T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/650 Esas
KARAR NO:2024/362
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:12/10/2023
KARAR TARİHİ:15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... Ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketi ile inşaat alanında faaliyet sürdürmekte, çeşitli inşaat projelerinde yer alarak kat karşılığı inşaat sözleşmeleri vasıtasıyla gelir elde ettiğini, davalı tarafın davacının maliki olduğu bu inşaat şirketi üzerinden "İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah., 329 Ada, 10 Parselde kayıtlı bulunan, 14 nolu, 15 nolu ve 3 nolu bağımsız bölüm" leri konut ihtiyacı nedeni ile değil yatırım amacıyla satın aldığını, zira davalı tarafın Bursa' da ikamet etmekte olup, satın aldığı taşınmazlardan 2 tanesini satın aldıktan kısa bir süre sonra 3. kişiye satmış ve söz konusu taşınmazların satışından gayrimenkul fiyatlarının da kısa sürede yüksek artış göstermesi nedeniyle büyük kar elde ettiğini, davalının 3 nolu bağımsız bölümü 16.10.19 tarihinde 600.000,00-TL karşılığında, 14 nolu bağımsız bölümü 10.06.2020 tarihinde 1.900.000,00-TL karşılığında, 15 nolu bağımsız bölümü ise 16.10.2019 tarihinde 1.500.000 TL bedel karşılığında müvekkilin maliki olduğu şirketten satın almış, satış bedellerinin yalnızca 1.600.000,00-TL' sini öded iğini, davacı ile davalı taraf arasında ticari amaçlı bu üç adet gayrimenkulün alım-satımına dair görüşmeler esnasında taşınmazlar davalı tarafa teslim edilmeden önce davalı tarafın teminat senedi talebinde bulunması üzerine senet düzenlenmiş ancak sonraki süreçte üç adet taşınmaz davalı tarafa teslim edilince söz konusu teminat senedinin davacı tarafından imzalanmamış ve bono ile ilgili her hangi bir işlem yapılmadığını, daha sonra ise davalı tarafından kötüniyetli olarak söz konusu bono imha edilmediğini, senedin düzenleme yerinin de değiştirilerek ve davacının imzasını taklit edilmek sureti ile doldurularak .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından 14/12/2022 tarihinde 20/03/2020 tanzim ve 15/04/2020 tediye tarihi yazılan bonoya dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından gönderilen ödeme emri 22 Aralık 2022 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiş ancak davacının söz konusu icra takibinden 04/01/2023 tarihinde yapılan fiili hacizler üzerine haberdar olduğunu, davacının 05/01/2023 tarihinde usulsüz tebligatın tespiti ve icra takibine itiraz için .... İcra Hukuk Mahkemesi' nin ...-Esas sayılı dosyasından dava açmış ancak mahkemenin, yasal süre içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle davayı reddettiğini, davacı tarafından imzalanarak davalı tarafa verilmiş her hangi bir senet bulunmamakta olup davalı tarafın davacıdan her hangi bir alacağının bulunmadığını, davalı alacaklı tarafından icra takibine konu edilen bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmayıp davacı tarafından söz konusu senedin imzalanmadığını, davacı hakkında başlatılmış olan icra takibi neticesinde davalı tarafından davacının ikamet adresine ve ortağı olduğu şirketlerin adreslerine 03.01.23, 04/01/2023, 18/09/2023 ve 19/09/2023 tarihlerinde hacze gidilerek fiili haciz uygulanmış bir kısım menkuller muhafaza altına alındığını, yine davacının alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasına alacak haczi uygulanarak bu dosyadan tahsil edilen meblağ haczedilmiş ve davalı tarafından tahsil edildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı tarafın davacıdan herhangi bir alacağı bulunmamasına ve takibe konu bono davacı tarafından imza edilmemesine rağmen davacının imzasını taklit edilerek .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından davacının alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından tahsil edilen alacak haczedilerek tahsil edilmediğini, bu kısım açısından huzurdaki davadaki talebimiz istirdada dönmüş olması nedeni ile davalı tarafından tahsil edilen 178.630,52-TL' nin istirdadı ile davacıya ödenmesini talep ettiklerini, davacının davalı tarafa borcu olmamasına rağmen davacı tarafından imzalanmayan ve davalı tarafından sahte imza ile tanzim edilerek direk kendisi tarafından kötüniyetli olarak (Senet ciro yolu ile davalıya geçmediğinden) icra takibi yapan ve davacı ile davacının maliki olduğu şirketlerin tüm mal varlıklarına fiili haciz uygulayarak muhafaza işlemleri yapan davalının takip miktarının %20’sinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından imzalanıp davalı tarafa teslim edilen her hangi bir bono bulunmadığından ve takibe konu edilen bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmaması nedeni ile davacının davalı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını, aksine davalı tarafın davacı ve davacının maliki olduğu olduğu şirketlere borçlu olup davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü' nün ...; .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas; .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas; .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyalarında icra takibine geçilmiş ancak takibe itiraz etmesi nedeni ile takipler durdurulduğunu, davacının borcu bulunmamasına rağmen, işbu haksız ve hukuka aykırı icra takibi dolayısı ile gerek şahsı ve gerekse de maliki olduğu şirketlerin haciz baskısı ve tehdidi altında olduğunu, bu nedenle davacının ve davacının maliki olduğu şirketlerin mağduriyetinin artmaması adına İ.İ.Kanunu' nun 72/3. Maddesi gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, aksi durumda davacı ve davacının maliki olduğu şirketler nezdinde telafisi imkansız zararların doğacağının aşikar olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile .... İcra Müdürlüğü ...-Esas sayılı dosyasından tahsil edilecek meblağların alacaklıya ödenmemesi için (Öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise belirleyeceği uygun teminat mukabilinde) İ.İ.Kanunu 72. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının davalı tarafa her hangi bir borcu bulunmadığından ve takibe konu edilen bononun üzerindeki imza müvekkile ait olmadığından davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davacı hakkında sahte imza ile kambiyo senedi tanzim ederek haksız ve kötüniyetli şekilde icra takibi başlatıp davacının ve maliki olduğu şirketlerin tüm malvarlıklarına fiili haciz uygulayarak muhafaza altına aldıran davalının takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere (Zira senet direk davalı tarafça takibe konu edilmiştir.) kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davacının alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı dosyasından alacak haczi yolu ile davalı tarafından tahsil edilen 178.630,52-TL' nin istirdadı ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde icra takibine konu olan senedin teminat senedi olduğunu iddia etmekte ise de bu iddiasının soyut ve herhangi bir delili olmayan gerçeğe aykırı bir iddia olduğunu, davacının bu iddiasını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, yine davacının dilekçesinde icra takibine konu olan bono üzerinde yer alan imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmekte ise de bono üzerinde yer alan imzanın davacı- borçluya ait olduğunu, davacının imzaya itirazının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, istardat talebinin ve davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, takip konusu borcun tamamen ödenmedikçe istirdat davasının açılamayacağını, borcun kısmen ödenmiş olması halinde yalnız ödenen kısma taalluk eden istirdat davasının açılamayacağını, Mahkememizce İİK 72/3 maddesi uyarınca verilmiş olan tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflarınca kötü niyet tazminatı taleplerinin bulunduğunu, davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek öncelikle Mahkememizce verilmiş olan tedbir kararının .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasından alınmış, icra takibine konu olan senet üzerinde yer alan imzaların borçlunun eli ürünü olduğunu tespit eden bilirkişi raporu dikkate alınarak kaldırılmasını, davacının haksız ve hukuka aykırı tüm taleplerinin ve haksız ve kötüniyetle açtığı hukuki dayanaktan yoksun Menfi Tespit ve İstirdat davasının reddine, İstirdat davası İİK'nda özel dava şartına tabi olduğundan dava şartı yokluğundan İstirdat davasının reddine karar verilmesini, davacı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddi ile, haksız olan davacı- borçlunun takip konusu alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS Soruşturma sayılı dosyası dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacı vekili, 10/05/2024 tarihli dilekçesi ile davada sulh olduklarını, davacının davadan feragat edilmesini talep ettiğini, tarafların sulh olması nedeni ile karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirterek feragat nedeniyle karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 13/05/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı tarafın feragat etmiş olduğundan feragat nedeniyle reddine ve dava nispi harca tabi menfi tespit ve istirdat davası olduğundan menfi tespit davası dava değeri olarak gösterilen 837.563,01-TL ve istirdat davası dava değeri olarak gösterilen 178.630,52 TL dava değeri üzerinden menfi tespit ve istirdat talepleri bakımından ayrı ayrı olmak üzere lehlerine nispi vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 20/03/2020 keşide tarihli 15/04/2020 vade tarihli 600.000 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olunmadığına dair açılan menfi tespit davası ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 178.630,52 TL ödemenin davalıdan istirdadına ilişkin açılan istirdat davasıdır.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir.
100 Sayılı HMK'nın 74. Maddesinde davaya vekalette özel yetki verilmesi gereken haller sayılmıştır. Buna göre bir davada müvekkil tarafından vekile açıkça yetki verilmemişse, vekil davadan veya kanun yollarından feragat edemez. Davadan feragat ettiğini bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat edebileceğine ilişkin özel yetkinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı sulh olunduğunu beyan etmiş ise de sulh protokolünü dosyaya sunmamıştır. Davalı tarafça da sulh olgusu inkar edilmiştir. Feragat kayıtsız şartsız olarak olacağından feragatin saiki mahkemeyi ilgilendirmeyecektir. Davalı taraf yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmuştur. Bu nedenlerle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-) Harçlar Kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 285,07-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 17.069,42 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 122.131,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-) 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-) Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 15/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!