T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/40 Esas
KARAR NO : 2024/99
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 24/04/2018
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizin 2018/353 Esas 2019/718 Karar sayılı 30/09/2019 tarihli kararı İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/95 Esas 2022/1670 Karar sayılı 09/12/2022 tarihli kararı ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla Mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydı yapılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının rahatsızlığı nedeniyle vergi dairesindeki kapanış işlemleri için dava dışı ...'ya vekaletname verdiğini, müvekkilinin pastane olarak işlettiği işyerinin...'ya devredildekten sonra kasap dükkanı olarak kullanılmaya devam edildiğini, dava dışı ...'nın davalıdan 103.942,90 TL tutarında kasap ürünü olan etler satın aldığını, davacının davalıdan hiçbir zaman faturalara konu olan malı teslim ve satın almadığını, davacı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası ile takip alacaklısı ... tarafından icra takibi başlatıldığını beyanla davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına konu toplam 103.942,90 TL bedelli faturalardan borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi sunulmuş ancak davaya cevap vermemiştir.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı 30/09/2019 tarihli kararı İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/95 Esas 2022/1670 Karar sayılı 09/12/2022 tarihli kararı ile kaldırılmıştır.
İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2020/95 Esas 2022/1670 Karar sayılı 09/12/2022 tarihli kaldırma ilamı; "Mahkemece, davanın kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de davacı gerek dava dilekçesinde gerekse 21.11.2018 tarihli delil dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Yemin delili, davanın çözümünde önemli delillerden biri olup, yemin delili davacı tarafa hatırlatılıp bu hakkın kullanılması hâlinde yemin metninin hazırlanması ve tebliği konusunda gerekli usuli işlemler yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Buna göre davanın esasına etkili nitelikte delillerden olan yemin delili hatırlatılmaksızın hüküm kurulması doğru olmadığından, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." şeklindedir.
İstinaf kaldırma ilamına doğrultusunda yargılamaya devam edilmiştir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiştir.
İstinaf kaldırma ilamı uyarınca yemin delili davacı tarafa hatırlatılmış olup bu hakkın davacı tarafça kullanılması nedeniyle yemin metni mahkememizce hazırlanarak yemin davetiyesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 06/02/2024 tarihli celsesinde davalı ...; "Davacı ...'a 01.07.2013 tarihinde 1.600-Kg bütün tavuk, 200-Kg but tavuk, 08.07.2013 tarihinde 650-Kg dana eti 750-Kg bütün tavuk 200-Kg kanat eti, 15.07.2013 tarihinde 750-Kg dana eti 800-Kg bütün tavuk 600-Kg kemiksiz muz göğüs, 22.07.2013 tarihinde 750-Kg dana eti 900-Kg bütün tavuk 700-Kg tavuk budu 01.08.2013 tarihinde 700-Kg dana eti 1.100-Kg bütün tavuk sattığıma ve bu ürünleri davacıya teslim ettiğime namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum, ben bu satış ve teslimden dolayı davacıdan alacaklıyım." şeklinde yemin ederek beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, İİK 72/3 maddesi uyarınca, davacı hakkında davalı tarafından faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine konu faturalardan ötürü davacının davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, dosya rapor tanzimi için bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş olup, tanzim olunan 04/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...'ın vergi mükellefiyeti bulunmadığı anlaşıldığından "ticari defter" tutma yükümlülüğü bulunmadığı, davalı yanın incelemeye gelmediği, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davalı yan tarafından icra dosyasına sunulmuş olan ve davacı tarafından kabul edilmeyen; 5 adet 103.942,90 TL tutarlı faturaya ait sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulu olmadığı, dava konusu faturaların içeriğini davalı tarafından davacı yana teslim ettiğini ispat için yeterli delil niteliğinin bulunmadığı kanaati edinildiğinden davacı yanın davalı yana İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (Eski Dosya No 2013/19772 E.) sayılı dosyasında borçlu bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya kapsamı nazara alınarak takip konusu beş adet faturanın muhtelif et satışları içeriğiyle davalı tarafından davacı adına tanzim edildiği görülmektedir. Davacı söz konusu ürünlerin kendisi tarafından teslim alınmadığını beyan etmektedir. İbraz olunan irsaliyeli fatura asıllarına göre teslim alan sıfatıyla dava dışı İsmail G.Y.'nin fatura konusu malları davacı adına teslim aldığı sabittir. Teslim alan sıfatıyla adı geçen kişinin malları aldığı her iki tarafın da kabulünde olduğundan bu yönde imza incelemesi yoluna gidilmemiştir. Davacı bu kişiye devir işlemleri yönünde vekaletname verildiğini beyan etmiş olmakla birlikte dosyada mübrez SGK hizmet döküm kaydı incelendiğinde dava dışı İsmail G.Y.'nin 2013-2015 yılları arasında davacının sigortalı çalışanı olarak göründüğü, davacının işyerini devrettiğini beyan ettiği tarihten sonra vergi kaydını kapattığı, sigortalı çalışanı olması hasebiyle çalışan kişinin fatura içeriği olan ürünleri davacı nam ve hesabına almış olması sabit olmakla diğer celbolunan BA-BS formları da dikkate alınarak davacının icra dosyasına konu edilen fatura bedellerinden dolayı sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf işyeri devri, dava dışı şahsa vekalet verilmesi, malların kendisi tarafından teslim alınmadığı gerekçelerini ileri sürmüş ise de kendisinin öncelikle basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği esastır. Keza dosyada iddiasını destekler mahiyette davalı ve dava dışı kişinin eylem birliği içerisinde olduğuna dair cezai anlamda dosyaya yansıyan herhangi bir delile tesadüf edilmemiştir. Fatura içeriği ürünlerin davacı nam hesabına davacı adına çalıştırılan sigortalı tarafından teslim alındığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça açıkça yemin deliline de dayanıldığından davacı tarafça sunulan yemin metni mahkememizce hazırlanarak yemin davetiyesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı asil duruşmadaki beyanında dava konusu ürünleri davacıya sattığına ve teslim ettiğine dair yemin etmekle davacının takip konusu edilen borçtan sorumlu olduğu kanaatine erişilmekle sübut bulmadığı takdir edilen davanın reddine, davacının borçlu olup olmadığı yapılan yargılama neticesinde tespit edildiğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine yönelik aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE, kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta yatırılan 1.775,09 TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 1.347,49-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/02/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!