WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/582 Esas
KARAR NO :2024/491

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/09/2023
KARAR TARİHİ:27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında 19.01.2022 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin Iğdır da bulunan akaryakıt satış istasyonunda davacıyı şirketten satın alacağı benzin, gazyağı, motorin ve her türlü akaryakıt ürünlerin satışını kapsadığı, davacı tarafından fatura karşılığı satılan mallara ilişkin davalının bakiye 60.114,18 TL borcu ödememesi üzerine aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile faturalara konu teslim edilmiş mallara dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek, takibin durduğunu ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını, alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık ispat kuralına ispat edildiğinden teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazda; İstanbul mahkemelerinin yetkili olmadığını ve dosyanın yetkili Iğdır mahkemelerine gönderilmesini, esasa ilişkin itirazında; davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin 19.01.2022 tarihinde başladığını ve 6-7 ay devam ettiğini, sonra tarafların karşılıklı iradeleri ile son bulduğu ve davalının başka bir akaryakıt firması ile anlaşarak davacı ile bayilik işinin sonlandığını bu aşamada davalı şirketin davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını ifade ettiğini, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli Iğdır mahkemelerine gönderilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasının uyap sureti, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, BA/BS formları, Reyhanlı vergi dairesinden gelen sicil bilgilerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 69.944,87 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Mali Müşavir ...'ya tevdi edildiği, bilirkişinin 19/02/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ ticari Fatura Senaryosu” ile müşterilerine gönderdiğini, ticari fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu, davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğundan davacıya 60.114,18 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği ve 60.114,18 TL alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %10,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceğini mütalaa edildiği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 19.01.2022 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi düzenlenmiştir, davacının sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesine karşın davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talep edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22. maddesi: temerrüt halini düzenlemiştir. “…Bayi temerrüt halinde tahsil tarihine kadar akdi temerrüt faizi olarak yıllık reeskont faiz oranının iki katı oranında faiz işletilmesini ve faizi cari hadde göre hesaplanacak KDV ile birlikte tahakkuk ettirilmesini peşinen kabul eder. Faturada daha yüksek bir faiz oranının gösterilmesi halinde ve bayinin faiz oranına itiraz etmemesi halinde faturada yazılı faizi ile birlikte öder… “hükmü bulunmaktadır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanıldığından mali yönden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalıya yapılan ihtaratlı tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmemiş, yerine inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce yaptırılan mali inceleme neticesinde davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya 7 adet fatura ile 882.114,18 TL tutarlı fatura kestiği, davalı şirketin bu faturaların 822.000,00 TL'sini ödediği ve takip tarihi ile 60.114,18 TL davalı borcunun davacıya ait yevmiye defterinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
dolayısıyla davacı kayıtlarında/ticari defterlerinde davalıdan 60.114,18 TL alacağının kayıtlı olduğu görülmektedir. Davacı tarafından dava konusu yapılan faturalar davalıya ticari fatura senaryosu ile gönderilmiştir, davalı borçlunun bu faturaya itiraz ettiğini ve kabul etmediği hakkında ispat külfeti
davalıya aittir. Dosya kapsamında davaya konu olan faturalara davalının Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediği ve faturaları tebliğ almış olduğu anlaşılmaktadır.
BA/BS formları incelendiğinde ... vergi kimlik numaralı ... tarafından tamamı tebliğ edilmiş ticari faturalar nedeniyle 2022 Yılında mal alış listesinde yer alan ... vergi kimlik numaralı ... ... A.Ş'den adet fatura ile KDV hariç 747.554,00 TL mal/hizmet alışı yaptığını vergi dairesi kayıt altına almıştır. Davacıya ait BA-BS formunda da aynı faturalar kayıtlı olup davacı tarafından davalı ...’e 7 adet fatura ile kdv hariç 747.554,00 TL mal/hizmet satışı yapıldığı bildirilmiştir. Yargıtay karalarında BA-BS beyannameleri ile verilen bir içtihatta; BA BS Davalının BA formunda davacıdan satın aldığı mal/hizmet faturalarını vergi olarak bildirmiş olması karşısında davacı tarafça da faturaya konu alacağın varlığının ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 19.HD.'nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490 E.,2017/2932 K.sayılı emsal kararı).
Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamamıştır. Ancak davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haiz olduğu, davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile müşterilerine gönderdiği, TTK 21/2. Maddesi uyarınca davacı tarafça tanzim edilen faturalara 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin dosyada davalı tarafından sunulmuş herhangi bir belgenin bulunmadığı, yine davalı tarafından ödeme yapıldığına ilişkin ve/veya sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerinin davacı tarafından yerine getirilmediğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından cari hesap ilişkisi doğrultusunda takibe konu edilen miktar üzerinden davalının davacıya borçlu olduğu kanaatine erişilmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki takibin asıl alacak 60.114,18 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, %20 oranındaki 12.022,836 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.106,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 676,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.429,52-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 676,88-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 143,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.089,73TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır