WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/44 Esas
KARAR NO :2024/185

DAVA:Kasko Poliçesi Kaynaklı Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ:19/01/2024
KARAR TARİHİ:12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı aracın davacı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı iken oluşan 21/04/2023 tarihinde oluşan kaza sebebiyle pert (tam ziya) olduğunu, araçta ciddi anlamda hasar oluştuğunu ve aracın kullanılamaz hale geldiğini, her ne kadar davalı tarafından söz konusu ödeme yapılmış ise de aracın aldığı hasar ve aracın serbest piyasadaki değerinin çok daha yüksek olması verileri birlikte değerlendirildiğinde alınması gereken pert farkının çok daha fazla olması gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenle kazada kusurlu olan aracın sürücü ve maliki olan davalı tarafça davacının uğramış olduğu "pert farkı" olarak bilinen zararının giderilmesi gerektiğini, davacının sigorta işlemleri nedeniyle uzun bir süre araçsız kaldığını, söz konusu süreçteki aracın ihtiyacını araç kiralama ve toplu taşıma vasıtalarıyla giderdiğini, Yargıtay’a göre ikame araç için; araç tamir edilebiliyor ise ‘tamirden çıkış süresi’, tespit edilerek araç mahrumiyet bedelinin hesaplandığını, yine araç kullanılamayacak hale gelmişse yani pert olmuşsa, kusursuz sürücü yeni bir araç alıncaya kadar geçecek olan makul sürenin dikkate alındığını, zira bu durumda aracın tamir olması ve yeniden kullanılmasının mümkün olmasa da araç sahibinin belli bir süre aracından yoksun kaldığından, araç mahrumiyeti tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle davacı lehine araç mahrumiyet bedeline hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın bir kısım kararları ile sigorta ve maluliyet davalarından kaynaklı davalarda yasal faize hükmedilmesi gerektiğini hüküm altına almış, ise de ülkemizde son yıllarda mevcut yüksek enflasyon nedeniyle yasal faiz, adalet duygusunu sarsmakta ve enflasyonun yasal faizden yüksek olması nedeniyle adaletin yasal veya ticari faize hükmedilmesi ile tazmin edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının maddi zararının tam anlamıyla karşılanması için faizin yıllık TÜFE oranında hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davacının aracının uğramış olduğu hasara dair, HMK m. 107 uyarınca toplanacak delillere göre belirlenerek, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere davacının aracında oluşan pert farkı tazminatına dair davacıya ödenmesi amacıyla 50,00 TL'nin ve aracın tam ziya nedeniyle kaza tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için ikame bedeli tazminatı olarak 50,00 TL'nin hasar tarihinden itibaren işleyecek yıllık Tüfe Oranında faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen kasko sigortası sözleşmesinin tüketici işlemi niteliği taşıdığını, davacının ise tüketici sıfatına haiz olduğunu, dolayısıyla davanın görevsiz mahkemede açılmış olup görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, mal sigortalarının bir türü olan Kasko Sigortasında hasar bedelinin ve zararın tespitinde kusur oranının bir öneminin bulunmadığından zararın bilinebilir durumda olduğunu, bu sebeple davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının söz konusu olmadığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dava konusu kaza sebebiyle davacıya tazminat ödemesi yapıldığını ve zararın tamamı karşılanarak bunun karşılığında davalı şirketin ibra edildiğini, rayiç bedelinin eksik ödendiği iddiasının asılsız olup aracın rayiç değerinin .../0 numaralı Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesinin rayiç değer tespiti klozuna uygun olarak belirlendiğini, bu hususun poliçe özel şartlarında belirtilmiş olup sigortalı tarafından yasal süre içerisinde poliçe yasal şartlarına itiraz edilmiş olduğundan belirlenen rayiç bedel bağlayıcı nitelikte olduğunu, davayı ve bakiye pert tazminatını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça dava dilekçesinde talep edilen ikame araç bedelinin dolaylı zarar niteliğinde olup kasko sigortasının teminatına dahil olmadığını, yargılama öncesi alınan ekspertiz raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davayı ve tazminatı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirket tarafından davacıya 333.750,00 TL tutarında ödeme yapılarak kanundan ve genel şartlardan doğan sorumluluk yerine getirilmiş olup temerrüde düşülmediğini, Mahkeme tarafından faize hükmedilmesine karar verilmesi halinde faiz başlangıç tarihi tazminatının davacıya ödenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere ile Hasar Bilgisi ve Eksper Rapor Bilgisi celp edilmiştir.
Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava; davacı aracında oluşan pert farkı bedeli ile aracın tam ziya nedeniyle kaza tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için ikame bedelinin tazminine ilişkin açılan maddi tazminat davasıdır.
İstanbul BAM 8. HD. 11/06/2020 T. 2018/... E. 2020/... K. Sayılı ilamı; "...6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2.maddesinde: "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik işlemleri kapsar" hükmüne yer verilmiş; Yasa'nın 3.maddesinin (1.) bendinin (1) alt bendinde: "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi"; aynı maddenin (k) alt bendinde ise: "Tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı maddenin (d) alt bendinde: "Hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin, 6502 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için; yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında, mal veya hizmet satışının: başka bir ifade ile bir tüketici işleminin olması gerekir.
6502 sayılı Yasanın 73/1'inci maddesinde;"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davaların, tüketici mahkemelerinde çözümleneceği" öngörülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı ...'ın kendi kasko sigortacısı olan davalı ...Sigorta A.Ş'ye karşı dava açtığına göre, yasada tanımlanan şekilde davacının tüketici, davalının ise satıcı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olup ... davacının gerçek kişi ve aracın da hususi araç olması nedeniyle görülmekte olan davayı ticaret mahkemesinde görülebilir bir dava haline getirmemektedir. Açıklanan nedenlerle, Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı biçimde davanın esası hakkında hüküm kurulması yerinde görülmemiştir." şeklindedir.
Davacıya ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalı olduğu ve aracın kullanım amacının hususi olduğu anlaşılmakla yukarıda belirtilen istinaf ilamı uyarınca somut olayda tüketici mahkemelerinin görevli mahkeme olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK m. 331/2 hükmü yargılama harç ve giderleri hususunda görevli ve yetkili mahkemece bir karar verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 12/03/2024

Katip ...
-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır