WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İSTANBUL 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/577 Esas
KARAR NO : 2024/123

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 17/05/2018
KARAR TARİHİ : 15/02/2024

Yargı yerinin belirlenmesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilen dosyada 37. Hukuk Dairesinin 2019/1080 E. 2019/2418 K. Numarasıyla verilen kararda Mahkememizin yetkili olduğuna ilişkin kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın dava konusu... nolu aboneliğin kurulu olduğu... Mah. ... Cad. No:99 Avcılar/İstanbul adresinde kuyudan su çekerek fabrikalara su dağıtımı işi yaptığını, davalı şirket elemanlarının 23/07/2017 tarihinde iş yerine gelen ekiplerin ölçü devresindeki...marka...nolu sayacı kaldırarak yerine... marka...nolu sayacın takıldığını, laboratuvar incelemesi sonucu toplamda 76.691,00-TL kaçak elektrik ek tahakkuku yapıldığını, tahakkuk edilen enerjinin sarf edilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu tahakkukun tamamen varsayıma dayalı olarak yapıldığını, laboratuvar incelemesinin taraflar dışında bağımsız bir kurum tarafından yapılması gerektiğini ileri sürerek, davalı kurumun özel şirket statüsünde olduğu önceki müvekkili firmanın ticari faaliyetine devam edebilmesi için ve bugüne kadar dava konusu borç ile ilgili 41.187,62-TL ödeme yapılmış olması nedeniyle öncelikle teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında dava konusu faturalara dayalı olarak yapılacak elektriğin kesme işleminin dava sonucuna kadar durdurulmasına ve müvekkilinin abone olma talebinin karşılanması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda gerçek tüketim bedelinin kesin olarak tespiti halinde taleplerini artırmak koşulu ile 9.991,95-TL dışında kalan 66.699,95-TL oranında borçlu olmadığının tespiti ile bugüne kadar enerji kesilme tehdidi altında 20.000,00-TL ödeme yapmış olduğunu iddia etmesi nedeniyle fazla yapılan ödeme nedeniyle 10.008,05-TL'nin davalı şirketten dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdatına, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 14/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; yargılama sırasında dava konusu tahakkuk bedelinin tamamen ödendiğini, davanın istirdata dönüştüğünü, 2. ek rapor gereğince, taleplerini 73.149,73 TL'ye yükseltiklerini, 73.149,73 TL alacaklarının 26.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi, yargılama masrafları ve vekalet ücreti birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin Tahtakale Mah. ... Cad. No:.. su kuyusu adresinde tesisat adresinde bulunan ... abone numaralı borçlu davacı hakkında kaçak elektrik tüketimi sebebiyle oluşturulan kaçak tutanağı gereği İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibini başlattığını, icra takibinin kesinleştiğini, davacının kötü niyetli olarak tedbir talepli menfi tespit davası açtığını, takibin yapıldığı yerin İstanbul ...İcra Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle davaya bakmada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle mahkememizin yetkisine itiraz ettiğini ileri sürerek, yetki itirazlarının değerlendirilerek İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesine, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyası aslı, ödeme belgeleri dosya içerisine alınmıştır.
Yetkisizlik kararı veren Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas,...Karar sayılı dosyası ile 18/05/2018 tarihli tensip zaptı ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin faturaların toplam değerinin %15'i oranında teminat ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve davacı tarafça teminatın dosyaya yatırılmış olduğu anlaşıldı.

Dosya Elektrik Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 19/11/2020 tarihli raporda; davacının 6.103,05 TL kaçak tahakkuku, 7.143,11 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 13.246,16 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulması gerektiği, davacı tarafça dava konusu kaçak + kaçak ek toplam 76.691,00 TL kaçak tahakkuku için toplam 63.444,84 TL menfi tespit talebinde bulunabileceği bildirilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 26/06/2021 tarihli ek raporda; Tutanak öncesi “Sayaca müdahale edildiği iddia edilen dönem tüketim ortalaması(35,19 kwh/gün)” ile davacının Tüketimi Doğru Kayıt Eden günlük tüketim ortalaması (110,67 kwh) arasında bariz fark bulunması, sunulan fotoğraflar ve laboratuvar sonuç formu dikkate alındığında tutanak tarihi itibariyle mahalde kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 28 a bendinde “kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre hesap yapılması açık hüküm altına alınmıştır.”, tutanağa konu mahalin su kuyusu olduğu, davacı tarafça işletilen su kuyusunun sanki yıl boyu (yaz - kış) aynı kapasitede çalışıyormuş gibi davalı kurumca yaz dönemine denk gelen akımların tüm bir yıla uyarlandığı, bu durumun hakkaniyet ölçülerinde olmadığı, yaz dönemindeki su ihtiyacı kış ve bahar dönemlerine göre oldukça fazla olduğu, Mahalin su kuyusu olduğundan tutanak tarihinden önceki yılın ortalama günlük tüketim değerinin hesaplarda dikkate alınmasının (Sayaç gövde kapak açılma taribi gözetilerek) hem teknik hem mevzuat bakımından daha uygun olacağı kanaatine varıldığı, Laboratuvar formundan sayacın gövde kapağının 03.08.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmakla bu tarih öncesindeki tüketimlerin davacının tüketimi doğru kayıt eden sayaç değeri (110,67 kwh/gün) olduğu gözetilerek, bu kapsamda raporda yapılan değerlendirme ve hesaplamalar gözetilerek davacının 6.103,05 TL kaçak tahakkuku , 7.143,11 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 13.246,16 TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulması gerektiği, davacı tarafça dava konusu kaçak + kaçak ek toplam 76.691,00 TL kaçak tahakkuku için toplam 63.444,84 TL menfi tespit talebinde bulunabileceği, taraflarınca mevzuatın aynen uygulandığı, kök rapordaki kanaatlerinin aynen devam ettiği belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 21/02/2023 tarihli 2. Ek raporda; davacının 11.08.2017 fatura son ödeme tarihi itibariyle 13.246,16 TL borçlu olduğu, 08.03.2018 ilk ödeme tarihine kadar borçlu olduğu bedele faiz işletilmiş, çıkan toplam tutardan yapmış olduğu ödeme mahsup edilerek 08.03.2018 tarihin itibariyle 5479,69 TL alacaklı duruma geldiği, sonrasında her bir ödeme tarihine kadar faiz hesap edilmiş ve her bir ödeme tarihindeki ödeme faize ilave edilerek, davacının 26.04.2019 tarihli en son ödeme tarihinde 73.149,73 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Dava; kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası iken yargılama sırasında davalı kurumca tahakkuk ettirilen miktarın ödenmesi nedeniyle istirdat davasına dönüşmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı... Elektronik Anonim Şirketi'nin dava konusu ...nolu aboneliğin bulunduğu Tahtakale Mahallesi ... Caddesi no:..Avcılar/İstanbul adresinde bulunan su kuyusu ile ilgili kaçak elektrik tüketimi sebebiyle tutanak düzenlediği, bu tutanağa istinaden ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalı kurumun, davacının iş yerinde kurulu ... nolu abonelik ile ilgili 26.07.2017 tarihli ve ... seri nolu zabıt gereğince sayaca müdahale yapıldığı gerekçesiyle tahakkuk edilen 27.008,20 - TL kaçak elektrik ve 49.682,80 TL kaçak ek tahakkuk olmak üzere toplamda 76.691,00 TL'den borçlu olmadığının tespiti ile davacının elektrik kesilme tehdidi altında 20.000,00-TL ödeme yapmış olması nedeniyle fazla yapılan ödeme nedeniyle 10.008,05-TL'.nin davalı şirketten dava tarihinden itibaren avans faizi birlikte istirdatına yönelik davadır.
Davacının davalı tarafa 08/03/2018 tarihinde 11.000,00-TL ve 9.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL ödeme yaptığı davalının ticari defter kayıtlarında mevcuttur.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 26.maddesi doğrultusunda; “...sayaca müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi..” kaçak elektrik tüketimi sayılacağı,
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 28 a- bendinde; kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için,
a) “Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre” hesap yapılması açıkça hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu sayacın bulunduğu mahal su kuyusu olduğundan tutanak tarihinden önceki yılın ortalama günlük tüketim değerinin hesaplarda dikkate alınmasını hem teknik hem mevzuat bakımından daha uygun olacağı kanaatiyle laboratuvar formundan sayacın gövde kapağının 03.08.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmakla bu tarih öncesindeki tüketimlerin davacının tüketimi doğru kaydeden sayaç değeri olacağı hususu dosya içerisinde yer alan ve denetime elverişli hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi heyet raporunda da belirtilmekle tutanak öncesi davacının tüketimi doğru kaydeden günlük tüketim ortalaması 110,67 kwh'dır. Aynı yönetmeliğin 2-b-1 hükmü gereği kaçak tahakkukuna esas süre 23/07/2017 tutanak tarihi ile öncesinde endeks döküm kayıtlarına göre en son sayacın okunduğu tarih olan 24/07/2017 tarihleri arasındaki 90 günlük süredir. Bu süre ile davacının günlük tüketim ortalaması( tüketimi doğru kaydeden günlük tüketim ortalaması) neticesinde ortaya çıkan miktar davacının sorumlu tutulması gereken miktardır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre" kenar başlıklı 29.maddesinde "2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elekirik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı baştangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabırıda esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez" hükmü yer almaktadır, Davacının tutanak tarihinden bir yıl öncesine kadar tüketimleri oldukça düşüktür. İlgili Yönetmeliğin 29.maddesinde Kaçak tüketim ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemeyeceği belirtilmiştir. 12 ay boyunca davacı tüketimi düşük olduğundan tutanak tarihinden 12 ay geriye gidilerek eksik tüketim hesaplaması yapılmakla 24.04.2017 (tutanak öncesi en son sayaç okuma tarihi) - 30.07.2016 (mevzuat gereği 12 ay süre sınırı kapsamında geriye gidilebilecek tarih) arasındaki 270 günlük dönem için davacının kaçak ek tahakkukundan sorumlu tutulabileceğine kanaatiyle davacının kaçak ek tahakkukundan sorumlu tutulması gereken tüketim 12.186,90 kwh'dır. Davacının 6.103,05-TL kaçak tahakkuku ve 7.143,11-TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 13.246,16-TL kaçak tahakkukundan sorumlu tutulması gerektiği halde davalı kurumun toplam 76.691,00-TL üzerinden hesaplama yaptığı; davacı tarafın sorumlu tutulması gereken miktarın 13.22246,16-TL olması gerektiği halde yargılama süreci devam ederken davacının 08/04/2019 tarihinde 13.000,00-TL ve 26/04/2019 tarihinde 53.510,00-TL ödeme yaptığı, yine dava açılmadan önce 08/03/2018 tarihinde 20.000,00-TL ödeme yaptığı, ilk ödeme yapılan tarihe kadar borçlu olunan miktara faiz işletilerek çıkan toplam tutardan yapmış olduğu ödeme mahsup edilerek 08/03/2018 tarihi itibariyle 5.479,69-TL alacaklı durumu geldiği, ardından diğer iki ödemeler için ödeme tarihine kadar faiz hesap edilerek davacının davasının kabulü ile 73.149,73-TL'nin 26/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
73.149,73-TL'nin 26/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.996,86-TL harçtan daha önceden ödenen (peşin, tamamlama, ıslah harcı) toplam 1.557,02-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.439,84-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 1.139,06-TL Peşin/nisbi Harcı, 238,34 TL Tamamlama harcı, 179,80-TL Islah Harcı, 1.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 602,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.959,7 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/02/2024

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır