T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/58
KARAR NO :2024/92
DAVA:Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ:26/01/2024
KARAR TARİHİ:01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 13/08/2013 tarihinde bir kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 01/07/2014 tarihinde uzatıldığını ve nihayet 06/07/2015 tarihli Kredi Uzatma Sözleşmesi No 2 imzalandığını, işbu kredi sözleşmesi kapsamında davacının davalı şirkete 30.000.000 ABD doları borç verdiğini, davalı şirketin borcunu ödemediğini, bunun üzerine davacının sözleşmenin 10.maddesinde yer alan Tahkim Sözleşmesi kapsamında ödenmiş olan 30.000.000 ABD doları ile o tarihte işlemiş olan 7.531.288,14 ABD doları tutarındaki faizi ile işleyecek faizin ödenmesini talep ettiğini, Tahkim Yargılamasının Londra Uluslararası Tahkim 2014 kurallarına göre yapıldığını ve nihai kararın 05/11/2020 tarihine Birleşik Arap Emirlikleri Dubai'de verildiğini, tahkim heyeti tarafından hükmün parçasını oluşturan 05/12/2020 tarihinde Düzeltme ve Açıklığa Kavuşturma Zaptı düzenlenerek bazı ufak yazım hatası ve tipografi düzelmeleri yapıldığını, verilen karar ile davacının davalı şirketten karada belirtilen miktarlarda alacaklı olduğunun yargılama sonucunda sabit olduğunu, söz konusu tahkim kararının Malta'da tanıma ve tenfiz edildiğini ve davalının hiçbir şekilde itiraz etmediğini, kararın Malta'da davalı aleyhine kesinleştiğini, tahkim anlaşmasının geçerli ve bağlayıcı olduğunu, işbu hakem kararının tanınması ve tenfizinin New York Konvansiyon hükümlerine tabi olduğunu, davacının alacağı muaccel olup hakem kararının bağlayıcı ve kesin olduğunu, kararın tanınması ve tenfizi için tüm koşulların mevcut olduğunu, tanıma ve tenfiz yargılamasında revizyon yasağına uyulması ve sadece tahkim kararı ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiğini, davalı şirkete ve şirket yetkilisine ait olan çok sayıda gayrimenkulün elden çıkarıldığını, bu nedenlerle Londra Uluslararası Tahkim 2014 Kuralları kapsamında verilen 05/11/2020 tarihli hakem kararının tanınmasına ve tenfizine, işbu kararın tanınması ve tenfizi için gerekli olan süre içinde davalının mal kaçırma riski kesin olduğundan teminatsız olarak aksi halde makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, tanıma ve tenfiz davasıdır.
6100 sayılı HMK.’nun 1. maddesine göre; “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” Aynı yasanın Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevine ilişkin 2/2 maddesinde; “Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça...” ifadesine yer verilerek, HMK’daki göreve ilişkin genel düzenlemelere ancak yine HMK.’ndaki diğer düzenlemelerle veya diğer kanunlardaki göreve ilişkin düzenlemelerle istisnalar getirilebileceği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK.’nun 5/1 maddesine göre “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.”
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi tarafından, adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin çalışmalar 25/11/2021 tarihi itibarıyla tamamlanmış ve buna ilişkin ihtisas kararları 30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu ihtisas kararlarının 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacağı Resmi Gazete’de yayımlanarak duyurulmuştur.
HSK. Birinci Dairesi’nin “Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemelerin belirlenmesine ilişkin” 25/11/2021 karar tarih ve 1232 sayılı kararına göre;
“26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğinin düzenlendiği,
Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağının değerlendirildiği,
Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlendiği,
Bu itibarla;
1)13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
2)22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),
4)23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6)06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,
kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; ...
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, ..... örneğin f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, ancak 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine karar verilmiştir.
Eldeki dava kredi sözleşmesine dayandırılmıştır. Zira tanıma ve tenfizi istenen hakem kararının hüküm kısmında da kredi sözleşmesine istinaden hüküm kurulmuştur. TTK'nın 4/1-(f) maddesinde banka ve finans kuruluşları dışında "...ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde.." ifadesinden kredi sözleşmelerinin de bu kapsama girdiği anlaşılmaktadır. Kanundaki bu ifadede, ödünç para vermenin banka ya da finans kuruluşu eliyle olması ayrı düzenlendiği gibi, bu kuruluşlar dışındaki ödünç para verme işleri de ayrıca belirtilmiştir. O halde anılan HSK kararı gereği dosyanın ihtisas mahkemesinde ele alınması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde ve dayanak hakem kararında, talebin açıkça kredi sözleşmesinden kaynaklandığı belirtildiğinden, HMK 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi gereği ve dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep edilmiş olması sebebiyle, bu talep acil mevaddan olduğundan, davalı tarafa tebligat çıkarılmadan dosyanın ihtisas mahkemesine gönderilmesi gerekmişitir.
Bu kapsamda uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin yukarıda değinilen yasal düzenleme ve HSK. kararı gereğince İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne ait olduğu, öte yandan İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri ile mahkememiz arasındaki ilişkinin ise görev ilişkisi olmayıp, iş dağılımı ilişkisi olduğu anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
(1)6102 sayılı TTK.'nun 5/2. maddesi ve HSK. Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 karar tarihli ve 1232 sayılı kararı uyarınca dosyanın “iş dağılımı nedeni ile” İstanbul 6, 7, 8, ve 9 nolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nden birine tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,
(2)Esasın bu şekilde kapatılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi. 01/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
TTK m. 4/1-f gereğince ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı kararı ile 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca; 1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir.
Somut olaydaki tahkim yargılamasında hüküm 13.08.2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında verilmiştir.
Bu yargılamada davalı tarafça ortak girişim adına davacının para verdiği iddia edilmiştir. Bu iddia tahkim mahkemesi tarafından kabul edilmemiştir. Tahkim yargılamasında 13.08.2013 tarihli kredi sözleşmesi kapsamında karar verilmiştir.
Ancak davacı tarafça dosyaya sunulanlar arasında 13.08.2013 tarihli kredi sözleşmesinin onaylı tercümeli örneği bulunmamaktadır.
Hukuki nitelendirme mahkemeye ait olmakla birlikte kredi sözleşmesi içeriğinin tercümesi bu aşamada dosyada bulunmadığından davacı tarafça bu tercümeli evraklar sunulduktan sonra hukuki niteleme yapılabilecektir.
Yine dosya kapsamında dilekçeler teatisinin tamamlanması beklenilip davalı savunması alındıktan sonra sağlıklı bir hukuki nitelendirme yapılabilecektir. Dolayısıyla bu aşamada tensiben finans mahkemelerine gönderme kararı verilmesine katılmamaktayım.
Üye Hakim
...
e-imzalıdır.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!