T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/279
KARAR NO:2024/142
DAVA:Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ:21/04/2022
KARAR TARİHİ:21/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1.500.000,00 TL sermayesi bulunan ... A.Ş.'de beheri 1 TL değerinde 114.000 paya sahip olup toplamda %7,6 oranında şirkette paya sahip şirket ortağı olduğunu, davalılardan ...'in yine aynı şirkette 396.000 paya sahip toplamda %26,4 oranında paya sahip şirket ortağı aynı zamanda yönetim kurulu başkanı, davalılardan ...'ın ise 350.000 paya sahip toplamda %23,33 oranında şirkette paya sahip şirket ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, şirket tür değişikliğine giderek limited şirketi iken ticaret ünvanının anonim şirket olarak değiştirildiğini, ... Mahallesi 2757 ada, 22 parselde kain, 134,50 ² kargir dükkan vasıflı taşınmazın 26/09/1995 tarihinde 2.000.000.000 TL bedelle satın alındığını, o zamanlar taşınmaz üzerinde mevcut kargir dükkanın yıkılarak şirket tarafından taşınmaz üzerine yeni bir bana yapıldığını ve bu binanın ... merkezi olarak kullanıldığını, şirketin tek malvarlığı olan bu taşınmazın 29/12/2021 tarihinde davalılardan ...ve ... tarafından 2.250.000,00 TL bedelle diğer davalı ...'a satıldığını, satışla beraber taşınmaz üzerine ... ... Bankası A.Ş.lehine 29/12/2021 tarihli ... yevmiye sayılı 4.500.000,00 TL bedelli ipotek konulduğunu, işbu taşınmazın bedelinin oldukça altında satılmış olup mal kaçırma saiki ile yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu ve şirketi zarara uğrattığını, bankalarca taşınmaz üzerine ipotek konulmadan önce ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, 4.500.000,00 TL ipotek konulmuş olmasının taşınmaz bedelinin bu miktardan az olamayacağını ortaya koyduğunu, tapuda gösterilen devir bedelinin şirket hesaplarına geçip geçmediğinin de bilinmediğini, bu konuda şirket ortaklarına bilgi verilmediğini, taşınmazı satın alan ...'ın şirketin satış tarihindeki müşterek temsile yetkili ve müşterek imzası ile satışı gerçekleştirilen müdürü ...'ın kardeşi olup bu hususun taşınmazı satın alan ...'ın tüm bu muvazaalı işlemi bildiğini ve iyiniyetli olmadığını ortaya koyduğunu, ayrıca davalının ekonomik durumunun da taşınmazı almaya yetecek seviyede olmadığını, ...ve ...'ın şirketi zarara uğratmaları nedeniyle vekalet hükümleri gereğince de kişisel sorumlulukları bulunduğunu, şirketin tek taşınmazının ancak TTK 358/2 hükmüne uygun olarak şirket genel kurulunun bu konuda özel bir yetki vermesi halinde satılabileceğinden şirket müdürlerinin yanlızca şirketi temsil yetkilerine dayanarak bu taşınmazı satmasının mümkün olmadığını, taşınmazın şirket tarafından aktif olarak kullanılmakta olup şirketin atölyesi, deposu ve ofisinin bu taşınmazda bulunduğunu, işbu davada bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarına 3.şahıslara devrinin önlenmesi ve cebri icra yoluyla satışının tedbiren engellenmesi amacıyla mümkünse teminatsız olarak mümkün değilse mahkemenin belirleyeceği teminat miktarı yatırılmak suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesine, öncelikli talepleri tapu iptali ve tescil olup taşınmaz üzerinde ... ... Bankası A.Ş.ipoteği bulunduğundan davanın bankaya ihbarına, taşınmazın ... adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile dava dışı ... A.Ş.adına tesciline, tapu iptali ve tescil taleplerinin mümkün olmaması halinde şimdilik 130.000,00 TL'nin taşınmazın satım tarihi olan 29/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile dava dışı ... A.Ş.'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz 09/05/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu taşınmazın satış bedeli olan 2.250.000 TL'nin %15'i oranı 337.500,00TL teminat mukabilinde taşınmazın davalılar adına kayıtlı ise 3.şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi bakımından HMK.nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına, tedbirin 06/05/2022 tarihinden sonra başlatılan icra takipleri yönünden cebri icrayı da kapsamasına karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; şahsi malvarlığının bu taşınmazın bedeli için ödediği 2.250.000 TL'lik bedeli karşılamaya rahatlıkla yetecek miktarda olduğunu, satış bedelinin tarafınca şirkete ödendiğini ve şirket hesabına geçtiğini, taşınmazın kardeşinin müdürlüğünü yaptığı dava dışı şirketten iktisap edildiği doğru olup dava konusu taşınmazın uzun süre emlak komisyoncusu ve gayrimenkul satışı yapılan internet siteleri aracılığıyla satışta kaldığını, şirketin acilen nakde ihtiyacı olduğu için kendisinin de şirket merkezinin bulunduğu sanayi sitesinde başka mülkünün olması nedeniyle komşu olmaları ile de dahili kişisel ilişkileri sonucunda öğrenmesi üzerine taşınmaz için teklif vererek taşınmazı devraldığını, dava dilekçesinde oldukça değerli gösterilen ve kapsamlı bir ... merkezi gibi yansıtılan arsa üzerindeki yapının çok küçük bir bölümünü oluşturan giriş katı hariç kaçak yapı statüsünde olduğunu, bu durumun söz konusu taşınmazın devri yönünden değerini düşürdüğünü, taşınmazın belediye tarafından belirlenen resmi rayiç bedelinin de oldukça üzerinde bir bedelle peşin olarak devralındığını, taşınmaz üzerindeki binanın mevcut durumu ile satın aldığı tarihteki durumu birbirinden oldukça farklı olup binada kapsamlı bir tadilat yaptırdığını, şirket içi işleyişten kaynaklanan iddiaların tarafına karşı ileri sürülemeyeceğini, taşınmazın devredenin tek taşınmazı olduğunu bilmediği gibi bilmesi veya araştırmasının da yasal olarak gerekmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ... ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça terditli talep olarak ileri sürülen ve talep edilen tazminat talebinin konu ve hukuki neden yönünden tümüyle farklı bir uyuşmazlık olan ve tapu iptali talebinin kabul edilmemesi halinde dayanaksız kalacak olan müdürlerin hukuki sorumluluğu talebine dayandığını, müdürlerin hukuki sorumluluğu davası arabuluculuğa tabi olup dava şartı eksikliğinden davanın reddi gerektiğini, tapu iptali talebine konu taşınmazın şirket tek malvarlığı olmadığı gibi önemli miktarda malvarlığının belirlenmesine ilişkin kabul edilen nitel ölçüte göre önemli miktarda mal varlığı da olmadığını, şirketin tek taşınmazı olsa dahi tek malvarlığı da olmadığını, devir ile şirketin faaliyeti fiilen sona ermediği gibi fiili tasfiye sonucu da doğmadığını, aksine elde edilen gelir ile şirketin içinde bulunduğu mali zorlukların aşıldığını ve şirketin acil borçları ödenerek şirketin faaliyetine devamının mümkün kılındığını, dolayısı ile önemli miktarda malvarlığının satışından ve genel kurul kararının gerekliliğinden de söz edilemeyeceğini, Anonim şirketlere ilişkin TTK md.408/F.2(f) bendindeki hüküm ile aynı yönde bir düzenleme, faaliyetine devam eden limited şirketlere ilişkin olarak açıkça bulunmadığı gibi anonim şirket hükümlerine yollama yapan TTK md.644'de de bulunmadığını, dolayısı ile limited ortaklıklarda önemli miktarda malvarlığının devrinin genel kurulun yetkisinde olduğunun söylemeyeceğini, şirketin 17/07/2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı karar ile şirketin söz konusu tarih itibarı ile içinde bulunduğu finansal darboğaza da dikkat çekilerek müdürlere taşınmazın rayiç değer çerçevesinde devri için müşteri bulması ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda yetki verildiğini, bu kararın TTK md.408/f.2 (f) bendinde karar alınması gerektiği varsayımında dahi böyle bir yetki kararını açıkça içerdiğini, davacının da söz konusu karara olumlu oy verdiğini, 22/04/2021 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 1 numaralı ara karar ile davacı dahil tüm ortakların oybirliği ile kabul edilen iç yönerge ile temsil yetkisinin taşınmaz devrini de kapsadığının düzenlendiğini, davalıların temsilci sıfatı ile gerçekleştirdikleri devir işleminin bu yönlerden kesinlikle hukuka aykırı olmadığı ve genel kurul tarafından verilen yetki ile yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, söz konusu taşınmazın satışından elde edilen gelirle şirket alacaklılarına yapılması gerekli acil ödemeler yapılarak şirketin içinde bulunduğu finansal darboğazdan çıkmasının sağlandığını, limited şirketlerde kamu borçlarından kişisel sorumlulukları düşünüldüğünde satıştan elde edilen gelirle borçların kapatılmasının yanlızca şirket tüzel kişiliğinin değil dolaylı şekilde davacı dahil tüm ortakların da yararına sonuç doğurduğunu, söz konusu taşınmazın devir tarihinden önce internetteki taşınmaz satış sitesi ve yetkilendirilen emlak tellalı aracılığıyla çok uzun süre satışta kaldığını ancak hiçbir talip çıkmadığını, satış bedelinin rayicin üzerinde olup taşınmaz üzerindeki yapının büyük bölümünün imara aykırı yani kaçak yapı konumunda olup bu hususun taşınmazın değerini ciddi biçimde düşürdüğünü, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava TTK 553. Maddesine göre şirket yöneticisinin sorumluluğuna ve TBK 19. maddesine göre muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak şirket zararının tazmini davasıdır.
Davacı ile davalılar ... Set ve ...'ın dava dışı ... ... AŞ'nin ortakları olduğu şirket kayıtları ile sabir olduğu gibi, tarafların da kabulündedir.
Dava konusu edilen, ... İlçesi, ... mahallesi, 2757 ada 22 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kayıtları ile resmi devir senetleri celp edilmiş, incelenmesinde dava konusu taşınmazın tarafların ortağı oldukları ... şirketi adına kayıtlı iken 29.12.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı tapu işlemi ile davalılar ... ve ...'in temsili ile diğer davalı ...'e 2.250.000,00 TL bedeller satış göstererek devrettikleri görülmüştür. Nüfus kayıtlarının incelenmesinde, devralan davalı ...'in, devirde şirketi temsil edenlerden ... ile kardeş olduğu anlaşılmıştır.
Yargılamada, taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı ...'A ait nüfus kayıt örneği, dava dışı ... A.Ş.ticaret sicil kayıtları, takbis kayıtları, davalı ...'ın sosyal ve ekonomik durum araştırması, tapu kayıtları ve resmi senet, ... ... Bankasından getirtilen 29/12/2021 tarihli ipoteğe ilişkin ekspertiz raporu ve kredi dosyası sureti, ... Tic.Ltd.Şti.2019 yılı 17/07/2020 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı, şirket müdürler kurulu 16/04/2021 tarihli ve 41 numaralı kararı, şirket ortaklar kurulu 20/04/2021 tarihli ve 42 numaralı kararı, 10/03/2021 tarihli 2021/01 sayılı Sınırlı Yetkili Atanması Esas ve Usulleri Hakkında İç Yönerge metni, dekontlar, banka kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Davaya konu mahalde inşaat mühendisi bilirkişi refakatinde 17/03/2023 tarihinde keşif icra edilmiş, inşaat mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20/03/2023 tarihli raporda; taşınmazın satışın yapıldığı 29/12/2021 tarihindeki inşaat ve dekorasyon özellikleri ile rayiç satış bedelinin 4.750.000 TL kadar olabileceği, rayiç bedel ile satış bedeli arasında ciddi nitelikte fark olmasının yargıtay karaları uyarınca tek başına muvaaza iddiasını kanıtlamadığı, taşınmazın şirketin tek taşınmazı olduğu, şirketin pasif kaynaklarında yer alan borçların ödenmesi için şirketin aktif kaynaklarında değerlendirilebileceği, söz konusu taşınmazın satışı için alınmış genel kurul kararı olduğu, satış bedelinin ... şirket hesaplarına aktarılmış olduğu, söz konusu bedelin şirket borçları için ödenmiş olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların bilirkişi kök raporuna karşı sunmuş oldukları itirazları da tek tek cevaplanmak suretiyle ve ayrıca davada tapu iptal ve tescil talep edildiğinden hem devir tarihi hem de dava tarihi itibarı ile taşınmazın piyasa rayiç değerinin ayrı ayrı tespiti istenmiş, düzenlenen 10/11/2023 tarihli ek raporda; kök rapordaki kanaatin aynı şekilde korunmakta olduğu, davaya konu taşınmazın satışının yapıldığı 29/12/2021 tarihindeki rayiç satış bedelinin 4.750.000 TL, 21/04/2022 dava tarihindeki rayiç satış bedelinin 6.250.000 TL kadar olduğu belirtilmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile, terditli talepleri olan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 130.000 TL'nin taşınmazın satım tarihi olan 29/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile dava dışı ... A.Ş.'ne ödenmesini 3.370.000 TL artırarak ıslah ettiklerini ve taleplerini 2.500.000 TL'ye artırdıklarını beyan etmiştir.
Dava, terditli dava olarak öncelikle tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle her ne kadar davalı ... ve ...vekili tarafından arabuluculuk itirazında bulunulmuş ise de, davanın terditli dava olduğu, terditli davalarda tazminat istemlerinde arabuluculuk şartının öngörülmediği gibi esasen tazminat davası yönünden de davanın yönetici sorumluluğuna dayalı olması, istenen veya mahkeme sonunda hükmedilecek tazminatın davacıya değil dava dışı şirkete ödenecek olması ile arabuluculuk kanununa tabi olmadığından arabuluculuk itirazının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşınmazın ... A.Ş.adına kayıtlı tek gayrimenkul olup taşınmazı 29/12/2021 tarihinde şirketi temsilen davalı ... ve ...'in 2.250.000 TL bedelle davalı ...'a sattıkları ve taşınmazın ... ... adına tescil edildiği, taşınmaz üzerinde 29/12/2021 tarihinde alacaklısı ... ... Bankası A.Ş.borçlusu davalı ... olan 4.500.000 TL bedelli ipoteğin tesis edilmiş olduğu, şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile taşınmaz satış bedelinin ... tarafından şirket hesaplarına intikal ettirildiği, 1.500.000 TL tutarın şirketin ... Bankası hesabına, 750.000 TL tutarın ise üç parça halinde şirketin ... Bankası hesabına aktarılmış olduğu, bu tutarlardan 2.180.315,65 TL ile şirketin kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemindeki mevcut kredilerin ödendiği, ... tarafından şirket hesaplarına aktarılan ve kredi ödemeleri yapılan tutarlardan sonra bir mevcudunun bulunmadığı, mahkememizce yaptırılan keşif ile; davaya konu taşınmazın bulunduğu semt, mevkii, taşınmazın 134,50 m² arsa alanı, taşınmazın 134 m² ruhsata tabi Zemin Kat, 730 m² ruhsata aykırı inşa edilmiş üst katlar olmak üzere toplam 864 m² alanı, taşınmazın Zemin Kat + Asma Kat + 4 Normal Kat + Çatı Kattan oluşan betonarme karkas taşıyıcılı olarak inşa edilmiş bir yapı olması, taşınmazın mimari özellikleri, taşınmazın inşa yılı, taşınmazın cephe özellikleri, taşınmazın önünün açık olup olmaması, taşınmazın satışın yapıldığı tarihteki inşaat ve dekorasyon kalitesi, bu bölgede bu türden bir taşınmaza olan talep durumu, taşınmazın şehrin merkezi noktalarına ve ana trafik arterine olan mesafesi, taşınmazın belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanma durumu, bu bölgede bu türden gayrimenkullerin emsal satış değerleri, değerleme tarihindeki piyasa koşulları ve değerine tesir eden tüm etkenler hep birlikte değerlendirilerek; davaya konu taşınmazın satışın yapıldığı 29.12.2021 tarihindeki inşaat ve dekorasyon özellikleri ile rayiç satış bedelinin 4.750.000 TL, 21/04/2022 dava tarihindeki rayiç satış bedelinin 6.250.000 TL kadar olabileceği tespit edilmiştir.
17/07/2020 tarihinde yapılan şirketin 2019 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket merkez binasının rayiç bedel altında kalmadan satılması için piyasa-emlak araştırması yapılmasına, satış için müşteri bulunmasına, satışın gerçekleşmesi süresi başlar ise olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği, kararda davacının da tutanak altında imzasının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve fakat gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmeyen bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır. Taraflar, ister salt bir görünüş yaratmayı, ister başka bir sözleşmeyi arzu etmiş olsunlar, görünüşteki işlem tarafların gerçek iradelerine uymadığından ilke olarak herhangi bir sonuç doğurmaz. Muvazaada görünüşteki işlemin her türlü sonuçtan yoksun olması tarafların iradelerinin bu yolda olmamasından ötürüdür. Sözleşmenin geçersizliğinin doğurduğu sonuçlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19'uncu maddesinde açıklanmamış ise de öğretide ve uygulamada mutlak butlana benzer sonuçlar doğuracağı kabul edilmektedir. Muvazaalı bir sözleşmenin geçersizliğini dolaylı veya dolaysız da olsa çıkarı bulunan üçüncü kişilerde ileri sürülebilirler gerek öğretide gerekse uygulamada üçüncü kişilerin muvazaa iddiasını her türlü kanıtla ispat edebileceği ortaklaşa kabul edilmektedir.
Somut olay yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığa konu taşınmazın rayiç değeri satışının yapıldığı 29/11/2021 tarihi itibariyle 4.750.000,00 TL olarak, 21/04/2022 dava tarihi itibariyle ise 6.250.000 TL olarak tespit edilmiştir. Söz konusu taşınmaz şirket ortakları olan davalılar ...ve ... tarafından, davalı ...'ın kardeşi olan diğer davalıya 29/11/2021 tarihinde 2.250.000,00 TL'ye satılmıştır. Taşınmazın satış bedelinin 1.500.000 TL kısmının taşınmaza konulan ipotek neticesinde ... ... Bankası A.Ş.tarafından 31/12/2021 tarihinde dava dışı şirkete yatırıldığı, 750.000 TL'lik kısmının da davalı ... tarafından 31/12/2021 tarihinde dava dışı şirkete yatırıldığı anlaşılmıştır. ... ... Bankası A.Ş'den getirtilen 05/08/2021 tarihli ekspertiz raporunda taşınmazın piyasa değerinin 3.650.000 TL, acil satış değerinin ise 3.250.000 TL olarak belirlendiği, Hal böyle olunca, uyuşmazlığa konu taşınmazın davalıya satış tarihi itibariyle rayiç değeri olan 4.750.000 TL'nin 2.500.000 TL altında 2.250.000 TL'ye satıldığı, hatta banka ekspertiz raporunda belirtilen acil satış değerinin dahi 1.000.000 TL altında satıldığı, bilirkişi raporu ile de dava konusu taşınmazın şirketin tek taşınmazı ve önemli miktarda aktifini oluşturduğunun tespit edildiği, 17/07/2020 tarihinde yapılan şirketin 2019 yılına ait Olağan Genel Kurul Toplantısında şirket merkez binasının rayiç bedel altında kalmadan satılması için piyasa-emlak araştırması yapılmasına, satış için müşteri bulunmasına, satışın gerçekleşmesi süresi başlar ise olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği, ama satış için bu yönde yeninden bir genel kurul toplantısı yapılmadığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın rayiç değerinden çok daha düşük fiyata şirket ortağı davalı ...'ın kardeşine satılması nedeniyle işlemin muvazaalı olduğu ve alıcının satıcı şirket temsilcisi ile olan bu yakın akrabalığı sebebiyle TMK 1023. maddesine göre iyi niyetli sayılamayacağı kanaatine varılarak davanın kabulü ile, taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile dava dışı ... ... A.Ş.adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının tapu iptal ve tescil davasının KABULÜNE, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 2757 ada, 22 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın dava dışı ... ... Anonim Şirketi (VKN:...) adına tapuya kayıt ve tesciline,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 426.937,50 TL harçtan daha önceden ödenen peşin + tamlama harçları olmak üzere toplam 106.734,38 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 320.203,12 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 366.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; Bilirkişi ücreti, keşif, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 11.878,90 TL yargılama masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Ayrıca davacı tarafından yatırılan 106.734,38 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!