WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/662 Esas
KARAR NO :2024/178

DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ:20/11/2020
KARAR TARİHİ:07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Limited Şirketinin ... plakalı ... marka aracı 0 km olarak satın aldığını, satın aldığı tarihten itibaren aracı kullanmaya başladığını, aracın gerekli tüm bakımlarını yaptırdığını, bakımı için gerekli özeni gösterdiğini, fakat aracın henüz 34.000 km iken 26/07/2017 tarihinde motor arızası yapması üzerine davacı tarafından aracın servise götürüldüğünü, yetkili servis tarafından motoru değiştirilerek tamir yapıldığını, aracın servisten çıkarıldığını, motor değişiminin yaklaşık 1 ay sürdüğünü, henüz yeni olan aracın motorunun değişmesinin aracın değerini fazlasıyla düşürdüğünü, davacının buna rağmen bir problem çıkarmadan aracı kullanmaya devam ettiğini, ardından 29/08/2018 tarihinde araç henüz 41.722 km'de iken tekrar moturunun arızalandığını ve bahsedilen yetkili servise götürüldüğünü, servis tarafından motor tamin işlemlerinin haftalarca süren işlemlerle yapılarak yeniden aracın davacıya teslim edildiğini, yine 08/10/2019 tarihinde araç 67.507 km'de iken arızanın tekrarlandığını aynı serviste tamire verildiğini ve aracın tekrar tamir edilerek davacıya teslim edildiğini, 21.12.2019 tarihinde araç 77.532 km'de iken tekrardan arıza yaptığını, aynı serviste tamire verildiğini, aracın yine tamir edilerek davacıya teslim edildiğini, son olarak da 15.05.2020 tarihinde araç 85.002 km'de iken motorun arıza yaptığını, aynı serviste tamire verildiğini, servis tarafından 1(bir) aydan fazla süreyle araç motor değişim işlemleri yapıldığını, ikinci defa moturu değişen araçtan müvekkil fazlasıyla mağdur edilmiş ve aracın değeri açısından da zarara uğradığını, bu durumların servis kayıtlarında da mevcut olduğunu, aracın iki kez motoru değiştiğinden beklenilen faydanın sağlanamadığını, en son 15/05/2020 tarihinde araçta arıza meydana gelmiş tekrar servise çekildiğini ve servise bırakıldığını, çok sayıda tamire rağmen arızanın giderilmediğini, aracın davacıya tesliminden itibaren daha çok davacıda değil serviste kaldığını, araçtaki arızanın artık tamir ile giderilmesinin mümkün olmadığının ortaya çıktığını, araçtaki ayıpların maddi ve olağan bir muayene ile meydana çıkmayan gizli ayıp olduğunu, satılan aracın motorunda bulunan bir ayıp nedeniyle aracın birkaç ay kul kullanılması sonucu motorunun arızalanmasının gizli bir ayıp olduğunu, bu ayıbın tescil anından önceki nedenlere dayanan davacıdan kaynaklanmayan bir ayıp olduğunu, aracın arızalarının giderilmesi amacıyla aracın bir çok parçasının değiştirildiğini ve böylece aracın orijinal halini kaybettiğini ve bu durumun aracı değer kaybına uğrattığını, davacı tarafından davalıya değişiklik talebinde bulunulduğunu ancak davalı yanın bu istemi yerine getirmediğini, davacının aracı bu şeklide kullanmaya zorlanamayacağını, araçtaki bu nitelikte arızaların giderilmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu ve değiştirilmesi şartlarının gerçekleşmediğini göstermeyeceğinin belirgin olduğunu, davacının bahsedilen arızalar dolayısıyla kanunun kendisine tanıdığı seçimlik haklardan olan misli ile değiştirme veyahut ödediği parayı faizi ile geri alabilmek adına davalı tarafa .... Noterliği'nden ... yevmiye numaralı 07.07.2020 tarihli ihtarname gönderdiğini, aracın arızaları belirtilmiş ve misli ile değiştirilmesi yahut araç için ödenilen paranın iadesinin talep edildiğini, davalının temerrüde düşmesine rağmen sorumluluklarının gereğini yerine getirmediğini, ihtarın çekilmesinin ardından Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirtere davanın kabulüne, ayıplı olarak olarak satılan aracın misli ile değiştirilmesine, misli ile değiştirilmesi mümkün değilse alım bedelinin satım tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 22/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; ayıplı olarak satılan aracın misli ile değiştirilmesine, misli ile değiştirilmesi mümkün değilse alım bedelinin satım tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili taleplerini ıslah ederek "aracı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim" seçimlik hakkımız yönünden karar verilmesini ve bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde 44.000,00 TL tutarında bedelde indirim yapılmasına karar verilmesini, TBK 227/II hükmü gereğince davamızı ıslah ederek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve sonradan arttırılmak üzere 1000 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalı şirketin dava konusu aracın ithalatçısı olup satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibari ile değer kaybı gibi mali yükümlülükleri bulunan taleplerin davalı şirkete yöneltilmesinin doğru olmadığını, bu bağlamda husumet itirazı doğrultusunda esasa girilmeden davanın reddedilmesi gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu talepler yönünden uygulanacak olan iki yıllık zamanaşımı ve 3 yıllık garanti süresi geçmiş olup davanın esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olup bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafın birden çok seçimlik hak talebine birlikte yer vermiş olup tercih edilen seçimlik hakkın belirlenmesi ve hasredilmesinin gerektiğini, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın delillerini kabul etmeyeceklerini, davaya konu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıbın bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, aracın yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edildiğini, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanılmış olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını kullandığını ve yetkili servis tarafından orijinal parçalarla yapılan motor değişim sebebiyle araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği hususları bir arada değerlendirildiğinde misli ile değişim kararının satıcıyı daha ağır zarara uğratacağının açık olduğunu, dava konusu araçta iddia edildiği gibi herhangi bir değer kaybı meydana gelmediğini, dava konusu araçta iddia edildiği gibi herhangi bir değer kaybının meydana geldiğini, her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekirse de Mahkememiz aksi kanaatte olması halinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, dava konusu aracın halihazırda davacı tarafın kullanımında olup yukarıdaki itirazları saklı kalmak ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekmekteyse de Mahkememiz aksi kanaatte olması halinde dava konusu aracın davalı şirkete teslimi gerçekleştirilmeden araç bedeline faiz işletilmesi talebinin hukuka aykırı olup reddi gerektiğini belirterek davacının değer kaybı gibi mali yükümlülük içeren talepleri ithalatçı firma olan Müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğinden müvekkil açısından davanın reddine, aracın satın ve teslim alındığı tarih ile dava tarihi arasında 2 yıllık bir süre geçmiş olmakla derdest davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hak düşürücü nitelikteki ayıp ihbar yükümlülüğüne uyulmamış olması nedeniyle davanın reddine, esas yönünden haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine, davacı haksız ve hukuka aykırı maddi tazminat ve faiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun tebligatlar yapılmış olup, davaya konu aracın tescil bilgileri, davaya konu aracın satışıyla ilgili tüm bilgi ve belgeler, servis kayıtları celp edilmiştir.
Mahkememizce 05/08/2021 günü mahallinde keşif yapılarak dosya ... Trafik Kürsüsünden seçilen iki Makina Mühendisi, bir Otomotiv Mühendisi, bir Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 12/04/2022 tarihli raporda; dava konusu araçta 2 kez yapılmış olan motor değişiminin, araca daha önce takılmış olan motorların ayıplı olduğunu gösterdiği, halihazırda 3. motorun takılmış olduğu, bu motor değişiminden sonra aracın yaklaşık 1,5 yıl süreyle kullanılmış olması ve herhangi bir motor arızası vermemiş olması, aracın motor arızası nedeniyle servise başvurulmamış olması, araçtaki ayıbın onarım yoluyla giderilmiş olduğunu gösterdiği, araçta yapılan onarım, aracın "sandık motor" tabir edilen komple değişimi yoluyla yapıldığından ve mevcut ayıplı motor üzerinde bir tamir işlemi yapılmadığından, piyasadaki genel uygulamalara göre aracın motor değişiminden önceki ve sonraki değerleri aracın kullanım süresi ile km değerinin karşılaştırılmasından aracın değer kaybının 44.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 22/02/2023 tarihli ek raporda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre, hukuki değerlendirme ve nihai takdir Mahkememize ait olmak üzere davacı ve davalı tarafların itirazları yönünden yeniden yapılan incelemede kök rapordaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 227 ve devamı maddeleri uyarınca ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde araç alım bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı tarafın 22/06/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle her ne kadar dava dilekçesinde aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde araç alım bedelinin iadesini talep etmişse de aracı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim talep ettiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait şirketten 0 km aracı 29/08/2018 tarihinde satın aldığı, bu tarihten sonra araç 34.000 km de iken motor arızası verdiği, yetkili serviste motorun değiştirilerek tamir yapıldığı, ardından birden fazla defa tekrar motor arıza ışığının yandığı bu nedenle davacının ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde araç alım bedelinin iadesi isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, aracın misliyle değişim şartlarının oluşup oluşmadığı, ayıp oranında bedelden indirim talebinin haklı olup olmadığı ve bunun miktarı konularında toplanmaktadır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 219 ve devamı maddelerinde düzenlenen, satış sözleşmesinde ayıba karşı tekeffül hükümleri düzenlenmiştir. Adı geçen Kanun’un 219. maddesinde, “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanun’un 227. maddesi gereğince alıcı, ayıbı ihbar etmek suretiyle satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarına sahiptir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki türde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan ikinci tür olan yani lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi satıcı sorumludur. Ayıp, maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklik şeklinde ortaya çıkabilir.
Ayıp sebebiyle alıcının seçimlik hakları ise Türk Borçlar Kanunu 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkememizce 05/08/2021 günü ... kürsüsünden seçilen iki makine mühendisi, bir otomotiv mühendisi refakatinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi heyet raporunda özetle; araçta yapılan ilk motor değişimiyle takılan ikinci motorun da arızalı çıktığı, araca takılan motorların ayıplı olduğu, araçta halihazırda üçüncü motorun takılmış olduğu, bu motor değişimlerinden sonra aracın yaklaşık 1,5 yıl süreyle kullanılmış olması ve herhangi bir motor arızası vermemiş olması, aracın motor arızası nedeniyle servise başvurmamış olması, araçtaki ayıbın onarım yoluyla giderilmiş olduğunu göstermektedir. Yapılan piyasa araştırması neticesi, aracın, hasarsız emsal bedelinin, dava tarihi olan 20.11.2020 tarihi itibarı ile rayiç bedelinin 1.100.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Araçta yapılan onarım, aracın "sandık motor" tabir edilen komple değişimi yoluyla yapıldığından ve mevcut ayıplı motor üzerinde bir tamir işlemi yapılmadığından, piyasadaki genel uygulamalara göre aracın motor değişimindeki önceki ve sonraki değerleri arasında 44.000 TL fark olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, araçta yapılan komple motor değişiminden sonra ayıp halinin ortadan kalktığı, aracın kullanım süresi ile km değerinin karşılaştırılmasından, araçtan faydalanamama halinin süreklilik kazandığının söylenemeyeceği, aracın değer kaybının 44.000 TL olduğu belirtilmiştir.
davacının dava dilekçesinde aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, olmadığı takdirde araç alım bedelinin iadesini talep etmişse de 22/06/2023 tarihli ıslah dilekçesinde aracı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim talep ettiği anlaşılmakla davacının davalıya yönelik ayıp oranında bedelde indirim talepli davasının kabulüne, 44.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat talebi yönünden dava dilekçesinde ileri sürülmeyen davanın sonradan ıslah yoluyla talebi mümkün olmadığından maddi tazminat talepli davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalıya yönelik ayıp oranında bedelde indirim talepli davasının KABULÜNE, 44.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalının alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının davalıya yönelik maddi tazminat talepli davası bakımından karar verilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.005,64-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 806,91-TL harç( peşin harç + ıslah harcı) düşüldükten sonra eksik kalan 2.198,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Peşin harç, 752,51-TL Islah Harcı olmak üzere toplam 806,91 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 3.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 419,90-TL Keşif Harcı, 139,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.158,90-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.066,48-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.290,66-TL'sinin davalıdan, 29,34 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.07/03/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır