WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/55 Esas
KARAR NO :2024/312

DAVA:Tazminat
DAVA TARİHİ:22/09/2014
KARAR TARİHİ:24/04/2024

Mahkememizin 29/11/2016 tarih ve 2014/... Esas, 2016/... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 15/01/2021 tarih 2018/1605 Esas ve 2021/36 karar sayılı ilamıyla Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 15/02/2009 tarihinde 5 yıl süreli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin 15/02/2014 tarihinde sona erdiğini, bu süre sona ermeden davalının sözleşmeyi feshettiğini fesih ihtarnamesi ile bildirildiğini, bayilik sözleşmesi gereğince müvekkilinin mahrum kaldığı karı ödemek durumunda olduğunun ihtar edildiğini, 210.380,89 TL kar mahrumiyetinden şimdilik 10.000 TL si ile 41.802 TL USD ceza-i şart bedelinin şimdilik 30.000 TL sinin fesih tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davalıya ariyet olarak bırakılan ve hali hazırda iade edilmeyen emtiaların rayiç bedelinin tespiti ve müvekkiline iadesi mümkün olmadığından rayic bedelinin tespiti ile şimdilik 5.000,00 nin davalıdan tahsili ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı olarak fesh etmiş olduğunu, buna ilişkin ... 1. Noterliğinin 25/10/2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya bildirilmiş olduğunu, davacı tarafından müvekkiline çekilen ihtarname ile kar mahrumiyeti alacaklarının ve emtiaların iadesi konusunda müvekkilinden talepte bulunulmuş olduğunu, ceza-i şart ödemesi gerektiği konusunda bir taleplerinin mevcut olmadığını, davacı iddialarının aksine emtiaların teslim alındığına dair 14/11/2011 tarihli tutanağı delil olarak dayanıldığını, müvekkilinin sözleşmede taahhüt ettiği miktar üzerinden davacıdan ürün satın aldığını, müvekkilinin yıl bazında taahhüt etmiş olduğu miktardan fazla ürün satmış olduğundan davacının karının olduğunu savunarak davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce kaldırma ilamı önccesinde yapılan yargılama sonucunda; "davanın bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla kapsamında oluşan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı ve davalı tarafın delillerini bildirdikten sonra uyuşmazlığın değerlendirilmesi için dosyanın mahkememizce toplanan deliller, taraf beyanları ve alınan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kök ve ek raporda belirlenen ceza-i şart miktarının davalının öz varlık tutarları dikkiate alındığında, ekonomik mahruma neden olmadığı değerlendirilmekle 80.076,26 TL ceza-i şartın, Yargıtay kararları da nazara alınarak kar mahrumiyeti için belirlenen 4,5 aylık süre için hesaplanan 13.810,00 TL kar mahrumiyeti ve talimat bilirkişi raporu ikinci sayfasında değeri tespit edilen kanopi çeliği, toprak altı mekatnik tesisat ve diğer teslim alınmayan malzeme bedellerinden oluşan toplam 4.750 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 80.076,26 TL cezai şart, 13.810,00 TL kar mahrumiyeti, 4.750,00 TL malzeme bedelinin 02/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kar mahrumiyetinin sözleşmenin sona erme süresinin sonuna kadar hesaplanması gerektiğini belirterek kar mahrumiyeti yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf istemine özetle; mahkemenin gönderdiği tebligatta 14.12.2015 Tarihli ATK raporu yazılı olduğunu, ilgili raporun dosya ile ilgisi olmadığını, rapor tebliğ edilmeden itiraz hakkı kullanılmadan karar verildiğini,
Müvekkilinin taahhüdünden fazla satış yaptığından cezai şart yükümlülüğü olmadığını, cezai şartın ekonomik mahva neden olacağını, şirket hakkında iflas erteleme davası olduğunu, kar mahrumiyeti talebi yönünden talebin tümden reddi gerektiğini, rapordaki hesaplamanın da hatalı olduğunu, üç yıllık faaliyet ortalaması adı altında %4,42 oranına nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığını, kabul etmemekle birlikte hesaplamanın 2.314,39x135=312.437,25TL x1,30/100= 4.061,18Tl olarak hesaplanma yapılması gerektiğini, ödenmesine karar verilen malzeme bedelinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekili yasal süresi içinde, davacı vekili ise katılma yolu ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı yanın katılma yolu ile istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin isteminin kısmen kabulüne, mahkememizin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair istinaf kaldırma kararı verilmiştir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiştir. İstinaf ilamı uyarınca kaldırma ilamı sonrasında yeniden aşağıda dökümü yapılan ek rapor ve son rapor aldırılmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Akaryakıt ve LPG İstasyonları konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 05/06/2023 tarihli raporda;
Teknik Değerlendirme
Yargıtay kararları doğrultusunda davalının mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için geçecek makul süre sektörel olarak 6 ay kabul edilebilecektir.
Mali Değerlendirme:
Davacı ... ... Nakliyat A.Ş.nin incelemeye sunmuş olduğu 2009-2011 mali dönemlerine ilişkin ilişkin ticari defter tasdik bilgileri şöyledir;
Davacı şirketin incelemeye sunduğu 2009-2011 mali dönemlerine ait ticari ait olduğu yılda yürürlükte olan T.T.K. ve V.U.K. hükümlerine göre tutulduğu, ticari defterinin yasal süreleri içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırmış oldukları,
Taraflar arasında akdedilen 15.02.2009 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesi beş yıl süre ile akdedilmiş olduğu taraflar arasında ihtilafsızdır. Sözleşme davalı tarafından 17.10.2011 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 17.11.2011 tarihinde sona erdirdiğini bildirmiştir. Bu durumda sözleşme 15.09.2009-17.11.2011 tarihleri arasında ayakta kalmıştır. Davalı tarafından sözleşmenin süresinden önce haksız feshetmiş olması kabulü ile kar mahrumiyeti hesaplamaları yapılmıştır.
Davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde davalı tarafa 1.03.2009 tarihinden 16.10.2011 tarihinde kadar satış yapmış oluğu, ilgili dönem aralığında 721,71 ton karşılığı vergiler hariç 1.925.845,13 TL satış yapmış olduğu anlaşılmış olup, sözleşmenin ayakta kaldığı dönemde Net Satışların /Faaliyet Karı/Zarına oranı hesaplamalarına yer verilmiştir.
Yukarıdaki tabloda görüleceği üzere, davacı taraf ticari defter kayıtlarında sözleşmenin ayakta kaldığı dönelere ilişkin Net Satışlar/Faaliyet Gideri oranının %5,97 olduğu hesaplanmıştır.
Davacı tarafın davalı tarafa satışları bakımından 1 ton için 159,20 TL faaliyet gideri hesap edilmiştir.
Diğer taraftan davacı tarafın gerek incelemeye sundukları ve gerekse de dava dosyası kapsamına sunulan faturalarında; Alış faturalarında 1 ton LPG yi 3.012,75 TL satın aldığı, Davalı tarafa ise 1 ton LGP yi 3.287,16 TL den satmış olduğu, Davacı tarafın 1 ton üzerinden elde etmiş olduğu brüt karın (3.287,16-3.012,75=) 274,41 TL olduğu hesap edilmiştir.
Heyetimizin teknik bilirkişi tarafından yapılan teknik değerlendirmede davalının mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için geçecek makul süre sektörel olarak 6 ay olarak belirlenmekle davacı tarafın davalıdan talep edebileceği kar mahrumiyeti tutarı 20.738,39 TL olarak hesap edilmiştir.
Sonuç olarak:
İşbu dava konusu bayilik sözleşmesinin feshi halinde bir maddi zarar kalemi olarak yoksun kalınan karın talep edilebileceği,
Yargıtay kararları doğrultusunda davalının mahalde yeniden bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için geçecek makul sürenin sektörel olarak 6 ay (180 gün) kabul edilebileceği,
Davacı tarafın talep edebileceği mahrum kaldığı kar miktarının 20.738,39 TL hesap edildiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya yeni oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 04/03/2024 tarihli raporda; İstinaf kararı dikkate alındığında; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, mahkemece verilen kararda belirtilen malzeme bedellerinin davacıya ödenmesi gerektiği ancak davacının cezai şart tazminatı talep edemeyeceği,
Kar mahrumiyetinin sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde davacının elde etmiş olduğu kar dikkate alınarak, 4,5 aylık süre sınırlı olarak belirlenmesi gerektiği,
Kar tazminatı hesalamasının “gelir” değil, “kâr” üzerinden yapılması gerektiği, buna göre davacının talep edebileceği kâr kaybının 6.293,14 TL olarak hesaplanabileceği, hesaplanan kâr mahrumiyetine ilişkin 30.12.2011 dava tarihi itibarı ile işlemiş faiz tutarının 72,41 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Dava, bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeni ile kar mahrumiyeti, cezai şart ve aidiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ihtilafsız olan 15.02.2019 tarihli bayilik sözleşmesi beş yıl sürelidir.
Sözleşme davalı bayi tarafından süreden önce fesh edilmiş ise de somut bir fesih gerekçesi bildirilmemiştir.
Sözleşmenin cezai şart uygulaması başlıklı 39 maddesine göre; "Bayiinin iş bu sözleşme kapsamında dağıtıcıya karşı üstlenmiş olduğu yükümlülük ve taahhütlerini kısmen veya tamamen ihlal etmesi, gerek Sıvılaştırılmış petrol Gazları Piyasası Mevzuatı ve sair ilgili mevzuat yükümlülüklerini kısmen veya tamamen ihlal etmesi durumunda Bayii iş bu sözleşmeye ek olarak kaleme alınacak protokol ve sair düzenleyici işlemlerdeki cezai şart tutarlarını Sözleşmenin feshi ile birlikte veya sözleşmenin icrasının yanı sıra dağıtıcının bayiden talep hakkını haiz olduğu tazminat haklarından ayrı ve bağımsız olarak ve dağıtıcının herhangi bir kanuni merasim yürütmesine gerek kalmaksızın dağıtıcıya derhal nakden defaten ödeyeceğini aksi durumda dağıtıcı tarafından bayi hakkında cezai şart alacakları nedeni ile kanuni takibe muvafakat ettiğini ve /veya bayi tarafından dağıtıcıya temin edilen teminatların nakde dönüştürülerek dağıtıcının cezai şart alacaklarını faiz ve ferileri ile bayinin dağıtıcıya temin etmiş olduğu teminatlardan karşılanmasına muvafakat ettiğini kabul beyan ve taahhüt eder".
Taraflar arasındaki 15.02.2009 tarihli satış taahhütnamesine göre; "bayilik sözleşmesi süresince beher yılda asgari 200 ton /yıl otogaz LPG'yi ... ... ..AŞ'den ... petrol.. Nakliyat AŞ ile anlaşmalı LPG dağıtım firmalarından satın alarak Mevzuatın belirlediği kişi ve kuruluşlara satmayı, satış taahhüdü miktarı için takvim yılı kriterinin ... petrol tarafından uygun görülecek sair bir zaman kriterinin uygulanmasını, satış taahhüdünün ilk lpg ürün alımından başlayacağını, gerek bayilik ilişkinin başında gerek bayilik ilişkisinin sonunda yer alan ve bir takvim yılından kısa olan dönemler için ise ... Petrol tarafından yıllık satış taahhüdü miktarlarına göre kıstelyevm (gün hesabına göre) kriterinin uygulanmasını, her ne sebeple olursa olsun satış taahhüdünü ihlali halinde ... Petrol'den satın alamadığım beher ton LPG Otogaz için 100 USD cezai şartı ödemeyi" şeklinde taahhüt düzenlenmiştir.
Bilirkişi kök raporuna göre; davalı yanca 15.02.2009-15.02.2010 ve 15.02.2010-15.02.2011 döneminde taahhütten fazla satış yapıldığı gibi davacı yanca ihtirazi kayıt konulmadan ticari ilişkinin devam ettiği, 15.02.2011-17.11.2011 döneminde ise 182 ton satış yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı bayi 17.10.2011 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 17.11.2011 tarihinde sona erdiğini açıklamıştır. Bu durumda satış taahhütnamesine göre fesih tarihi itibarı ile 15.02.2011-17.11.2011 dönemi için taahhüdün yerine getirildiği ve fesihten sonraki dönem için satış taahhüdüne aykırılık hükümlerine dayalı talepte bulunamayacağı dikkate alınarak istinaf ilamı da dikkate alınarak mahkememizce cezai şart talebinin küllen reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından sözleşmenin süresinden evvel tek taraflı feshinin haksız olmasına göre davacı kural olarak sözleşme gereği kar mahrumiyeti talep edebilecektir. Bu durumda "fesihten sonraki dönemde kar mahrumiyeti zararı hesaplanmasında, davacının aynı bölgede aynı şartlarla yeni bir bayilik ilişkisi kurabilmesi için gerekli olan makul süre belirlenerek" davacının talep edebileceği kar mahrumiyetinin hesaplanması gerekir. (Yargıtay 19. HD. 2016/2825 -9158, 2015/11965-2016/6931 ,2015/11090 esas-2016/1858 sayılı kararları da aynı yöndedir.)
Bilirkişi kök raporunda kar mahrumiyetine esas hesaplama yapılırken %1,30 ortalama kar oranı esas alınmışken, davacı vekilinin itiraz dilekçesinde 2010-2011 ve 2012 yılına ilişkin verileri açıklamasına binaen ek raporda %4,42 oranının esas alındığı görülmektedir. Ancak sözleşme 17.11.2011 tarihinde fesh edilmiş olduğundan; sözleşmenin ayakta kaldığı dönemdeki net kar oranı hesaplanarak makul süre olarak tespit edilen süreye tekabül eden kar mahrumiyetinin bu döneme göre belirlenmesi gerekirken fesihten sonraki 2012 verilerinin esas alınması yerinde olmadığı gibi somut kayıtlar ile denetlenmeden davacı vekilinin beyan dilekçesinin esas alınması sureti ile tanzim olunan ek rapora karşı davalı vekilinin itirazları değerlendirilmeksizin karar verilmesi istinaf mahkemesince yerinde görülmeyerek davacı yanın katılma yolu ile istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin isteminin kısmen kabulüne, mahkememizin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair istinaf kaldırma kararı verilmiştir.
Davacının iddia ve talebi, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi nedeniyle, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatı ile kanopi çeliği, toprak altı mekanik tesisat ve diğer teslim alınmayan malzeme bedellerinin ödenmesi gerektiği yönündedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 15.01.2021 tarih ve 2018/1605 E. 2021/36 K. sayılı kararında sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine ilişkin mahkemece yapılan tespit ile ariyet olarak verilen malzemelerin bedellerine ilişkin mahkeme hükmü kaldırılmamıştır. Bu nedenle 4.750 TL emtia bedelinin 02/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine mahkememizce yeniden karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 15.01.2021 tarih ve 2018/1605 E. 2021/36 K. sayılı kararında, mahkemece kâr mahrumiyeti için belirlenen 4,5 aylık süre yönünden bir kaldırma kararı verilmemiştir. Dolayısıyla kâr mahrumiyeti talebi yönünden bu süreyle sınırlı olarak hesaplama yapılmıştır.
İstinaf kaldırma ilamı uyarınca kâr mahrumiyeti, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre içerisinde davacının elde etmiş olduğu kâr dikkate alınarak belirlenmiştir.
Kâr mahrumiyetinin hesaplanabilmesi için öncelikle sözleşmenin ayakta kaldığı dönemdeki davacı kârlılığının belirlenmesi gerekmektedir. Sözleşmenin ayakta kaldığı 2009, 2010 ve 2011 yıllarında, davacı şirketin ilgili dönemde ortalama faaliyet kârlılığının %2,4 olduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin başlangıç tarihi olan 15.02.2009 ile sözleşmenin fesih tarihi olan 17.11.2011 tarihleri arasında davacı tarafından davalıya 1.926.047,02 TL (KDV hariç) karşılığında toplam 721,71 ton gaz satışı yapılmış olduğu dosya muhteviyatındaki faturalardan ve daha önce alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlerden anlaşılmaktadır. Böylece sözleşmenin geçerli olduğu 1.005 günde 1.926.047,02 TL (KDV hariç) tutarında satış yapıldığı tespitinden hareketle günlük ortalama satış tutarının 1.916,46 TL olduğu son raporda hesaplanmıştır.
10.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda, sözleşmenin fesih tarihi 25.10.2011 olarak alınmışsa da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 15.01.2021 tarih ve 2018/1605 E. 2021/36 K. sayılı kararında sözleşme fesih tarihi 17.11.2011 olarak alındığından yapılacak hesaplamada bu tarih dikkate alınmıştır. Yine anılan raporda davacıya satılan tutar olarak KDV dâhil tutar olan 2.272.730,42 TL dikkate alınmışsa da kâr mahrumiyetinin hesaplanmasında dolaylı bir vergi olan KDV haricindeki tutar dikkate alınmıştır.
Sözleşmenin ayakta kaldığı dönemdeki kâr oranı (%2,4), davacının davalıya günlük ortalama satış tutarı (1.916,46 TL) ve bayilik sözleşmesi için geçecek 4,5 aylık makul süredeki gün sayısı (135) çarpılmak suretiyle davacının kâr mahrumiyeti 6.293,14 TL olarak hükme elverişli son heyet bilirkişi raporunda hesaplanmıştır.
Davacı tarafından 24.11.2011 tarihinde keşide edilen ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 214.032,07 TL kâr mahrumiyetinin 3 gün içinde ödenmesi ihtarlı ihtarnamenin 29.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre 02.12.2011 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği anlşaılmıştır. 02.12.2011 temerrüt tarihi ile 30.12.2011 dava tarihi arasında 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/2 Maddesine göre uygulanması gereken faiz oranı %15 olup dava tarihi itibarı ile işlemiş faiz miktarı 72,41 TL olarak mali bilirkişi tarafından hesaplanmıştır.
Böylece dava tarihi itibariyle davacının kâr mahrumiyeti bedeli 6.293,14 TL ve işlemiş faiz miktarı 72,41 TL olmak üzere toplam 6.365,55 TL talep edebileceği anlaşılmakla 6.365,55 TL kar mahrumiyeti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,
a-6.365,55 TL kar mahrumiyeti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-4.750 TL emtia bedelinin 02/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacının cezai şart davasının reddine,
d-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2- Harçlar tarifesine göre alınması gereken 759,30 TL karar ve ilam harcından peşin harç + ıslah harcından oluşan 668,25 + 2.530,34 TL toplam 3.198,59 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.439,29 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden ve kabul edilen dava değeri üzerinden hesap olunan 11.115,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı vekiline verilmesine,
4-Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden A.A.Ü.T m.13/3 gereğince 11.115,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı vekiline verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 759,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 11.050,00-TL Bilirkişi ücreti, 117,50-TL Keşif Harcı, 659,20-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 11.826,70-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 680,55-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan; 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 600,00 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.600,00 TL yargılama giderinini kabul red oranı dikkate alınarak 5.277,76 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.24/04/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır