WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/235 Esas
KARAR NO:2024/34

DAVA:Menfi Tespit-İstirdat
DAVA TARİHİ:05/04/2023
KARAR TARİHİ:16/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit-İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davalı yan tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 30.11.2019 vade 21.10.2019 keşide tarihli 275.000,00-TL bedelli senedin gösterildiğini, davacıya tebliğ olan ödeme emri ve dayanak suret olan takibe konu senetler incelendiğinde, takibe konu senetler üzerindeki imzanın ve yazıların davacıya olmadığının görüldüğünü, bu sebeple icra takibine konu olan çeklerden ötürü davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, takibe konu senetlerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığını, davacıyı borçlandırmak maksadı ile başlatılan işbu icra takibinde alacaklı tarafın tamamen kötü niyetli olduğunu, her ne kadar senetler altındaki imzanın davacıya ait olduğu kabul edilse bile söz konusu senetlerin teminat senetleri olup kambiyo vasfına haiz olmadığını, teminat senedi vasfını taşıyan bir senedin ise ancak genel haciz yolu ile takip edilmesi ya da bir alacak davasına konu edilmesinin söz konusu olacağını, davacı şirket ile davalı arasında temel borç ilişkisi sözleşme düzenlenmiş olmakla ... ile davalı arasında bir borç ilişkisinin mevcut olmadığını, ayrıca davalı şirketin de senette yazılı rakamlar kadar davalıya borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin anlaşılması için davacı şirket ve davalının ticari defterleri incelenmeli ve resmiyette böyle bir borcun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin davacı şirket ile aralarında yapılmış olan sözleşmede yer alan araç kiralama fiyatlarını mevcut piyasanın çok üzerinde fahiş olarak yazarak hizmet uyguladığını, kötü niyetli olarak takibi başlattığı belli olan ve işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, takibe konu çekte bulunan imzanın davacıya ait olmadığını ve bahsi geçen kişi veya kişilere hiçbir borcunun olmadığını. Söz konusu takibin davacıyı borçlandırmak gayesiyle kötüniyetle başlatıldığını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile .... İcra ... Esas Sayılı dosyası ile yapılan icra takip işlemlerinin teminatlı olarak durdurulmasını iik 72/3 maddesi uyarınca dosyada bulunan paranın borçluya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli bir şekilde işbu davanın ikame edilmesine sebebiyet veren davalı yan aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, neticeten haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine Mahkememizin 07/04/2023 tarihli ara kararı ile "İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, İcra dosya borcunun %20'si oranında teminatın mahkeme veznesi yatırılması halinde İİK 72/3 maddesi uyarınca icra dosyasına yatan paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmesinin tedbiren engellenmesine, icra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davalarında takibin tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceğinden tedbirin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın İİK. 72/5 maddesi kapsamında menfi tespit davası açmış olup dosya borcu ödendikten sonra menfi tespit davası açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yanın ancak İİK. 72/7 maddesi kapsamında istirdat davası açması gerektiğini, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu icra dosyası incelendiğinde davacı tarafından 19/01/2023 tarihinde 466.326,78 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin icra müdürlüğü tarafından 05/04/2023 tarihinde kendilerine ödendiğini, huzurdaki davanın ise 05.04.2023 tarihinde açıldığını, Mahkememiz tarafından .... İcra Müdürlüğü ... Esas icra dosyasına "takibin derdest ya da infazen kapalı olduğuna ilişkin müzekkere yazılması" halinde takibin infazen kapalı olduğunun görüleceğini, icra takibine konu borcun yargılama esnasında değil yargılama başlamadan önce ödendiğini, işbu sebeple menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüşmesinin mümkün olmadığını, davacının işbu menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanın .... İcra Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile 10.01.2020 tarihinde takibin taliki davası açtığını ve davanın reddine karar verildiğini, bono üzerindeki imzaların davacıya ait olduğunu, icra hukuk mahkemesinde açtığı davada imzaya itaraz etmediğini, imzayı ikrar ettiğinin görüleceğini, iş bu davada bonoların teminat karşılığında verildiğini iddia etmiş olsa da mahkeme tarafından ... Karar 20/10/2020 tarihli kararıyla davanın reddine karar verildiğini, karara ilişkin davacının istinaf yoluna başvurduğunu, istinaf başvurusunun BAM kararınca reddine karar verildiğini, buna karşılık temyiz kanun yoluna başvurduğunu Yargıtay ilamı ile de kararın onanmasına karar verildiğini ve davanın reddi kararının kesinleştiğini, davacının borçtan kurtulmak adına yıllar boyunca çeşitli davalar açtığını, takibe konu senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir sözleşme veya yazılı delilinde sunulmadığını, takibe konu senedin teminat senedi olmadığını, davacı tarafın davalı alacağını geciktirmek amacıyla hareket ettiğini, kötü niyetli olduğunu, bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğunu, senedin usulüne uygun olarak düzenlendiğini, davalı şirket ile takip borçluları arasında ara araç kiralama ve satış ilişkisinin mevcut olup işbu ilişki kapsamında alacağın varlığının ticari defterler ile de sabit olduğunu, davacı yanın asılsız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu icra dosyasının infazen kapalı olduğunu, borç ödemesi yapıldıktan sonra davanın açıldığını belirterek hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacı yanın tüm iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğundan davanın esastan reddine, Mahkemeniz tarafından verilen tedbir kararının kaldırılmasına, haksız ve kötü niyetli davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyaları ayrı ayrı UYAP sistemi üzerinden, davacıya ait imza sirküleri ve e tebligat formu dosya içerisine alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden 275.000,00 TL bedelli senet aslı, davalı tarafından sunulan kira sözleşmesi aslı ve bildirilen kurum ve kuruluşlardan davacı tarafın imzasının bulunduğu bir takım evrak asılları celp edilmiştir.
Mahkememiz kaleminde davacı asilin yazı ve imza örnekleri alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde davalının davacılar aleyhine toplam 275.811,82 TL üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Dava; .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasındaki 21/10/2019 keşide tarihli, 30/12/2019 vade tarihli, 275.000,00-TL bedelli bononun takibe konulması üzerine davacı keşidecilerin takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadıklarına dair açılan menfi tespit davasıdır.
İcra dosyasının incelenmesinde; 19/01/2023 tarihinde 466.326,78 TL ve 18/04/2023 tarihinde 6.076,04 TL ödeme yapıldığı ve icra dosyasının 24/04/2023 tarihinde infazen kapatıldığı anlaşıldı.
İcra Dairesi yazı cevabına göre icra dosyasının 24/04/2023 tarihinde infaz olarak kapatıldığının bildirilmesi üzerine davanın istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Dava; davacıların takip dosyasında takibe konu bonodaki imzanın kendilerine ait olmadığı, bononun kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği ve araç kiralama bedellerinin fahiş olarak yazıldığı iddialarıyla davalıya borçlu olunmadığına dair açtıkları menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Dava konusu bono incelendiğinde, davacıların bonoda keşideci olarak imzalarının bulunduğu, lehtarın davalı şirket olduğu ve bonoda malen kaydının bulunduğu görülmüştür.
Yargıtay 3. HD. 12.06.2019 T. 2017/... E. 2019/... K. sayılı ilamı; "Somut olayda, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu araç kiralama sözleşmesi kapsamında verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, 08/12/2014 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir." şeklindedir.
HMK'nın 114. Maddesinde görevin dava şartı olduğu belirlenmiş, 115. maddesinde de dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı ilkesi getirilmiştir.
HMK'nın 4. Maddesinin (a) bendinde kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüleceği düzenleme konusu yapılmıştır.
Davalı tarafça dosyaya sunulan araç kiralama sözleşmesi ilişkisi dışında taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunmadığı, bonoda "malen" kaydının bulunduğu, davacı şirket ile davalı arasındaki araç kiralama sözleşmesi nedeniyle dava konusu bononun teminat amaçlı olarak verildiği ve araç kiralama bedellerinin fahiş olarak yazıldığı davacılar tarafından iddia edilmekle taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığından her türlü kira ilişkisinden doğan davalara bakma görevi de Sulh Hukuk Mahkemelerine ait olduğundan davacının davasının görev nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Mahkememiz kararı kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/01/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır