T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/173
KARAR NO : 2024/255
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 14/03/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin Türkiye'nin önde gelen hububat tacirlerinden olduğunu, ticari faaliyetleri kapsamında müvekkilinin, karşı taraf ile ... tarihli ve ... numaralı, karşı tarafın müvekkiline 6,000.00mt ... menşei buğday teslim etmeyi üstlendiği sözleşmeyi akdettiğini, sözleşme uyarınca son sevkiyat tarihi 20 Kasım 2021 olmasına rağmen, davalının sevkiyatı gerçekleştirmemiş ve temerrüde düştüğünü, bunun üzerine taraflar müzakere etmiş ve bu kapsamda aşağıdaki hususlarda mutabık kalarak 10 Haziran 2022'de bir sulh sözleşmesi akdettiğini, davalının müvekkiline toplam 65.000,00 USD tutarında borcu olduğunu, davalının borcunu ilk taksit 25.000,00 USD, ikinci ve üçüncü taksiti 20.000,00 USD olmak üzere toplam üç taksitte ödeyeceğini, davalının ödemenin ilk taksitini gerçekleştirmişse de, diğer iki taksitin ödemesini yapmadığını, bunun üzerine, müvekkilinin sözleşmede bulunan tahkim klozu uyarınca davalıya karşı ... esas numaralı ... Tahkim yargılamasını başlattığını, yargılamanın, 30 Aralık 2022 tarihinde müvekkili lehine sona ermiş, davalının ödenmemiş iki taksite karşılık gelen 40,000.00 USD tutarını, ikinci taksit için 31 Temmuz 2022, son taksit için 31 Ağustos 2022 tarihlerinden başlamak üzere, üç aylık dönemlere bölünmüş yıllık 65 bileşik faizi ile müvekkiline ödemeye mahkum edildiğini, 9.032,50GBP tutarına tekabül eden tahkim masrafları da, yine davalı üzerine bırakıldığını, davalının ödeme yapmaya devam etmemesi üzerine, davalı merkezinin bulunduğu ...'da tenfiz işlemleri başlatıldığını ve bu süreç de müvekkilinin lehine sonuçlandığını, ... Kararının ...'da icra edilmesine karar verildiğini, tüm bu yollardan sonuç alınamaması üzerine davalının bir kere daha malvarlığını kaçırmasının önüne geçme adına da davalının Türkiye'de bulunan banka hesapları ve sair malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir uygulanmasını talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu, bunun üzerine ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş ve ... K. numaralı dosyası nezdinde davalının Türkiye'deki malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmiş, ihtiyati haciz kararı 8 Mart 2024 tarihinde infaz edildiğini, ihtiyati hacze konu karar kesinleşmiş ancak tenfiz edilmemiş bir yargı kararına dayandığından, ihtiyati haczin tesisinden sonra açılacak esas dava da bu kararın tenfizine ilişkin tenfiz davası olacağını, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi işlemlerinde görevli mahkemenin asliye mahkemeleri olduğunu, davacı ve davalı şirketlerin yetkili temsilcileri tarafından kabul edilen geçerli tahkim şartı kapsamında tarafların iradesinin açık olduğunu, bu bağlamda, tahkim yargılamasında, tarafların iradesine ve tahkim yerinin hukukuna uygun olarak ... tahkim kuralları takip edildiğini, haliyle, NYK m. (V) (1)(C) hükmünde yer alan tenfiz engelinin de somut olayda bulunmadığını, anılı ... kararının kesinleştiğini, bu hususta, kararın taraflar üzerinde bağlayıcı olması ve iptal edilmemiş olması yönündeki NYK m. V(1)-e gerekliliği de olayda sağlanmış ve bu açıdan da bir tenfiz engeli olayda mevcut olmadığını, somut olaya konu tahkim kararının tenfizinde hiçbir engel bulunmadığını belirterek ... Numaralı ... Kararı'nın tanınması ve tenfizine, işin aciliyeti ve olağanüstü zararlara yol açabilme ihtimali nedeniyle karşı tarafa tebligat yapılmasından sarfınazar edilmesine, ihtiyati haczin teminat üzerine kaydırılmasının talep edilmesi halinde, teminatın talebe konu alacağın %135'i olarak belirlenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme ve dolayısıyla ticari bir ilişki bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen ve takibe konu sözde fatura alacağının dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinde bu borca ilişkin herhangi bir kayıt da bulunmadığını, dosyanın bilirkişiye tevdi ile ticari defterler üzerinden yapılacak incelemeler neticesinde de borçlu bulunmadıklarının kanıtlanacağını, davacı tarafın dava konusu faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını iddia ediyorsa da bu iddiasını aynı tutardaki belgelerle ispat etmek zorunda olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla yasal düzenlemeler karşısında davacının geçmişe yönelik olarak alacağının bulunduğu iddiasıyla kesmiş olduğu faturaların yasal bir dayanağı da bulunmadığını, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ihtiyati haciz talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu, nitekim davacı tarafın ne bu davayı açmakta ne de ihtiyati haciz talebinde hukuki bir yararı bulunmadığını, ayrıca somut olayda ihtiyati haciz şartlarının da oluşmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece resen nazara alınacak sebeplere binaen fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın ihtiyati haciz taleplerinin reddini, davacı tarafından müvekkili şirket hakkında ve aleyhinde açılan iş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Davacı vekili ... UYAP'tan göndermiş oldukları 18/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini, karşı taraftan herhangi bir yargılama masrafı ve vekâlet ücreti talebi bulunmadığını, vekaletnamelerinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili Av. ... UYAP'tan göndermiş olduğu 22/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile davacı tarafından davadan feragat edildiğini, feragat sebebi ile herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama masrafı talep etmediklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.
Yukarıda yazılı yasal düzenleye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu ancak davalının bu konuda talebinin bulunmadığı hususu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken 427,60-TL harç peşin olarak alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflar talep etmediğinden karşılıklı vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/04/2024
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!