T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/133 Esas
KARAR NO :2024/277
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:20/02/2020
KARAR TARİHİ:18/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin ... poliçe numaralı KMAZMSS poliçesi ile sigortalı sürücü maliki ve işleteni davalılardan ... olan ... plakalı aracın davacının kullandığı motosiklete tam kusurlu olarak kırmızı ışık ihlali yaparak çarpması sonucu 22/07/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının ağır yaralanarak çalışma gücünde kalıcı olarak azalma meydana gelecek şekilde malul kaldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/36039 soruşturma sayılı dosyasından alınan olay yeri inceleme raporu ve davalı ... aleyhine bu soruşturma dosyasında düzenlenen iddianame ile açılan ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından alınan kusur bilirkişi raporunda davacı ...'ın kusursuz olduğunun, davalı ...'in asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kalıcı olarak malul kalan ve çalışma gücünü kaybeden davacı adına hesaplanacak zararın poliçe limiti dahilinde davacıya ödenmesi için sigorta şirketine talepte bulunulduğunu, sigorta şirketinin maluliyet raporu sunulmasını talep ettiğini, bunun üzerine ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından rapor alındığını, davacının kalıcı iş göremezlik oranı %23 olarak tespit edildiğini, raporun sigorta şirketine ibraz edilmiş ise de süresinde ödeme yapılmadığı gibi cevabında verilmediğini, rapor için yapılan 1.520,00 TL gider TTK 1426.maddesine göre zararın tespiti için yapılmış zorunlu gider olup, davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep ettiklerini, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davacının ... MEsleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi olup mezun olduğundan denizci olacağını, davacının gemici olacağını ve asgari ücretten daha fazla kazanç elde edeceğini, davacının lise öğrencisi olup hiçbir bir kazanç sahibi olmadığını, okul harçlığını çıkarmak için çalıştığı sırada davalının kendisine yanan kırmızı ışığa rağmen yolu kontrol etmeden yola çıkarak kazaya neden olduğunu ve davacının kalıcı olarak sakatlandığını, kazada hem bacağının hem kolunun hem de çenesinin kırıldığını, uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, bir kaç ay boyunca katı gıda tüketemediğini, davalı ...'in bu süreçte bir kez olsun geçmiş olsun dileğinde bulunmadığını, davacıya maddi manevi hiçbir destekte bulunmadığını, davacının el ayaklarına takılan platinlerin çıkarılmama riskinin bulunduğunu, platinler nedeniyle tersanede iş bulmasının dahi teknik nedenlerle güçleşeceğini, okulun ilk döneminde de bir kısım derslere katılamadığı için okulu uzatmak zorunda kaldığını, manevi tazminat talepleri olduğunu, davacının lise öğrencisi olup hiç bir kazanç sahibi olmadığını, UYAP sisteminden yapılabilecek sorgulama ile davacının menkul yada gayrimenkul malının olmadığının görüleceğini, davacının dava masraflarını karşılama gücünün bulunmadığını, adli yardım talep ettiklerini belirterek davalı ...'in aleyhine açılan bu davayı haber alması halinde mal varlıklarını kaçırarak davacının kazanacağı tazminatları almasınının imkansız hale getirmesinin önlenmesi bakımından takdiren teminatsız olarak en azından dava değeri kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini, yahut Mahkememizin belirleyeceği bir ihitiyati tedbire hükmedilmesini, Adli Yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; zarar miktarı tam olarak belirlenebilir olduğunda HMK 107.maddesine göre artırmak üzere, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak diğer davalı zararın tamamından sorumlu olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 1.520,00 TL adli tıp rapor ücreti toplam 2.520,00 TL nin davalı şirkete başvurdukları tarihinin 8.iş günün bittiği tarihten diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle ile birlikte davalılardan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının Adli Yardım Talebinin Mahkememizin 24/02/2020 tarihli ara kararı ile kabulüne karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete eksik belgeler ile başvuru gerçekleştirildiğinden 2918 sayılı kanunun aradığı dava şartının yerine getirilmediğini, öncelikle dava şartı yokuluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numarası ile 06.02.2018 – 06.02.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alındığını, davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun bedeni zararlarda 360.000,00-TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamına gelmediğini, manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi teminatı dışında olduğunu, zorunlu trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmayıp, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, davacı yanın dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin davacı kazazedenin tedavi giderleri kapsamına giren adli tıp raporu ücreti nedeniyle doğan maddi zararlarından poliçe teminatı kapsamında hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, tedavi giderleri nedeniyle doğan maddi zararlardan sorumluluğun ... Başkanlığına ait olduğunu, davalı şirketin sigortalısının kurusu oranında tazminat ödemesi yapmakla sorumlu olduğunu, davacın yan tarafından ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde destekten yoksun kalma tazminat hesabını lisanslı Aktüerler tarafından ve TRH 2010 Ulusal Mortalite tablosunda yer alan verilerle göre yapılması gerektiğini, her durumda davalı şirketin sorumluğunun poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu tazminatın ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini, davacı tarafın avans faiz istemesinin kanuna aykırı olduğunu belirterek davacı yanın müvekkil şirkete tüm belgeler ile usulüne uygun hasar başvurusunda bulunmamış olması nedeniyle dava şartı noksanlığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, davacı yanın tedavi giderleri kapsamına giren adli tıp rapor ücreti gideri talebinden 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları çerçevesinde müvekkil şirketin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğu bulunmaması nedeniyle işbu hukuki dayanaktan yoksun talebin reddine, Mahkememiz aksi kanaatte olması halinde kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacı kazazedenin maluliyetinin ve illiyet bağının tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, Mahkeme tarafından kusur ve maluliyetin tespitinin ardından aktüeryal hesaplamanın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen aktüerler tarafından ve TRH 2010 Tablosu 1.8 teknik faiz esas alınarak yerine getirilmesine, Mahkeme tarafından herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda tazminat tutarına uygulanacak faiz tür ve başlangıç tarihinde dilekçemizde belirtilen hususların dikkate alınmasına, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle, şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Trafik kazalarından kaynaklanan tazminatlar için, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un (KTK) 97. Maddesinde, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine söz konusu zararla ilgili başvuru yapması gerektiğini, bu başvurunun dava şartı olduğunu ve başvuru yapılmadan açılan tazminat davaları “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin, davacının eksik evrakla başvuru yaptığından dolayı gerekli incelemenin yapılamadığından bahsetmekte olduğunu, bu sebeple eksik başvuru nedeniyle iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, davalının kazaya karıştığı aracın davalı ... A.Ş tarafından zorunlu trafik sigortası kapsamında olduğunu, bu sigortayla meydana gelen kazaların maddi sorumluluğunun sigorta şirketine geçtiğini, davacının maddi zarara ilişkin taleplerinin davalı sigorta şirketine karşı kullanması gerekirken davalıya karşı bu taleplerde bulunmasının yerinde olmadığını, davalıya işbu davayla yöneltilen husumetin yerinde olmadığından dolayı husumet yokluğundan dolayı davalıya yönelik haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi gerektiğini, dosya kapsamında gerçekleşen kaza da, davalının ... caddesinden ... caddesine geçtikten sonra ... yönüne dönmek için sol şeride geçtiğini ve bu sırada daha önce görmediği motorsiklet sürücüsü davacı ... hızlı bir şekilde gelerek davalının aracına çarptığını, her ne kadar davalının ... Caddesinden çıkarken kendisine ışıkların kırmızı yanıp sönmesine rağmen meydana gelen kazanın, davalının ana caddeye çıktıktan bir müddet sonra gerçekleştiğini, davalının ... Caddesinden çıkarken yanıp sönen ışıkların kaza ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacının davalının kırmızı ışıkta geçtiği yönündeki iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacının hız limitinin çok yüksek hızda seyir halinde olmasının kazanın asli sebebi olduğunu, davacı tarafından devlet hastanesinden alınan rapor ve rapor içeriğinde yapılan tespitlerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı İstanbul'da yaşamaktayken İstanbul yerine ...'den rapor almasının da ayrıca hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, söz konusu raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafça 1.520,00 TL adli tıp rapor ücretinden taraflarının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hayatın olağan akışına aykırı olarak alınan adli tıp raporu ücretinin taraflarına yansıtılmasının hukuka aykırı olduğunu, hukuka aykırı olarak talep edilen ticari temerrüt faizinin reddiyle yasal faiz üzerinden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek bir miktar olduğunu, davalının kazadan hemen sonra davacıyı hastaneye götürdüğünü, saat 11'e kadar kendisine eşlik ettiğini, ameliyattan sonra da davacıyı bir kaç kez aradığını ve durumu hakkında bilgi aldığını, davalının elinden gelen tüm çabayı göstermeye çalıştığını, talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, ekonomik olarak çok zor şartlarda yaşayan davacının bu tazminatı ödemesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat reddedilmesi gerektiğini, davalının kusuru bulunması halinde ise indirilmesi gerektiğini, aksi takdirde davalının bu tutarları ödemesinin mümkün olmadığını belirterek davacı tarafından tedavi giderleri kapsamına giren adli tıp rapor ücreti gideri talebinin ... sorumluluğunda olması nedeniyle işbu hukuki dayanaktan yoksun talebin reddine, açıklanan hususlar da dikkate alınarak kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davacı kazazedenin maluliyetinin ve illiyet bağının tespitinin “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre belirlenmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, davalı ... yönünden maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
Dava trafik kazasından kayaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavisine ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilmiştir.
SGK Müdürlüğü tarafından davaya konu kaza nedeniyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekiline çıkartılan muhtıraya istinaden verilen beyan dilekçesinde 1.000-TL'lik maddi tazminat talebinin kalıcı maluliyet nedeniyle oluşan iş gücü kaybına ilişkin talep olduğu anlaşılmıştır.
Dosya ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 08/03/2021 tarihli raporda; ...’ın 22/07/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Dosya ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 16/04/2021 tarihli raporda; davalı sürücü ...'in %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Dosya ATK Genel Kurulu Başkanlığına gönderilmiş, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19/08/2021 tarihli raporda; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.
Dosya yeniden ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 01/03/2022 tarihli raporda; ...’ın 22/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması neticesinde düzenlenen ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 08/11/2019 tarihli ve2019/2088 sayılı raporu ile kurul raporları arasındaki farkın raporlara dayanak olan muayene farklılığından kaynaklandığı, Kurulumuzun 03/02/2021 tarihli muayenesinde ilgili yönetmelikler kapsamında kişide maluliyete veya özürlülüğe neden olacak düzeyde fonksiyonel araz tespit edilmediği, dolayısıyla kurulun 11/08/2021 tarih ve ... karar nolu mütalaasına eklenecek ve değiştirilecek bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosya davacı asil / davacı vekillerinin itirazlarını tek tek irdelenmek suretiyle yeniden ATK Genel Kuruluna gönderilmiş, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 08/08/2023 tarihli raporda; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ...’ın 22/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.
Dosya davacı asil / davacı vekillerinin itirazlarını tek tek irdelenmek suretiyle ve dosya içerisinde bulunan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle yeniden ATK Başkanlığı 2. Üst Kurula gönderilmiş, düzenlenen 30/01/2024 tarihli raporda; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut tıbbi belgelere göre; ...’ın 22/07/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Maluliyet oranı sorulduğunda olay tarihli yönetmelik ve tüzüklerden yararlanılarak Mahkemelerce sorulan hususta rapor düzenlendiği, bu açıklama çerçevesinde kullanılan 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve 28/09/2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin sadece çalışma gücünün kaybına (%60-emeklilik için kullanılan) yönelik Ek-1 bölümü dışında her hangi bir bölümü bulunmadığı, 85/9529 sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ve 11 Ekim 2008 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde ise Ek-1 bölümüne ilaveten meslek hastalıklarının bulunduğu Ek-2 bölümü ve meslekte kazanma gücünün belirlenmesine yönelik liste ve cetvellerin bulunduğu Ek-3 bölümünü içerdiği dikkate alındığında, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı belirlenmesi için mutlaka bu Ek-3 bölümü bulunan yönetmelikten yararlanıldığı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına gereksininim duyabileceği, sorulduğu üzere kişinin kurumlarında yeniden muayenesine gerek olmadığı mevcut muayenelerinin yeterli olduğu belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
22/07/2018 tarihinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsüyle ... ... Caddesi üzerinden ... istikametine gittiği sırada davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosikleti ile kaza mahalline geldiğinde seyir yönü hitaplı yanmakta olan sarı fasılalı ışıkta seyrini sürdürdüğü sırada aracının ön kısımlarıyla sağa dönüş yapan davalı sürücü ile çarpışması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşağa geldiğinde görüş alanını kontrol altında bulundurması, ... Caddesine katılmak için kavşak müşterek alanına girmeden önce seyir yönü hitaplı yanmakta olan kırmızı fasılalı ışığı dikkate alarak diğer kavşak kolundaki taşıt trafiğine dair gerekli yeterli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını davacı sürücü idaresindeki motosiklete vermesi ve dönüşünü dar açıyla gerçekleştirmesi gerektiği hususlarına riayet etmediğinden bahisle meydana gelen olayda kusurlu olduğu, yine davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahalde sol şeridi takiben seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde; sağındaki kavşak kolundan kendi seyir istikametinin sağına geniş açıyla dönüşe geçen ve seyir şeridini kapatan davalı sürücü idaresindeki kamyonete çarptığı olayda, kazayı önlemeye yönelik alabileceği bir tedbir olmadığı dolayısıyla meydana gelen olayda atfı kabil kusuru olmadığı değerlendirilmiş olup dosya kapsamı ve olayın oluş şekline uygun kusur değerlendirmesine mahkememizce de itibar edilmiştir.
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacının meydana gelen maluliyet oranının tespiti için ATK'dan aldırılan rapor ile kaza itibariyle yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı ...'a ilişkin olarak, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan 08/03/2021 ve 08/08/2023 tarihli raporların mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış olan raporlara itibar edilmiştir.
Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuyla, yine ATK değerlendirmesi ile sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı anlaşılmakla, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duyduğu elemi gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacı için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 40.000,00-TL'nin kaza tarihi olan 22/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak, davacıya verilmesine,
Sürekli iş göremezlik talebi yönünden davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.732,40 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 8.091,00 TL ATK ücreti, 95,50 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 1.520,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 9.706,50 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre 7.612,94 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 19 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre yapılan hesaplama neticesinde 4,09 TL'sinin davacıdan alınarak işbu davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olmakla suç üstü ödeneğinden karşılanan 808 TL tebligat, müzekkere posta giderinin kısmen kabul ve red oranına göre 633,72 TL'sinin davalı ...'den, 174,28 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı Ak Sigorta vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!