T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/404 Esas
KARAR NO :2024/267
DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:22/09/2014
KARAR TARİHİ:16/04/2024
Mahkememizin ... esas ... karar sayılı 15/05/2018 tarihli kararı İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/672 esas 2022/625 karar sayılı 18/05/2022 tarihli kararı ile kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....İş Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile görülen davada, davalı şirketin çalışanı davacı vekilince, davalı ve davacı idare aleyhine kıdem tazminatı ve diğer alacaklar talepli tazminat davası açılmış olup, yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilerek kararın Yargıtay onaması sonucu kesinleştiğini, mahkeme ilamının davacı vekilince .... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini ve davacı idare tarafından icra tehditi altında ve ferileri ile birlikte 8.883,17 TL olarak ödendiğini, oysa asıl sorumluluğun davalı firmaya ait olup davacı işçinin yüklenici firmanın elemanı olduğunu, dolayısı ile sorumluluğun yüklenici firmaya ait olduğunu, davalı şirket ile davacı idare arasında ....İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında bahse konu edilen ihale sözleşmesi/sözleşmeleri yapıldığını, işbu ihale sözleşme/lerinin ilgili maddeleri gereğince sorumluluğun ihale edilen firma/lara ait olup davalı firma/larda çalışanların özlük dosyası ve her türlü bilgi ve belgelerinin ihale edilen firma nezdinde olduğunu, çalışan kişilerin davacı kurum ile ilgisi olmadığını, ihale sözleşmesi eki Genel Hizmet Şartnamesi ilgili maddeleri uyarınca ödenen tutardan işin ihale edildiği yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 27.812,75 TL.nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduğu ve taraflar arasındaki işinde ticari bir iş olduğu dikkate alındığında mahkemenin görevli ve yetkili olmadığı, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının kendisi ve davalı aleyhine açılan iş mahkemesi dosyasında davalının yanında savunma yapmanın ötesinde adete davalının tazminata mahkum edilmesi için elinden gelen tüm uğraşı verdiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayarak hiçbir şekilde savunma yapmadığını, davacıda bulunan delilleri davalının talep etmesine karşın dosyaya sunmadıklarını, davacının kendi sürekli çalışanları olan kişileri tanık olarak dinlettiğini ve beyanları gerçek olmamasına karşın davacının hiçbir itirazda bulunmadığını, bu nedenle davalı ve davacının birlikte tazminata mahkum edilmiş olduklarını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre 2007 - 2008 arasında bir yıllık sözleşme imzalandığını ve davalının bir yıllığına davacının sözleşmeye konu işlerini üstlendiğini, 20/11/2008 yılında ise dava dışı olan ...'in davalı şirketten ayrılarak davacının yeni sözleşme yapmış olduğu ... İnş. Turz. Tic. ve San. AŞ. de çalışmaya başladığını, aslında bir yıl dışında kalan süre zarfında ise işçinin davacının işinde ve fakat başka bir taşeronla çalıştığını, Yargıtayın yeni uygulamasına göre ise asıl iş verenin işyerinde çalışmaya devam etmiş olduğundan işten ayrılmasından bahsedilemeyeceği ve bu nedenle davanın reddi gerekirken davacının savunma yapmaması ve yine davalı tarafından delil olarak gösterilen belge ve bilgilerin verilmemesi nedeniyle davanın kaybedildiğini, bu nedenle davacının kötü niyetli olduğunu, bir an için dava dışı davacının haklı olduğu düşünülse dahi dava dışı ...'in davalı şirkette bir yıl bile çalışmamış olduğu ve bunun dışında kalan sürede ise her ne kadar davacının işini yapmış ise de davacının başka taşeronlarla yapmış olduğu sözleşme çerçevesinde çalışmış olup, bu sürelerden davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından fazla mesai yaptırılmamasına karşın davacı şirket çalışanı ve yine işin başında olan işin yürütülmesini sağlayan davacı çalışanlarınca dava dışı işçilere sürekli fazla mesai yaptırıldığını, bunların bedelini davalıya ödetmek için bu durumun gizlendiğini ancak iş mahkemesinde görülen davada ise işçilerin sürekli fazla mesai yaptığına ilişkin tanık ettiklerini, sözleşme gereğince yapılan fazla mesailerin davalıya ödenmesi şart olup, ancak işçileri çalıştıran ve başında duran kişi davacı çalışanı olduğundan bu durumun davalıdan gizlendiğini ve davalıya hiçbir şekilde fazla mesai ücretleri ödenmediğini, davalının bu durumu iş mahkemesinde görülen davalarda öğrendiğini, bu nedenlerle öncelikle dosyanın iş bölümü itirazları doğrultusunda reddi ile görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine aksi taktirde haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tarlara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiştir.
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/672 esas 2022/625 karar sayılı 18/05/2022 tarihli kaldırma ilamı gereğince yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya istinaf kararı doğrultusunda bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 10/04/2023 tarihli raporda bilirkişilerden ...'ın rahatsızlığı nedeniyle inceleme yapılmaksızın düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosya işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 29/02/2024 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
.... İş Mahkemesi’nin bozmadan sonra 12.06.2012 tarih, ... sayılı ilamının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 24.09.2012 Tarih, 2012/26013 Esas, 2012/31474 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 24.09.2012 Tarih, 2012/26013 Esas, 2012/31474 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen .... İş Mahkemesi’nin 12.06.2012 tarih, ... sayılı dosyasında, karara esas alınan bilirkişi Av. ...’in 30.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda ... ve ...’ın sorumlu olduğu miktarlar tespit edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 24.09.2012 Tarih, 2012/26013 Esas, 2012/31474 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilen .... İş Mahkemesi’nin 12.06.2012 tarih, ... sayılı dosyasında, karara esas alınan bilirkişi Av. ...’in 30.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda kıdem tazminatı net 3.884,73 TL oalrak hesap edilmiştir.
... İnşaatın hizmet süresine göre kıdem tazminatından sorumlu olduğu miktar net 1.814,83 TL olarak hesap edilmiştir.
... İnşaatın, dava dışı işçinin son işvereni, son yüklenici olması hasebiyle ihbar tazminatının tamamından sorumlu olduğu değerlendirilerek net ihbar tazminatı 1.646,02 TL olarak hesaplanmıştır. İş Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda 1.647,95 TL net olarak kabul edildiği için mahkememizce alınan hükme elverişli son raporda da hükme esas bu miktarı dikkate alınmıştır.
... İnşaatın, dava dışı işçinin fazla mesai alacağı İş Mahkemesi dava dosyasında ... ve ... yönünden ayrı ayrı hesap edilmiştir. Mahkememizce alınan hükme elverişli son raporda yapılan hesaplamada da iş bu İş Mahkemesindeki bilirkişi raporu esas alınarak sadece ... yönünden hesaplamalar yapılarak net fazla mesai alacağının 4.360,60 TL olduğu hesaplanmıştır. İş Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda 4.365,71 TL net olarak kabul edilen miktardan takdiri indirim yapılarak 3.055,99 TL net olarak kabul edildiği için mahkememizce de son rapordaki tespit uyarınca bu miktar hükme esas alınmıştır.
Dava dışı işçinin genel tatil ücret alacağı İş Mahkemesi dava dosyasında ... ve ... yönünden ayrı ayrı hesap edilmiştir. İş Mahkemesi dosyasında “hafta sonu” ve “genel tatil ücreti alacağı” olarak birlikte talep edilmişse de davacının haftada 6 gün çalışması olduğu için sadece genel tatil ücreti alacağının hesap edilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce alınan hükme elverişli son raporda da iş bu İş Mahkemesindeki bilirkişi raporu esas alınarak sadece ... yönünden dikkate alınarak hesaplamalar yapılmıştır. İş Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda 624,12 TL net olarak kabul edilen miktardan takdiri indirim yapılarak 437,40 TL net olarak kabul edildiği için mahkememizce de son rapordaki tespit uyarınca bu miktar hükme esas alınmıştır.
.... İş Mahkemesi’nin 12.06.2012 tarih, .... sayılı ilamı ile ilgili .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı icra takibinin yapıldığı, 23.460,71 TL kesinleşen miktar olduğu ve reddiyat makbuzuna göre icra dosya ödemesinin 27.12.2012 tarihinde yapılarak icra dosyasının infaz edildiği anlaşılmıştır.
... tarafından ödendiği belirtilen miktar, kararda kesinleşmiş İş Mahkemesi kararında taleplerde belirtilen asıl alacaklar üzerinden oranlanarak hesaplama yapılmış olup toplam ödenen 27.812,75 TL bedelin 12.390,58 TL sinden ...'ın, 15.422,17 TL sinden ... sorumlu olduğu son rapordaki tespitten anlaşılmıştır.
Davacı taraf 27.812,75 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafın toplam ödenen 27.812,75 TL içerisinde ödemesi gereken miktarın 15.422,17 TL olduğu kabul edilerek reeskont faizi hesaplandığında faiz tutarının 598,40 TL, toplam ödenecek tutarın 16.020,57 TL olduğu hükme elverişli son rapordan anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 16.020,57 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan son raporda dava tarihinde kadar faiz hesaplandığından hükmün 1 nolu bendinde sehven yazılan "ödeme tarihinden" ibaresi "dava tarihinden" olarak düzeltilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 16.020,57 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.094,36-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 475,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 619,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 16.020,57-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 11.792,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 475,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.481,30-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.733,33-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!