T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/322 Esas
KARAR NO : 2024/96
DAVA : Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi ve Tazminat
DAVA TARİHİ : 06/10/2021
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti&tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... sınıflarda ... Başvuru Numarası ile ... markasının sahibi olduğunu, söz konusu markanın müvekkiline ait işletmelerin tamamında uzun yıllardan bu yana bilfiil kullanılmakta ve tüketici algısında Müvekkili ile özdeşleşmiş olarak algılandığını, davalı ...’nun müvekkiline ait markayı öncelikle ... adresindeki ...'de kullanıyor olduğunun tespit edilmiş olduğunu, müvekkili markasındaki renk kombinasyonu ve yazıların konumlandırılma biçimi direkt olarak davalı tarafından taklit edilmiş ve ticari faaliyetlerinde kullanılmış olduğunu, bir müşterinin davacıyı arayarak, Ayvalık nezdinde bir şube açıp açmadığını sorduğunu bunun üzerine durumu anlamaya çalışan müvekkilinin açık kaynaklardan araştırma yaptığında "..." adı altında bir instagram hesabına rastlamış olduğunu, işbu Instagram hesabında yine Müvekkilin marka ve logosu ile aynı ticari faaliyette bulunulduğuna dair görsellerin yer aldığını, her iki lokasyonda da, Müvekkili adına tescilli markanın tescilli ibare ve şeklinin ayırt ediciliği bozulmaksızın davalı tarafından marka tesciline konu hizmet sınıfında, broşür, kartvizit, el ilanı ve Instagram hesabında hem iktibas, hem de iltibas yaratacak şekilde kullanıldığını, bu nedenle davacıya ait "..." ibareli markaya davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen marka hakkını ihlal, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, şimdilik SMK 151/2-c kapsamında 500 TL maddi,(davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 L olarak talep etmiştir) 18.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın müvekkilinin davacıya ait markayı öncelikle ...'de kullandığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmamakta olduğunu, ...'de kesinlikle dükkan yada stand açmadığını, ...'de açılan stand delil listelerinde sunacakları kira ödeme dekontunda da görüleceği üzere davacı yanın eski eşi ... tarafından açılmış olduğunu, Davacı yanın buna ilişkin ... ve ... paylaşımları olduğu hususu da gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu paylaşımlar davacı yanın eski eşi ile müvekkilin ortak olarak 2015 yılında açmış oldukları ...'deki standlara ilişkin paylaşımlar olduğunu, davacı yan henüz marka tescili almadan önce davacının eski eşi ... ile açmış oldukları standa ilişkin paylaşımlar olduğunu, bu paylaşımlarda da görüleceği üzere davacı yan markayı tescil etmeden önce, bu markayı müvekkili ve davacının eski eşinin kullanmakta olduğunu, bu stand davacı yanın bilgisi dahilinde açılmış olduğunu, müvekkilinin davalının marka ve logosu ile aynı olmayan bir işletmeyi ...'ta kısa bir süre önce açtığını fakat müvekkili işletmeyi açtığı tarihte bu marka ve logonun tescil edildiğini bilmemekte olduğunu, davacının eski eşi ile davacının tescil tarihinden önce de kullandıkları markaya benzer bir marka ile bu işletmeyi açmış olduğunu, zaten markanın tescillendiğini öğrendikten sonrada işletmeyi kapatmış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait "..." ibareli markaya davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen marka hakkını ihlal, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, şimdilik SMK 151/2-c kapsamında (lisans) 500 TL maddi( ,(davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 L olarak talep etmiştir) ve 18.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, hükmün ilanı taleplerine ilişkindir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 06/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı adına kayıtlı ... numaralı ''...'' ibareli markanın ...sınıflarda tescilli olduğunu, davalı ... ‘nun adına kayıtlı herhangi bir marka tesciline rastlanılmadığını, Davacı tarafından dosyaya sunulan deliller içerisinde, ... numaralı markaya ilişkin tescil belgesi, “...” ibaresinin reklamının yer aldığı görseller, davalıya ait olduğu belirtilen sosyal medya paylaşımlarına dair ekran görüntüleri ve “... ” adlı ... hesabına ait ekran görüntülerinin bulunduğunun görülmekte olduğunu, keza davacının 28.02.2022 tarihli delil dilekçesi ile ayrıca, “...” adresinde polis memurlarınca 08.10.2020 tarihinde gerçekleştirilmiş tespit tutanağını, davalının vermiş olduğu 09.10.2020 tarihli ifade tutanağını, davalı taraf ile gerçekleştirildiği belirtilen Whatsapp görüşmelerini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporunu ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinin dosyaya sunulduğunu, Davalının “...” ibareli kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturacağını, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin müzekkere yazıldığı halde davalının mükellefiyet kaydına rastlanmadığını, bu sebeple 2018-2019 yılları için tazminat hesabı da yapılamadığını,2020 yılı için SMK 151/2-c kapsamında davalı 2.885,55 TL hasılat beyan ettiğinden, %10'u nun 288,55 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'in 26/05/2023 tarihli bilirkişi EK raporlarında; dava dışı ... ile davacı tarafın ciroları üzerinden de hesaplama talep edildiğini, yapılan hesaplamanın ek raporlarının özet bölümünde seçenekli olarak arz edildiğini ve kök raporlarında ki kanaatlerinin korunduğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'in 14/12/2023 tarihli bilirkişi 2.EK raporlarında; davacının dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunmamış olduğunu, SMK 151/2-c tazminatın davalının cirosuna göre hesaplanacağını, ancak davacı dilekçesinde davalının kayıt dışılığını iddia ederek cirolarının ve hizmet verdikleri AVM.lerin de benzer olduğunu ifade etmekte olduğunu, davalının kayıt dışı geliri olduğu iddialarının maliyenin iş görev ve yetkisinde olduğunu, dosyadaki tüm cirolar dikkate alınarak ve lisans bedeline ilişkin yüzdelik değerlendirmesi gözetildiğinde; emsal lisansın İTO müzekkere verilerine göre bu oran %10 iken Yargıtay içtihatlarında %1 olduğunu, coğrafi bölge itibariyle de bakıldığında nüfusa yönelik maksimum oran İstanbul olacağı aşikar olup, buna göre de İTO verileri üzerinden %10 ile davalının cirosundan tazminatın 20.626,61 TL çıkmakta olduğunu, İTO müzekkeresi üzerinden %10 luk emsal bedelin davalı cirosuna uygulandığı, ancak davacının cirolarının ve hizmet alanlarının benzer AVM ler olduğu iddiası ve davacının da cirosunun %10 luk kısmının alınabileceği hususunda itirazları doğrultusunda davacı cirosu üzerinden hesap edilen bedelin 52.263,67 TL olduğunu, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, marka tescil belgesi, mali kayıtlar, İTO cevabi yazısı ... AŞ nin 13.12.2022 tarihli cevabi yazısı,... C.Başsavcılığının ... sor nolu dosyasında alınan beyanlar, düzenlenen 16.11.2020 tarihli bilirkişiler ...ve ... tarafından düzenlenen rapor kapsamı, ... 3.Asliye Ceza Mahkemesinin ....esas nolu dosyası, HMK 266 madde kapsamında mahkememizce görevlendirilen Bilirkişiler ..., ..., ...' tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar bir bütün olarak incelendiğinde;
Davacı tarafından sunulan delillerde tespit edildiği üzere, davalının “...” adresinde, polis memurlarınca tespit yapıldığı, işyeri içerisinde ve el ilanlarında ... ibaresinin kullanıldığı , ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından marka hakkına tecavüz suçu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu inceleme sonucunda bilirkişi tarafından “davacı adına tescilli markanın davalı ... tarafından işyerinde, broşür, kartvizit, el ilanı ve instagram hesabında iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1 maddesi kapsamında “marka hakkına tecavüz fiilinin işlendiği” nin tespit edildiği ,... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında marka hakkına tecavüz suçundan davalının cezalandırılmasına yönelik iddianame düzenlendiği, davalının Instagram uygulaması üzerinde “...” adlı sosyal medya hesabında marka hakkına tecavüz oluşturacak paylaşımlarda bulunduğu, keza savcılık ifade tutanağındaki cep telefonu ile davacı tarafından whatsapp konuşmaları sunulan telefonun aynı olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği ve kullandığı tespit edilmiştir.
Davacının tescilli ... numaralı ... ibareli markasının ... Sınıfta “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler. Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.” emtiaları yönünden tescilli olduğu, markanın halen ...adına tescilli olduğu( davacının boşanmadan önceki adına göre markanın 2017 tarihinde tescil edildiği , boşanmaya göre isim değişikliğinin sicile işlenmediği anlaşılmıştır)
Davalının ise izin almaksızın davacıya ait marka ile karıştırılma ihtimali oluşturacak şekilde “...” ibaresini kullandığı, bu kullanımın davalının ... Sınıftaki hizmetleri ile benzer nitelikte olduğu , tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının marka hakkına tecavüz oluşturacağı , davalı kullanımlarının marka adı yönünden ayniyet içerdiği, mal ve hizmet sınıfı yönünden ise davacının ... Sınıfta tescilli olduğu, soruşturma dosyası kapsamına göre; davalı ... 9.10.2020 tarihinde verdiği beyanında; "...daha sonra ortaklıktan ayrılarak beylikdüzü marmarapark alışveriş merkezi'nde kendi adıma aynı ad altında iş yeri açtım. 2016-2020 tarihleri arasında burayı işlettim. ... ismi bu süreçte aramızda herhangi bir soruna neden olmadı..." şeklinde beyanda bulunduğu, keza sosyal medya paylaşımlarında da davalının davacıya ait markayı AVM nezdinde kullandığının anlaşıldığı, dolayısıyla davalının sorumlu tutulması için işletme faaliyetini gerek kendi adına gerekse bir üçüncü kişi üzerinden yapması arasında sorumluluk yönünden bir fark bulunmadığı, ...AŞ nin 13.12.2022 tarihli cevabi yazısında ... içinde ...tarafından kiralanan stand alanına ilişkin sözleşmelerin gönderildiği, kira ödemelerinden bir tanesinin davacı ile aynı soyada sahip "..." adlı bir şahıs tarafından ödendiği (12.4.2018 tarihli ... dekontu) , ... nezdinde 21.01.2018 tarihinden 20.12.2019 tarihine kadar (fuzuli işgale ilişkin kesilen faturadan anlaşıldığı üzere) ... markasıyla faaliyet gösterildiğinin müzekkere cevabi yazısı ekindeki belgeler ile çok net olarak anlaşıldığı, Her ne kadar müzekkere cevabında bazı kira sözleşmelerinde "..." markasıyla faaliyet gösterileceğinin yazılmadığı belirtilmişse de, sözleşmelere istinaden ödenen kira bedellerine ilişkin sunulan dekontlar da "...." yazdığı, kira ödemelerine istinaden kesilen faturalarda da "KISA DÖNEMLİ STAND KİRA BEDELİ (GEÇİCİ) ..." yazdığı, sunulan fotoğraflar incelendiğinde davacı adına tescilli ... markasının stantta, reklam panosunda, kullanılan ürünlerde, tanıtıcı materyallerde kullanıldığı ve marka hakkının ihlal edildiği anlaşılmıştır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29.maddesinde hangi fiillerin marka hakkına tecavüz oluşturacağı sayılmış olup, bunlar;
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amirdir.
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesi, ''(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.” Düzenlemesi mevcuttur.
TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Davacı yan tazminat istemini lisans seçeneği kapsamında SMK 151/2-c kapsamında talep etmiştir.
Davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 L olarak talep etmiştir.
Bilindiği üzere lisans belirlenirken öncelikli olarak varsa davacı yanın emsal olarak yaptığı sözleşmeler dikkate alınacaktır.
İTO’dan emsal lisans bedeli sorulmuş , tüm dosyalara bildirildiği üzere standart olarak cironun %10 unun emsal olabileceğini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ise emsal lisansı ciroya göre hesaplamaya çalışmışlardır.
Lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi , ciroları, 1. derecede etken ise de tek başına lisans ücreti belirleme de bir kriter değildir. Lisans seçeneğine göre bir tazminat seçimi salt taraf cirolarından yani tek başına mali kayıtlardan hareket ile hesaplandığında hakkaniyete aykırı sonuçlar yaratılabilmektedir. Dolayısıyla bir lisans belirlenirken davacının zarar gördüğü gerçeği gözetilerek bir lisans belirlenmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş olarak yorumlanamayacağı gibi ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte de olmamalıdır. Somut olayda davalının tacir olarak kusuru bulunduğu sabittir.
Lisans belirlenmesinde markanın ciroya etkisinin , standın bulunduğu mahallin, cihazi kullanan uzman kişilerin müşteri ile dialoğlarının,reklam, temizlik gibi faktörlerinde masaj aletine olan talebi belirlemede etkisinin kaçınılmaz olduğu, ciroya etki eden etmenlerden markanın etkisinin ayrıştırılması her zaman mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda da sunulu delillere göre tazminatın takdir edilmesi gereklidir.
TBK 50/2 maddesinde "Uğranılan zararın miktarı tam olarak tespit edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak , zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü ile TBK 51/1 maddesinde ; "Hakim, tazminatın kapsamı ve ödeme biçimini, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler" hükümleri düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının tayini” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrası ile; “Hâkimin, hâl ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin edeceği” hükme bağlanmıştır. Hâl ve mevkiin icabından amaç, somut olayın niteliğidir. Buna göre kaynağına, sebebine, zarar veren ile zarar gören arasındaki hukukî ilişkiye ve her somut olayda farklı şekillerde gündeme gelebilecek benzeri ölçütlere göre, zararın niteliği, markanın niteliği, tescilli olduğu süre, davalının kullanım şekli ve süresi, zayıf marka olup olmadığı, markanın kullanıldığı coğrafya dikkate alınacaktır. Ancak her somut olayın kendine özgü yapısı içerisinde, markanın bilinen ekonomik değeri net olarak ortaya konulamadığından, marka hukukundaki tazminat hesabının kendine has ispat hukuku kurallarındaki zorluk gözetilerek bilirkişilerce belirlenen bedellerin nihai olarak mahkemece takdir edilmesi gereklidir.
Bilirkişilerce son düzenlenen ek raporda da işaret edildiği üzere; SMK 151/2-c tazminatın davalının cirosuna göre ( İTO verileri üzerinden %10 hesabı ile) ile 20.626,61 TL , davacı cirosu üzerinden ise 52.263,67 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili 7.2.2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 20.626.61 TL olarak talep etmiştir.Talep edilen bu bedel davalının kullandığı süreye, markanın tescilli olduğu tarihe ve tescilli olduğu sınıfa, davalı eylemini 2 farklı yerde gerçekleştirmiş olması gözetildiğinde(İstanbul da 23 ay, Ayvalık’da 4 ay) ve sosyal medya kullanımları da dahil olmak üzere BK hükümlerine göre yani Davalının ve davacının incelenen mali kayıt ve belgelerine göre ticari kapasitesi dikkate alındığında somut olaya ve hakkaniyete uygun olarak kabul edilmiştir.
Davalı tarafından kullanılan sürede eylemin haksız rekabete ve marka hakkına tecavüze neden olduğu, davacının markasının ve reklam gücünden hiçbir çaba sarf etmeden yararlanan davalının lisans seçeneğine göre bir tazminat ödemesinin gerektiği , marka hakkı ihlaline dayalı tazminat hesabında çoğu zaman somut olarak ortaya çıkan zararın tazmininin /lisansın tespitinin mümkün olmadığı, ancak tazminat hukukun genel ilkelerine göre marka hakkı sahibinin maruz kaldığı zararın adil bir biçimde denkleştirilmesi amaçlandığından , lisans seçeneği seçilmiş olsa dahi marka sahibinin ve mütecavizin malvarlığında markanın haksız kullanımı sonucunda oluşacak artışında dikkate alınmasının gerektiği, tek başına cirolardan hareket edilerek bir lisans bedeli takdir edilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmesine yada mütecavizin mükafatlandırılmasına neden olunabileceği , davacı markasının tescilli olduğu süre, kullanıldığı mahal, davalı yanın markayı kullanma şekli ve kullandığı yer ve tarafların aynı alanda faaliyet göstermesi, ihlalin boyutu ve süresi ile talep edenin sebepsiz zenginleşmemesi, hükmedilecek tazminatın ise ihlal edeni mükafatlandırır nitelikte olması ana kuralı gözetilerek BK hükümleri dahi gözetilerek somut olayın özelliklerine göre 20.626.61 TL maddi tazminatın 8.10.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Toplanan deliller kapsamına göre, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal edilen hakkın özellikleri, ihlalin sonuçları, tecavüzün boyutu ve tecavüzün şekli gözetilerek günün ekonomik verilerine göre takdiren 10.000- TL manevi tazminatın .10.2020 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı olduğu gözetilerek karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
DAVANIN KISMEN KABULÜNE , KISMEN REDDİNE,
1-Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-İhlal nedeniyle somut olayın özelliklerine göre 20.626.61 TL maddi tazminatın 8.10.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline,
3-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın 8.10.2020 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,
5-2.092,10 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.426,16 TL harcın davalıdan tahsiline,
6-kabul edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 20.626,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 8.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 59,30 TL başvuru harcı 315,94 TL peşin harç , 350 TL tamamlama harcı, 406,50 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 9.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.131,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 28/03/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!