T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/529
KARAR NO:2024/324
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:18/08/2021
KARAR TARİHİ:29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/01/2021 tarihinde davacının yolcu olarak içinde bulunduğu sürücüsü ... olan davalı ...'ya sigortalı ... plaka sayılı araç ile ... ilçesi .... karayolu üzerinde seyir halindeyken önündeki aracı geçmeye çalışırken hızlı, sinyalsiz, tek şeritli yolda kontrolsüz şekilde ve herhangi bir tedbir almaksızın karşı şeride geçen ...'un sevk ve idaresindeki, davalı ... ...'un sahibi, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu sürücü ...'ün hayatını kaybettiğini, davacının ise ağır şekilde yaralandığını, davacının kazadan bir süre sonra kazaya bağlı olarak beyin kanaması geçirdiğini, kendisine epilepsi tanısı konulduğunu ve %15 oranında malul kaldığını, kaza tespit tutanağı, ... İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından alınan ifadeler ve ... C.Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında alınan sorgulardan da anlaşılacağı üzere karşı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğunu, davacının kaza tarihi itibarı ile 4.054 TL brüt 3.200 TL net ücret ve yemek servis hizmeti karşılığı çalıştığını, bu nedenlerle öncelikle ... plaka sayılı aracın sahibi Selim ... ve sürücü ...'un gayrimenkul ve araçları varsa tespit edilerek 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı asil adına UYAP ortamında menkul ve gayrimenkul sorgulaması yapılarak üzerlerine ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz konulmasına, davacı için 1.000 TL maddi
tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi hariç davalı asillerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin yerleşim yeri itibarı ile yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirkete başvuru aşamasında sunulması gereken evrakların sunulmadığını, usul ve mevzuata uygun yazılı başvuru şartının gerçekleşmediğini, davalı şirketin kaza tarihi itibarı ile yanlızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olup SGK tarafından karşılanması gereken bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinden sorumlu olunmadığını, tarafların kusur durumlarının ve davacının maluliyet oranının ATK tarafından tespitini talep ettiklerini, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacının zarar miktarının bilirkişi marifeti ile tespiti ile SGK tarafından yapılan ödeme varsi ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, ticari/temerrüt/avans faizi talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın usulden reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın oluş şekline bakıldığında davalı ...'un işe gittiği esnada önündeki bisikletin çok yavaş gitmesinden dolayı frene bastığını ve sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın yolun kaygan olmasından dolayı kaydığını, aracın sadece %5-10'luk kısmının karşı şeride geçerek durabildiğini, o esnada maktülün sevk ve idaresinde bulunan ve davacının içerisinde bulunduğu aracın olay yeri resmi tutanaklara yansıdığı üzere çok hızlı olmasından kaynaklı davalının aracına kafadan çarpması sonucu olayın meydana geldiğini, kusurun salt davalıya yüklenmesinin söz konusu olmadığını, resmi tutanaklarda karşı aracın çok hızlı olduğu, bahsi geçen olayın cerayan ettiği yoldaki hız sınırının çok üzerinde olduğunun tanzim edildiğini, fahiş manevi tazminat taleplerini ve karşı yanın %15 oranında maluliyet doğduğuna ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı ... A.Ş.'ye usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde davaya cevap verilmemiştir.
Davalı ... A.Ş.vekili 11/10/2021 tarihli dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın 29/09/2020-2021 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, kusur ve maluliyet husunda ATK'dan rapor alınmasını talep ettiklerini, dava konusu olayda hatır taşıması söz konusu olup hatır taşıması indirimi yapılması, tazminat hesabının lisanslı aktüerler tarafından yapılması, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, SGK tarafından karşılanması gereken tedavi giderleri ve tedavi giderleri kapsamında kalan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi taleplerini kabul etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, ... C.Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasının UYAP sureti, hastane evrakları, ... A.Ş poliçe ve hasar dosyası sureti, ... Sigorta A.Ş.poliçe ve hasar dosyası sureti, ... .. Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosya içerisine alınmıştır.
... Asliye Ticaret Mahkemesinin (1 nolu kalem) ... talimat sayısı ile dinlenen Davalılar ... tanıkları ..., "Ben tarafları tanımıyorum, Karaağaç mahallesi muhtarıyım, kazayı görmedim, kazadan sonra davalıların babası ... ... ile birlikte kazadan bir hafta on gün kadar sonra yanımızda ayrıca mahallemizin cami imamı ve ... adında bir komşumuz ile birlikte davacı ...'ün evine gittik, kendilerine geçmiş olsun diyerek maddi yönden destek olabileceğimizi, bu yönden bir talepleri varsa karşılayacağımızı söyledik, gitmeden önce istişare
yaparak bu şekilde konuşacağımıza karar vermiştik, gittiğimizde merhum ...'ün kayınpederi olduğunu söyleyen birisi, iki çocuğu ve birkaç komşu onların evindeydi, bizi normal şekilde karşıladılar, normal bir şekilde yanlarından ayrıldık, başka bir diyeceğim yoktur." ; tanık Sevdagur ..., "Ben kaza anını görmedim, kazadan sonra oğlum beni aradı, kaza yerine gittiğimde Jandarma Ambulans oradaydı, kalabalıktı oğluma kazanın nasıl olduğunu sorduğumda kendisi rampa aşağı yönde giderken karşı tarafın rampa yukarı yönde hareket halinde olduğunu, oğlumun aracı durdurmak için frene bastığını, aracın kaydığını söyledi, ben aracın karşı şeride bir kaç santim taştığını gördüm, üzerinden gün geçmiş olması nedeniyle tam hatırlamamakla beraber kazadan birkaç gün sonra taziye evine ziyarete gittik, bu ziyarete mahallemizin muhtarı cami imamı ve bir komşumuz ile beraber gittik, gittiğimizde bizi normal bir şekilde karşıladılar, bildiğim kadarıyla davacı tarafın kayınpederi ve vefat eden kişinin çocukları ve eşi, komşularından bazı kişiler vardı, kaza anında yaralanan kardeşinin hastanede olduğunu söylemişlerdi, benim altı çocuğum var, çocuğumun çocukları ile aynı evde oturuyoruz toplam 9 nüfusa sahibiz, çocuklarımdan biri cezaevinde, bir küçük çocuğumu kaza nedeniyle kaybetmiştim, bir çocuğum engellidir, biri lise diğeri üniversitede olmak üzere iki çocuğum eğitim hayatına devam etmektedir, evin geçimini oğlum ... sağlamaktaydı, ailemizin maddi durumunu bu şekilde anlattım, benimle beraber gelen muhtarımız, cami imamımız ve diğer komşumuz yinede kendi aralarında para toplayarak maddi yönden destek sağlayabileceklerini söylediler, karşı taraf böyle bir desteği kabul etmediklerini, böyle birşeye gerek olmadığını söylediler, bunun üzerine bizde taziye evinden ayrıldık, hastanede olan oğlu ile görüşmek için haber gönderdiğimizde bizimle görüşmek istemediğini söylemiş, başka bir diyeceğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti ile rapor tanzimi için İstanbul Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 29/12/2021 tarih ve ... sayılı rapor ile, davalı sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ün kusursuz olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Dosya davacının maluliyet oranının tespiti ile rapor tanzimi için ....İhtisas kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 15/04/2022-5395 karar sayılı rapor ile, kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 29/12/2021 tarihli raporla trafik kaza tutanağı ve ceza dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve rapora ilişkin taraf itirazları da değerlendirilerek, dosyanın ... Trafik Kürsü'sünden resen seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, ATK raporu, kaza tutanağı ve ceza dosyası ile tüm dosya kapsamı incelenerek kazanın oluş şekli, olaydaki kusur oranları net olarak tespit edilerek ayrıntılı, denetime açık, hükme esas alınabilir nitelikle olan davaya konu olaydaki kusur durumunun oransal tespiti bakımından rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 29/11/2022 tarihli raporda, davalı ...'un hatalı sevk ve idaresinin asli derece ve tam %100 oranında etkili olduğu, ölen sürücü ...'ün etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde ... Devlet Hastanesi'nin 12/08/2021 tarihli raporda davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle engellilik oranın " Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre % 15 olduğu, ATK'nın 15/04/2022-5395 tarih-sayılı raporunda ise aynı Yönetmeliğe göre engellilik oranının % 8 olarak tespit edildiği ve ATK'dan alınan raporlar arasında çelişkiler olduğu, davaya konu olayın 21/01/2021 tarihinde meydana geldiği, haksız fiilin meydana geldiği bu tarihte " Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre dikkate alınarak maluliyet oranının tespitinin gerektiği anlaşılmakla; Dosya ATK 2.Üst Kuruluna gönderilerek davacının yeniden muayenesi hususunun da değerlendirilerek muayene günü verilmesi ve alınan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi bakımından ayrıca rapora ilişkin davalı ... Sigorta vekilinin itirazları da değerlendirilerek rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 06/04/2023-1168 karar sayılı rapor ile, kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı vekili 08/05/2023 tarihli dilekçesi ile, ... Sigorta A.Ş ile yapılan protokol gereğince anlaştıklarını, dava konusu alacakları ödenmiş olup yanlızca ... Sigorta A.Ş.yönünden davanın konusuz kaldığını, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, diğer davalılar yönünden davaya konu taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili 10/05/2023 tarihli dilekçesi ile, dava konusu alacak için davacı taraf ile sulh olunmuş olup davanın konusuz kaldığını, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin üzerlerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dosya aktüer ve sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 09/10/2023 tarihli rapor ile, davacının 3 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının 10.004,08 TL, %8 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik/efor kaybı dönem zararının 295.591,91 TL olmak üzere toplam zararının 305.595,99 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, sigorta şirketi tarafından ödenen ana paranın tenzili sonrası davacının bakiye maddi zararının 130.595,99 TL olacağı, sigorta teminat limitlerinin kaza tarihi itibarı ile uygulamaya esas alınması gerektiği, davacıların sigorta şirketlerine yaptıkları başvuruların geçerli kabul edilebilmesi için gerçek zararın tespitine yarar ve gerekli görülen tüm belge ve bilgilerin de sigorta şirketlerine iletilmiş olmaları gerektiği, davacıların bunu ispatlamaları gerektiği, kusur oranlarının dikkate alınması gerektiği, davalı ... Sigorta A.Ş.tarafından ödemenin yapılmasından ve anlaşmadan dolayı davalı sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.yönünden davanın konusuz kaldığı sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı vekili 09/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile, maddi tazminatta 1.000 TL'lik taleplerini 130.595,99 TL'ye (10.004,08 TL geçici iş göremezlik zararı-bakiye miktar ise sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere) artırdıklarını beyan etmiş, harcını ikmal etmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine dosya yeniden aktüer bilirkişiye tevdi edilerek güncel asgari ücret tutarı üzerinden yeniden hesaplama yapılarak ek rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 02/02/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile, davacının 3 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının 10.004,08 TL , %8 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / efor kaybı dönem zararının 432.143,85 TL olmak üzere toplam zararının 442.147,93 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığı, sigorta şirketi tarafından ödenen ana paranın tenzili sonrası davacının bakiye maddi zararının 267.174,93 TL olabileceği sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı vekili 05/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, maddi tazminatta 130.595,99 TL'lik taleplerini 267.174,93 TL'ye (10.004,08 TL geçici iş göremezlik zararı-bakiye miktar ise sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere) ıslah ettiklerini beyan etmiş ıslah harcını yatırmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 26/11/2021 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı davalı ... Sigorta A.Ş'ye sigortalı kamyonet ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde ön ilerisindeki motosiklete çarpmamak için frene basması devamında direksiyon hakimiyetini kaybederek iki yönlü yolun karşı istikamet şeridine geçmesi akabinde bu istikamet şeridinde seyir halinde bulunan müteveffa sürücü ... idaresindeki davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı otomobilin sol ön kısmına çarpması sonucu yolcu mahallinde bulunan davacının yaralandığı, gerek ATK Trafik İhtisas Kurulu gerekse ... Trafik Kürsüsünden resen seçilen bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler neticesinde davalı sürücü ...'un ön ilerisindeki araçlarla güvenli takip mesafesi bırakmadığı, mevcut şartlara göre aşırı hızla seyrettiği, aracını seyir şeridi içinde tutma becerisi göstermediği, sevk ve idare hatası sonucu iki yönlü yolun karşı istikametine geçtiği, ölün sürücü yönetimindeki otomobilin yolunu ani olarak kestiği, bu yön bölümünde hareket halinde olan müteveffa idaresindeki kamyonet ile çarpıştığı kazada %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ün ise kendine ayrılmış seyir şeridi içerisinde seyri esnasında direksiyon hakimiyetini kaybederek iki yönlü yolun karşı istikamet şeridinden bulunduğu yön bölümüne geçen davalı idaresindeki araçla çarpışmamak adına kazayı önlemek için gerekli zaman ve mesafeye sahip olamadığı, ölün sürücünün mahal koşullarına göre aşırı hızla seyrettiğine ve bu durumun olayda etkili olduğuna dair soyut bir veri, kesin bir tespit bulunmadığı halde trafik kazası tespit tutanağında kural ihlalinde bulunduğunun belirtilmesinin ve tali kusurlu bulunmasının isabetsiz olduğu, müteveffa sürücünün olayda kusursuz olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup olayın oluş şekli ve dosya kapsamına
uygun kusur değerlendirmesine Mahkememizce de itibar edilmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen maluliyet oranının tespiti için ....İhtisas Kurulu ve ....Üst Kurulundan aldırılan raporlar ile tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
... plaka sayılı araç davalı ... A.Ş., ... plaka sayılı araç ise davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde sigortalanmış olup sigorta şirketinin, araç malikinin ve davalı sürücünün meydana gelen zarardan kusur nispetinde sorumlulukları esastır.
Davalı vekilleri tarafından davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun olmadığı iddia edilmiş olmakla birlikte yeni genel şartların A.5.b maddesinde tedavi süresine ilişkin çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında ve bu teminatın da SGK'nun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de, 6111 Sayılı yasa ile değişik 2918 Sayılı yasanın 98.maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik tazminatının sayılmadığı, bu durumda SGK.nun sorumluluğunun alt norm düzeyinde genel şartlar ile genişletilemeyceğinden sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının da teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin 2019/4182 E., 2019/656 K. Sayılı kararı).
Davacı vekili 08/05/2023 tarihli dilekçesi ile, ... Sigorta A.Ş ile yapılan protokol gereğince anlaştıklarını, dava konusu alacakları ödenmiş olup yanlızca ... Sigorta A.Ş.yönünden davanın konusuz kaldığını, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, diğer davalılar yönünden davaya konu taleplerinin devam ettiğini beyan etmiş,
Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili de 10/05/2023 tarihli dilekçesi ile, dava konusu alacak için davacı taraf ile sulh olunmuş olup davanın konusuz kaldığını, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin üzerlerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Yargılama aşamasında mahkememizdeki işbu davaya konu edilen alacak talebi ile ilgili olarak davacı ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin anlaşarak dava konusu uyuşmazlığı sulh yolu ile çözümledikleri, davanın konusuz kaldığı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 'nun 315/1. Maddesi uyarınca dava konusuz kaldığından işbu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş, talep doğrultusunda taraf vekillerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan giderlerin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına, davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin talebi doğrultusunda arabuluculuk ücretinin işbu davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketinin zarardan sorumlu tutulabilmesi için kazaya karışan sigortaladığı araç sürücüsü kazada kusuru olmalıdır. O halde sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Bu bilgiler doğrultusunda dosyada gerek ATK Trafik İhtisas Kurulundan alınan gerekse 3 kişilik kusur bilirkişisi heyetinden alınan rapor ile davalı ... A.Ş.'ye sigortalı araç sürücüsünün davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı, davalı Selim ...'un maliki, davalı ...'un sürücüsü olduğu ... plaka sayıl araç sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Bu bilgiler doğrultusunda; KTK 85/son maddesi uyarınca kazaya sebebiyet veren aracın maliki, sürücüsü ve sigortacı şirketten oluşan zarar nedeniyle tazminat talep edilebileceği ancak kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, somut olayda ise davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı ve sigorta şirketinin aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğu esas olduğundan davaya konu olaydan kaynaklı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmıştır. TBK 49. Maddesi gereği kusurlu olanın zararı gidermekle yükümlü olduğu dikkate alındığında; gerçekleşen kazada davacının içinde bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı hususunun hem ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu hem de kusur bilirkişisi raporuyla tespit edildiği nazara alındığında tüm belirtilen nedenlerle davalı ... A.Ş.'ye sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı, haksız fiil sorumluluğunun kusura dayalı olduğu, davalı sigortanın da ancak sigortalı araç şoförünün kusurunun varlığı halinde zarardan sorumlu olacağı, bu itibarla davacının tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davalı ... A.Ş.yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuyla; TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ve yazılı delil ve vergilenmiş gelir olan SGK hizmet cetveline itibar edilerek yapılan hesaplama neticesinde davacının 3 aylık geçici iş göremezlik dönem zararının 10.004,08 TL, %8 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik dönem zararının 432.143,85 TL olmak üzere toplam maddi zararının 442.147,93 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya herhangi bir gelir bağlanmadığı ve ödeme yapılmadığı, davalı ... Sigorta A.Ş.tarafından yapılan protokol gereğince ödenen 175.000,00 TL anaparanın tenzili sonrası davacının bakiye maddi zararının 267.174,93TL olduğu hesaplanmakla davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için hesaplanan 10.004,08 TL geçici iş göremezlik, 432.143,85TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 442.147,93 TL tazminat alacağının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan ödeme tutarı düşüldükten sonra kalan maddi zarar olan 267.174,93 TL 'nin haksız fiil tarihi olan 21/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...'tan tahsilde tekerrür olmamak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; 6098 Sayılı TBK 56. Maddesinde manevi tazminat düzenlenmiştir: ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.''
Bu madde kapsamında manevi tazminat olarak verilecek paranın miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Manevi tazminat olarak ödettirilecek miktar cezalandırma amacına kaçmamalıdır. Çünkü zararın karşılanması amacı kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değil, zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duyduğu elem'i gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü dikkate alınarak 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-a) Davacı ... için hesaplanan 10.004,08-TL geçici iş göremezlik, 432.143,85-TL sürekli iş göremezlik tazminat olmak üzere toplam 442.147.93-TL tazminat alacağından davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılan ödeme tutarı düştükten sonra kalan maddi zararı olan 267.174,93-TL tazminat alacağının haksız fiil tarihi olan 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'tan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken ve
müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
1-b) Davanın ... A.Ş. Yönünden reddine,
1-c) Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden, davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1-d) 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 21.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'tan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 20.300,01 TL harçtan peşin alınan 174,20+tamamlama harcı 450,00 TL+ ıslah harcı 467,00 TL olmak üzere toplam 1.091,20 TL harcın mahsubu ile 19.208,81 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Ayrıca davacı tarafından yatırılan toplam 1.091,20 TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 42.076,24 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Maddi tazminat talebi yönünden davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 42.076,24 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya ödenmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine,
7-Davalı ... Sigorta A.Ş.aleyhine açılan maddi tazminat talebi yönünden talep doğrultusunda taraf vekillerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan giderlerin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça sarf edilen ve dosyaya yansıyan ATK, bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere ücreti olmak üzere toplam 8.370,60 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre yapılan hesaplama neticesinde 7.842,06 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılar ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalılar ... A.Ş., ... tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin talebi doğrultusunda ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
11-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 29/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!