WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 1.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/256 Esas
KARAR NO : 2024/98

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 15/11/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, ... adresinde müvekkilinin izni olmaksızın müvekkiline ait markalara iktibas ve iltibas yaratan, müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışı ve depolanması ile iştigal ettiğine dair delillerin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile marka haklarına yönelik ihlalin ve haksız rekabetin durdurulması ile taklit ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı firma yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu olan ürünlerin herkesçe kullanılabilen unsurlardan olduğunu, benzerliğin sadece kumaşın renginde olduğunu, ürünlerin üzerinde kullanılan renk dışında davacıya ait logoların veya amblemlerin hiçbir şekilde satmış oldukları ürünlerde kullanılmadığını, firmasının taklit ürün satmadığını, marka hakkı ihlali ve haksız rekabetin söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ,tedbire hükmedilmesi taleplidir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı adresinde yapılan tespit neticesinde; 16 adet alt-üst spor forma ve 9 adet üst spor tişört toplamda 25 adet tekstil ürünü satışa hazır şekilde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacıya ait tescilli markaların davalı tarafından aynen veya çok benzer şekilde taklit olarak kullanıldığı bu durumun smk 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğunu, Dava konusu taklit kullanımın tüketici gözünde davacı ile aleyhine tespit istenen arasında ticari ilişki var olduğu algısını yaratabileceği karşısında tüketicide oluşacak bu karıştırılmanın TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturacağı algısını yaratabileceğini, tüketicide oluşacak bu karıştırılma nedeniyle TTK 55/1-a-4 maddesi anlamında eylemin haksız rekabet oluşturacağını, işyeri yetkilisinin Vergi levhası kapsamına göre ... olduğunu bildirmiştir.
Davalı yanın rapora itirazı üzerine yeni bir inceleme yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ...ve ... tarafından düzenlenen 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı yan tarafından yapıldığı anlaşılan ... ibaresinin yer aldığı üründe davacıya ait ...ve ... tescil numaralı markaların “...” şeklindeki marka ibaresinin aynen kullanıldığını, söz konusu kullanımların davacı ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler üzerinde olduğunu, davacı yana ait tescilli markalarının sınıfları ile örtüştüğünü, bu eksende ilgili kullanımların davacı yana ait tescilli markadan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini, Tespit edilen sair ürünler bakımından ise ilgili ürünlerin davacı markalarını ihtiva etmemeleri nedeni ile marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceğini, her ne kadar davacı davalı yandan satın alındığını iddia ettiği ürünü dosya arasına sunduğunu beyan etmekte ise de ilgili ürünün dosyaya eklenmiş olan fiş ile satışa konu edildiğine ilişkin heyetlerince incelenebilecek bir veri tespit olunamadığını, ancak raporlarında yer verilen içtihat birliği çerçevesinde ...'un hakim renklerinin, ...'un sahip olduğu yıldız sayısı ile, ...'un dönem itibari ile güncel formaları ile benzerlerde kullanım konusu edilmesinin davacı yan ile haksız rekabet teşkil ettiğinin değerlendirilebileceğini bildirmişlerdir.
OLAYA UYGULANACAK YASAL MEVZUAT
6769 Sayılı SMK'nın 7. maddesinde öngörülen marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları şu şekilde düzenlenmiştir.
(1)Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2)Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3)Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4)Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez.
6769 Sayılı SMK'nın 29. maddesinde öngörülen marka hakkına tecavüz sayılan fiiller şu şekilde düzenlenmiştir.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
TTK ‘nun 56.maddesinde "Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir." şeklinde tanımlanmıştır.
Toplanan deliller , marka tescil belgesi , işyerinde incelenen ürün örnekleri bir arada incelendiğinde; TTK 56 Maddesi düzenlemesine göre; Kanun koyucunun amacı, ekonomik alanda dürüstlük ilkesini hakim kılarak, bunun ihlal edilmemesini sağlamaktır.
Ekonomik ve ticari hayatta herkes, ahlak ve objektif iyiniyet kurallarına uygun bir şekilde hareket ederek, ancak kendi emek ve gayreti ölçüsünde bir kazançla yetinmelidir. Bir tacirin, kendi emek ve gayretine dayanan kazancı, gerek ahlaki gerekse kanuni yönden meşrudur. Fakat, bir kimsenin en ufak bir yorgunluğa ve zahmete girmeden bir başkasının yıllar yılı didinip alın teri ve göz nuru dökmek suretiyle ancak meydana getirdiği ve tamamen kişisel emek ve gayretinin ürünü olan çalışmasına ortak olması hali, hem ahlak kurallarına bir aykırılık oluşturur ve hem de haksız rekabeti meydana getirir. Bu şekildeki bir haksız rekabet, "parazit-tufeyli" rekabet olarak nitelendirilir. Bir başkasının yıllarca çalışmak suretiyle ancak elde edebildiği emek ve şöhretine elatmak suretiyle -deyim yerindeyse- onun sırtından para kazanmak isteyen kimsenin hareketi, kendi emeğine dayanmadığı için, ahlak kurallarına ve kanun hükümlerine göre, haksız rekabettir .
Diğer taraftan, TTK.'nun 57.maddesinde ise, yukarıda belirtilen objektif iyiniyet kurallarına aykırı davranışların neler olduğu on bent halinde sayılmış; anılan hükmün "Hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareketler hususiyle şunlardır:" ibaresinden sonra gelen 5.bendinde ise; "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklinde beliren eylemlerin objektif iyiniyet kurallarına aykırı hareketlerden olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen bu eylemler sınırlı olmayıp, kanunda sadece başlıca haksız rekabet hallerine yer verilmiş olmakla birlikte, kanunun ifade şeklinden başkaca haksız rekabet hallerinin de bulunabileceği sonucu ortaya çıkmaktadır.
Uygulamada, haksız rekabetin en çok rastlanan şekli iltibasa meydan vermek suretiyle başkalarının emek ve masrafıyla elde ettiği haklı şöhrete ortak olmaktır. İltibasın varlığı için, genel olarak normal ve orta seviyedeki bir alıcının piyasaya sürülmüş malı alırken aldanıp aldanmayacağının tespiti gerekir.
Türkiye'de ..., ..., ... ve ... gibi futbol kulüplerinin uzunca bir süreye ulaşan geçmişleri nedeniyle, bu süre içerisinde kazandıkları başarılarla günümüze kadar gelen bir şöhretleri vardır.
Bilindiği üzere belirtilen bu kulüpler arasında toplum nezdindeki tanınmışlık sayesinde gelirlerini arttırmak için, ticaret şirketleriyle lisans anlaşmaları yapmaktadırlar. Bu anlaşmayla şirketler, ürettikleri mal ve hizmetlerinde spor kulübünün logosunu, işaretini, futbol takımıyla özdeşleşmiş renklerini, coşturma sloganını, sembolünü, markasını kullanmak suretiyle, anılan kulüplerin imajından oluşan tanınmışlığından yararlanmaktadırlar. Takımlarını destekleyen taraftar kitlesi de bu tür ürünleri tercih ederek satın almaktadır.
Böylece spor kulübü taraftarının yaptığı bu tercih, anlaşma yapan şirket ürünlerinin satışını arttırmakta, özellikle yeni bir müşteri çevresine ulaşmasına yardımcı olmaktadır.
Spor kulübüne mal olmuş belirtilen özellikler, ürünlerin satışını arttırmada kullanılmakla adeta bu imaj ya da oluşan karakter ticarileştirilmektedir.
Belirtilen bu imaj ya da marka, bir mal veya hizmet ile özdeşleşmeden kullanılabileceği gibi, onun markası olmadan da, kullanılabilir. Buradaki markanın ayrıca tescil edilmiş bulunması gerekmeyip, tanınmışlığının ispatı yeterlidir.
Belirtmek gerekir ki, iktisadi alanda, renklerin tek başına sınai mülkiyete konu olamayacağı her türlü duraksamadan uzaktır.
Renklerin tek başına kullanımını yasaklayan bir kanun hükmü de yoktur. Bu renklerin, tanınmışlık düzeyi yüksek bir spor kulübüne ait olması da sonucu değiştirmez.
Ne varki, piyasaya sürülen bir mal veya hizmettin sunumunda, belli bir spor kulübüne mal olmuş renkler kullanılmakla birlikte bu spor kulübünü anımsatacak, çağrıştıracak veya intiba bırakacak şekilde, "taraftar, futbol, spor kulübü, şampiyon" vb. ibarelerin de kullanılarak, oluşan kompozisyonun, o spor kulübünün taraftar kitlesi nezdinde iltibasa veya iltibas tehlikesine neden olacağı anlaşılıyorsa, artık bu durumda haksız rekabetin oluştuğunu kabul etmek gerekir .Anılan hususlar YHGK'nun 04.07.2010 gün ve 2010/396 E., 2010/371 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise; bilirkişi raporunda görseline yer verilen ürün üzerinde bordo mavi renkler kullanılmış ayrıca forma üzerinde marka olarak tescil edilen ... ibaresi de yer almaktadır.
Türk Patent ve marka kurumundan davacıya ait ... ve ... tescil numaralı markalar celp edilmiş olup, “...” şeklindeki marka ibaresinin davacı adına tescilli olduğu ve ürün üzerinde de aynen kullanıldığı , söz konusu kullanımların davacı ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetleri de kapsadığı dolayısıyla marka hakkını ihlal ve haksız rekabetin oluştuğu hususu anlaşılmıştır.
Davacı yanca davaya konu işaretin tescil başvurusundan önce uzun yıllardır kendilerince nizasız ve yoğun bir şekilde kullanıldığı, ... ibaresinin zayıf marka niteliğinde de olsa markanın kuvvetli tanıtım sonucu ayırt edici hale geldiği gözetildiğinde gerek renk gerekse tescilli marka olan ... ibaresinin davacının lisanslı ürünleri ile karıştırmaya neden olacağı anlaşıldığından HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli rapor içeriğindeki görseller de dikkate alınarak davanın kabulü ile; Davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Usulen el konulan ürün bulunmadığından el koyma istemini hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-Usulen el konulan ürün bulunmadığından el koyma istemini hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
3-427,60 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL harcın davalıdan tahsiline,
3- Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70 TL başvuru harcı 80,70 TL peşin harç 405 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 2.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.566,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisi ...’in yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 28/03/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸