T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/307 Esas
KARAR NO:2024/438
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/05/2023
KARAR TARİHİ:10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin elektrik malzemelerini toptan ticaret ile iştigal ettiğini, davalı ile yıllardır devam eden ticari ilişkinin bulunduğunu, davalıya elektrik malzemesinin toptan satışının yapıldığını, uzun süredir satış gerçekleştirilerek fatura düzenlendiği malzemelerin karşılığı ödenmeyen davalının 2022 yıl sonu itibarıyla davalı borçlu şirketten 599.584,21 TL alacaklı durumda olduğunu, bu durumun dava dilekçesi ekinde sunulan 29.11.2021 tarihli mutabakat mektubu, 2021 yılında davalı borçlu şirket adına düzenlenen faturalar, 2021 ve2022 yılına ait muavin defter kayıtları ile sabit olduğu gibi, tarafların ticari defterlerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davalı borçlu şirket ile defalarca irtibata geçilerek borç tutarının ödenmesi talep edilmişse de bu taleplerin sonuçsuz kaldığını, alacağını uzun süre tahsil edemeyen davacı şirketin gelinen noktada icra takibi yoluna başvurma zorunluluğunun doğduğunu, borçlu aleyhine yasal takip başlatıldığını, borçlu şirketin kötü niyetle yetkiye, icra takibine, icra takibindeki ana paraya faize, faiz oranına temerrüt faiz oranına ve başlangıç tarihine, neticede asıl alacağa ve tüm ferilerine 28.02.2023 tarihinde itiraz ettiğini, borçlunun itirazında sadece böyle bir borcunun olmadığını söylediğini, İİK madde 68 de belirtilen hiçbir belge ve gerekçeyi sunmadığını, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, her ne kadar davalı itirazının davacıya tebliğ edilmemişse de UYAP üzerinden gerçekleştirilen inceleme nedeniyle itirazın durduğunun öğrenildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek itirazın iptali takibin devamına, davalının asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının Türkiye’nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının vadeli sat-öde, konsinye ve toplu alım çeklinde ürün tedarik ettiği birden farklı tür tedarik sözleşmesi yaptığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme tipinin gerek ticari koşullarla ilgili sayfaları gerekse metin bölümlerinin birlikte değerlendirildiğini, görüşüldüğünü ve tartışıldığını, nihayetinde bu farklı sözleşme yöntemleri arasından ürün bedellerinin vadeli ödenmesini öngören sözleşmenin imzalanması konusunda anlaşıldığını, tarafların anlaşma sağladığı vadeli sözleşmeye göre ödemenin vadeli bir şekilde gerçekleştirildiğini, buna göre ay içinde satılan ürünlerin ödemesinin satıldığı ayın son günü vade kabul edilmek suretiyle 30 gün sonra, fakat sadece satılan ürünlerin ödemesinin yapıldığı, bir başka deyişle davalı tarafından yapılan ödemenin ürün satışına bağlı olduğu, davalı tarafından yalnızca satılan ürünlerin ödemesinin yapıldığını, satılmayan ürünlerin ödemesinin yapılmadığını, davacı tarafça düzenlenen faturaların vadelendirmeye esas teşkil etmeyeceğini, vade ve ödeme tutarının ise sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde uygulanacağı taraflar arasındaki sözleşme ile sabit olduğunu, ticari ilişkinin sözleşmeye uygun devam etmekteyken davacı tarafından yapılan takibe itiraz edildiğini, davacının takibe itirazın kaldırılması için huzurdaki davayı ikame ettiğini, davalının davacıya borcunun bulunmadığı ifade edilerek ve kötü niyet ile alacağın likit olmadığını, yargılama gerektirdiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden, davacı vekilince sunulan Satış Sözleşmeleri sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 599.584,21 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davacı vekili 04/06/2024 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini, feragat istemleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 09/06/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmesi halinde avukatlık ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmadıklarına dair beyanda bulunmuştur.
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir. Davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı,feragat ettiğini bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat edebileceğine ilişkin özel yetki de bulunduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan 285,07-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 6.956,41 TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı tarafın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususlarda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.10/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!