WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/495 Esas
KARAR NO :2024/36

DAVA:Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ:05/07/2022
KARAR TARİHİ:16/01/2024

Mahkememizin 2022/... esas, 2023/... karar sayılı 14/03/2023 tarihli kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin 2023/... esas, 2023/... karar sayılı 12/07/2023 tarihli ilamı ile KALDIRILMAKLA Mahkememiz yukarıda yazılı esas sırasında tevzi edilen maddi tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/10/2021 tarihinde saat 00:44'te ... semtinde ...Caddesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında, park halindeki davacıya ait ... plakalı ... model aracına, ... plakalı ...'ın sevk ve idaresinde olduğu ... model aracıyla park halinde duran davacının arabasına arkadan çarpmasıyla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında hasar meydana geldiğini, kaza mahallinde tutulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazaya sebebiyet veren ...'ın tutanakta geçen beyanında kazanın karanlıktan dolayı görmeyip, geri geri park ederken vurduğunu belirttiğini, davacının aracı usulüne uygun olarak park edilmiş olup, kazaya sebebiyet veren ...'ın sevk ve idaresindeki araç %100 kusurlu olarak çarptığını, davacı aracını ....'ta tamir ettiğini, yapılan ekspertiz raporu sonucunda brüt tamir masraflarının 36.185,12-EUR olduğunu, değer kaybının ise 15.000,00-EUR olduğunu, toplamda 36.185,12-EUR masrafın sigorta şirketinden talep ettiğini, bu sebeplerle kazadan dolayı meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında meydana gelen zararın ve dğer kaybının tespiti için maddi tazminatın hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesiyle ve özetle; kaza tarihinin kaza tutanağında 23/10/2021 tarihi olduğunu, bu tarihte kazada kusurlu olduğu iddia edilen ...'ın davacı şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan zorunlu ya da ihtiyari mali mesuliyet sigortasının mevcut olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği talepler bakımından ilgili sigorta şirketine dava öncesi başvuru yapmak zorunda olduğunu ancak bu hususta başvuru yapılmadığını, ayrıca karşı tarafın aracını park kurallarına uygun şekilde park etmediğini, kazada kusurlu bulunan şahsın olası bir ifadesi davalı şirketi bağlamayacağını, kaza tarihi itibariyle kazada kusurlu olduğu iddia edilen ...'ın davalı şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan zorunlu ya da ihtiyari mali mesuliyet sigortası mevcut olmadığını , bu nedenle esasa ilişkin herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada, tramer poliçe bilgisi, kaza tespit tutanağı aslı, hasar dosyası evrakları dosya içerisine alınmıştır.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat (hasar bedeli ve değer kaybı) istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan kaza tespit tutanağında kaza tarihi 2023 olarak olarak görünmekte olup davacının sunduğu ekspertiz raporunda ise hasar tarihi 23/10/2020 olarak göründüğünden tarihler arasında çelişki bulunduğundan kaza tarihinin davacının iddia ettiği gibi 23.10.2020 olup olmadığı hususunda bu tarih itibari ile tramer kayıtları, hasar dosyası, kaza tespit tutanağı aslı, karşı araç hasar dosyası varsa belgeleri, arabuluculuk başvuru belgesi istenerek değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle mahkememiz kararı kaldırılmakla istinaf ilamı doğrultusunda ilgili belgeler dosya arasına celp edilmiştir. Bu belgeler incelendiğinde kaza tarihinin 23/10/2020 tarihi olduğu, Tramer kayıtlarına göre kazaya sebep olan ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde 07/10/2020-07/10/2021 tarihleri arasında sigortalı olduğu tespit edilmekle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça son celse öncesi sunulan beyan dilekçesinde; dava dilekçesinde davalı tarafın yanlış gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı, zira kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün kaza tespit tutanağında yanlış sigorta şirketini bildirmesi sebebiyle davalı tarafta yanılgıya düşüldüğü, bu yanılgının istinaf ilamı sonrası mahkemece yapılan araştırma neticesinde öğrenildiği, bu sebeple HMK madde 124/3 gereğince tarafta iradi değişiklik yapılmasını talep ettiğini, ... Anonim Şirketinin taraf sıfatının sona erdirilerek davaya taraf olarak asıl davalı olması gereken ... Anonim Şirketi eklenerek davanın devamını talep ettiği, bu kapsamda dava şartı olan arabuluculuk şartının sağlanması için, asıl davalı ... Anonim Şirketi ile arabuluculuk görüşmelerini yapmak üzere süre verilmesini, tarafta iradi değişiklik talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil etmediği, tarafta değişiklik talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği görüldü.
... Sigorta A.Ş. tarafından dosyaya sunulan hasar dosyasının incelenmesinde, davacı asilin e-mail yolu ile ... Anonim Şirketi'ne başvuru yaptığı, başvuru sonrası hasar dosyasının oluşturulduğu tespit edilmiştir. Davalı ... A.Ş tarafından da dilekçeler teatisi aşamasından beri davacının kendilerinde sigortalı olmadığı belirtilerek cevap dilekçesi ekinde tramer görüntüsü dosyaya sunulmuştur. Dolayısıyla tarafta iradi değişiklik talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı ve dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil etmediği söylenemez.
19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'ya eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde de; ilgili kanunlarda arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Yani dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup; arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
İstanbul BAM 30/06/2022 T. ... K. sayılı ilamı; "Somut olayda, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 02/03/2021 havale günlü dilekçe ekindeki belgelerden de anlaşılacağı üzere; ... plaka sayılı aracın ... Sigorta A.Ş değil, ... A.Ş nezdinde ZMM sigortalı bulunduğu, bu nedenle ... A.Ş 'ye davacı ... tarafından bizzat başvuruda bulunularak hasar dosyasının açılmasının sağlandığı ve başvuru üzerine ... tarafından davacı ...'a 16/04/2019 tarihinde 497,10-TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla ... plaka sayılı aracın ... A.Ş nezdinde sigortalı olduğunun, eldeki dava açılmadan önce davacı asil tarafından bilindiği sabittir.
Hal böyle olunca, doğru hasım olan ... A.Ş yerine ... Sigorta A..Ş ye yönelik olarak arabuluculuğa başvurulmuş olmasında ve davanın da yine yanlış hasma yönelik olarak açılmış bulunmasında maddi bir yanılgının varlığından söz edilemeyeceğine göre; ... Sigorta A.Ş ye atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
Bu nedenle 29/04/2021 günlü dilekçe doğrultusunda; 21/05/2021 günlü ara kararı uyarınca hakim tarafından davanın tarafı olmaktan çıkartılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen ve yargılama sırasında vekille temsil edilen ... Sigorta A.Ş yararına HMK'nun 124/4.maddesinin son cümlesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmiş olmasında; ayrıca dava öncesinde bilinmesi nedeniyle arabuluculuk işleminin de aracın ZMM sigortacısı bulunan ... A.Ş ile yapılması gerekirken, taraf sıfatı bulunmayan ... Sigorta ile yapılmış olması ve ... ile yapılmış herhangi bir arabuluculuk işleminin de mevcut bulunmaması karşısında tamamlanabilir bir dava şartı niteliği taşımayan söz konusu bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa herhangi bir mehil verilmeyerek yazılı biçim ve şekilde ... A.Ş'ye yönelik davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik tespit edilemediğinden, davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir." şeklindedir.
Yukarıda belirtilen istinaf ilamı uyarınca somut olay bazında yukarıda belirtilen gerekçelerle HMK 124 gereğince taraf değişikliği talebi kabul edilmeyerek ve gerçek hasım olan ... Anonim Şirketi'ye karşı dava ve talep tarihi öncesinde arabuluculuk işleminin de mevcut bulunmaması karşısında tamamlanabilir bir dava şartı niteliği taşımayan söz konusu bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa herhangi bir mehil verilmemiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 342,21 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T m.7/2 gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır