WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/114 Esas
KARAR NO : 2024/162

DAVA : Tazminat (Hayat Sigortası)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 27/02/2024

İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2022/633 Esas, 2024/4 Karar sayılı, 09/01/2024 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıda esas sırasına kayıt edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., ..., ...'un muris eşi/babası, ...'un ... Şubesi'nden Müvekkiller tarafından 210.000,00 TL olarak bilinen esnaf işletme kredisi kullanmış işbu kredinin Müvekkiller tarafından biliindiği üzere 160.000,00 TL tutarındaki kısmı için ... poliçe numaralı hayat sigortası yapılmış ve bunun karşılığında sigorta ücreti kesildiğini, murisin 20/06/2022 tarihinde vefat ettiğini ve Müvekkillerin bakiye kredi borcunun ödenmesi için başvuru yaptıklarında sigorta şirketi murisin poliçenin düzenlenmesi sırasında ölümüne neden olan hastalığını gizlemiş olduğu gerekçesiyle ödeme yapmayı reddettiğini, ancak Muris'in ölüm nedeni ile hastalığı arasında illiyet bağı bulunmamakta olup ölümüne neden olan durumun kredi çekerken yapılmış olan hayat sigortası sırasında bilinmesi mümkün olmadığını, işbu nedenle bu durumun sigortacıya ayrıca bildirilmemiş olmasının gerçeğe aykırı beyanda bulunma şeklinde anlaşılmasına imkân olmadığını, davalı Şirket ile Müvekkiller arasında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, bir anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, İşbu davanın dava dışı ...bankası A.Ş. ve dava dışı kredi sözleşmesi kefili ...'ne ihbar edilmesini, davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı ... A.Ş.'den tahsili ile, karar tarihinde mevcut bakiye borç miktarı oranınca dava dış...A.Ş.'ne ve kefaleten ödediği tutar oranınca dava dışı ...'ne ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava; davacıların murisinin ...bankası ... Şubesi'nden esnaf işletme kredisi kullandığı, iş bu kredinin 160.000,00 TL tutarındaki kısmı için ... poliçe numaralı esnafa yıllık ihtiyari hayat sigortası yapıldığı, bunun karşılığında sigorta ücretinin kesildiği, murisin 20/06/2022 tarihinde vefat ettiği, davacı mirasçıların bakiye kredi borcunun ödenmesi için davalıya başvuru yaptığı, sigorta şirketi tarafından murisin poliçenin düzenlenmesi sırasında ölümüne neden olan hastalığını gizlemiş olduğu gerekçesiyle ödeme talebinin reddedildiği, davacı iddiasına göre murisin ölüm nedeni ile hastalığı arasında illiyet bağının bulunmadığı, ölümüne neden olan durumun kredi çekerken yapılmış olan hayat sigortası sırasında bilinmediği, bu nedenlerle bu durumun sigortacıya ayrıca bildirilmemesinin gerçeğe aykırı beyan olmadığı iddiasıyla kalan kredi borcunun hayat sigortası poliçesi teminat bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin açılan tazminat davasıdır.
6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca, göreve dair kurallar kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. HMK m. 114/1-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir.
İstanbul BAM 37. HD. 13/03/2024 T. 2023/2911E. 2024/922 K. Sayılı ilamı; "Somut olayda; davacı, murisi adına düzenlenmiş olan hayat sigortası sözleşmesine dayanarak eldeki davayı açmışlardır. Davanın esas dayanağı dava dışı bankadan kullanılan kredi borcunun vefat halinde karşılanabilmesi amacıyla davalı sigorta şirketi ile yapılan hayat sigorta sözleşmesi olup, kredi sözleşmesi değildir. Hayat sigortası sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. 6502 sayılı yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, muris tüketici konumunda olup davacı da irs ilişkisine dayanarak dava açtığından ve davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi anılan kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır.(Yargıtay 17 HD 2016/17858 E.2019/7354 K.;2017/3086-2018/4129 K. Sayılı kararları ile Dairemizin 2022/2351 E. 2023/1058 K. sayılı kararı)" şeklindedir.
28/11/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflarından birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacıların murisinin davalı bankadan işletme kredisi kullandığı ve kullandığı krediye istinaden davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigortası yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava, sigorta şirketine karşı açılmış olup davacılar ile davalı sigorta şirketi arasında meydana gelen uyuşmazlık hayat sigortası sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Hayat sigorta sözleşmelerinin, niteliği gereği sigortalı tarafın mesleği ne olursa olsun (tacir, esnaf, işçi, memur vs.) gerçek kişi ve tüketici olması dışında bir seçenek yoktur. 6502 sayılı TKHK'nın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davacıların murisi tüketici konumunda olup davalı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olmasından dolayı, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığa bakma görevi de 6502 sayılı TKHK m. 3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır (Yargıtay 17. HD'nin 16/05/2017, E. 2017/198, K. 2017/5526; 24/09/2018, E. 2015/18647, K. 2018/8119 tarih ve sayılı kararları).
Dolayısıyla sigortacı ile sigortalı arasındaki ilişki bir tüketici ilişkisidir. Dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yürürlüğe girdikten sonra açılmıştır. Bu nedenle açılan davada Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkememiz görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... 1. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, ... 1. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunduğundan mahkememiz kararı kesinleştikten sonra dosyanın merci tayini için İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... 1. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
3-... 1. Tüketici Mahkemesi ile Mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı bulunduğundan mahkememiz kararı kesinleştikten sonra dosyanın merci tayini için İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
4-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 27/02/2024
Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır