T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/253 Esas
KARAR NO :2024/493
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:11/04/2023
KARAR TARİHİ:27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ... mağazası tarafindan, 17.09.2015 tarihinde ... isimli tüiketiciye 1.049,00 TL tutarında ... marka ve model cep telefonu, 16.10.2016 tarihinde ... tüketiciye 1.299,00 TL tutarında ... marka ve model ceptelefonu ve 18.102015 tarihinde Mustafa Şahin isimli tüketiciye 1.399,00 TL tutarında ... marka ve model cep telefonu sattığını, ilgili ürünlerin tüketiciler tarafindan satın alındıktan sonra ürünlerde anza olduğu gerekçesiyle davacı şirkete başvunuları üzerine davacı şirketin ... mağazası tarafindan ... numaralı sevk irsaliyesi düzenlendiğini ve ürünlerde arıza olup olmadığının belirlenmesi için söz konusu 3 adet cep telefonu ... ... A Şiye gönderilmek üzere 07.11.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğini ancak davalının ... Şubesinde hatalı çapraz işlem yapılarak LK ... fatura numarası ile farklı bir gönderi teslim edilmeye çalışıldığını bu gönderi alıcı ... tarafindan gönderinin hatalı olması nedeniyle teslim alınmayarak davalı tarafa geri verildiğini, ardından belirtilen ürünlerin alıcı ...'ya teslim edilmediğine dair davacı şirkete bilgi ulaştığını, davacı şirket mağazası tarafından davalıdan söz konusu ürünlerin akibetine ilişkin olarak bilgi talep edildiğini ve ürünlerin akibetinin öğrenilmeye çalışıldığını, davalı şirket tarafindan davacı şirketin tüm bu süre boyunca oyalandığını ve işe yarar hiçbir geri dönüş yapılmadığını, son noktada davacı şirket tarafindan durumuna dair hiçbir sağlıklı bilgiler bulunmamakla birlikte ürünün davalı kargo şirketi tarafindan kaybedilmiş olduğunun açık olduğunu, davalı taraf ile yapılan hizmet ilişkisine güven duyarak alıcılara teslim taahhüdünde bulunan davacı şirketin, davalıdan kaynaklanan ve ürünlerin altcıya teslimi esnasında kaybolması ve ilgilisine teslim edilememesi nedeniyle 3.747,00 TL zarara uğradığını, davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile ürün bedelinin tazmini için ilamsız icra takibi başlatıklığını, davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafindan ödeme emrine itirazı ile takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmesinden netice alınmaması üzerine, davalının haksız itirazının iptali ile takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Sevk İrsaliyesi, ... 48. Noterliği'nin 22.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi , Davalı'nın İtiraz Dilekçesi, Arabuluculuk son tutanağı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi; .... ve 09.01.2021 tarihli kararı, ... BAM 6. Hukuk Dairesi, 04.11.2021 tarihli ve .... sayılı kararı, Ticari defter ve kayıtları, ....İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası UYAP sureti, Bilirkişi incelemesi, Yemin, Keşif, Uzman görüşü, Tanık, Sair her türlü delil ve konuya ilişkin tüm bilgi ve belgeler her türlü yasal delil
dosya arasına alınmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.891,13-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın Mütteki ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 19/04/2024 tarihli raporunda özetle; Dava konusu olayda, davacının taşınmak üzere davalıya verdiğini ve taşıma esnasında zayi olduğunu iddia ettiği emtianın davalı taşıyıcı tarafından TTK 856'ncı maddesine göre düzenlenmiş bir taşıma senedi ile kabul edildiğine dair dosya kapsamında bir verinin mevcut olmadığını, davalı tarafından taşınmak üzere emtianın teslim alındığına dair bir belgenin yokluğunda, davacı tarafından yerine getirilmek zorunda olan ispat külfetinin ortada kalması nedeniyle davalının TTK 850'nci maddesi gereği taşıyıcı sıfatının varlığından söz edilemeyeceğinden davacı iddiası olan zayiden dolayı davalının TTK 875'inci maddesi gereğince sorumlu olduğunun ileri sürülemeyeceğini, davacının, davalı aleyhine başlatmış olduğu takibe davalının vaki itirazını iptalini talep edemeyeceğini, davalının davacı firmadan taşınmak üzere emtiayı teslim aldığını, taşıma esnasında taşınan eşyanın alıcısına teslim edilmediğine dair dosyada ispat külfetini karşılayan (yük senedi, davalı taşıyıcı imzalı teslim alındı belgesi, ATF, taraflar arasında za azışmalar vb.) belgelerin dosyaya sunulması kaydıyla veya davacının bu yöndeki iddialarına delil olmaksızın itibar edilmesi gerektiği yönünde bir kanaate varması durumunda davalının taşıyıcı sıfatıyla TTK 875'inci maddesi gereği meydana geldiği iddia edilen zarardan sorumlu olacağını, TTK 886'ncı maddesi gereğince sorumluluğunun sınırlanması hakkını kaybedeceğini ve TTK 880'inci maddesi gereğince gerçek zarar tutarı 2.500,00TL'den sorumlu olacağını, davacının bu tutar kadar vaki itirazın iptalini talep edebileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı şirket tarafından üç müşterisine satışı yapılıp teslim edilen cep telefonlarının arızalı olduğu gerekçesiyle başvuru yapılması üzerine söz konusu cep telefonlarında arıza olup olmadığının tespiti bakımından Teknik Servise gönderilmek üzere teslim edilen kargonun davacıya veya Teknik Servise teslim edilmeyerek kaybedildiği gerekçesiyle taşıma konusu ürünlerin bedelinin takibe konu edilmesi üzerine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davaya konu kargolar yurtiçinde yapılan bir taşımacılıktır. Bu taşımacılık ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamındadır.
Taşıma sözleşmesinde taşıyıcının sorumluluğunun Türk Ticaret Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle taşıma sözleşmesinden kaynaklanan talep hakları ve taraflar arası uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. Kitap Taşıma işleri hükümleri ile 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri ve sektör uygulamaları yönü ile irdelenmiştir.
Sektörde self servis adıyla da bilinen UMO uygulamasına göre, sevkiyata hazırlanacak kargonun alıcı gönderici bilgileri, ağırlığı, cinsi vb tüm sevkiyat bilgileri gönderici tarafından sisteme tanımlanmaktadır.
Hem sektörel uygulamalar yönü ile hem de Karayolu Taşıma Kanunu Madde 8'e göre, alıcı adı ve adres bilgileri ile diğer tüm bilgilerin doğru olarak bildirilme sorumluluğu gönderene aittir. Somut olayda alıcı adının yazılmadığı ve alıcı adresinin gönderen adresi ile aynı olduğu ve bundan kaynaklı olarak davacı gönderen'in bilgilendirmeyi doğru, tam ve eksiksiz yapma sorumluluğu bulunmaktadır.
Dava konusu olay yurt içinde eşya taşıması sırasında meydana geldiğinden, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın dördüncü kitabı olan Taşıma İşleri çerçevesinde
değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. TTK 850'nci maddenin 2.fıkrası; 'Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya
yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır.' şeklindedir. Madde hükmüne göre
tarafların birinin (davacı) gönderen, diğerinin (davalı) taşıyıcı sıfatını haiz olup
olmadıklarının tespit edilmesi, sorumluluğun belirlenmesinde önem arz etmektedir. Taşıma
Sözleşmesinin Uygulanması ana başlıklı kısımda Taşıma Senedi 856’ncı maddede (1)
Taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir. Senet üç özgün nüsha olarak hazırlanır ve gönderen tarafından imzalanır. Gönderen, taşıyıcının da taşıma senedini imzalamasını isteyebilir. El yazısı ile imzalanmış taşıma senetlerinin suretlerindeki imza,
damga veya mühür şeklinde ya da basılı olabilir. Bir nüsha gönderene aittir, diğeri eşyaya
eşlik eder, üçüncüsü taşıyıcıda kalır. (2) Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir" şeklinde olup, Taşıma Senedinin İçeriği
857’nci maddede; (1) Taşıma senedi aşağıdaki kayıtları içerir: a) Düzenlenme yeri ve tarihi. b) Gönderenin adı, soyadı veya ticaret unvanı ve adresi. c) Taşıyıcının adı, soyadı veya
ticaret unvanı ve adresi. d) Eşyanın teslim alınacağı yer ve gün ile teslim edileceği yer. e) Gönderilenin adı, soyadı veya ticaret unvanı ile adresi. f) Gerektiğinde bildirim adresi. g) Eşyanın türünün olağan işareti ile ambalajının çeşiti ve tehlikeli mallarda bunlara ilişkin
mevzuatta öngörülen, diğer durumlarda ise genellikle tanınan işaretleri. h) Taşınacak paketlerin sayısı, işaretleri ve numaraları. i) Eşyanın net olmayan ağırlığı veya başka
şekilde beyan edilen miktarı. j) Taşımanın yapılacağı süre. k) Kararlaştırılan taşıma ücreti
ve teslime kadar ortaya çıkacak giderler ile taşıma ücretinin gönderenden başka biri
tarafından ödenecek olması hâlinde buna ilişkin kayıt. l) Teslimde ödemeli taşımalarda teslimde ödeme kaydı ve ödenecek tutar. m) Eşyanın gümrük ve diğer resmî işlemlerine
ilişkin talimatlar. n) Varsa taşımanın üstü açık ya da örtülmemiş bir araçta veya güvertede yapılabileceğine ilişkin sözleşme. (2) Taşıma senedine tarafların uygun gördüğü diğer kayıtlar da konulabilir. Şeklinde açıkça belirlenmiş ve 858’nci maddede Taşıma Senedinin İspat Gücü hakkında; (1) İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur.”
Şeklinde hüküm bulunmakta, taşıma senedinin bulunmadığı durumda ise 859’uncu maddede; “Taşıma senedi düzenlenmemişse, gönderenin istemi üzerine taşıyıcı, eşya ve taşıma hakkında yeterli bilgileri içeren bir yük senedi imzalayıp gönderene vermek zorundadır” şeklindeki hükümle yük senedinin de aynı ispat gücüne haiz olacağı ve gönderenin talebi halinde taşıyıcı tarafından verilme zorunluluğu olduğu belirtilmiştir.
Somut olay incelendiğinde; tarafların arasında yazılı bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı gibi, böyle bir sözleşmenin kurulduğuna karine oluşturacak, taşınacak eşyanın davalı firma tarafında teslim alındığına dair bir taşıma senedi mahiyetinde (mutat olduğu üzere kargo teslim fişi veya ATF gibi) davalıya taşıyıcı sıfatının atfedilebileceği kaşe ve imzasını havi herhangi bir belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Davacı davalıya gönderdiği ve dava konusu itirazın iptalini talep ettiği takibe dayanak yaptığı ihtarnamede zikrettiği ... numaralı fatura da dosyada bulunmadığı gibi, ihtarname ekinde de yer almadığı görülmüştür. Nitekim davacı tarafından davalıya keşide edilen ancak davalı tarafından tebellüğ edildiğine dair tebliğ şerhli nüshanın dosyada bulunmadığı ihtarname ekinde, ... nolu sevk irsaliyesi ve kargoya verilen ürünlerin faturalarının yer aldığı belirtilmiştir. Sunulan belgelerden fatura olarak nitelendirilenlerin TTK’da yerini bulan ve Resmi olarak düzenlenmesi gereken fatura olmadığı, sadece davacı firmanın kendi iç ilişkisinde kullandığı bir form olduğu, sevk irsaliyesi üzerinde, sevk edilen ürünlerin davalı firma
tarafından taşınmak üzere teslim alındığına dair bir ispat edici nitelikte bir ibarenin olmaması
nedeniyle ispat külfetini karşılayan bir taşıma senedi mahiyeti bulunmadığından, davalı ... AŞ’nin TTK 850’nci maddesi gereği taşıyıcı sıfatını haiz olduğunun söylenemeyeceği, TTK 875’nci maddeye göre davacı iddiası olan zayiden dolayı davalının taşıyıcı olarak sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır.
Herkes iddiasını ispatla yükümlüdür, 6100 sayılı HMK'nun 189. vd maddeleriyle belirtildiği gibi tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğu, 190. maddeyle kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yüküyle yüklü olduğu açıkça belirtilmiş olup davacı yanca iddiasını doğrulayacak mahiyette ve mahkememizce kanaat hasıl olacak nitelikte başkaca yeterli delil ve belge ibraz edilememiş olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 247,70-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil etmediğinden vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 25-(9) maddesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!