WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/717
KARAR NO : 2024/287
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2022
KARAR TARİHİ : 22/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19/01/2021 tarihli Ürün Geliştirme Sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin sözleşme gereği yüklenmiş olduğu edimleri ifa etmekle davalının sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğüne istinaden 31/03/2022 tarihli 180.000 TL bedelli fatura keşide ederek davalı şirkete tebliğ ettiğini, ödeme yapılmaması üzerine ....İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafından fatura tanzim tarihinden 3 ay sonra 30/06/2022 tarihinde 160.000 TL bedelli iade faturası tanzim edilerek gönderildiğini, söz konusu faturaya ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı 08/07/2022 tarihli ihtarnamesi ile itiraz ettiklerini, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, davalının hükmü semeresiz bırakma isteği nedeniyle davacı şirketin yargılama süresince hak kaybı yaşama ihtimali ve işbu davada talep olunan alacağın faturaya dayalı olduğu dikkate alınarak İİK.'nun 257.maddesi uyarınca öncelikle teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesine ve davalının banka hesapları ile banka kasalarına ihtiyati tedbir, üzerine kayıtlı taşınmazlar için de ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz 27/10/2022 tarihli ara kararı ile dosya kapsamının yaklaşık ispat sağlamaya elverişli olmadığı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, yasal süresi içinde davaya cevap verilmemiştir. Davalı vekili 03/01/2023 tarihli dilekçesi ile; taraflar arasında imzalandığı beyan edilen sözleşme üzerinde yer alan imzaların yetkili kişiler tarafından atılmamış olup imza itirazında bulunduklarını, bir an için sözleşmede yer alan imzaların yetkili kişiler tarafından atıldığının kabulü halinde anılı sözleşme ile davacı şirketin davalıya üç ayrı ürüne ilişkin ürün geliştirme hizmeti verme taahhüdünde bulunduğunu, her bir ürünün geliştirilmesi aşamaları için zaman çizelgelerinin tamamlandığını ve her bir ürün için davacı şirkete ne kadar ödeme yapılacağını belirtmenin yanı sıra bu ürünleri geliştirme sürecinde yapılacak masrafların ne şekilde ödeneceğinin de mutabakat altına alındığını, davacı şirketin bu üç üründen her biri için fonksiyonel şartname hazırlayıp bunları davalı şirketin onayına sunmak ve şirketin onayını müteakiben ürün prototipini üretmek için çalışmalara başlamakla yükümlü olduğunu, ne varki geliştirileceği taahhüt edilen üç üründen flumetrin ve okzalik asit içerikli ürün için davacı tarafça yeterince çalışma yürütülmediğini ve davalı şirkete bu ürünlere yönelik olarak sunulan bir takım eksik çalışmaların da zaten davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, davacının hiçbir geliştirme yapmadığı iş ve işlemler için ücret talep ettiğini, sözleşmenin ek 1'inde tüm ürünler için ürün geliştirme bedeline ruhsat teminini takiben hak kazanılacağının açıkça belirtildiğini, bahse konu ürünler için böyle bir ruhsat temin edilmediğinden davacının bu ürünlere ilişkin hiçbir bedele hak kazanmadığını, davacının edimlerini ifa ettiğini ispat yükümlülüğü olduğunu, sözleşme kapsamındaki Timol içerikli ürün için ise, davacı tarafından bir takım klinik ve mikrobiyolojik çalışmalar yürütülmekle birlikte bu ürünün formülünün davacı tarafından geliştirilmediğini, kaldı ki bu ürün içinde bir ruhsatın söz konusu olmadığını, davacının sözleşme süresi boyunca çalışmaları ve masrafları ile herhangi efektif bir bilgi ve rapor sunmadığını, fatura konusu ile sözleşme konusu hizmetler farklı olup faturanın kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmenin 3.3 maddesi uyarınca davacı şirket tarafından yapılacak tüm masrafların ödenmesinin şirketin ön yazılı onayının alınması ve masrafların belgelendirilmesi koşuluna bağlı olduğunu, yapıldığı iddia edilen hiçbir masraf için bu koşula uyulmadığını, ayrıca Ek 2 'de her bir ürün için belirli bir proje bütçesi öngörülmüş olup yapılan masrafların bu bütçeye %30'dan fazla aşması halinde davalıya sözleşmeyi fesih hakkı tanındığını, ürün geliştirme bedelinin ise her bir ürün için ürünün ruhsatının alınmasından sonra ödeneceğini, davacının fatura konusu edimleri ifa etmemesi nedeniyle davalı tarafından 30/06/2022 tarihli iade faturası düzenlendiğini, davacının faturaya keşide etmiş olduğu ihtarname ile itirazı üzerine ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı 22/07/2022 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini, davacının faturaya konu ettiği hizmetin sözleşme kapsamındaki edimi olduğunu ve davalının onayı ve istemi doğrultusunda yapıldığını ve faturaya konu hizmeti davalıya sunduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 18/10/2023 tarihli dilekçesi ile, iyi niyet çerçevesinde davacının davaya konu ettiği ürünle ilgili yapmış olduğu çalışmalar için kendisine 20.000TL tutarında ödeme yapmayı kabul ettiklerini, faturanın bakiye 160.000 TL 'lik kısmını ise kabul etmediklerini davacıya hem sözlü hemde yazılı olarak defalarca bildirdiklerini beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, Ürün Geliştirme Sözleşmesi, 31/03/2022 tarihli 180.000 TL bedelli fatura, ... Noterliğinin 08/07/202 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, 30/06/2022 tarihli 160.000 TL bedelli iade faturası, ... Noterliğinin ... yevmiye sayılı 22/07/2022 tarihli ihtarnamesi, taraf şirketlerin 2021-2022 yıllarına ilişkin BA/BS formları, taraflar arasında davaya konu sözleşme konusu hizmetin planlanması, süreci ve öneriler üzerine yapılan e-mail ve whatsapp yazışmaları dosya içerisine alınmıştır.
....İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 180.000 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya, mali müşavir, sektör kimya mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 01/06/2023 tarihli raporda; 31/03/2022 tarihli 180.000 TL bedelli faturaya süresinde itiraz edilmediği ve defter kayıtlarına geçirildiği için fatura içeriğinin ifa edildiği, bu nedenle bu konudaki itirazın yerinde olmadığı, dava belirli bir faturaya itirazın iptali davası olduğundan diğer itirazların mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilerek, tarafların sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinin tespiti, tarafların sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, bu kapsamda özellikle geliştirileceği taahhüt edilen Flumetrin içerikli ürün, Okzalit asit içerikli ürün, timol içerikli ürün aşamalarının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, hangi aşamada hizmet verildiği, yapılan çalışmaların sektörel açıdan rayiç değerinin olup olmadığı/ne olduğu, iade faturasının neye ilişkin olduğu hususlarında varsa yapılan ödemelerin tarafların karşılıklı ticari defter kayıtlarının dökümünün de yapılarak belirlenmesi, yine taraf itirazlarını da karşılar mahiyette denetime açık inceleme yapılmak suretiyle takip tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplanması istenmiş, düzenlenen 30/01/2024 tarihli ek raporda; teknik inceleme sonucunda, her iki tarafın sözü edilen ürünlerle ilgili ruhsat başvurusu yapması
gerektiği ve ruhsat alımına müteakip iş sözleşmesinde birbirlerine taahhüt ettikleri şekilde ödemelerini
yapması gerektiği sonucuna varıldığı,
davacı tarafından düzenlenen 180.000,- TL faturaya davalının süresinde itiraz etmediği, kayıtlarına
aldığı ve KDV indirimine konu edildiği,
davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı
tarafından kabul edilmediği, noter marifeti ile iade edildiği, kayıtlara alınmadığı, davacı kayıtlarında
davalıdan takipte talep edilen kadar yani 180.000,- TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı,
davalının kendi kayıtlarında dahi davacı tarafından kayıtlara alınmayıp iade edilen 160.000,- TL tutarlı
fatura işlenmiş olmasına karşılık davacıya 40.000,- TL borçlu göründükleri belirtilmiştir.
Dava; Taraflar arasındaki AR-GE sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya sağlanan hizmet karşılığında düzenlenen fatura tutarlarının ödenmemesi sebebiyle davalı hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalı ile akdedilen 19/01/2021 tarihli Ürün Geliştirme Sözleşmesi uyarınca verilen hizmete karşılık düzenlenen 31/03/2022 tarihli 180.000,00 TL bedelli faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itirazın iptali talep edilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve tespitler ile; Taraflar arasında akdedilen sözleşme ile Flumetrin, Okzalik asit ve Timol içerikli ürünlerin geliştirilmesinin kararlaştırıldığı, her ne kadar davalı tarafça sözleşme altındaki imzaların yetkili kişiler tarafından atılmadığından bahisle imza itirazında bulunulmuş ise de, taraflar arasındaki mail yazışmaları incelendiğinde, sözleşme maddelerinin karşılıklı teyit edildiği, nüshalarının kargolandığı, Okzalik asit, Flumetrin ve Timol içerikli ürünlerin geliştirme çalışmalarının belli bir düzeye ulaştığı, sözleşmede ürünler için taahhüt edilen ödemelerin ruhsat başvurusunu takiben yapılacağının kararlaştırıldığı ancak ürünler için ruhsat işlemine başvurulduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığı, ürünlerin piyasaya sunulması ve sektörel açıdan bir değer taşıması için ruhsatlandırılması gerektiği, sözleşmenin Tarafların Genel Yükümlülükleri başlıklı 3/6 maddesinde "Hizmet Sağlayıcı, ürünlerin ruhsat başvurusu yapılması, onay sürecinde, ruhsatın alınması ve pazara sunulması aşamasında Müşteri'ye gerekli bilgi ve belgeleri temin etmeyi taahhüt eder." ibaresinin mevcut olduğu, ancak sözleşmede hizmet sağlayıcı (davacının) ürünlerle ilgili ruhsat başvurusunda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafın ilgili vergi dairesinden getirtilen BA/BS formları incelendiğinde davacının göndermiş olduğu takibe ve davaya konu 180.000 TL tutarlı faturayı kayıtlarına intikal ettirdiği ve KDV beyanına dahil ettiği, yine kendi düzenlediği faturayı da vergi dairesine beyan ettiği, TTK 21/2. Maddesi uyarınca davacı tarafça tanzim edilen faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasına ise davacı tarafça süresi içerisinde noter aracılığı ile itiraz edildiği, sözleşme uyarınca hizmet sağlayıcının alımları ve masrafları için ödemelerin 10.000 TL dilimleri halinde yapılacağı, her bir işin avansı kapatılmadan yeni bir iş avansının verilmeyeceği, ayrıca geliştirilecek ürünler için ruhsat alındığında hizmet sağlayıcıya bir defaya mahsus 100.000 TL ödeme yapılacağı, hizmet sağlayıcı tarafından gerekli belgelerin sunulmasından sonra müşterinin belirtilen ödemelerinin yapılacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafından davacının davaya konu ettiği ürünle ilgili yapmış olduğu çalışmalar için kendisine 20.000 TL tutarında ödeme yapmayı kabul ettiklerini, faturanın bakiye 160.000 TL 'lik kısmını ise kabul etmediklerinin beyan edildiği, ancak davalı kayıtlarında ödemeye ilişkin cari hesap kaydı bulunmadığı, 01/09/2022 tarihinde 20.000 TL alacak kaydı yaratıldığından davalının davacıya borç miktarında yükselme olduğu ve davalının kendi kayıtlarında dahi 160.000 TL tutarlı fatura işlenmiş olmasına karşılık cari hesabında davacıya 40.000 TL borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 40.000 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 40.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 15,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (8.000,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 2.732,40 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.173,95 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 558,45 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsi ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 22.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.124,00 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre yapılan hesaplaması neticesinde 916,44 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıca işbu dava nedeniyle davacı tarafça yatırılan 2.173,95 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 346,66 TL'sinin davalıdan, 1.213,34 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 22/04/2024

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

İşbu evrak, 5070 Sayılı Elektronik İmza Yasası kapsamında imzalanmıştır.