ün eşi ... olduğunu, davalı yanın, 10/04/2019 tarihinden sonra müvekkili şirket adına kayıtlı olan telefon hatlarını kendi adına kaydettirmiş, davalı yanın, müvekkili şirkette hiçbir hak sahipliği ve yetkisi kalmadığı halde, müvekkili şirkete ait üç adet bilgisayarı alarak zimmetine geçirmiş, söz konusu bilgisayarlarda şirketin işleyişi hakkında bilgiler, sipariş ve ürün alımı ile bilgiler bulunduğunu, aynı zaman da bilgisayarlarda, siparişlerin üretimin de gerekli olan kalıp çizimleri olduğundan siparişler hazır edilememiş, aynı zamanda davalı yanın, müvekkili şirket adına tüm sipariş, ürün ve malzemelerin alındığıni; yazışmaların yapıldığı ‘...‘ isimli internet sitesinin de şifrelerini teslim etmemiş, davalı yanın, müvekkili şirket adına alınan ve tescil edilen ... Standart Lisans isimli lisanslı yazılım hizmetini müvekkili şirkete teslim etmemiş, işbu yetkisiz ve haksız eylemler neticesinde müvekkili şirketin ciddi anlamda kar kaybı yaşamış olduğunu, müşteri çevresinin olumsuz etkilenmesi, ticari sırların açıklanması ve haksız rekabet düzenlenmesi gereğince maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, davalı yanın, müvekkili şirkete bilerek ve isteyerek zarar vermiş, kar kaybına sebep olmuş, davalı yanın, şirket yetkilisi olarak kendisinin takibinde bulunan ve müvekkili şirketin eski ortağı olan müteveffa ...’ün bilgisi dahilinde bulunmayan 29/04/2019 tarihi itibariyle 144.357,61-TL vergi borcu sebebiyle müvekkilinin maddi manevi zarara sebep olmuş, davalı yanın, müvekkili şirkette ortak olduğu dönemde şirket namına ancak kendi hesabına iş ve siparişler almış, müvekkili şirkette bulunan demirbaş ve üretim malzemelerinden de bir çoğunu hakkı, izni ve yetkisi olmadan kullanmış, bir kısmını da ayrılma aşamasında zimmetine geçirmiş, davalı yanın işbu haksız eylemleri neticesinde müvekkil şirkete vermiş olduğu maddi zararlar için fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminat ödemeye mahkum edilmesini, müvekkili şirkete ait olan telefon hatları, yazılım, mail adresi şifreleri ve bilgisayarların teslimi hususunda davalı yana ....Noterliği’nin 03/05/2019 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile ihtar çekilmiş, aynı zaman da davalı yanın, müvekkili şirket adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet edilmiş, davalı yanın, ihtarnameye olumsuz cevap vermesinin akabinde zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş, ancak anlaşma sağlanamamış, davalının 10/04/2019 tarihinden sonrada şirkete ait demirbaşlar vasıtasıyla sipariş almaya ve teslim etmeye devam etmiş, şirketin uzun yıllardır iş yaptığı müşterilerinin birkaçından davacı yanın ortaklığı döneminde kendi nam ve hesabına iş yaptığını ve iş karşılığı bedelleri tahsil ettiğini öğrenilmiş, davalının açık şekilde güven sarsıcı, haksız rekabet içeren hareketleriyle şirketi manevi yönden zarara uğrattığından 10.000-TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesini, davalının müvekkili şirkete güveni kötüye kullanma, haksız rekabet, şirket sırları ve demirbaşların kendi nam ve hesabına kazanç sağlamada kullanma, haksız eylemleri nedeniyle, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminat, 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hisselerini diğer ortak olan ...’e ....Noterliği’nin 28/03/2019 tarihli ‘ Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ‘ ile devretmiş olduğunu, devir tarihinden önce ve sonra, müvekkiline tebliğ edilen ....Noterliği’nin 03/05/2019 tarihli ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesine kadar işbu davada iddia edilen hususlara ilişkin müvekkiline yazılı ve sözlü olarak bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin payına düşen sermaye bedelinin ödenmemiş olduğunu, çalışma sistemini bilen ve esas mesleği de makine teknik öğretmenliği olan müvekkilinin, davacı yana bütün müşterileri kazandırıp, yurt dışı bağlantılarını kurmuş, davacının beklenenden hızlı büyümesi ve piyasada duyulmasının akabinde karşı yanın müvekkilini aradan çıkarmak istediğini, davacının üretilen malın sadece müvekkiline satılmasını ve müvekkilinin de piyasaya satmasını teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmek isteyip yazılı anlaşmaya dökmek istediğinde ise karşı tarafın vaz geçtiğini, öncelikle, davacı yanın hisselerin çoğuna sahip olması sebebiyle bankalarla şifahi görüşmeler yapmış, şirket ortaklığındaki iş ve işlemlerde kullanılmak üzere müvekkilinin kullanımına verilen banka hesabını müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan kapatılarak hesaba gelen ve giden para transferlerini sonlandırılmış, İki bankada denenen bu yöntem ... Bankası’nda işe yaramış ancak diğer bankada müvekkilinin imza ve onayı olmadan işlem gerçekleştirilmemiş, müvekkilinin tek gelir kaynağı yaptığı imalat olduğunu, davacının imalat yapmasını engellemek amacıyla beraber çalıştığı işçileri işten çıkarılarak müvekkilini iş yapamaz hale getirilmeye ve ortaklıktan ayrılmaya zorlamış, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra bu işçiler yeniden işe başlatılmış, davacının şirket adına kayıtlı olan dört adet telefon hattının kaydının müvekkilinin adına kayıt ettirildiği iddiası ile müvekkilini suç işlemiş ve haksız işlem yapmış gibi itham etmişse de müvekkilinin şirketin yetkilisi olduğu dönemde yapılmış bir işlem herhangi bir niyet ya da maksatla hareket edilmesinin söz konusu olmadığını, söz konusu hatların, müvekkilinin adına tescili tam da hissenin devir zamanına denk geldiğinden, yeni firma yetkilisince onay ve yetki verilmediği ve imza sirküleri ibraz edilmediği takdirde hatlar görüşmeye kapatılacağını, müşteri çevresinin aranması, ticari sırların açıklanması rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi söz konusu olmadığı gibi buna ilişkin bir delil de söz konusu olmadığından afaki iddialar olduğunu, davacı yana ait, şirket envanterine kayıtlı olan üç adet bilgisayarın müvekkilinin kullanımına verildiğine ilişkin zimmet kaydı olmadığını, tüzel kişilik envanterinde kayıtlı menkul malın yetkililerden veya çalışanlardan birinin kullanımına bırakılması halinde buna ilişkin zimmet kaydı oluşturulması gerektiğini, davacı yan adına alınmış web sitesi, kullanıcı adı adresi bulunmadığını, bahse konu olan web sitesinin müvekkilinin şahsı adına kayıtlı olduğunu, kullanımı ve şifreleri de yasal olarak müvekkiline ait olduğunu, davacı yana ait lisanslı yazılım müvekkilinin uhdesinde olmadığını, satın alınan lisans, kutusuyla birlikte açılmamış vaziyette şirketin üst katında muhafaza edilmiş ve...AŞ ile iletişime geçilerek aktif hale getirilmiş, müvekkilinin yaptığı işlere ilişkin para akışı her zaman davacı yanın bilgisinde olmuş, müvekkilinin kendi hesabına iş yapmamış aksine malzeme satışlarından gelen paranın gerekli kısmını firmaya göndermiş ; kalanını da şirket işçilerine, araç giderlerine vs. Kullanmış, kendisine tahsis edilen aracın yakıt, bakım masraflarını çoğu zaman kendisi karşılamış, müvekkilinin karşı yana ve çalışanlara yaptığı havalelere ilişkin dekontlar dosyaya sunulmuş, yapılan tüm işlere ilişkin para transferleri ayrıca şirket nezdinde bir deftere gelen para olarak kaydedilmiş ve kasada muhafaza edilmiş, müvekkilinin bahsi geçen vergi borcu ile ilgisi bulunmadığını, imza sirkülerinde görüleceği üzere müvekkilinin 2015 yılında şirketi temsile yetkili kişiler arasında bulunmamakta olduğunu, davacının vergi borcu sebebiyle zarara uğratmaya sebep olacak işlemler yapmaya yetkili olmadığını, cevap dilekçesinde belirtilen her türlü dava hakkı ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma Sayılı Dosyasının bekletici mesele yapılmasını, ...A.Ş’ye müzekkere yazılarak lisans şifresi edinilmesi için taraflarına iletilen taleplere ilişkin kayıtların istenmesin, davacı yanın 2019- 2020 yılı çalışanlarını gösterir SGK Kayıtlarının celbini, ... Bankası ... Hal Şubesi ...İban No’lu Hesaba ait banka kayıtlarının celbini, davacı Şirket nezninde tutulan kasa defterlerinin celbi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak; nüfus kayıtları, müvekkili şirket kayıtları, İstanbul Ticaret Odası kayıtları, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, vergi dairesi kayıtları, telefon hatlarıyla ilgili her türlü kayıtlar, 20.11.2018 Tarih ve ... Seri Numaralı ... Yazılım ve Danışmanlık Hizmetleri - ... tarafından müvekkil şirket adına düzenlenen Web ve Mail Barındırma Hizmeti Faturası, ... 07.01.2012 Tarih ve ... Seri Numaralı Faturası, ...A.Ş. 29.08.2014 Tarih ve ... Seri Numaralı ... Standart Lisans Faturası, TC ... 1. Noterliği 03.05.2019 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi, ... 1.Noterliği 08.05.2019 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyası, arabuluculuk dosyası, muhasebe kayıtları, ticari defterler, tanık, bilirkişi incelemesi, keşif, yemin, yargıtay kararları ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak; İstanbul Ticaret Odası Kayıtları, Ticaret Sicil Gazetesi Kayıtları, Vergi Dairesi Kayıtları, .... Noterliği'nin 28.03.2019 tarihli “Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi, .... Noterliği'nin 03.05.2019 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi, ... 1.Noterliği'nin 08.05.2019 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi, ...A.Ş. imza sirküleri, müvekkilinin yaptığı havaleleri gösterir dekontlar, taraflar arasında akdedilen ve tarafların gerçek pay sahipliğini gösteren sözleşme, .... Noterliği'nin 03/04/2012 tarih, ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi, davacı Şirket nezdinde 209-2020 yıllarında çalışan işçilerin SGK kayıtları, ... Bankası ... Hal Şubesi ...İban Nolu Hesaba ait banka kayıtları, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası, davacı Şirket nezdinde tutulan kasa defteri, muavin defter kayıtları, tanık, bilirkişi İncelemesi, keşif, yemin, yargıtay kararları ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun aydınlatılabilmesi bakımından taraflarca bildirilen tanıkların duruşmada dinlenmesi gerektiği kanaatine varılarak;
Tarafların isim ve adresini bildirdiği tanıklar dinlenmiştir.
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, dosya mali müşavir ... ve Doç. Dr. ... mahkememize sunmuş oldukları raporunda: Defter (Usul ) yönünden; mahkemenin heyetimize tevdi ettiği göreve istinaden, davacı tarafın talebi üzerine yerinde inceleme yapmak için davacı vekili öncelikle telefonla aranarak bilgi verildiği ve11.11.2022 tarihinde mail atılarak talepte bulunulduğu, kendisi maile dönüş yapmadığı için, defter incelemesi yapılamamış olduğunu, envanter ve ödemeler yönünden; davaya konu ürünlerin şirkete fatura edildiği ve fatura edilen bilgisayarların davalı yanın kullanımına verildiğine ilişkin dosya içerisine zimmet kaydı bulunamamış, davalı tarafından şirket adına gönderilen ödemelerin dekontları incelenmiş olup, şirket kayıtları incelenemediğinden bu ödemelerin neden yapıldığı belirlenememiş, şirket sermayesi yönünden ; Şirketin sermayesi; her biri 500 TL kıymetinde 200 hisseye ayrılmış olup toplam 100.000 TL ‘dir. 21.10.2011 tarihinde sermaye tutarının dörtte biri tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde, kalan dörtte üç sermaye ise 20.10.2012 tarihine kadar ödeneceği taahhüt edilmiş, şirketin ana sözleşmesine göre ... plakalı araç sermaye ödemesi olarak gösterilmediği ticaret sicil gazetesinde görülmüş, Vergi ve Sgk Borcu yönünden ; 05.09.2022 tarihli vergi dairesinden alınan borç detay listesine göre; şirketin Bayrampaşa vergi dairesine 2018 ve 2022 dönemi toplam 489.640,06-TL borcu olduğu görülmüş, personel işlemleri yönünden ; Davalının hisselerini 10.04.2019 tarihinde devrettiğini, ilgili tarihte 9 işçinin çalıştığı, Mart/2019 tarihinde 5 işçinin işten çıkarıldığı, çıkarılan işçilerden 3 tanesinin ağustos ve ekim 2019 tarihinde işe tekrar alındığı görülmüş olup, tekrar işe alınan 3 personelin aynı personel olduğu görülmüş, mali tablolar yönünden ; 2011 yılında kurulan şirketin yıllar itibariyle satışlarının artış gösterdiği , 2019 yılında bir önceki yıla göre %32 oranında azaldığı 2020 yılında bir önceki yıla göre % 60 artış gösterdiği görülmekte olduğunu, şirket kayıtları sunulmadığından incelenememiş olup, müşteri kaybı yönünden değerlendirme yapmak mümkün olmamış, olası zararın tespiti yönünden, mahkemece haksız rekabetin bulunduğu sonucuna varılması durumunda esas alınabilecek zarar hesabı, davacı tarafın defter ve kayıtlarını sunmamış olması nedeniyle yapılamamış, 20.07.2022 tarihli ön raporda ilgili evraklar istenmiş olmasına rağmen, bir kısım evrakın sunulmadığı görülmüş olduğuna dair rapor sunulmuştur.
Mahkememiz 16/01/2023 tarihli celsesinde alınan ara karar uyarınca davacı tarafın ticari defterleri incelenerek ek rapor alınmasına karar verildiği ve bilirkişiler mahkememize sunmuş oldukları ek raporlarında; mahkemenizce tevdi edilen dosya kapsamında; dava dosyasına sunulan belgeler incelenmiş, incelemeler neticesinde davalı ile davacı arasındaki ihtilafa ilişkin aşağıda maddeler halinde sayılan değerlendirmelere ulaşılmış; A- Defter (Usul ) İncelemesi; Davacının 2011-2020 yılları ticari defterinin açılış tasdikini süresi içerisinde yapıldığı, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davacının 2011-2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varılmış, olası zararın tespiti yönünden; şirketin müşterileri 2019 yılında %40 oranında azalış göstermiş olup, bunun davalı yanın sebep olup olmadığı tespit edilememiş olduğunu, haksız rekabetin bulunduğu sonucuna varılması durumunda esas alınabilecek zarar 17.960,78 TL olarak hesaplanmış olduğuna dair rapor sunmuştur.
Mahkememiz 13/11/2023 tarihli celsesinde alınan 2 nolu ara karar uyarınca davacı vekiline yemin metni deliline ilişkin ara karar oluşturulduğu, davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 27/11/2023 tarihli dilekçesi uyarınca mahkememiz 29/11/2023 tarihli ara kararı ile yemin metni hazırlandığı, yemin metninin davalı tarafa tebliğ edildiği ve davalı ... 26/02/2024 tarihli celsesindeki beyanında; Davalı beyanında: Davacı şirketteki tüm faaliyetlerimden müteveffa ...'ü haberdar ettim, davacı şirketin işleyişi hakkında her türlü bilgi, belge, demirbaş, müşteri portföyü, sipariş alımı- teslimi ve genel işleyiş konusunda ben yetkiliydim,
Davacı şirketten ayrıldığım 10.04.2019 tarihinden daha önce ortaklığım varken şirket adına kayıtlı ... nolu hattı ben kullanıyordum, ...nolu hattı kayınpederim ... kullanıyordu, ... nolu hattan hiç haberim yok, böyle bir hat kullanmadım, bu hat firmanın hattıydı ancak kullanılmadı, eskiden bir iki pazarlamacı gelmişti onlar zamanında verildi, geri alındı, öyle duran bir hattı, ...numaralı hat ise eşime falan veririm diye almış olduğum bir hattı, ancak oda hiç kullanılmadı, daha sonra firma kapanacağı zaman bu kullandığımız hatlar zaten sürekli kullandığımız için kendi üzerimize almak için ... Cad. No:24/C .../İstanbul adresinde faaliyet gösteren ... isimli telefon bayiye gittim, kendi imza sirkümü götürdüm, başvuru yaptım, bir hafta kadar sonra bayiden beni aradılar imza sikrülerinde eksik olduğunu, eksiği tamamlamam halinde işlem yapacaklarını söylediler, benim imza sirküm süreliydi, sanırım başvuruda o sürenin sonuna denk geliyordu, bunun üzerine ben ... beye durumu söyledim, bana kendisinin düzenleyeceği bir imza sirküsü vermesini istedim, oda tamam dedi, ancak öyle kaldı, birkaç kez hatırlattım fakat üstüne düşmedik, bir kaç arkadaşım da bana sonra seni suçlu çıkarmasınlar diyince ben evrak eksikliği tamamlamadım, hatlar kapansın istedim, hatları da ortaklıktan ayrıldıktan sonra hiç kullanmadım, uzun süre kullanmayıp ödeme yapmayınca kapanır diye biliyordum, bu arada kendime yeni bir hat almıştım, bu hatta şirket ortağı iken kullandığım az önce belirttiğim numaralı hatla ilgili mesaj geldi, hattınızı almak için kimliğinizle başvura bilirsiniz yazıyordu, hattın hala açık olduğunu anlayınca ödemeleri kimin yaptığını internet sayfasından sorguladığımda ... Makinenin yaptığını anladım. 2019 yılı Ocak Şubat ayı gibi firmanın kapatılacağı konuşuluyordu, bana da ortaklığı devret dediler bende kabul etmedim, bunun üzerine bana sen bir firma kur biz sana mal satalım sen de müşterilerine sat biz senden alacağımızı bilelim dediler. Sonra etraftan bana sözleşme yap yoksa aynı müşteriler ile çalışırsan suçlu olursun dediler, ancak sözleşme yapmadıkları için ben de firma kurmadım, daha sonra firmayla ilişkimi kestikten sonra 2019 yılı Mayıs Haziran ayı gibi kendi firmamı kurdum, önce makine işi ile uğraşıyordum, ancak ikitelli küçük bir yer orada etrafta görenlerden ayrıldığım şirketin müşterilerinden gelip benle iş yapanlar oldu, ben ortaklıktan ayrılırken şirketle aynı işi yapamayacağına dair herhangi bir sözleşme yapmadık, ayrıldığım davacı şirketin vergi borçlarından da alacağından haberim vardı, benim muhasebesel bir işim yoktur, şirketin vergi borçlarını ben onlardan öğreniyordum, bilmediğim için ... beye de vergi borçları ile ilgili her hangi bir bilgi vermedim, ben zaten onlardan öğreniyordum, ben müşteriye verilen ürünleri ve aldığımız ürünleri muhasebeye iletiyorum, tüm bu yaşananlardan kayınpederim de haberdardı, ... isimli mail adresini firma ortağı iken firma adına kullanıyordum, bu mail adresini dışarıdan destek aldığımız ... isimli firma üzerinden temin etmiştik, ortaklıktan ayrıldıktan sonra ben bu mail adresini hiç kullanmadım, hiç bir şekilde girişte yapmadım, bu hususlarda namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum '' şeklinde beyan etti.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; davalının, davacıya ait 3 adet bilgisayar 1 adet yazılım, ... isimli internet sitesinin şifrelerini ele geçirmesi ve şirkete ait 4 adet telefon hattına haksız ve hukuka aykırı ele geçirdiği iddiası ile bu sebeplerle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin dava dışı ..., dava dışı ..., dava dışı ... ... ve davalı ... tarafından 21/10/2011 tarihinde kurulduğu, dava dışı ..., dava dışı ..., dava dışı ... ... ve davalı ...'ın beş yıl süreyle şirket unvanı altında atacakları müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı; dava dışı ...'ün müdürler kurulu başkanlığına başkan olarak atandığı bu hususun 22/10/2012 tarihli gazetede ilan edildiği, dava dışı ... hisselerini ...’e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, şirket Müdürlerinden dava dışı ... ve dava dışı ... şirket unvanı altında atacağı müşterek imza ile temsil ve ilzam olunduğu bu hususunda 22/10/2015 tarihli gazetede ilan edildiği, dava dışı ... şirketteki payını dava dışı ...’e devrederek ortaklıktan ayrıldığı, davalı ...’ın da müdür görevinin sona erdiği bu hususunda 25/02/2019 tarihli gazetede ilan edildiği, 17/04/2019 tarihli Gazete İncelemesi: Davalı ... 13.000,00-TL sermaye
karşılığı 26 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile dava dışı ...’e devrettiği, bu hususun da 17/04/2019 tarihli gazetede ilan edildiği, şirketin tek ortaklı limited şirket haline geldiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 26. Maddesinde taraflarca getirilmesi ilkesi düzenlenmiş olup buna göre kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz.
Somut olayda davacının iddiaları 10/04/2024 tarihinden itibaren davacı tarafça gerçekleştirildiği iddia edilen eylemler nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, taraflarca getirilme ilkesi de gözetilerek iddianın ileri sürülüş biçimine göre dava haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın niteliği itibariyle çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişiden rapor almak gerekmiş, bilirkişi heyeti 20/07/2022 tarihli ön raporunda; rapor hazırlanması için bir kısım bilgi belgelere ihtiyaç duyulduğunu belirtmiş, bilahare alınan 07/12/2022 tarihli ek raporda davacı şirketin 2018-2022 döneminde toplam 489.640,06 TL vergi borcu olduğu, davalının hisselerini devrettiği 10/04/2019 tarihinde 9 işçinin çalıştığı, Mart 2019 döneminde 5 işçinin işten çıkarıldığı, çıkarılan işçilerden 3 tanesinin Ağustos ve Ekim 2019 döneminde tekrar işe alındığı, şirketin kurulduğu yıldan itibaren satışlarının artış gösterdiği, 2019 yılında bir önceki yıla göre %32 oranında azaldığı, 2020 yılında bir önceki yıla göre %60 artış gösterdiği, müşteri kaybı olup olmadığı, olası zararın miktarı, envanter ve ödemeler yönünden bir kısım evraklar sunulmadığından inceleme yapılamadığı belirtilmiş daha sonra alınan 21/06/2023 tarihli ek raporda ise; müşteri Kaybı yönünden, davacı şirketin 2012-2016 yıllar arası bir önceki yıla göre müşteri alım tutarlarında artarak devam ettiği, 2017 yılından itibaren azalmaya başladığı, 2019 yılında %40 azalma olduğu , 2020 yılında %58 oranında artış gösterdiği, olası zararın tespiti yönünden; 2020 yılı zararının 689 diğer olağandışı giderler hesabındaki 271.354,15 TL giderden kaynaklandığı ; bu giderin “uzlaşma tutanağı ile ödenen “ 267.600,02 TL tutardan kaynaklandığı, şirketin gelir tablosu incelendiğinde ; 2017 sonrası hesaplanan malın maliyetinde %6-%20 arası artış olduğu görülmüş olup, 2019 yılı zararının maliyet tutarındaki artıştan kaynaklandığı, 2020 yılına gelindiğinde malın maliyetinin 2019 yılına göre %15 oranında azaldığının tespit edildiği, şirketin müşterileri 2019 yılında %40 oranında azalış göstermiş olup, bunun davalı yanın sebep olup olmadığının tespit edilemediği, 2019 yılındaki azalışın bir önceki yıla göre farkı 564.806,16 TL olduğu , maliyet düşüldükten sonra 17.960,78 TL brüt satış karı kaybı olduğu, 2020 yılında müşterilerin %58 oranında artış gösterdiği şirketin 262.644,76 TL brüt satış karı elde ettiği, olası zararın 17.960,78 TL olduğu belirtilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Tüm dosya kapsamına göre davacının davalının zimmetine geçirdiği üç adet bilgisayar yönünden bu bilgisayarların davalıya zimmetlendiğine ve bu bilgisayarların davalı tarafından şirketten ayrılırken götürüldüğüne yada şirkete teslim edilmediğine dair herhangi bir delil sunulmadığı gibi, şirket defter ve kayıtlarında da bu hususta bir kayıt bulunmadığı, bir kısmı dava dışı üçüncü şahıslardan duyum dayalı bir kısmı da sebebi ve saiki açıklanamayan soyut nitelikteki tanık beyanlarının da bu hususu ispata elverişli olmadığı bu nedenle bu iddianın sübut bulmadığı anlaşılmıştır.
Şirket hatlarının şirkete iade edilmemesi nedeniyle kar kaybı ve müşteri kaybı iddiası yönünden yapılan incelemede; bilirkişi raporuna göre davacının müşterilerinde 2019 yılında %40 azalma
olduğu, 2020 yılında %58 oranında artış gösterdiği, ancak müşterilerin 2017 yılından itibaren azalmaya başladığı, dolasıyla müşteri azalmasının davalının eyleminden kaynaklı olup olmadığı hususunun sabit olmadığı, kar kaybı yönünden de yine 21/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre 2019 yılındaki zararın malın maliyet tutarındaki artıştan kaynaklandığı, 2020 yılındaki zararın ise davalının eyleminde kaynaklı olup olmadığının tespit edilmediği dolayısıyla zarara davalının sebebiyet verdiği hususunun da sabit olmadığı anlaşılmıştır.
... marka lisanslı yazılım ve karmanike.com isimli internet sitesinin şifrelerinin teslim edilmediği iddiası yönünden yapılan incelemede; bu hususta dinlenen tanık beyanlarının da dava dışı üçüncü şahıslardan duyuma ve tahmine dayalı olduğundan iddiayı ispata elverişli olmadığı, şifrenin sadece davalıda olduğuna yönelik bir delil de sunulmadığı, sunulan delillerin de bu hususu ispata elverişli olmadığı bu nedenle bu iddianın da sübut bulmadığı anlaşılmıştır.
Haksız rekabet hükümleri TTK'nın 54 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup, dosya kapsamına sunulan delillerin davalının haksız rekabet teşkil edecek bir eylemde bulunduğunun ispatlanmadığı anlaşılmıştır.
Davalı hakkında yürütülen soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasına hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun işlendiğini gösterir dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karar davacı tarafından itiraz edildiği, .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda davacının iddiasına dayanak vakıaların mevcut delillerde ispatlanamadığı ve davacı yemine dayandığı anlaşılmış ve bu husus hatırlatılmış olup davalıya usulünce yemin yaptırılmıştır. Yapılan yemin neticesinde, davacı iddialarını yemin delili ile de ispatlayamamıştır.
Dolayısıyla davacının maddi zararının varlığı ve miktarının ispatlanamadığı, davacı şirketin vergi borcundan davalının sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığı, manevi tazminata esas kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylemlerin varlığının da ispatlanamadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60-TL maktu ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.024,65-TL peşin harçdan mahsubu ile fazla alınan 597,05-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Manevi tazminat talebi yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 ve 10/3. maddesi gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
8-Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 03/06/2024

Katip ...
E-İmzalıdır

Hakim ...
E-İmzalıdır