T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/154 Esas
KARAR NO 2024/359
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:07/03/2024
BİRLEŞEN İSTANBUL 10.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... SAYILI DOSYASI
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:07/03/2024
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı borçlunun vekili aracılığı ile icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde borca, faize, faiz oranına, fer'ilerine itiraz etmiş ve mesnetsiz itiraz ile dava konusu icra takibi durdurduğunu, davalının itirazı hiçbir haklı gerekçeye dayanmamakta olup, tamamen davacının alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu, hatta öyle ki; davalı tarafın itiraz dilekçesinde taraflar arasında mevcut sözleşmeye de itiraz etmediğini, gerçek kişi tacir davacı ile davalı şirket arasında 20.08.2023 imza tarihli, "Kamp Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme ile "..." adresinde kain taşınmazda bulunan kamp odaları, 22.08.2023 ile 22.05.2024 tarihleri arasında konaklama amacıyla davalı şirkete tahsis edildiğini, bunun karşılığında ise davacı tarafından sözleşme süresince her ayın 20'sinde 300.000,00-TL + KDV + %2 konaklama vergisi olarak fatura düzenleneceği ve davalı şirketçe ödemelerin fatura kesim tarihinden itibaren 10 gün içerisinde yapılacağı imza altına alındığını, tarafların ticari defterlerinden de görüleceği üzere sözleşme başlangıcında davalı şirket bir süre ödeme yapmış ise de; işbu dava konusu 22.12.2023 tarih, ... numaralı fatura ve diğer sözleşmelerden kaynaklı ödemelerini gerçekleştirmediğini, davacının sözleşme ile üstlendiği tüm edimleri eksiksiz şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirket sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davalı tarafın faize ve faiz oranına da itiraz ettiğini, taraflar arasında mevcut ticari işlerden kaynaklı alacaklara uygulanan TTK 1530. Maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi uygulandığını, hatta davacı tarafından takip öncesi geçmiş gün faizi uygulanmadığını(vazgeçme anlamına gelmemek kaydı ile), takip sonrası ticari temerrüt faizi uygulandığını, talep olunan faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan olunan oranlara bağlı kalınarak tespit edilmiş olup, usule ve mevzuata uygun faize davalı tarafın itirazlarının yersiz olduğunu, tacir olan taraflarca akdedilen sözleşmenin 4.3. Maddesi ile yetki şartı getirilmiş olup; ilgili sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafından yalnızca alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla hukuki mesnedi bulunmayan iddialarla itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, bu nedenle taraflar arasında sözleşmenin mevcut olduğunu kabul eden ve işbu takip konusu alacaktan önceki bir kısım döneme ilişkin ödeme dahi yapan davalı tarafın işbu haksız itirazının iptali ile alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki haksız ve mesnetsiz itirazlarının takip çıkışı olan 336.000,00-TL kısmının iptali ile takibin devamına karar verilmesine, davalı aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davalı şirket ile davacı arasında 20.08.2023 tarihinde konaklama sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme gereği davacıya ait olan ve "..." adresinde bulunan bina müvekkil şirket bünyesinde çalışan personellere tahsis edilecek ve davacı tarafça personellere konaklama hizmeti sunulacağını, davacı yanın taraflar arası akdedilen sözleşmeye dayalı olarak düzenlemiş olduğunu 22.12.2023 tarihli ... numaralı faturanın ve sözleşme kaynaklı diğer ödemelerin müvekkil şirket tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını, taraflarınca haksız alacağa ilişkin düzenlenen takibe itiraz edilmiş olup sonucunda ise davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edildiğini, davacı yanın alacak talepleri ve iddialarının haksız ve hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde 4 ay konakladıktan sonra söz konusu bölgede gerçekleştirdiği faaliyetlerin işverence kendi işvereni ile anlaşamaması nedeniyle sona ermesi sebebiyle tarafların bilgisi dahilinde taşınmazı tahliye ettiğini, bu süreç içerisinde sözleşmeye ilişkin tarafına yüklenilen tüm edimleri davalı şirket yerine getirmiş olup herhangi bir eksikliğe ya da borç ilişkisine mahal vermeden sözleşmesel ilişkiyi sonlandırdığını, taraflarca sözleşmenin feshedilmesi ve taşınmazın tahliyesi ardından davacı taraf 5.aya ilişkin haksız şekilde fatura düzenlediğini, davalının herhangi bir kusuru nedeniyle sözleşmenin sona ermediğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı tarafın bir alacağının olduğu varsayılsa bile bu tutar aylık konaklama bedeli olmayıp konaklamanın gerçekleşmemesinden kaynaklı oluşan zarar miktarı olduğunu, bu zarar da davacının mahrum kaldığı kar olduğunu, davacı tarafın eğer davalının şirket personelinin konaklaması gerçekleşseydi sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan " kullanma suyu, sıcak su, elektrik, doğalgaz, yakıt, aydınlatma, temizleme, tamir, bakım, arıza, hasar ilaçlama ve ıslah ile sınırlı olmaksızın tüm giderleri" gerçekleştirmek zorunda kalacaktı. Konaklamanın gerçekleşmemesi ile davacı bu giderlerle sınırlı olmamak kaydıyla (kurumlar vergisi vs. De dahil olmak üzere) bir çok gideri yapmaktan kurtulduğunu, görüleceği üzere sözleşmenin feshinde davalının hiçbir kusurunun bulunmamasına rağmen bir an için davacının bir bedel talep edeceği düşünülse dahi davacı tarafça talep edilebilecek bedel sözleşme bedeli olmayıp davacının gerçek zararı olduğunu, dava dilekçesi içerisinde her ne kadar bahsi geçirilmemiş olsa da davacı tarafça düzenlenen E-faturanın davalı şirket tarafından, sistem üzerinden süresi içerisinde reddedilmiş ve karşı tarafa iade edildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari defter kayıtları incelendiği takdirde de görüleceği üzere 22.12.2023 tarihli ... numaralı fatura kaydına rastlanılamayacağını, davalı şirket kayıtlarında davacı tarafça kesilen 4 adet fatura bulunup ilgili faturaların tüm ödemeleri gerçekleştirildiğini, taraflar arası kabul edilen başkaca faturanın bulunmadığını, bu durumda, fatura içeriğinin doğru olduğunu ispatlamanın, faturayı düzenleyen tarafa düştüğünü, ispata elverişli herhangi bir delil bulunmayan, alacağın ve davanın davacı tarafça ispatlanamamış olması sebebiyle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde takip çıkışı olan 336.000,00 TL üzerinden icra inkar tazminatı talebinde de bulunmuş olup talebin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği alacak miktarının tespitinin yargılama yapılmasını gerektirdiğinden ve alacak miktarları muayyen (likit) olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının faiz taleplerinin de fahiş ve hukuka aykırı olup işletilen faiz yönünden de itirazları olduğunu belirterek davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun vekili aracılığı ile icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde borca, faize, faiz oranına, fer'ilerine itiraz etmiş ve mesnetsiz itiraz ile dava konusu icra takibinin durduğunu, davalının itirazının hiçbir haklı gerekçeye dayanmamakta olup, tamamen davacının alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik ve kötü niyetli olduğunu, hatta öyle ki; davalı taraf itiraz dilekçesinde taraflar arasında mevcut sözleşmeye de itiraz etmediğini, davacı gerçek kişi tacir davacı ile davalı şirket arasında 20.08.2023 imza tarihli, "Kamp Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını, işbu sözleşme ile "..." adresinde kain taşınmazda bulunan kamp odaları, 28.08.2023 ile 28.05.2024 tarihleri arasında konaklama amacıyla davalı şirkete tahsis edildiğini, bunun karşılığında ise davacı tarafından sözleşme süresince her ayın 20'sinde 300.000,00-TL (KDV ve konaklama vergisi dahil) fatura düzenleneceği ve davalı şirketçe ödemelerin fatura kesim tarihinden itibaren 10 gün içerisinde yapılacağı imza altına alındığını, tarafların ticari defterlerinden de görüleceği üzere sözleşme başlangıcında davalı şirket bir süre ödeme yapmış ise de; işbu dava konusunun 28.12.2023 tarih, ... numaralı fatura ve diğer sözleşmelerden kaynaklı ödemelerini gerçekleştirmediğini, davacının sözleşme ile üstlendiği tüm edimleri eksiksiz şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davalı tarafın faize ve faiz oranına da itiraz ettiğini, taraflar arasında mevcut ticari işlerden kaynaklı alacaklara uygulanan TTK 1530. Maddesi uyarınca ticari temerrüt faizi uygulandığını, hatta davacı tarafından takip öncesi geçmiş gün faizi uygulanmadığını(vazgeçme anlamına gelmemek kaydı ile); takip sonrası ticari temerrüt faizi uygulandığını, talep olunan faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan olunan oranlara bağlı kalınarak tespit edilmiş olup, usule ve mevzuata uygun faize davalı tarafın itirazlarının yersiz olduğunu, tacir olan taraflarca akdedilen sözleşmenin 4.3. Maddesi ile yetki şartı getirilmiş olup; ilgili sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ile İcra Dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafından yalnızca alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla hukuki mesnedi bulunmayan iddialarla itiraz edilmiş ve icra takibi durdurmuş olduğunu, bu nedenle, taraflar arasında sözleşmenin mevcut olduğunu kabul eden ve işbu takip konusu alacaktan önceki bir kısım döneme ilişkin ödeme dahi yapan davalı tarafın işbu haksız itirazının iptali ile alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile davalının .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasındaki haksız ve mesnetsiz itirazlarının takip çıkışı olan 299.997,60-TL kısmının iptali ile takibin devamına karar verilmesine, davalı aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, davalı şirket ile davacı arasında 20.08.2023 tarihinde konaklama sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen sözleşme gereği davacıya ait olan ve "..." adresinde bulunan bina müvekkil şirket bünyesinde çalışan personellere tahsis edilecek ve davacı tarafça personellere konaklama hizmeti sunulacağını, davacın yanın dilekçesinde taraflar arası akdedilen sözleşmeye dayalı olarak düzenlemiş olduğunu 28.12.2023 tarihli ... numaralı faturanın ve sözleşme kaynaklı diğer ödemelerin davalı şirket tarafından yerine getirilmediği iddiasıyla ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, taraflarınca haksız alacağa ilişkin düzenlenen takibe itiraz edilmiş olup sonucunda ise davacı tarafça itirazın iptali davası ikame edildiğini, davacı yanın alacak talepleri ve iddialarının haksız ve hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin davacıya ait taşınmaz üzerinde 4 ay konakladıktan sonra söz konusu bölgede gerçekleştirdiği faaliyetlerin işverence kendi işvereni ile anlaşamaması nedeniyle sona ermesi sebebiyle tarafların bilgisi dahilinde taşınmazı tahliye ettiğini, bu süreç içerisinde sözleşmeye ilişkin tarafına yüklenilen tüm edimleri davalı şirket yerine getirmiş olup herhangi bir eksikliğe ya da borç ilişkisine mahal vermeden sözleşmesel ilişkiyi sonlandırıldığını, taraflarca sözleşmenin feshedilmesi ve taşınmazın tahliyesi ardından davacı taraf 5.aya ilişkin haksız şekilde fatura düzenlendiğini, sözleşmenin davalının herhangi herhangi bir kusuru nedeniyle sona ermediğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı tarafın bir alacağının olduğu varsayılsa bile bu tutar aylık konaklama bedeli olmayıp konaklamanın gerçekleşmemesinden kaynaklı oluşan zarar miktarı olduğunu, bu zarar da davacının mahrum kaldığı kar olduğunu, davacı taraf eğer davalının şirket personelinin konaklaması gerçekleşseydi sözleşmenin 3. Maddesinde yer alan " kullanma suyu, sıcak su, elektrik, doğalgaz, yakıt, aydınlatma, temizleme, tamir, bakım, arıza, hasar ilaçlama ve ıslah ile sınırlı olmaksızın tüm giderleri" gerçekleştirmek zorunda kalacaktı. Konaklamanın gerçekleşmemesi ile davacı bu giderlerle sınırlı olmamak kaydıyla (kurumlar vergisi vs. de dahil olmak üzere) bir çok gideri yapmaktan kurtulmuş olacağını, davacı tarafça düzenlenen E-fatura müvekkil şirket tarafından, sistem üzerinden süresi içerisinde reddedilmiş ve karşı tarafa iade edildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari defter kayıtları incelendiği takdirde de görüleceği üzere 28.12.2023 tarihli ... numaralı fatura kaydına rastlanılamayacağını, davalı şirket kayıtlarında davacı tarafça kesilen 4 adet fatura bulunup ilgili faturaların tüm ödemeleri gerçekleştirildiğini, taraflar arasu kabul edilen başkaca faturanın bulunmadığını, fatura alacağına ilişkin ispat yükü davacı tarafta olup sözleşme ve fatura dışında dosya içerisinde başkaca kanıtın bulunmadığını, alacağın doğup doğmadığı, davasında haklı olup olmadığı ve sözleşmeye uygun kesilen bir faturanın bulunup bulunmadığı hususları ayrı ayrı davacı tarafça ispatlanmalı ve yargılamayı gerektirdiğini, ispata elverişli herhangi bir delil bulunmayan, alacağın ve davanın davacı tarafça ispatlanamamış olması sebebiyle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacı yanın dava dilekçesinde takip çıkışı olan 299.997,60 TL üzerinden icra inkar tazminatı talebinde de bulunmuş olup talebin kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden ve alacak miktarları muayyen (likit) olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının faiz talepleri de fahiş ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, ... Otelciler ve Kahveciler Esnaf Odasından davacının odalarına kayıtlı olduğu ve mesleki faaliyetine devam ettiğinine ilişkin bilgi, ... Vergi Dairesinden Sicil Dökümü, G. Geç. Vergi Beyannamesi dosyamız içerisine alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 336.000,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava, taraflar arasındaki sözleşme gereğince 22.08.2023-22.05.2024 tarihleri arasında konaklama amacıyla davalı şirkete kiralanan odalara ilişkin konaklama bedeli açıklamalı faturaların icra takibine konu edilmesi üzerine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Y. 20 HD. 04/02/2019 T. 2018/6407 E. 2019/539 K. sayılı ilamı; "Dava, alacak istemine ilişkindir.
... 3. Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesince, davacı vekilinin talebinin davacının kiraladığı odalara karşılık hesap edilen konaklama bedelinin alacağı istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı ve çözüm yerinin 6100 sayılı HMK'nın 4. maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... 2. Sulh Hukuk Mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... caddesi 36 adresindeki taşınmazın ticari ilişkiye dayanan dava niteliğinde olan davalardan olduğu, bu tür davaların görev itibari ile asliye hukuk mahkemesinde olduğu, çekişmesiz yargı işlerinden olmadığı, ticari ilişkisine dayanılarak davanın açıldığı, ancak iddia edilen alacağın kira alacağı olmadığı, alacağın tacirler arasında ihtilaflı alacağa ilişkin olduğu, hukuki uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemesinin görevi asıl, sulh hukuk mahkemesinin görevi ise istisna olup, özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işlerin asliye hukuk mahkemesinde görüleceği davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi sıfatıyla ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
... 4. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesince ise dava, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmeye konu konaklama bedelinin bir kısmının ödenmediği, ödemeyen 11.640,00 TL'nin yasal faiziyle tahsili istemine ilişkin olup, dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiştir. HMK uyarınca kira ilişkisinden doğan alacak davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
HMK’nın 22/2. maddesinde “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacılar vekili, müvekkili ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... caddesi 36 numaralı adreste bulunan Şeker Konaklama adlı işyerinin sahibi olduğunu, davalı ... Vagon Sanayide inşaat işi yapmakta olan ... Sanayi Ltd. Şti. firması olduğunu, müvekkil ile davalı müvekkil işyerinde 5 odasının 29.05.2014-28.08.2014 tarihleri arasında inşaat işçilerinin konaklaması için kiralanması hususunda 29.05.2014 tariginde akdettikleri sözleşme ile anlaştıklarını, anlaşmaya göre kişi başı günlük kira bedeli 15 TL olduğu, müvekkilin Mayıs, Haziran Temmuz ve Ağutos aylarında 6 ile 25 kişi arasında değişen sayı ile işçi kaldığını, Mayıs ayında 6 kişiyle başlayan konaklamalar kişi sayısı artarak Ağustos ayında 23 kişiye kadar çıktığını, Mayıs ayı için 120 TL Haziran ayı için 5415 TL Temmuz ayı için 9120 TL Ağustos ayı için ise 4785 TL'lik olmak üzere toplam 19.590,00 TL'lik konaklama hizmeti sunduğunu, davalı ilk etapta peşinat ödeyip sonrasında Haziran ayı ortasına kadar olan dönem hesabını da ödeyerek müvekkilin kendisine güvenmesini sağladığını ve devamında da yine kısmi ödemeler yaptığını, kalan bakiyeyi ödemeyerek kötü niyetli tavır sergileyerek zarara uğrattığını, müvekkil davalıya defalarca sözleşmeden doğan alacağının kalan bakiyesi olan 11.640.00 TL'yi ödemesini söylemiş ise de davalı taraf borcunu hiçbir surette ödemediğini ... 5. Noterliği 04.12.2014 tarih ve 36200 yevmiye numaralı ihtarı ile kalan bakiye borcunu ödemesi yoksa hakkında hukuki yollarak başvurulacağı bildirildiği, ancak ihtarnameye hiçbir şekilde cevap vermediğini, sözleşmeden doğan alacağı olan 11.640,00 TL'nin davalıdan tahsili için davalıdan alınarak müvekkile verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamında uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından, ihtilafın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklindedir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
Somut olayda, yukarıda alıntılanan emsal içtihat ışığı altında yapılan değerlendirmede ana dava ve birleşen davada uyuşmazlığın, taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince davacı tarafından 22.08.2023-22.05.2024 tarihleri arasında davalı şirket çalışanlarının konaklaması amacıyla davalı şirkete kiralanan odalara ilişkin kira bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde asıl ve birleşen dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde asıl ve birleşen dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!