T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/634
KARAR NO:2024/63
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ:13/11/2020
KARAR TARİHİ:24/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile ... San.ve Tic.A.Ş.arasında imzalanan 19/02/2013 tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi hesabının ....Noterliğinin 18/10/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini, süresi içinde borcun ödenmediğini, banka alacağının tahsili için ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının kredisinin ... A.Ş.teminatlı olarak kullandırılmakla işbu krediye istinaden ... tarafından 13/03/2020 tarihinde bankaya 800.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerle takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının adresi Kadıköy olup İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, asıl borçlu şirketin....ATM ... esas sayılı dosyası üzerinden 18/09/2019 tarihinde iflasına karar verildiğini, iflasın ....İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyası ile açıldığını, kredilerin aslı borçlu şirket tarafından ödendiğini, bu nedenle öncelikle asıl borçlu şirketin davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, kefalet sözleşmesinin kanuni şartları taşımadığını, kefalete ilişkin kısımların davacı banka tarafından sonradan doldurulduğunu, kefalet azami miktarı, kefalet tarihi, müteselsil ifadesi ve diğer tüm yazıların davalıya ait olmadığını, kefaletin BK.583.maddesine aykırı olup geçersiz olduğunu, davalının, davacı bankanın iddia ettiği şartlarda kefalet sözleşmesine imza atmadığını, yetkilisi olduğu ... şirketi için sözleşmeye imza attığını, davacı bankaya kredi sözleşmesinden dolayı bir borcunun olmadığını, diğer yandan davalının gayri nakdi borç sebebi ile sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının ... kapsamında iddia ettiği alacağının 800.000 TL kısmını tahsil ettiğini beyan edip tahsil ettiği kısmı davaya dahil etmesinin haksız kazanç kapsamında olduğunu, istenilen faizin fahiş olduğunu, bankanın asıl borçlu olan şirket iflas edince genel kredi sözleşmesindeki boş kısımları doldurarak davalıya karşı kefil sıfatı ileri sürerek takip başlattığını, bu nedenlerle davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava banka tarafından kullandırılan genel kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, ....Noterliğinin 18/10/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, 19/02/2013 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi, davalının 19/02/2013 tarihi ve öncesinde yazı ve rakam örneklerinin bulunduğu kurumlardan getirtilen belge asılları dosya içerisine alınmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı banka tarafından davalı aleyhine 1.071.321,15 TL asıl alacak, 16.498,34 TL faiz, 824,91 TL faizin %5 gider vergisi, 924,18 TL masraf olmak üzere toplam 1.089.568,58 TL nakit, 44.845 TL gayrinakit olmak üzere toplam 1.134.413,58 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı asil 16/06/2021 tarihli celsede alınan beyanında; 19/02/2013 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi altındaki kefil sıfatıyla atmış olduğu imzanın kendisine ait olduğunu, imzaya bir itirazının bulunmadığını, ancak kefalet sözleşmesinde kefalet limiti, kefalet türü, müteselsil kefil, kefalet tarihi, isim ve adres yazılarının kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Davalının, özellikle 19.02.2013 tarine yakın ve öncesine ait mukayeseye medar el yazılı ve imzalı evrakların asılları diğer banka ve kurumlardan getirtilmiş, dosya Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 27/03/2023 tarihli raporda; inceleme konusu sözleşme aslındaki imzaların davalının eli ürünü olduğu, sözleşme aslındaki kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin, kefalet türünün ve rakamların mevcut mukayese yazı ve rakamlarına kıyasla davalının ile ürünü olmadıkları sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Dosya ATK Fizik İhtisas Kuruluna gönderilerek davaya konu GKS'deki davalının kefaletine ilişkin kefaletin türü, kefalet miktarı, tarihi gibi kısımların davalı eli ürünü olup olmadığı hususlarında rapor tanzimi istenmiş, düzenlenen 03/07/2023 tarih ve ... sayılı raporda; inceleme konusu sözleşmenin 45.sayfasında ve 51.sayfasında kefile ait bölümde mevcut kefalet limiti, kefalet türü, kefalet tarihi ve müteselsil kefil isim ve adres bölümünde mevcut tüm yazılar ile davalının mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla davalının eli ürünü olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya bankacı ve mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 22/11/2023 tarihli raporda; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... A.Ş. arasında imzalanan 19,02.2013 tarihli, 3.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi ullandırıldığı, davalı ...’nın genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla 3.000.000.00 TL kefalet limiti ile imzaladığı, davalı kefil ... 'nın şirket yetkilisi olduğu(TSG dosya kapağında)Ön Bilgilendirmeden sonra 6455 s. Kanun’un 77. maddesi ile TBK nun 584 üncü maddesinde yapılmış kanun değişikliğine göre ; “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmadığı, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatı ile imza etmiş olduğu, ortada hukuken geçerli kefaletin olup olmadığı hususunun hukuki konu olarak Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı bankanın kredi alacağına ilişkin, davalının ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itiraz nedeniyle mahkemece kabul edilmesi halinde takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 1.071.321.15 TL asıl alacak 13.473.65 TL işlemiş faiz 673.68 TL BSMV ve 924.18 TL masraf olmak üzere toplam 1.086.392.66 TL alacaklı olduğu, 1.071.321.15 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 27.72 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, davacı bankanın 185.00 TL lık teminat mektubu depo talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de, davaya konu sözleşmede uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlendiğinden davalının yetki itirazının reddi gerekmiştir.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan 19/02/2013 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığı, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla 3.000.000,00 TL kefalet limiti ile imzaladığı, davacı banka tarafından hesapların kat edilerek ....Noterliğinin 18/10/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin davalıya keşide edildiği ve alacağın tahsili için ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, akabinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından sözleşmenin 13.2 maddesi hükümleri delil anlaşması mahiyetinde olduğundan davacı banka tarafından sunulan kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı bankanın dava dışı asıl borçluya kullandırmış olduğu kredi ve çek karnelerinden dolayı hesap kat tarihi itibarı ile işlemiş faizlerde dahil olmak üzere 1.071.458,96 TL alacaklı olduğu, ihtarnamenin 24/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 28/10/2019 tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü, davalının takip tarihi itibarı ile davacı bankaya 1.071.321,15 TL asıl alacak, 13.473,65 TL işlemiş faiz, 673,68 TL BSMV ve 924,18 TL masraf olmak üzere toplam 1.086.392,66 TL alacaklı olduğu, yine taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca davacı bankanın gayrinakit kredi alacağı yönünden davalı asıl borçlu ve müteselsil kefilden depo talebinde bulunabileceği, davalı asıl borçlu şirketin uhdesinde 185.00 TL'lik teminat mektubu bulunduğu, dolayısı ile davacı bankanın 185.00 TL teminat mektubu depo talebinin yerinde olduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan; davalının sözleşmeyi, müteselsil kefil sıfatıyla TBK.nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 19/02/2013 tarihinde imzalamış olduğu, TBK.nın kefalet sözleşmesinde şekil şartını düzenleyen 583. Maddesinin “Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.” hükmünü içermekte olduğu, davalı tarafından sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunun kabul edildiği ancak kefalet azami miktarı, kefalet tarihi, müteselsil ifadesi ve diğer tüm yazıların kendisine ait olmadığının iddia edildiği, mahkememizce davalının resmi kurum ve kuruluşlardan getirtilen imza ve yazı örneklerini içerir belge asılları ile davaya konu sözleşme aslı üzerinde adli tıp ve belge inceleme uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde sözleşmede kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin, kefalet türünün ve rakamların davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, yine İ...ATK Fizik İhtisas Kurulundan alınan rapor ile kefile ait bölümde mevcut kefalet limiti, kefalet türü, kefalet tarihi ve müteselsil kefil isim ve adres bölümünde mevcut tüm yazılar ile davalının mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla davalının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla bu itibarla söz konusu kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Borçlar Kanununun 583.maddesindeki şartları taşımadığı, dolayısı ile kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle davanın reddi gerektiği anlaşılmış, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin olarak yatırılan 13.700,88 TL harçtan mahsubu ile 13.273,28 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığı anlaşılmakla hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden nakit alacaklar yönünden A.A.Ü.T göre hesaplanan 154.785,49 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden gayri nakit alacaklar yönünden A.A.Ü.T göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/01/2024
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!