T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/744 Esas
KARAR NO :2024/300
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:04/11/2022
KARAR TARİHİ:24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.08.2020 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracı ile ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında reel değer kaybı oluştuğu ve talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, sigorta şirketine başvuru yapıldığını, herhangi bir dönüş olmadığı, arabuluculuk dosyasının anlaşamama ile sonuçlandığını, meydana gelen reel değer kaybı bakımından uğradığı zarar miktarının tam olarak belirlenemediğini, alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle yapılacak tespit sonucunda artırılmak üzere değer kaybının tazminini talep ettikleri, müvekkilinin kendisinden değer kaybı tazminatını belirlemesinin beklenemeyeceğini, bilirkişi incelemesi sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğini, Anayasa Mahkemesi’nin 09.10.2020 tarihli kararı uyarınca reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, tazminatın davalıdan tahsili amacıyla davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen 100,00 TL reel değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BEDEL ARTIRIM: Davacı vekili 21/08/2023 tarihli dilekçesi ile; 100,00 TL değer kaybı bedeli talepli olarak açılan davayı ıslah ederek toplam 9.000,00 TL 'nin davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine, belirsiz olarak açılmış olması ve alacağın tümü için dava tarihinde zamanaşımının kesilmiş olması hasebiyle 9.000,00 TL bedele dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 29/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda 9.000 TL hesaplanan değer kaybı bedelini 8.900 TL artırarak, 9.000,00 TL üzerinden devam etmesini bedel artırım dilekçelerinde talep ettiklerini, akabinde 02.02.2024 tarihli ikinci kez alınan bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatlarının net 15.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, buna binaen ıslah dilekçesi sunma zaruretlerinin hasıl olduğunu belirterek dava değerini 15.000,00 olarak belirmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97. md. hükmü gereğince gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, genel şartlarda sayılan belgeler başvuru sırasında müvekkili şirkete sunulmadığından başvuru yolunun tüketildiğini, dava şartı yokluğunun tahkikat aşamasında tamamlanabilecek bir husus olmadığı, dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ..., ..., ... BAM kararlarına atıf yapıldığını, davacının belirsiz dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, değer kaybı hesaplamasının ZMM Genel Şartları’na göre yapılması gerektiğini, sorumluluğun genel hükümlere göre tespit edilmesi yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğurnu, kaza tarihi ve poliçe tanzim tarihi itibariyle Anayasa Mahkemesi’nin kararının yayımlanmadığını, yayımlanmayan bir karara istinaden talepte bulunamayacağını, kusur oranlarının ATK Trafik İhtisas Dairesi’nce tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçede belirlenen teminat limitleriyle ve sigortalının kusuru oranında sınırlı olduğunu, limiti aşan meblağlardan sorumluluğun söz konusu olmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini, davacı taraf gerçek kişi olduğundan aleyhe avans faizine hükmedilemeyeceğini, temerrüt tarihinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olacağı ve uygulanacak faiz türünün yasal faiz olduğunu, Yargıtay ilamlarına atıf yapıldığını, temerrüdü gerçekleşmediğinden faiz isteminin reddi gerektiğini, davanın araç sürücüsü ... ve sigortalı ... A.Ş.’ye ihbar edilmesi gerektiğini belirterek belirtilerek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden Poliçe Bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı Bilgisi, Eksper Rapor Bilgisi dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Kusur - Hasar Uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 25/07/2023 tarihli rapor özetle; Davalı sigortalı aracın sürücüsü ... olayda % 100 oranında kusurlu, Davacı tarafa ait otonun sürücüsü olayda kusursuz olduğu, istenen bilgilerin ibrazı halinde değer kaybı konusunda mütalaada bululacaktır.
Dosya farklı bir makine-kusur bilirkişisine tevdi edilmiş, düzenlenen 02/02/2024 tarihli rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; trafik kazasından kaynaklı olarak araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybından kaynaklı maddi tazminat davasıdır.
Gözle basit bir etkin yol kontrolü yapılması ve ön tedbirli davranış sergilenmesi durumunda önlenebilir nitelikteki hadisenin meydana geliş şekline ve sonuçlarına göre; sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı
otomobil ile seyir halinde iken tehlikeleri ön görmediği, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmediği, mevcut
hızını koruyarak ortak alan kavşak kesimine ön tedbirsiz ve zamanında yavaşlamadan yaklaştığı, kavşak alanına çıkmadan önce
tamamen durup sağından emniyetle duramayacak mesafede yaklaşmış durumdaki diğer otomobili, hız, konum ve mesafesini
dikkate almadığı, geçmesini, çıkış için uygun ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemediği, hızını ve direksiyon sapma açısını
ayarlayamayarak tehlike bölgesine kontrolsüz ilerleyerek diğer sürücünün ilk geçiş hakkını engellediği, trafikte can ve mal
güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, zamanında etkili fren ve direksiyon manevra tedbiri uygulamadığı, dalgın, dikkatsiz, kontrolsüz,
tedbirsiz ve özensiz davranışının kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında asli derecede etkili olduğu,
sürücü ...’ın ise idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken ilk geçiş hakkı kendisinde olmasına
rağmen bu hakkını kullanırken tehlikeleri ön görmediği, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmediği, mevcut
hızını koruyarak ortak alan kavşak kesimine ön tedbirsiz ve zamanında yavaşlamadan yaklaştığı, solundan emniyetle
duramayacak mesafede yaklaşmış durumdaki otomobili, hız, konum ve mesafesini dikkate almadığı, çıkış için uygun ve tehlikesiz
şartların oluşmasını beklemediği, emniyetle duramayacak mesafede yaklaştığında da solundan kontrolsüz şekilde çıkan
otomobil ile çarpıştığı, dalgın, dikkatsiz, kontrolsüz, tedbirsiz ve özensiz davranışının tali derecede etkili olduğunun hükme elverişli bulanan ikinci teknik bilirkişi raporundan
anlaşılmakla bu cihetle yargılama sırasında hazırlanan ve tüm kusurun sürücü ...’a izafe edildiği bilirkişi raporu ile
tramer kusur değerlendirilmesine mahkememizce iştirak edilmemiştir.
... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ın %75 oranında asli kusurlu olduğu, aracın trafik sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş.’nin aynı oranda ve azami 41.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, hasar onarım bedeli tazminatı ile ilgili olarak yapılan ödemelerin tenzili ile kaza tarihi itibarıyla 41.000,00 TL olan azami poliçe limiti bakiyesinden 27.015,72 TL kaldığı, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’ın %25 oranında teli kusurlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, olay tarihinde davacı ...’a ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay’ın müstakar içtihatlarına göre 20.000,00 TL mertebesinde olduğu, sürücülerin kusur durumuna göre talep edilebilecek değer kaybı tazminatının net 15.000,00 TL olduğu alınan ayrıntılı, irdeleyici ve hükme elverişli ikinci teknik raporda tespit edilmekle davalıya başvuru tarihinin 16.06.2022 tarihi olduğu dikkate alındığında davalının 8 iş günü sonrası 29.06.2022 tarihinde (kısa kararda sehven 2023 yılı takvimine bakıldığından 06.07.2022 yazılmış olup bu husus düzeltilmiştir.) davalının temerrüde düştüğü ve kazaya sebep olan aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile 15.000 TL tazminatın 29.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 15.000 TL tazminatın 29/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.024,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 336,16-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 688,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 336,16-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-3.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 116,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 3.916,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 24/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!