T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/715 Esas
KARAR NO : 2024/206
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 27/03/2013 tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı Traktörün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiği ve kazada ...’nun vefat ettiği; ZMSS kapsamında ... plaka sayılı araç ... A.Ş'nin sorumluluğunda olduğu; davalıya başvuru yapıldığı ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı; davacı ...’nun söz konusu trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kaldığı; bu nedenle 50 TL Destekten yoksun kalma; 50 TL Cenaze Gideri olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Dava konusu kaza 27/ 03 /2013 tarihinde gerçekleştiği için davacı talepleri zamanaşımına uğradığı; kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 24.01.2013 - 29.04.2014 başlangıç ve bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğundan poliçe limiti ile sınırlı olacak şekilde sorumluluğunun bulunduğu; kendi ölümüne tam kusuru ile sebep olan sürücünün mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı olmadığını, kusur oranının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, faizin yasal faiz olarak dava tarihinden itibaren alınması gerektiği; cenaze ve defin giderlerinin teminat dışı kaldığı bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 53.maddesinde düzenlenen ölüm nedeniyle yoksun kalınan destek tazminatının tahsili davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, 27/03/2013 tarihinde müteveffa ...'nun sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı traktörün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle davacı Hatice USLU’nun davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma ve cenaze gideri masraflarını talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin davaya konu kaza nedeniyle zamanaşımı itirazının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazı üzerinde mahkememizce yapılan değerlendirmede İstanbul BAM 8. HD 2020/1429 Esas 2023/1539 Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK.nun 109. maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan maddi tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi ve manevi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır.
6098 Sayılı TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/1.) maddesi, özellikle zamanaşımının başlangıç anını belirleyen bir düzenlemedir. Bu düzenlemeye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Burada, uygulamada "kısa süreli zamanaşımı" olarak adlandırılan süre söz konusu olup, sürenin başlangıcı sübjektif bir koşula bağlanmıştır. Çünkü, sürenin başlaması zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusu kişiyi öğrenmesi gibi sübjektif bir koşulun gerçekleşmesi ile mümkündür.
Mutlak nitelikteki "uzun süreli zamanaşımı"nın başlangıç tarihi ise zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir. Buna göre, tazminat istemi her halde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Burada on yıllık sürenin başlangıç anı, zarar verici eylemin gerçekleştiği tarih gibi objektif bir koşula bağlanmıştır. Olağan zamanaşımı süresi iki yıllık olan kısa zamanaşımı süresidir. Diğer bir anlatımla iki yıllık zamanaşımı süresi on yıllık süre ile sınırlıdır. Zarar ve zararın sorumlusu olan kişi öğrenildiği takdirde davanın kısa zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir. Zarar veren eylemin işlenmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra zarar ve zararı veren kişi öğrenilmiş olsa bile tazminat istemi, zamanaşımı def'î ile karşılaştığında reddedilir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20/12/2017 tarih ve 2017/3-2786 E., 2017/2016 K. Sayılı kararı).
TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/2.) maddesinde düzenlenen üçüncü süre ise "ceza zamanaşımı süresi"dir. Zarara neden olan eylem, aynı zamanda ceza kanunları uyarınca suç teşkil eden bir eylem oluşturuyor ve bu eylem için ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresi daha uzun bir süre ise bu takdirde uygulanacak olan zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir. Ceza zamanaşımı süresinin başlangıç anı da zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir." dikkate alındığında,
Davaya konu 27/03/2013 tarihinde davacı Hatice Uslu'nun eşi müteveffa ...'nun vefatı ile sonuçlanan traktör kazasında başlatılan soruşturma kapsamında ... CBS ... soruşturma numaralı dosyasında maktulün ölümü ile sonuçlanan tek taraflı trafik kazasına binaen kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği dışında kusur, kast ya da ihmal izafe edilecek bir durum olmadığından takipsizlik kararı verildiği; davaya konu uzamış ceza zamanaşımının söz konusu olmadığı kazanın 27/03/2013 tarihinde meydana geldiği ve davanın 02/11/2023 tarihinde, olay tarihi olan 27/03/2013 üzerinden 10 yıl geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla eldeki davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı anlaşılmakla davacının davasının zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.27/03/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 269,85TL
Karar Harcı : 427,60 TL
Noksan Harç : 157,75 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 1.120,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Posta Gideri : 118,75 TL
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!