T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/12
KARAR NO:2024/65
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/01/2023
KARAR TARİHİ:24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, yönetim kurulunda bulunduğu dava dışı ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş.ile davalının da taraf olduğu ....Noterliğinin 02/09/2015 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, devamında tarafların sözleşme kapsamında yapılacak ödemelerin vadelerinin ....Noterliğinin 18/01/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı tadil sözleşmesi ile yeniden belirlendiğini, tadil sözleşmesinin imzası esnasında davalı alacaklı icra dosyası vekili Av... tarafından davalının da lehtar olduğu 21/01/2019 düzenleme tarihli 10.000.000 TL bedelli bono hazırlandığını, davacıya imza edilmesi üzere sunulduğunu, bononun imzalarının keşideci tarafından ise tamamlanmadığını, zira aynı sözleşme borcu için davalı lehine ipotek de tesis edildiğini, bonoya ilişkin bedellerin sözleşme kapsamında dava dışı ... tarafından davalıya ödendiğini, bu ödemelerden sonra davacı tarafından gönderilen ihtarname ile bononun iadesinin istendiğini, ancak davalı tarafından iade edilmediğini, öte yandan yasal düzenlemeye göre USD ödeme yükümlülüklerinin davalı tarafından TL'ye çevrilmemesi nedeniyle bu sefer bononun nedeni olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ödeme yükümlülüklerinin TL cinsinden belirlenmesi için ....Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosya üzerinden dava dışı ... tarafından dava açıldığını, takip konusu bononun düzenleyen imzasının olmaması nedeniyle şekil şartı eksikliği nedeniyle geçersiz olduğunu, bono taşınmaz vaadi sözleşmesi sebebine göre düzenlendiğinden ve bono bedeli davalıya ödendiğinden davacının bonodan kaynaklanan bir borcu da olmadığını, bu nedenlerle öncelikle şekil şartları oluşmayan bono nedeniyle davacının haksız bir tahsilatla karşılaşmaması, üstüne üstlük zaten bedeli ödenen bir bono nedeniyle mükerrer tahsilatın önüne geçilmesi amacıyla icra dosyası ile tahsilatın tedbiren durdurulmasına, yargılama sonunda davanın kabulü ile icra dosyası ve takibe dayanak bono bakımından davacının bir borcu olmadığının tespitine, takip konusu tutarın %20'si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz 09/01/2023 tarihli ara kararı ile talebin kısmen kabulü ile icra dosyası kapak hesabının %20'si oranında teminat karşılığında icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya dava sonuna kadar ödenmemesine, takibin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine yapılan mürafaa yargılaması sonunda verilen 15/03/2023 tarihli karar ile, verilen tedbir kararında İİK 72/3 maddesinin esas alınması, verilen kararda hukuka aykırı bir yön bulunmaması dikkate alındığında itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından aynı hukuki nedene dayalı olarak davacının kardeşine karşı ikame edilen menfi tespit davasının yargılamasının sonunda ....ATM ... esas, ... karar sayılı ilamı ile davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, davalının lehdar olduğu bononun davacı tarafından imzalandığını, davacının imzasına itiraz etmediğini, ....ATM dosyasında da bonodaki imzaların kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, dava dışı şirketin isminin yazılı olduğu bölümün altına davacı tarafından imza atıldığını, bonoyu şirket adına tek başına imzalayan davacının ayrıca şirket kaşesinden ayrı kısma aval veren olarak da imza attığını, davacının işlemlerde tam yetkili olduğunun dava dışı diğer imza yetkilisi ... tarafından beyan edildiğini, yine tapu müdürlüğünde ipotek tesis işlemlerinin ... yokluğunda gerçekleştirildiğini, takibe dayanak bonoyu tek başına imzalayan davacının TTK 678.maddesi gereğince yetkisiz temsilci olduğundan bonoda yazılı borçtan bizzat sorumlu olduğunu, bununla beraber TTK 702.maddesinin 2.fıkrası gereğince avalistin sorumluluğunun kambiyo senedinde şekle dair bir eksiklik olması halinde ortadan kalkacağını, bononun şeklende olsa TTK.776.maddesinin 1.fıkrasının g bendi uyarınca düzenleyenin imzasını içermekte olup şekle ait noksanlık bulunmadığında aval verenin taahhüdünün geçerli olduğunu, davacının ödendiğini iddia ettiği meblağların dava dışı şirket ile davalı ve kardeşi arasında düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine ilişkin eksik ödeme olduğunu, senedin bedelinin ödendiğine ilişkin davacı tarafından herhangi bir delil ortaya konulamadığını, bu nedenlerle davanın reddine, alacağın %20'sinden daha yüksek olacak şekilde kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi sebebiyle İİK 72. Maddesine göre açılmış menfi tespit davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ipoteğin resmi senet örneği, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ... Tapu Müdürlüğü'nden getirtilen tapu kaydı, resmi senet örnekleri, yetki belgesi ve vekaletname örnekleri, Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi Sözleşmesi, tadil sözleşmesi dosya içerisine alınmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davalı tarafından davacı aleyhine 10.000.000,00 TL miktarlı 21/01/2019 tanzim tarihli senede dayanarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde münhasıran anılan kambiyo senedine ve sentten dolayı başlatılan işbu icra dosyasına hasrederek, bu bono ve takipten dolayı borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Davacı da icra takibini yalnızca bu bonoya hasrederek ve kambiyo takibini tercih ederek başlatmıştır. Bu sebeple taraflar arasındaki öncelikle kambiyo ilişkisinin irdelenmesi gerekmiştir.
Davaya konu kambiyo senedinde asıl borçlu (keşideci görünen), davacının da yetkililerinden biri olduğu ... şirketidir. Davacının ayrıca avalist olarak da bonoda imzası bulunmaktadır. O halde davacının, dava konusu kambiyo takibinde avalist olarak sorumlu tutulabilmesinin ön şartı, öncelikle kanuni şartları haiz bir kambiyo ilişkisinin doğmuş olmasıdır.
Bilindiği üzere, TTK 776/1-(g) maddesine göre her şeyden evvel bir senedin bono olarak kabul edilebilmesi için, keşidecisinin imzası gerekmektedir. Somut bonoda keşideci ... şirketi olduğundan, bu şirketi ilzama yetkili kişi ya da kişilerin imzasını içermesi gerekmektedir. Şirketin ticaret sicil kayıtlarında ve imza sirkülerinde yapılan incelemede bononun tanzim tarihi olan 21.01.2019 günü şirketi davacı ile beraber dava dış ...'ün müştereken ilzama yetkili oldukları anlaşılmaktadır. O halde bononun keşidecisi olan şirketi ilzama yetkili olan ...'ün bonoda imzası bulunmadığından, TTK 776/1-(g) maddesine göre senedi bono haline getirecek imzaların tamam olduğundan bahsedilemez. Dolayısı ile davalının kambiyo takibine dayanak yaptığı belge bono vasfında olmadığından, bono olarak geçersizdir. Geçersiz bonoya verilen aval de geçersizdir. O halde davacının avalist olarak geçersiz bonoyu imzalaması onu kambiyo ilişkisinde (esas ilişki için değil) borç altına sokamaz. Geçeriz bonodan dolayı davalının kambiyo takip hakkı bulunmadığından, bu bono ve takipten dolayı davacının borçsuz olduğunun kabulü gerekmiştir. (Davalının esas ilişkiye dayalı alacak talep etme hakları var ise o hususlar bu yargılamanın konusu olamaz)
Noterler Birliği nezdinde ve ticaret sicilinde yapılan araştırmalarda, diğer yetkili ...'ün yetkisini davacıya devreden vekaletname vs verip vermediği de araştırılmış, bu yönde bir belgeye de rastlanmamıştır. Ayrıca öteden beri şirket ile girdiği hukuki ilişkilerde davacının, davalı nezdinde şirket adına tek başına hareket edip etmediği, dolayısı ile şirketin zımnen kambiyo ilişkisinden sorumlu olup olamayacağı da irdelenmiştir. Bu minvalde taraflar arasında başkaca ilişkilerin ihzarı bağlamında, tapuda yapılan tüm devirlere ilişkin resmi senetler getirtilmiş, incelenmiştir. Yapılan incelemede, şirket tarafından davalıya tapuda yapılan devir ve işlemlerde, davalı karşısında şirket daima çift imza ile temsil edilmiştir. Dolayısı ile davalı, daha evvelki bu işlemlerden, keşideci şirketin çift imza ile temsil edildiğini bilen konumunda olduğundan, iyi niyetli olarak kabul edilmesi de mümkün görülmemiştir.
Özetle, eldeki davaya konu icra takibi münhasıran kambiyo senetlerine özgü bir icra takibi olup, davalı alacaklının bu takibe müracaat edebilmesi için elinde geçerli bir kambiyo senedi olması gerekir. Ne var ki dayanak bononun keşideci imza unsuru eksik olduğundan, aval de geçersizdir. Davalının kambiyo ilişiksi dışında, esas ilişkiden kaynaklı hakları var ise bunlar yargılamamızın konusu olamaz. Kambiyo hukukuna münhasır yapılan yargılamada, davacının dayanak bonodan ve icra takibinden dolayı borçlu olmadığının kabulü gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davalı elinde unsurları eksik de olsa bir senede dayalı takip başlatmış olup, tamamen kötü niyetli addedilemeyeceğinden, kötü niyet tazminat talebinin de reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE,
Davamıza konu keşidecisi ... İnş. San. Tic. A.Ş.olan, avaristi ... ve ... görünen, düzenleme tarihi ve yeri 21/01/2019 İstanbul olan, lehtarı ... olan, vade tarihi bulunmayan 10.000.000,00 TL tutarlı bonodan dolayı ve bu bononun takibe konulduğu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 683.100,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170.775,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,325,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca 404.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; müzekkere, posta, tebligat masraflarından oluşan toplam 142,50 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Ayrıca bu dava nedeniyle davacı tarafından yatırılan 170.755,00 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/01/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!