T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/184 Esas
KARAR NO:2024/421
DAVA:İstirdat
DAVA TARİHİ:17/03/2022
KARAR TARİHİ:04/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; DAVALI ... tarafından davacı şahıs ile şirket hakkında, .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas numaralı dosyası üzerinden "Kaçak Elektrik Bedeli" talebine dayanılarak icra takibi başlatılmış olduğu, ilgili icra takibine ait borç, davacı ... tarafından 26/03/2021 tarihinde "..." işlem açıklaması gösterilerek davalı ...'ın hesabına yatırıldığı, borcun ödenmesi sonrasında ise ilgili icra takibine alacaklı vekili tarafından 12/07/2021 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu, dosya kaydının kapatıldığı, ilgili icra dosyasının tahsilatı davalı alacaklı tarafından icra tehdidi altında yapıldığını, davanın tarafları arasında hiçbir borç ilişkisi mevcut olmadığını, takip borçlusu olarak davacı taraflardan hem ... Gıda hem de ...'in doğrudan hedef alındığını, ... aleyhinde başlatılan icra takibine dair işlemlerin takip hukukuna uygun olmadığını, davacı şirkete çekilen bir ihtarnamenin bulunduğu ayrıca davacı ... hakkında da davacı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olması sebebiyle icra takibine girişildiğini, davacı şirket ve davacı ...'in birmiş gibi davranıldığı, davacı tarafların tehdit altında bırakıldığı, dosya kapsamında vaki borcu kabul etmemekle birlikte şayet borç var ise işbu durum ancak karşı tarafça ispatlanabildiği ölçüde geçerli olabileceğini, davalı ...'ın dava konusu borcun varlığına ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, Yargıtay'ın mevcut içtihatlarının ilamsız icra takibinden kaynaklanan istirdat davasında ispat yükünün davalıda olduğu şeklindeki içtihatlarından ibaret olduğu şeklindeki içtihatlarının olduğunu, davacı ...'in kesinleşen takibin kendi malvarlığı üzerinde oluşturduğu menfi neticeler sebebiyle davalı tarafından iddia edilen borcu ödemek durumunda kaldığını, ... LTD ŞTİ.'yi doğrudan hedef alan bir takip olmasına rağmen icra takibi aynı zamanda davacı ... adına da başlatılmış olduğunu, tebligatta yaşanan usulsüzlükler neticesinde takibin ... adına da kesinleştiğini, takibin kesinleşmesine müteakip peşi sıra davacının gayrimenkul varlıkları ve sair hesapları üzerine haciz konulduğunu, davacı bakımından hiçbir dayanağı bulunmayan sırf tebligatlarda yaşanan usulsüzlükler neticesinde süresi içerisinde itiraz edilemediği için kesinleşen icra takibinin sanki gerçek borçlusu konumuna getirilerek davacı aleyhine hacizler işletilmiş olduğunu, vbu aşamada icra tehdidi altında kaldığını ve kendi adına borçlu bulunmadığı parayı ödemek durumunda kaldığı, dekontların açıklama kısımlarında "..."ın borcu içindir anlamına gelebilecek bir ibare içermediğini, borcun tatamnen hakkında takip başlatılan davacı ... tarafından kendi adına ödenen paranın iadesi gerektiğini, hakkında takip başlatılmış ve kesinleştirilmiş bulunan cebri icra gücünün oluşturduğu tehdit ve baskı neticesi davacının sözde borcu yaşadığı baskı neticesinde .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyası hakkında ödemek zorunda kalınan 26.730,00 TL'nin ödeme tarihi olan 26/03/2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına davacı ...'e ödenmesini, aksi halde davacı ... tarafından yapılan ödemenin yetkilisi olduğu ... ... şirketi hesabına ödendiğinin kabul edilmesi halinde 26/03/2021 tarihinden itibaren 26.730,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatına davacı ... şirketine ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız fiil teşkil eden kaçak elektrik kullanımlarında şirket ile şirket yetkililerinin sorumlu olduğunu, davacı hakkında yapılan işlemler elektrik piyasası mevzuatına uygun olduğunu, davacı şirket çalışanları tarafından D. ... Mah. ... Cad. No: 98 ... adresinde 04.08.2017, 12.05.2017, 08.09.2017 tarihlerinde yapılan kontrollerde, "sayaçta sözleşmesiz olarak enerji tüketimi yapıldığı" tespit edilerek davacı adına sırası ile H/..., H/..., H/... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanakları düzenlendiğini, .... İcra Müdürlüğü ... esas dosyaya konu "Sözleşmesiz Kullanım" tespitli zabıt suretleri H/..., H/... ve dosyaya dahil "Sözleşmesiz Kullanım" nGP/..., GP/..., GP/... tahakkukları ile laboratuvar sonucuna istinaden fiziki müdahale tespitli "ŞÖNT" kullanılmak suretiyle kaçak elektrik kullanımında bulunulduğu H/... zabıt ile sabit olduğunu, davcı hakkında hesaplanan kaçak elektrik tutanağı usulüne uygun şekilde hazırlandığını, davacının kullanımında olan iş yerinde müvekkil şirket ile abonelik sözleşmesi imzalamadan elektrik kullanımı saptanmış olduğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, elektrik kullanılmadığına dair herhangi bir delil sunulamadığını, davacı tarafın ihtirazi kayıt koymaksızın ödemiş olduğu bedellerin istirdadını talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının ihtirazi kayıtta bulunamadan önce ödeme yapmasının yanı ısra icra tehdidi altında ödeme yaptığını iddia ettiği 26/03/2021 tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra 17/03/2022 tarihinde ikame etmesi ve "icra tehdidi" altında ödeme yapmadığını gösterdiğini ve izah edilen hususlar ve takdir edilecek nedenlere nazaran haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ticaret sicil kayıtları, .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları ve .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında bulunan kira sözleşmesi suretinin, kaçak elektrik işlem dosyasının ve ticaret sicil kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosya Elektrik Mühendisi bilirkişi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 20/06/2023 tarihli kök rapor alınmıştır.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 05/02/2024 tarihli ek rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; kaçak elektrik nedeniyle düzenlenen borçtan sorumlu olunmadığı halde ödenen bedelin davalıdan tahsiline ilişkin açılan istirdat davasıdır.
Dosya kapsamına sunulan kira sözleşme örneği ile .... İcra Dairesi'nin 24.10.2023 tarihli yazısı ekinde sunulan kira sözleşme örneği ile aynı olup, tutanaklara konu adresin 15/02/2017 tarihinden itibaren dava dışı kiracılar Murat ... ve ... tarafından kullanıldığı kira sözleşmesinden anlaşılmaktadır.
08.09.2017 tarihli kaçak elektrik tespit tutanak dönemi 04.04.2017 - 08.08.2017 tarih aralığını ihtiva etmektedir.
01.03.2018 tarihli kaçak elektrik tespit tutanak dönemi ise 08.08.2017 - 01.03.2018 tarih aralığını kapsamaktadır.
26.730,00 TL bedelli ödemenin 26.03.2021 tarihinde davacı ... tarafından yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafça ödemesi yapılan kaçak elektrik tüketim tahakkuklarının davacıların kullanım dönemlerine ait olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar vergi dairesine kira sözleşmesinin bildirimi yapılmamış ise de davacı tarafça dava dışı kiracılara karşı kira bedelinin ödenmemesinden kaynaklı haciz ve tahliye talepli icra takibi ile Sgk tarafından eksilen idari para cezalarının tahsiline dair icra takiplerinin başlatılarak mahalde kiracılara karşı haciz tatbik edildiği görülmüştür.
Vergi dairesine kira sözleşmesinin bildiriminin yapılmamasının yaptırımı vergi hukuku ile alakalıdır. Dolayısıyla dava konusu yerde tutanak tarihinde davacılar tarafından kullanımın olmadığı davacılar tarafından sunulan kira sözleşmesi ile icra dosyalarındaki haciz işlemlerinden (haciz sırasında dava dışı kiracı borçluların mahalde bulunması, haciz tutanağı tespitine göre vergi levhasının kiracılara ait ... şirketi üzerine olması ve davacılar tarafında istihkak iddialarının bulunması nedenleriyle) tespit edilmekle kaçak tutanağının aksinin davacılar tarafından ispatlandığı anlaşılmıştır.
26.730,00 TL bedelli ödemenin 26.03.2021 tarihinde davacı ... tarafından yapıldığı görülmekle borçlu olunmadığı halde yapılan ödemenin davacı ...'e iadesi edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı ...'in yanı sıra davacı şirketin de kaçak elektrik tüketim tahakkuklarından sorumlu tutulamayacağı teknik rapordan anlaşılmakla davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar işlemiş faiz de talep edilmekle eksik harç davacı tarafça tamamlandığından 26.03.2021 ödeme tarihi ile 17.03.2022 dava tarihi arasındaki sürede 26.730,00 TL ödeme için 2.346,38 TL yasal faiz işleyeceği hesap edilmekle dava tarihi itibariyle davacı ...'e toplam 29.076,38 TL bedelin iade edilmesi gerektiği anlaşılmakla dava tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere davacının toplam alacağı tespit edilmekle faize faiz işletilemeyeceğinden "Davanın kabulü ile 29.076,38 TL bedelin 26/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine," şeklinde sehven kısa karar verilmiş ise de iş bu gerekçeli kararda bu yanlışlık "davanın kabulü ile 29.076,38 TL bedelin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 29.076,38 TL bedelin 26.730,00 TL sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine" şeklinde düzeltilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 29.076,38 TL bedelin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 29.076,38 TL bedelin 26.730,00 TL sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.986,21-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 884,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.102,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıMazez Çetin'e verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan; 456,49-TL Peşin Harç, 427,60-TL Tamamlama Harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 86,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.970,09-TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,
5-1.600,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!