T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/221 Esas
KARAR NO:2024/434
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:31/03/2022
KARAR TARİHİ:06/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı ...'nın, 2013 yılından itibaren '...'de çalıştığını, işyerinde aktif olarak çalışmaya devam ettiği dönemde 19/03/2022 cumartesi günü saat 10.30'da patronu ... tarafından arandığını ve saat 12.00'da Üsküdar'daki ofisine gitmesini istediğini, ofise gittiğinde patronu ve eşi ... müvekkili karşıladıklarını, avukatlarının geleceğini, kendisiyle bir konu hakkında konuşmak istediklerini söylediklerini, avukatları geldiğinde müvekkile 'Kasadan para çalıyorsun, elimizde kamera kayıtları var' diyerek iftirada bulunduklarını, davacının bunun gerçek olmadığını, var olduğunu söyledikleri kamera kayıtlarını görmek istediğini söylemişse de onu geçiştirdiklerini, herhangi bir kayıt sunamadığını, avukatının 500.000 TL değerinde senedi getirmişse de sonrasında bu miktarın 300.000 TL'ye düşürüldüğünü, bu sırada patronun eşi ... isimli şahsın davacının telefonunu alarak arama kayıtlarını, mesai arkadaşlarının numaralarını, WhatsApp gruplarını ve kendisine ait özel fotoğraflarını sildiğini, hesap hareketlerini kontrol ettiğini, davalıların bu eylemine karşılık İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunduklarını, ... ve avukatının davacıya 300.000 TL bedelli, 19.03.2022 düzenleme ,19.04.2022 vade tarihli alacaklı kısmı boş senedi imzalamasını imazalamaması halinde var olduğunu iddia ettikleri kayıtları polise vereceklerini, 6 ila 8 yıl arasında hapis yatacağını, kanser hastası olduğu için hapiste ölceğini ancak senedi imzalarsa istifasındaki hırsızlık yazısını sileceklerini, sicilini kirletmeyeceklerini' söylerek tehditlerine devam ettiklerini, yaşadığı şokun etkisi ve hastalığının kullanılmasıyla bilinç kaybı yaşayan davacının borcu olmamasına rağmen senedi imzalamak zorunda kaldığını, davacının borcunun bulunmadığını, davalı aleyhine açtığımız menfi tespit davamızın kabulüne, uygun görülecek bir teminat ile veya teminatsız olarak açılacak takibin durdurulmasına, yargılama giderleri ile kanuni vekâlet ücretinin davalılar tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalılardan ...'ın dava konusu senedin alacaklısı olmadığını, senedin tek alacaklısı ... olduğunu, bu nedenle davalılardan ... hakkında husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 11.03.2022 günü şirketin muhasebe birimi davalılara 07.03.2022 tarihli kasa zarfından 200,00 TL'lik açık çıktığını, zarftaki bulunan miktarın, tutanakta belirtilen 200 TL düşük olduğunu , davalılardan ...'ın davacı ile konuştuğunu, davacının böyle bir şeyin mümkün olmayacağını belirttiğini, davalının hatayı çözmek için kasayı gören kamera kayıtlarını incelediğinde kasadan o gün 2.800 TL nakit çıktığını, davacının kasa zarfına 2.800 TL koyduğu ancak diğer şubeye zarf içinde 2.000 TL teslim ettiğini ve yazılı olarak da günün kasa kapanış miktarını 2.000 TL olarak bildirdiğini tespit ettiğini, davalının bu durumu tespit ettikten sonra davacının tek o gün için mi böyle bir eylemi yapıp yapmadığını tespit etmek için önceki günlerin kamera kayıtlarını ve gelir kayıtlarını incelemiş davacının her gün bu eylemi yaptığını bu şekilde eksik para teslim etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, davalının bu durumu diğer davalı ... ile görüştüğünü, davacının dayanaksız, haksız ve kötüniyetli davası ile tüm taleplerinin reddine, % 20 den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş, 300.000 TL bedelli, 19.03.2022 düzenleme, 19.04.2022 vade tarihli alacaklı kısmı boş senet fotokopisi, ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... Hazırlık numaralı dosyası, tanık, yemin, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... ceza dosyası UYAP çıktısı, cevap dilekçesi,...CBS Genel Soruşturma Bürosu ... soruşturma sayılı dosya UYAP çıktısı celp edilmiştir.
Dava, menfi tespit davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının uzun yıllardır davalılara ait iş yerinde çalıştığı, dava konusu senedin davacı tarafından imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmadığı ancak senedin davacıya zorla imzalattırıldığından bahisle davacının, davalılara karşı 19/03/2020 düzenleme tarihli 300.000,00-TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti amacıyla iş bu dava açtığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira, davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 17.04.2015 gün ve E:2013/19-1622, K:2015/1238 sayılı ilamları).
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, m.290'daki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları da m.293’de belirtilmiştir.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı davaya menfi tespit davası denir (HGK 07/12/2011 T. 2011/13-576 E 2011/747 K
Menfi tespit davasında davacı borçlunun senetteki ihdas nedenini değiştirmesi (taliletmesi) durumunda ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. İnkar edilmeyen ve fakat başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersizliğine yahut son bulduğuna dair iddialarla açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçluya aittir. Hata, hile, tehdit, bedelsizlik, ödeme, ibra, takas, avans, teminat iddiasının davacı borçlu tarafından ispat edilmesi gerekir. Kambiyo senedi hamiline karşı kötü niyetli iktisabın ispatından evvel, lehtar yönünden bedelsiz olduğunun senede karşı senetle ispat kuralı çerçevesinde davacı borçlu tarafından ispatı gerekir. Kısaca senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden davacı borçlunun iddiasını ispat etmesi gerekir. Dosyada bulunan taraf beyanları, soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki taraf ve tanık beyanları göz önüne alındığında davacının aksine iddialarını ispat edecek dosya içerisinde başkaca bir delil ve belge mevcut değildir. Bu nedenlerle, davacı tarafın ispat edilmeyen davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.453,10-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 47.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!