WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2018/220 Esas
KARAR NO :2024/334

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:27/02/2013
KARAR TARİHİ:15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.11.2009 tarihinde dava dışı ...’a ait olan ve dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki traktörün, müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, bedensel zarar meydana geldiğini, müvekkilinin bir dizi ameliyat geçirdiğini, tam iyileşme olmadığını, kaza tarihinden bu yana çalışamadığını ve bu sebeple bakıma muhtaç bir halde yaşadığını, müvekkilinin kazadan önce 1.500 TL maaş aldığını, davadan önce ... Hesabına başvuruda bulunduklarını ve 71.795 TL tazminat tahsil ettiklerini fakat bu bedelin müvekkilinin zararını karşılamakta yetersiz olduğunu belirterek, trafik kazası sonucu meydana gelen bedensel zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek %25 avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 16/10/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 36.494,86 TL artırarak toplam 37.494,86 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu 08/10/2013 havale tarihli cevap dilekçesi ile; tazminat taleplerinin zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu, yasada belirtilen 2 yıllık süre geçtiğinden davanın reddinin gerektiğini, davanın esası hakkında ise davacıya 04/02/2013 tarihinde toplam 71.759,00 TL ödeme yapıldığını, davacının başkaca bir hak ve alacağının kalmadığına dair ibrada bulunduğunu, davacıya ödeme yapıldığından davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davacının kazanın oluşumundaki kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, zira davacının kasksız/dizliksiz ve eldivensiz şekilde motor kullanımı sebebi ile kusurlu olduğunu, aracın tescilsiz olduğunu ve trafiğe çıkışının yasak olduğunu, ayrıca davacının kaza sonrası meydana gelen maluliyet oranının ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE:
Dava trafik kazası sonucu yaralanan davacının, kazaya sebep olan aracın mecburi mali mesuliyet poliçesi bulunmadığından dolayı, davalıdan zararın tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin 2013/... Esas - 2014/... Karar sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/... Esas - 2017/... Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda tazminat miktarı belirlenirken Özürlü Sağlık Raporu ile belirlenen maluliyet raporu esas alınmış ise de anılan rapor kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne uygun değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan, Adli Tıp Şube Müdürlüklerinden veya üniversitelerin adli tıp kürsülerinden olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun rapor alınarak sonucuna göre aktüerya uzmanından ek rapor alınarak karar verilmesi gerekmekte olup kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- B.K.44(52 Md.) maddesi hükümlerine göre Zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir.
Davalı vekili, davacının motosiklet sürücüsü iken kazada yaralandığını ve malul kaldığını, motosiklet sürücüleri için gerekli olan koruyu ve önleyici tedbirlerin davacı tarafından alınmayarak davacının gerçekleşen kazada müterafik kusurlu olduğunu savunmuş, mahkemece anılan savunma üzerinde durulmamıştır.
Mahkemece davacıdaki yaralanmanın niteliği de araştırılarak davacı motosiklet sürücüsünün müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Dosya kapsamında bulunan hasar dosyasındaki medeksper raporunda; davacıda mevcut rahatsızlık sebebi ile davacıya vasi tayininin gerekli olduğu yönündeki görüşlerinin de değerlendirilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
Davacıya vasi tayin ettirilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır.
Belirtmek gerekir ki; davacının yaralanmasının baş bölgesinde olduğu, trafik kazası tespit tutanağında davacının kasksız olduğunun belirtildiği, ATK kusur raporunda da aynı hususa işaret edildiği ve dahi 22/08/2022 tarihli ATK maluliyet raporunun 5. sayfasında davacının kasksız olduğuna dair beyanda bulunduğunun bildirildiği dikkate alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapmak gerekmiştir.
Bozma ilamı uyarınca davacının olay tarihinde geçerli olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca malul kaldığı oranın tespiti için ATK'dan rapor alınmış, gerekçeli ve Yargıtay içtihatlarına uygun 29/01/2024 tarihli ATK raporu benimsenerek davacının olay nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %29 olduğu anlaşılmıştır.
Bozmadan önceki hükmün sadece davalı tarafından temyiz edildiği, önceki hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının ödeme tarihi itibarıyla zararının 200.159,30 TL olarak belirlendiği, bundan davacının %25 kusurunun tenzili, tazminat miktarının maluliyet oranı olan %29'a oranlanması ve bu miktardan da %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması halinde davacının talep edebileceği tutarın 34.827,71 TL olduğu, davalının bu miktardan daha fazlasını ödediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 24,30 harç ile 124,65 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 278,65 TL harcın davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
3-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan ve harcanmayan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır