WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/400 Esas
KARAR NO :2024/418

DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:08/06/2022
KARAR TARİHİ:04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 24.02.2020 tarihinde Fuar Standı Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeye göre 6-9 Mart 2020 tarihlerinde ...'da düzenlenecek “...” fuarına katılmak üzere davacı şirket tarafından davalı şirkete fuar standı kiralanacağı, ancak 2020 yılında yaşanan ve dünya çapında etkili olan Covid-19 salgını nedeniyle fuar yetkililerince adı geçen fuarın 28.02.2020 tarihli yazı ile 2020 yılında belirsiz bir tarihe ertelendiği, bunun akabinde 15.04.2020 tarihinde davacı şirkete fuar yetkililerince gönderilen 15.04.2020 tarihli yazıda, söz konusu fuarın Covid-19 salgınının olumsuz etkisiyle 12-15 Mart 2021 tarihine ertelendiği, 24.09.2020 tarihinde tekrar yükselen enfeksiyon oranları, çeşitli karantina kuralları ve seyahat kısıtlamaları gibi durumlar gerekçe gösterilerek fuarın 06-09 Mart 2022 tarihine ertelendiğinin duyurulduğu, ancak ertelenen fuarın 06.03.2022 tarihinde başlamak üzere iken davalı şirket tarafından davacı şirkete 26.01.2022 tarihinde “Almanya için iptal durumunda ödeme yapılmayacak şekilde bir firma ile anlaştıkları” şeklinde bir e-posta gönderildiği, dava konusu sözleşmenin 6. Maddesinde “doğal afetler, savaş, yasal düzenlemeler, grev, lokavt gibi tarafların denetimi dışında ve önceden öngörülmeyen durumlarda bu sözleşmeyle ilgili tüm yükümlülükler iş bu durum ortadan kalkıncaya kadar askıya alınacaktır.” Şeklinde hüküm bulunduğu, bu nedenle davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinden kaynaklı sözleşmesel edimini yerine getirmek zorunda olduğu, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tek taraflı fesih ile ilgili 2/14 maddesinde "işveren sözleşmeyi tek taraflı feshettiği takdirde sözleşme bedelini ödemekle yükümlüdür" hükmü bulunduğu, dolayısı ile davalı şirketin sözleşme bedeli olan 8.500,- EUR * KDV tutarı ödemek zorunda olduğu ifade edilerek; Arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca bir yıl vadeli EUR mevduat hesaplarına ödenen en yüksek faiz oranı ile birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 EUR un fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir
CEVAP: Taraflar arasında 24.02.2020 tarihli sözleşme ile “...” isimli fuar için stant kiralama işlemi ile iki tarafa borç yükleyen sözleşme imzalandığı, akit yapıldıktan sonra tarafların ön göremeyeceği şekilde pandemi sebebiyle fuarın iptal edildiği, Fuar iptali akabinde davacı tarafından sözleşmenin feshedileceği anlamına gelecek şekilde 18.09.2020 tarihli “... Fuar İptalinden Kaynaklı Masraf” açıklamalı 18.765,99 TL bedelli ... numaralı fatura kesildiği, faturanın ticari defterlere işlendiği, sonrasında davalı firma tarafından borçlarına karşılık davacıya birtakım çekler teslim edildiği, taraflar arasında bu kapsamda cari hesap sözleşmesi akdedildiği ve taraflar arsındaki eldeki dava konusu olan ve olmayan tüm borçta mutabık kalındığı, protokolün dilekçe ekinde sunulduğu, 02.10.2020 tarihi itibarıyla teslim edilen ödeme aracı olan çekler neticesinde davacının 17.172,36 TL alacaklı olduğuna karar verildiği, akabinde yine davacı tarafından eldeki dava konusu ile ilgili 19.12.2020 tarihli “...” açıklamalı 1.750,- € tutarlı KDV eklendiğinde 2.065,-€ tutarlı ... numaralı ikinci bir fatura daha kesildiği, bu faturanın da ticari defterlere işlendiği, 09.12.2020 tarihinden itibaren mailleşme sürecine kadar taraflar arasındaki görüşmelerin kesildiği, akabinde taraflar arasında 18.09.2020 tarihli davacı faturasından iptal edildiği belli olan sözleşmenin, sanki halen devam ediyormuş gibi sürdürülmesinin denendiği davacı mailinin taraflarına gönderildiği, taraflarınca cevap olarak davacının sunduğu mailin gönderildiği, mail içinde dikkat edilirse cevaben yazılan mailde “iptale rağmen para istemeyecek bir firma ile anlaşıldığının” ifade edildiği, kastedilenin para isteme vakası söz konusu fatura olduğu, kastedilenin iptal durumunun zaten fuarın iptalinin ve feshinin olduğu, davacı .... İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyası ile 05/04/2022 tarihinde tüm bu alacakları konu ettiği hesap sözde borçlarını icra takibine konu ettiği, davalı vekilinin borca kısmi itirazda bulunduğu, kalan kısım için davacı ile anlaşarak taksit taksit ödemeye başladığını, davacı ile anlaşma sağlandığına dair davacı vekilinin attığı mail ve yapılan protokolün olduğu, tarafların akdettiği sözleşmenin mücbir sebeple geçersiz kalmış olduğundan, davacının sözleşmenin iptaline ilişkin fatura düzenlemiş olduğunun aşikar olduğundan, davalının ve davacının bu yöndeki e-mailleri ortada olduğundan icra takibine konu edilen alacakların konumunun da düşünüldüğünde artık sözleşme ile bağlılığının geçen süre zarfında halen devam ettiğinin düşünülemeyeceği, aynı zamanda tarafların 2022 yılında gittikleri fuarın yeni bir fuar olduğu, eski sözleşmenin bu fuar için geçerli olmayacağı, aksine sözleşme maddelerinin kanuna aykırı olduğundan geçerli olmadığı, yine tarafa borç yükleyen akitlerde kendi borcunu ifa etmeyen tarafın, karşı tarafın borcunu ifa etmesini de istemeyeceği, Sözleşmenin 24.02.2020 tarihinde akdedildiği, araya pandeminin girdiği, 23.01.2022 tarihinde dava sebebi gösterilen ilgili mailleşmenin yaşandığı, sözleşmenin iptal edildiğine ilişkin davacının kestiği faturaya ilişkin itirazlarının baki olmak üzere Sayın Mahkeme'nin aksi kanaatte olması halinde TBK 138 kapsamında uyarlama yapılmasını, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşme ile bağlı olunduğuna kanaat getirilecek ise yukarıda belirtilen icra dosyası için davacı vekiline yapılan ödemelerin takas mahsubunu talep ettikleri, izah olunan tüm sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle itirazın iptali davası süresi içinde açıldığından usulden reddini, görev ve yetki yönünden usulden reddini, bunlar mümkün olmazsa davanın esastan ve tümden reddini talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Fuar Standı Kiralama sözleşmesi, e-posta çıktıları, faturalar ve çek görüntüsü, ödeme dekontları dosya arasına alınmıştır.
Dosya mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 10/03/2023 tarihli rapor kök rapor alınmıştır.
Dosyanın yeniden heyet olarak oluşturulan mali müşavir, sektörel bilirkişisi ve finans uzmanı bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 08/06/2022 tarihli rapor alınmıştır.
Dosyanın mali müşavir, sektörel bilirkişisi ve finans uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 20/03/2024 tarihli ek rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi nedeniyle alacağın tahsiline yönelik açılmış alacak davasıdır.
Davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği anlamına gelecek şekilde "18.09.2020 tarih ... İptalinden Kaynaklı Masraf” açıklamalı 18.765,99 TL. bedelli ... nolu faturanın kesilmesi hususları dikkate alındığında sözleşmenin feshi noktasında bir ihtilaf bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
"18.09.2020 tarih ... İptalinden Kaynaklı Masraf” açıklamalı 18.765,99 TL. bedelli ... nolu faturanın kesildiği, başka hakların saklı tutulmadığı, icra takibi sonrasında yapılan ödeme protokolünde de herhangi bir hak ve alacağın saklı tutulmadığı anlaşılmıştır.
Protokolde sözleşmenin sona ermediği, sözleşmeden kaynaklanan hakların aynen devam ettiği, talep edilen tutarların cari hesap ve ek masraf tutarları olduğu yönünde herhangi bir ihtirazi kaydın bulunmadığı, davalı tarafın bu iddiayı kabul ettiğine ilişkin başkaca bir delil dosyada bulunmamaktadır.
18.09.2020 tarihinde gönderilen faturanın açıklama kısmında fuar iptalinden kaynaklı masraf ifadesine yer verilmesi, sözleşmenin 6. Maddesi kapsamında tüm yükümlülüklerin askıya alınması gerekirken davalının ödeme yükümlülüğü altına sokulması ve çok uzun bir süre herhangi bir iletişim olmaması sebepleriyle davalı bakımından sözleşmenin feshedildiğine dair haklı bir güven oluştuğu, ikinci faturanın kesildiği tarihten 23.01.2022 tarihinde davacı tarafından gönderilen e-postaya kadar, tarafların görüşmelere devam ettiğini gösteren herhangi bir belge dosya kapsamında bulunmadığından ikinci faturanın akabinde çok uzun bir süre herhangi bir iletişimin olmaması da davalı da oluşan haklı güveni destekler nitelikte olduğundan güven teorisine göre davacının sözleşmenin geçerli olduğunu ileri sürmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenlerle davacının sözleşmenin sona erdirilmediği, talep edilen ve ödenen tutarların sözleşmeden kaynaklanan cari hesap ve ek masraf tutarları olduğu yönündeki iddiaları yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kaldı ki aksi yönde kabul halinde dahi, davalı vekili süresinde cevap dilekçesiyle birlikte takas ve mahsup talebinde bulunmakla davacının 8.500,00 Euro anlaşma tutarınndan 2.065,00 Euro'yu protokol ile tahsil etmiş olduğu bakiye 6.435,00 Euro alacağının kaldığı, davacının cari hesap kayıtlarına davalıdan protokol ile tahsil ettiği ve hiç işlemediği tutarlar cari hesap kayıtlarına işlediğinde davalıya 51.395,09 TL borçlu olduğu, dolayısıyla davacının aslında protokol ile davacıdan fuar bedeline ilişkin tahsilat da yaptığı gözetildiğinde yapılan hesaplama sonucunda; davalının cari hesap kayıtlarında davacıdan 51.395,09 TL alacağının 08.06.2022 dava tarihinde 2.809,53 Euro'ya denk geldiği (Kur; 18,2931 TL) davacının, husumute konu fuar ile ilgili harcamalarına ilişkin kuvvetli delil mahiyetinde belge sunmaması, sözleşme ile kararlaştırılan 8.500,00 Euro'yu talep edemeyeceği, sadece 850,00 Euro teknik çizim bedelini talep edebileceği yönündeki teknik bilirkişi heyetinin tespiti ve görüşü dikkate alındığında da davacının davalıdan alacağının olmadığı, aksine 1.959,53 Euro borcunun olduğu tespit edilmekle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 346,90-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 1.789,98-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Davalı tarafından sarf edilen 23,90-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.07/06/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır